HaberlerKadınlar kabuğunu kırmalı

Kadınlar kabuğunu kırmalı

Karadeniz'in ilk ve tek Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Zennube Albayrak, kadınların kendilerine yönelik bakış açılarını değiştirmesi gerektiğini ifade etti. Albayrak, 'Kadınların daha az iş yapabilmek için elde ettiği haklar, bir kazanım değil ezikliktir. Bu ezikliği yok etmesi gereken kadınlardır. Kadınlar kabuğunu kırmalı' dedi

Kadınlar kabuğunu kırmalı

Zennube Albayrak, çocukluğundan beri hayalini kurduğu mesleği yapan şanslı isimlerden biri. Albayrak, başarı merdivenlerini tek tek çıkarken hiç yılmamış ve asgari ücretle başladığı Samsun Büyükşehir Belediyesi’nde Genel Sekreter Yardımcılığı görevine kadar yükselmiş. Aynı zamanda bir çocuk annesi olan Albayrak, titiz çalışmalarını hayatının her alanına yansıtıyor. Bu hafta, Karadeniz Bölgesi’nin ilk ve tek Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Zennube Albayrak’ı konuk ettik. Hem bir kadın olarak şehre ve çalışmalara bakış açısını konuştuk hem de Büyükşehir Belediyesi’ni… Umarız keyifle okursunuz…

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Sizi tanıyabilir miyiz?

Zennube ALBAYRAK: 1968 Ankara doğumluyum. Babamın görevi nedeniyle ilk ve orta öğrenimimi Merzifon’da ve Terme’de tamamladım. Aslen Termeliyim. Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nden 1990 yılında mezun oldum. Evliyim ve bir çocuğum var.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN:  Nasıl bir çocukluk geçirdiniz?

 Zennube ALBAYRAK: 2 kardeştik kalabalık bir aile değildik. Rahat, mutlu bir çocukluk geçirdim. Kız çocuklarına çizilen o misyona uygun hareket ettiğimi söyleyemem. Yerinde oturan bir çocuk değildim. Daha çok, gezen dolaşan bir çocuk oldum. İlgi, alanlarım duvarlar, ağaçlar, sokaklar oldu hep. Başka sokaklara gidip oralardaki yapıları incelemek hoşuma giderdi.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Mesleğinize dair ilginiz çocukluk yıllarınıza dayanıyor öyleyse?

Zennube ALBAYRAK: Kesinlikle, sevdiğim, ilgi duyduğum mesleği yapıyorum. Şimdi, bana “sokaklarda tıpkı bir ev gibi temizlik istiyorsunuz” diyorlar. Gerçekten öyle istiyorum. Ben Samsun’u evim gibi görüyorum.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nde eğitim görmeye nasıl karar verdiniz. Sanırım şu şekilde de sorabilirim; mesleğinizi nasıl seçtiniz?

Zennube ALBAYRAK: Kadınlar için en uygun mesleğin öğretmenlik olduğu düşünülür hep. Ancak ben hiç öğretmen olmayı düşünmedim. Daha çok tasarıma yönelik çalışmalar yapmak istedim. Ama mesleğimden dolayı evimi ihmal etmem de söz konusu olmadı. Bir işte, başarı kesinlikle işinizi sevmekten geçiyor. İşinizi sevmek, yılmamak ve ‘ben zaten başaracağım’ diyerek olaya bakmak gerekiyor. Çözülemeyecek sorun olduğuna inanmıyorum.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcılığı göreviniz ile ilgili süreç nasıl oldu?

Zennube ALBAYRAK: Üniversiteden mezun olduğumda, İstanbul’da üniversite okuyan her öğrenci gibi ben de orada yaşamak istedim. İstanbul’da çalışmaya başladım ve 6 ay kadar da çalıştım. Ancak çok keyif aldığımı söyleyemem. Ardından Samsun’da şehir plancısı arandığını öğrendim ve buraya geldim. Başvurdum kabul edildim ve başladım. Bana verilen görevleri yaptım bitti anlayışıyla değil, devamı olmalı bakış açısıyla değerlendirdim. Sürekli kendimi yenilemem gerekti. Belediyede, asgari ücretle başladığım işin her aşamasını gördüm diyebilirim. Asgari ücretle başladığım işimde; sonrasında memuriyete geçtim, uzman şehir plancısı, müdür, daire başkanı ve genel sekreter yardımcısı oldum. Bu göreve gelmemde biraz sorgulama özelliğim etken oldu diye düşünüyorum. Rutin yapılan işler, bana keyif vermiyor. Örneğin imza atmayı hiç sevmiyorum. Fark edilmeyeni fark etmeyi, rafa kalkan projeleri gündeme getirmeyi,  seviyorum. Başkanımız, “seni genel sekreter yardımcısı olarak atadık” dediğinde benim ilk mutluluğum. Bir kadın olarak bunu başardığım için oldu. Bu süreçten sonra daha aktif çalışmam gerektiğini düşündüm.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Karadeniz Bölgesi’nin ilk kadın genel sekreter yardımcısı olmak, size nasıl bir misyon yükledi?

Zennube ALBAYRAK: Hep şunun üzerinde durmak istedim; tekniğin bir kadın gözüyle değerlendirilerek estetik katılması ve bunun fiziki mekana yansıtılması, bu benim için çok önemli. Yollar, köprüler, düzenlemeler yapılıyor ama onlara ruhunuzu katmazsanız; bu çalışmalar rutin düzenlemeler olarak kalır. Tabi ki estetik kadar işlevsellik de önemli. Biz buna da dikkat ediyoruz. Örneğin, parka koyduğumuz bankın dahi bir işlevselliği olmalı.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Başarılı kadınlar rol model toplantısına katıldığınızı biliyoruz. Bu toplantıda gözlemleriniz neler oldu? Ayrıca toplantının içeriğinden bahseder misiniz?

Zennube ALBAYRAK: Bu toplantıdan çok keyif aldım. Bu toplantıda yer alan kadınların yaşamdaki başarılarını dinledik. Buradan çıkan sonucun şu olduğunu düşünüyorum: Asla yılmamalıyız. Her zaman her şey dört dörtlük gitmeyebilir. Hiç kimse başarıya oturduğu yerden sahip olmuyor, önce mücadele vermeniz gerekiyor. Bu toplantıda kadınların hayatta karşılarına çıkan zorluklara karşı çok çabuk yenildiklerini de gözlemledim, hemen gardımızı düşürüyoruz. Ama unutmamalıyız ki hiç kimsenin hayatı, hep dümdüz değil. İnsanların başarı grafikleri, hep yükselerek gitmiyor. Ben kadınları çok önemsiyorum. Bu göreve geldiğimde de en büyük desteği hemcinslerimden gördüm. Ama artık kadınların kendi kalıplarını aşması gerekiyor.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Kadınların nasıl bir bakış açısına sahip olması gerekiyor sizce?

Zennube ALBAYRAK: Kadın hakları dendiği zaman, iş hayatında kadınları daha az çalıştıracak düzenlemelerin, kazanılmış haklar olarak algılanması, beni çok üzüyor. Ben bunu bir kazanım olarak değil, eziklik olarak algılıyorum. Ben beş dosya inceleyeceğim yanımda çalışan erkek on dosya incelemeli anlayışını kabul etmiyorum. Hatta bence o, on doysa inceliyorsa ben on bir dosya incelemeliyim. Özeleştiri yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Umutluyum kadınlar kendi kabuklarını kıracak…

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Şehrin temizliği noktasında titizliğinizi biliyoruz. Bu konuda karşılaştığınız en büyük sorun nedir? Yine bir kadın bakış açısıyla değerlendirecek olursak neler söyleyebilirsiniz?

Zennube ALBAYRAK: Ne yazık ki bu konuda eksiklerimiz olduğunu görüyorum. Temizlik konusundaki yaklaşım ‘göreviniz ne temizleyeceksiniz’ şeklinde. Oysa, temizlik konusunda yılda 10 milyona yakın para harcıyoruz. Bu para çöpe gidiyor. Bu paraya o kadar güzel çalışmalar yapılabilir. Kadın kirletmemeyi öğretse büyük yol kat edeceğiz. Çocuklarımıza en büyük temizliğin kirletmemek olduğunu öğretmeliyiz. Böyle konular artık bizim gündemimizden çıkmalı. Zamanımızı boşa harcamak olarak görüyorum ben bu konuyu.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Samsun’da son yıllarda gözle görünür bir değişim de söz konusu, müze çalışmaları devam ediyor, şehrin daha güzel bir görünüme kavuşması için de çalışmalar yapıldığını biliyoruz… Bu noktada şehrin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Zennube ALBAYRAK: Kent estetiği, bizim için çok önemli. Bunu vurgulamak için kent estetiği kurulu kurduk. Bu kurulda hem üniversiteden hem de sivil toplum kuruluşlarından arkadaşlarımız var. Ayrıca il bazında katılımcılar da söz konusu. Bu kurul belli periyotlarla toplanıyor. Kentle ilgili süreçlerde neler yapmamız gerektiğini tartışıyoruz. Şunu oturtmaya çalışıyoruz: Artık herkes her istediğini, istediği yerde ve istediği şekilde yapamaz. Kurallara göre hareket edilmeli. İnsan odaklı çalışıyoruz. Hani bir şiirde de vardır ya; ‘dünyayı güzellik kurtaracak bir insanı sevmekle başlayacak her şey.’ Biz bu gözle bakıyoruz. Tabii kadın bakış açısı da çok etkili oluyor. Kadınlar daha ayrıntılı bakabiliyor olaylara. Bence başarı da detayda gizli. Sorunuzda müze çalışmalarımıza da değindiniz. Evet, Samsun’da çok sayıda müze çalışması yaptık. Kentin estetiğine zarar veren, denizle olan iletişimi kapatan binaları yıktık. Bu alanları herkesin kullanacağı alanlar haline getirdik. Bunları yaparken ‘biz istedik böyle oldu’ mantığıyla hareket etmedik. Herkesin fikri alındı ve istişareler yapıldı. Saathane bölgesi ve diğer değerli yapılarla ilgili çalışmalarımız da devam ediyor. Var olan müzelerimizin yanı sıra, bir açık hava müzesi niteliğinde Kurtuluş Yolu projemiz var. Bu projede de oldukça ilerledik. Artık objeleri yerleştirmeye başlıyoruz. 90 km’lik aksta o dönem yaşananları hissederek yürüyeceksiniz. Örneğin o alana kilometre taşları yerleştirdik belki de birçok insan hayatında ilk kez kilometre taşı görecek. Yaptığımız çalışmalar kentimize bir kimlik kazandıracak ve bu kimlikle beraber işlev de geliyor. Markalaşmayla birlikte tanına bilirliğimiz de artmış olacak. Şehrimize gelen kişiler artık buradan gitmek istemiyor.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Kaçak yapılarla mücadele ne boyutlarda?

Zennube ALBAYRAK: Bu konudaki mücadelemizi, anlaşarak, görüşerek konuşarak devam ettiriyoruz.  Halkımızın duyarlı olduğunu da biliyoruz. Bu binalar hem estetik açıdan tehlikeli hem de sağlık açısından. Artık herkes istediği yere istediğini yapamaz. Biz Müslüman ülkeler arasında en temiz ülkeyiz. Bunu binalarımıza da yansıtmalıyız. Bazı konularda da örnek olmak gerekiyor. Bununla ilgili Cedit Mahallemizdeki evlerimizi rengârenk boyadık. Toplam 700’e yakın binadan söz ediyoruz. Neredeyse bir 700 bina daha programımızda var.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Yeşil alanların artması için yapılan çalışmalar neler?

Zennube ALBAYRAK: Son zamanlarda 20 bine yakın ağaç çalılar ve bitkiler diktik. Rakamlar çok önemli değil ama amacımız yeşil bir kent yaratmak. Yeşil çok önemli. Bu konu bazı belediyeler için ölü yatırım olarak algılanabilir ama biz bu konuyu çok önemsiyoruz. Şehir estetiğine katkı sağlaması için saksılarıyla birlikte çiçek dahi dağıttık.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Kuş Cenneti de şehrimiz açısından önemli değerlerden biri, bu değerin korunması ve tanıtılması için neler yapılıyor?

Zennube ALBAYRAK:  Kızılırmak Deltası’yla ilgili çok güzel bir süreç yaşıyoruz. Biz şu anda UNESCO’da tescillenmiş Türkiye’nin ilk doğal mirası olmak için mücadele veriyoruz. Dosyamız, Paris’e gitti ve oradan da gerekli yerlere ulaştırıldı. Dosyamız incelenecek ve eksiklerimiz bize bildirilecek. Seri bir şekilde çalışarak geçici miras listesine girmiştik kalıcı listeye girmeyi istiyoruz. Ki, Kızılırmak Deltası o listede olan birçok alandan daha değerli. Bu listeye girmemiz, ülkemiz açısından da büyük öneme sahip çünkü bir ilk olacak.  Bizler deltada bazı çalışmalar yaptık. Oraya ilk gittiğimizde; vatandaşlarımız bizi endişeyle karşıladı. Bütün evleri yıkacağımızı düşündüler. Ama onlarla konuştuk. ‘sizi burada istiyoruz’ dedik. Yıktığımız yapılar da oldu ama onların durumu burada yaşayan köylü vatandaşlarımızın durumundan çok farklıydı. Zaten yıkım kararları alınmış ama uygulamaya geçilmemişti. Ayrıca yollarımızda kuş figürlerini kullanarak, bu alanın tanıtımına da katkı sağladık.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Teşekkür ederiz.

 

Röportaj: Burcu DÜZGÜN ÇOBAN

Fotoğraf: Pirsu DÜZGÜN





SIRADAKİ HABER
}