Samsun haber gazetesi
X Reklamı Kapat

Fındık üreticisi bitmek üzere

Fındık sezonu öncesinde fındıkla ilgili değerlendirme yapan ziraat odaları başkanları fındık üreticilerinin bitme noktasına geldiğini söyledi. Altınordu ZO Başkanı Cörüt, üreticinin hakkının yendiğini; Terme ZO Başkanı Karamollaoğlu birlik olmadan sorunların çözülemeyeceğini; Samsun ZMO Başkanı Tosun da devletin üzerine düşeni yapmadığını söyledi.

Fındık üreticisi bitmek üzere

Fındıkta yeni sezon başlamadan önce oda başkanları fındığın bir önceki sezonunu ve yeni sezonda izlenmesi gereken süreci değerlendirdi.

Altınordu Ziraat Odası Başkanı Uğur Cörüt, fındık üreticisinin bir önceki sezonda hakkını alamadığını ifade ederken, Terme Ziraat Odası Başkanı Yetkin Karamollaoğlu, çiftçinin bitmek üzere olduğunu söyledi. Ziraat Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Hayati Tosun ise, ''Burada sadece fiyatı değil, üretici örgütlerinin de kendisini sorgulaması lazım'' diye konuştu.

ÇİFTÇİ BİTMEK ÜZERE

2014 yılında yaşanan don afetinden sonra 2015 yılının da fındık üreticisi için olumlu geçmediğini kaydeden Terme Ziraat Odası Başkanı Yetkin Karamollaoğlu, ''Bu yıl fiyatlar bir inip bir çıktı. Serbest ekonominin kucağına atılan çiftçi şimdi tamamen bitmek üzere. Çiftçiyi bekleyen en büyük sorun girdilerin artması ama ürününü maliyetin çok altında satmak zorunda kalması. En zorlandığı konu da pazarlama. Çiftçi artık örgütüne sahip çıkmalı ve fındığını verebileceği bir örgütü olmalı. Tıpkı Avrupa'da olduğu gibi birlik içinde olmalıyız. Olmadığı müddetçe, yalnız kaldığı her anda çiftçiyi yıllarca tek tek yerler. Üreticinin ekonomik gücü yok, bankadan kredi almış fındığını toplatmak için, tarım kredi kooperatifinden gübre almış yine krediyle... Fındığın kolay bir ürün olduğunu iddia ediyorlar, kim demiş bunu? Fındık A'dan Z'ye zorlukları olan bir ürün. Çiftçi güya 2 ay çalışıyor, gerisinde de yan gelip yatıyor. Aslında böyle değil'' diye konuştu.

REKOLTE YÜZDE 53 DÜŞÜK

Sanayicilerin ve ihracatçıların fındık üreticilerinin elinde 150 bin ton fındık olduğunu söylediğini ifade eden Karamollaoğlu şu şekilde sürdürdü; ''Bu zamana kadar satıyorsunuz hala bitmedi mi? Şu anda kimsede fındık yok, çiftçinin elindeki emanet fındıkları yabancı bir şirkete sattılar. Şirket, emanet fındıkları ucuza almak için baskı halinde hala. Yakın zamanda rekolte açıklanacak. Terme'nin rekoltesi geçen seneden yüzde 53 düşük, 1 dönüme 47 kilo fındık alınacak. Bu yıl rekolte belirlemelerini devlet yapacak, bakalım o zaman ne çıkacak. Şu anda fındık dökülmede, sıcaklar ani bastı. Dallar havaya kalkacak yakında. Bir de külleme diye bir hastalık var onunla mücadele ediyor çiftçi. İşçi ücretlerinin de artması söz konusu. Bu olursa dallarda kalır fındık. Bunun altından kimse kalkamaz. Çiftçinin beklediği 13 lira. Fiyatların en az iki rakamlı olarak başlaması gerekli. Bu konuda da devletin sahip çıkması için Toprak Mahsülleri Ofisi'ni gündeme taşıdılar. Ofis fındık alacak, almayacak derken papatya falına döndü. Fındıkta devlet alım yapmalı. Çünkü Türkiye'de artık serbest ekonomi ahlaklı değil. Artık Ahi Evran tutumları ve ahlakı yok. İstedikleri gibi pazarlama yapıyorlar. Varlık üzerine varlık koyuyorlar ama doymuyorlar. Çiftçi şimdi ne yapsın? Hiç olmazsa yeni fındık fiyatları 13 lira olursa biraz nefes alırız yoksa oksijensizlikten ölürüz diye düşünüyor. Lisanslı depoculuğun mutlaka hayata geçmesi gerekiyor. Çiftçinin fındığı koymaya yeri yok. Emanete vermenin sonunu gördük. Adamlar tek elden bütün fındığı ele geçirip bütün fındık fiyatlarını istedikleri gibi bir indirip bir kaldırıyorlar.''

ÜRETİCİNİN HAKKI YENİYOR

Fındıkta tekelleşme ve bununla beraber bir oyun yaşandığını söyleyen Altınordu Ziraat Odası Başkanı Uğur Cörüt, ''Geride bıraktığımız sezonda fındık üreticisi hasat açısından iyi bir yıl geçirdi ve güzel ürün elde etti. İlk 3-4 ay da fiyat anlamında iyi gitti. 14,5 liralara kadar çıkan fiyat daha sonra anlayamadığımız bir şekilde tepe taklak olarak bugün 7.5 liralara kadar düştü. Fındık, yabancı bir firmanın tekeline geçiyor. Bu firmayla da rekabet edecek Türk ihracatçıları yok denecek kadar az, olsa bile rekabet gücü yok. O yüzden öncelikle bu firmayla rekabet edebilecek Türk firmalarının hükümet tarafından desteklenmesi ve rekabet edecek düzeye getirilmesi gerekli. Sadece bununla da bitmiyor, devletin destekleme alımı yapması lazım. Bu yapılırken de fındıkta bir taban fiyat oluşturulmalı. Maliyet hesaplanıp, üreticinin refah payını üstüne koyarak bir taban fiyatı belirleyip, bu fiyatın altına düşene de ceza verilmeli. Bizim fazla bir şey istediğimiz yok, maliyetler hesaplansın ve refah payını üzerine koyarak bir fiyat belirlendiği zaman üreticimiz zaten rahat edecek. Aldığını, sattığını, masrafını bilecek. Ama bu şekilde üreticiyi bahçeye küstürdük. üreticinin morali bozuk. Hatta tavan fiyat da belirlenmeli. Bu da ihracatçıları korumak amaçlı, tüketiciyi koruma amaçlı olur. Taban 12 liraysa tavan da 15 lira olabilir. Bu arada da fındık fiyatı gidip gelebilir. Böyle bir fiyat belirlenirse üretici, tüketici ve ihracatçı açısından iyi olur. Ordu'da arazilerimiz engebeli, fındık bahçesinin üst tarafından aşağıya birisi düşse aşağısındaki dereden ölüsünü bulursunuz. Böyle yerlerde fındık toplanıyor ve üreticinin hakkı yeniyor. Bu hakkı da yiyenler belli. Fındığı tekelleştirmeye götüren üç beş tane fındık alıcısı'' diye konuştu.

FINDIKLA DOĞDUK, FINDIKLA ÖLECEĞİZ

Tarım Kredi Kooperatifi çalışmalarını yakından takip ettiklerini ifade eden Cörüt, ''Önümüzdeki sezon için devlet muhtemelen Tarım Bakanlığı'na ve Tarım Kredi Kooperifleri Merkez Birliği'ne fındık alımı için talimat verdi. Yeni sezonda Tarım Bakanlığımızın bize sahip çıkacağından umutluyum. Sahip çıkacaklarını kendileri de söyledi. Bu konuda ciddi olunduğunu biliyoruz çünkü kooperatifin yereldeki personellerini bu konuyla ilgili eğitime çağırdılar. Hazırlıklarını yapıyorlar. Eğer ciddi olmasalardı personellerini eğitime göndermezlerdi. Bölgelerde de kiralık depo arıyorlar şu anda. Yeni sezonda lisanslı depoculuk olmazsa olmaz. Fındık bizim milli ürünümüz. Fındıkla doğduk, fındıkla öleceğiz. Fındıkla geçiniyoruz ve Türkiye'nin de en büyük ihraç ürünü. Fiyatlar düştükçe döviz kaybımız var. Benim anlayamadığım durum, fiyatlar iyi giderken bir elin işi karıştırması ve fındığın fiyatını aşağıya çekmesi. Bakanlık gelecek günlerde açıklayacak ama fındık rekoltemiz 500 bin tonun altında görünüyor, bu rakam yüzde 20 daha aşağıya düşebilir. Yani yeni sezonda rekolte düşük olacak. Umarım önümüzdeki sezonda fındık, üreticinin alın terini ve emeğini hak edecek bir fiyata yükselir'' dedi.

DEVLET ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMADI

2014 yılında yaşanan don senesinden sonra stoklarda fındık olmamasından kaynaklı ciddi bir fiyat artışı olduğunu hatırlatan Ziraat Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Hayati Tosun, ''Üreticinin de fiyat beklenti eşiği de yükseldi. Devam eden sürecin yönetimine baktığımızda en büyük sıkıntı orada. Bir önceki senedeki gibi artan bir seyirle, en azından olması gereken bir fiyat aralığı şeklinde devam etmedi. Bu konularda zaman zaman devlet birtakım açıklamalarda bulunduysa da maalesef, üzülerek söylemek lazım bu mağduriyet süreci içinde üzerine düşeni de yapmadı. Burada sadece fiyatı değil, üretici örgütlerinin de kendisini sorgulaması lazım. Çünkü her zaman söylediğimiz, fındık piyasasının en önemli sıkıntısı emanet fındık verilmesiydi. Hangi ürün olursa olsun, önemli olan sadece üretmek değil bunu pazarlamak. Devletin fındığa sadece üreticinin fındığı diye bakmaması lazım. Geçen yıl fındık ülkeye 2.8 milyar dolarlık cari kazandırdı. Bölgemizde Doğu Karadeniz'de ve Batı Karadeniz'in yoğun fındık tarımı olan yerlerde üretici ciddi anlamda sıkıntı içerisinde. Bu, orada yaşayan esnafa ve tüm ticaret hayatına yansıyor. Üretici örgütleri de fiyat yönetimi sürecinde ciddi bir katkı koymadılar. Üretici pek çok mağduriyetini söyledi, Ziraat Odalarına ve genel merkezlere gitti, belirli açıklamaları yaptılar ama sahada gerçekten üreticinin hakkını korumak adına bir etkiyi ortaya koyamadılar. Fındıkta son yıllarda uygulanan politikaların, daha doğrusu ben artık politika değil kasıt demek istiyorum, fındık üzerindeki bu durum kesinlikle kabul edilebilecek değil'' diye konuştu.

AMERİKA REKOLTEMİZİ AÇIKLADI

30 Mayıs tarihinde Amerika'da gerçekleştirilen bir toplantıda Amerikan kaynaklarının Türkiye'nin 2016 yılı fındık rekoltesini 710 bin ton olduğunu açıkladığını ifade eden Tosun, şu şekilde devam etti;

''Devletin rekolteyi açıklamayı yasaklamasından ziyade bu işe bir disiplin getirmesi gerekli. Rekolte açıklamasının tek elden yapılmasını her zaman destekledik, güzel bir uygulama. Sonuçta o komisyonda, ortak akılla hareket edilecek. Bir yandan da ziraat mühendisleri, mahkemelerde bilirkişilik yaparken komisyonda yer almıyor. Burada bir kasıt mı var diye de düşünmeden edemiyorum. Amerika'da açıklanan rakamın doğru olduğuna inanmıyorum. Geçen yıl en yüksek açıklanan 735 bin ton ile en düşük açıklanan 580 bin ton rekoltenin arasındaki piyasadaki fiyat farkı 650 milyon dolardı. Bu farkı düşündüğümüzde devletin burada bir kere değil, üç kere titiz davranması lazım. Amerika'da rekolte açıklanıyor, dünyadaki fındık üretimi ve ticaretinin yüzde 75'ini yapan ana ülke Türkiyeyken, fındığın borsası Almanya'da, en büyük işleyeni İtalya'da. Devletin, bu ürün ne kadar milli, neresi bizim diye sorgulaması lazım. Sanki bu işin hamallığını biz yapıyoruz, kaymağını başkası yiyor diye düşünmek kesinlikle abes olmayacak.''

Zerrin SOMUNCU



EN ÇOK OKUNANLAR



SIRADAKİ HABER