Samsun haber gazetesi
X Reklamı Kapat

Numan Kurtulmuş'tan flaş açıklamalar

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Bakanlar Kurulu toplantısının gündemine ilişkin basın toplantısı düzenledi.

Numan Kurtulmuş'tan flaş açıklamalar

Kurtulmuş yaptığı konuşmada, "Son günlerde Hakkari, Ordu ve Şırnak'ta şehit verdiğimiz değerli evlatlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Milletimizin, TSK'nın başı sağolsun. Terörle mücadelenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteren elim hadiseler dolayısıyla Türkiye'nin her yerinde terörle mücadeleye devam edeceğimizin, kararlılıkla devam edeceğimizin bilinmesi gerektiğini bir kez daha ifade ediyorum. 15 Temmuz sonrasında ortala çıkan tablo, birileri zannetmesin ki Türkiye'nin terörle mücadelesindeki kararlılığı bir türlü akamate uğratır ya da sekteye uğratır. Tam tersi bölücü terör örgütüne karşı bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

15 Temmuz akşamı Özel Hareket Başkanlığı'na yapılan saldırı sonrası şehit olanlar için Allah'tan rahmet dileyen Kurtulmuş, Türkiye'ye başsağlığı dilediğini ifade etti. 15 Temmuz'un Türkiye'nin sadece Cumhuriyet dönemi ile ilgili değil, 200 yıllık tarihiyle ilgili olduğunu anlatan Kurtulmuş, Türkiye'nin 200 yıllık darbeler tarihine karşı çıkan, korkusuzca tankların önüne çıkan bütün millete teşekkürlerini iletti. Bunun muhteşem bir direniş destanı olduğunu belirten Kurtulmuş, "Bu gecenin sonunda bize zafer bahşeden bütün millete teşekkür ediyorum. Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Gazilere acil şifalar diliyorum. Bu bir büyük destandır, 200 yıllık siyasi tarihimizin en önemli kırılma noktalarından birisidir. İlk andan itibaren korkusuzca darbe teşebbüsüne direnen medya kuruluşlarımıza bir kez daha teşekkürü borç biliyorum. Sivil siyasetin alanını genişletmek amacıyla darbelere karşı duran siyasetçilere teşekkür ediyorum. TBMM'deki bütün milletvekillerimize ayrı ayrı teşekkürü borç biliyoruz. Kuruluş gayelerinin bütün amaçlarını gerçekleştirmek için yollara düşen STK'lara teşekkür ediyoruz. Bu büyük destanın yazılmasındaki kararlılığı ortaya koyan, büyük kararlılıkla kendisi işin başında olarak, herkese gerekli talimatları veren ve millete buyurun meydanlara çıkın, darbeye karşı direnin diye milleti meydanlara sevkeden Sayın Cumhurbaşkanımıza millet olarak şükranlarımızı ifade ediyoruz" diye konuştu.

Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bundan sonra Türkiye kararlılıkla aynen 15 Temmuz akşamı gösterdiği o kararlılığı göstererek, akılla, izanla ve her şeyi planlayarak bundan sonra hızla 15 Temmuz sonrasından çıkacaktır. Bu darbeyi yapan FETÖ çetesinin elemanları ve onların arkasındaki akıllar neyi murat ederek bu darbe teşebbüsüne başlamışlarsa Allah'ın izniyle onun tam tersi olacaktır ve olmaktadır. Ne istediler bunlar bu darbeyi yaparak? Türkiye'de toplumsal kutuplaşma çıksın, hatta bu toplumsal kutuplaşma iç savaşa kadar ulaşsın, o boyutlara kadar gelsin ve arkasından Türkiye bir dış işgale hazır hale getirilsin. Ne oluyor, ne olacak? Tam tersine 15 Temmuz'un o akşamın ilk anlarından itibaren millet birleşiyor, bütünleşiyor. Hem darbeyi yapan bu maşaların fertlerine hem de onların arkasındaki siyasi akıllara gerekli cevabı veriyor."

"İkincisi bunlar bu darbe ortamıyla birlikte siyasette artık önü alınamaz çatışma ortamı çıksın istediler" diyen Kurtulmuş, "Tam tersi oluyor, bunların bu iradesinin tersine siyasette işbirliği, çok daha yakın bir dayanışma ortamı ortaya çıkıyor. Hemen ilk andan itibaren TBMM'de 4 partinin bir araya gelip ortak deklarasyon yayınlaması bütün siyasilerin darbenin karşısında yer alması Türkiye için bir övünç meselesidir. O tarihten itibaren de siyasette yapıcı bir dilin gelişmekte olduğunu görüyoruz. Muhalefet partilerinin Beştepe'de bir araya gelmesi, bundan sonra her türlü hukuki desteği vereceğini açıklaması da son derece anlamlıdır."

Bugün Başbakan Yıldırım'ın CHP ve MHP Genel Başkanlarını ziyaret edeceğini hatırlatan Kurtulmuş, "Bu da siyasetteki bu olumlu iklimin sürdürülmesi konusundaki kararlılığımızın, samimiyet ve iyi niyetimizin bir göstergesidir. Bu süreçlerde hem uygulanan Kanun Hükmünde Kararnamelerin (KHK) Türkiye'de bundan sonraki bu mücadelede ne anlama geldiği hem de özellikle 669 nolu kararnamenin TSK'nın yeniden yapılanması ile ilgili ana çerçevesi muhalefet partisi liderleri ile paylaşılacak. Bu süreçte de onlardan her türlü destek talep edilecek, bundan sonra da istişare ile iktidar ve muhalefet olarak siyasetteki yolumuzu sürdürme kararlılığımızı ifade edeceğiz" şeklinde konuştu.

Kurtulmuş, "Üçüncü olarak bunlar baskıcı, otokratik bir yönetim ortaya çıksın istediler. Belki uzun süre devam eden bir otokratik bir sistem olacaktı, şimdi tam tersi oluyor. Türkiye'de daha demokratik önemli bir fırsat önümüze çıkıyor. Türkiye bu darbecilerin istediklerinin tam tersi bir istikamete doğru yöneliyor" dedi.

Dördüncü olarak darbecilerin ekonomik kaosun ortaya çıkmasını istediğini anlatan Kurtulmuş, 22 Temmuz'dan bu yana bütün göstergelerin olumlu yükseldiğini, Türkiye ekonomisinin bu badireyi atlattığını ifade etti. Türkiye'nin demokratikleşmesine en önemli katkı sağlayacak alanlardan birisinin 'Türkiye'de sivilleşme sürecinin, özellikle TSK'nın darbe sonrasında yeniden yapılanmasını sağlayan 669 nolu Kanun Hükmünde Kararname'nin sağladığı imkanlar olduğunu belirten Kurtulmuş, "Bu darbe teşebbüsü neyi hedefliyorsa tam tersi olmaya devam edecek. TSK'nın yeniden yapılanması ile gelişmelerin öyle tesadüfen 'darbe oldu bundan sonra ne yaparız' diye değil, çok iyi hazırlanmış bir çalışmanın sonucu olduğunu ifade etmek isterim. Bu çerçevede ana fikrimizi oluşturan 4 temel bakış açısını paylaşmak isterim. Bunlardan birincisi sivil asker ilişkilerinde, milli iradeyi temsil eden sivil iradenin daha güçlü olması ve sivil iradenin bu anlamda, asker sivil ilişkilerine yön vermesidir. Bu çerçevede, Yüksek Askeri Şura'nın yapısının sivilleşmesi, bu amaçla atılmış adımlardan birisidir. İkincisi, silahlı gücün tek bir elde toplanmasının önlenmesi. Bunun için jandarma ve sahil güvenliğin içişleri bakanlığına, kuvvet komutanlıklarının milli savunma bakanlığına, genelkurmay başkanlığının da doğrudan doğruya Cumhurbaşkanımıza bağlanması bu amaçla, yani silahlı gücün tek bir elde toplanmasını önlemek amacıyla atılmış bir adımdır" diye konuştu.

"Bu çerçevede 3. olarak görüşümüzü belirleyen husus TSK'nın personel havuzunun çeşitlenmesidir" diyen Kurtulmuş, "Askeri okulların kapatılması sağlanmış, böylece lise ve üniversite seviyesinde insanların TSK'ya farklı kaynaklardan gelişini sağlamak için yeni adımlar atılmıştır. Milli Savunma Üniversitesi'nin kurulmasıyla birlikte Türkiye'nin vatan savunmasındaki her türlü nitelikli personel yetiştirilmesinin önü açılacaktır. Dördüncü olarak da TSK'nın yeniden yapılanması, Türkiye'nin çok büyük kitlelere sahip silahlı kuvvetleri yerine, amacı bütünüyle vatan savunmasına odaklı olan uzman bir orduya dönülmesiyle ilgili hazırlıklar gerçekleştirilmektedir" ifadelerini kullandı.

TSK'da yeniden yapılanmaya getirilen eleştiriler

Kurtulmuş, konuşmasında şunları kaydetti:

"Buradan hiç kimse yanlış birtakım polemikler çıkartmasın. Buradaki amacımız, TSK'nın darbe için bir zemin olarak kullanılmasının önüne geçmektir. Biz, yıllardır darbelerle karşılaştık, her darbeden sonra Türkiye'de şu tartışmalar yapıldı, artık bundan sonra Türkiye'de darbe olmaz. 'Türkiye'de darbelere zemin hazırlayan bir sistem ve yapı var, amacımız öyle bir sistem kuralım ki TSK'yı o kadar açık bir hale getirelim ki TSK içerisinde hiçkimse ya da hiçbir şer odağı bir daha darbe yapmayı aklının ucundan dahi geçiremesin. Bu yeniden yapılanma süreci, Türkiye'de hem demokratikleşmenin önemli bir adımı olacaktır hem TSK'nın çok daha saygın bir kurum haline gelmesinin en önemli vesilelerinden birisi olacaktır. TSK yeniden modernize edilerek, yeniden yapılandırılarak, çok daha güçlü gözde bir kuruluşumuz haline getirilecektir. Böylece sadece darbecilerden kurtulmak değil, darbeyi üreten sorunları da çözmüş olacağız ve inşallah çok daha güçlü yolumuza devam edeceğiz."

Türkiye'deki kamu yönetiminin işleyişinin demokratikleşmesi ve şeffaflaşması için gerekli adımların atılacağına dikkati çeken Kurtulmuş, "Bunun için Türkiye Cumhuriyeti'nin kamu bürokrasisi vatandaşlarına açık hale gelecektir. Burada sadece 3 tane temel ilkemiz olacak, ehliyet, liyakat ve ve millete sadakat" dedi.

Önümüzdeki bir yıl içerisinde bütün adımların hızlandırılıp tamamlanacağına işaret eden Kurtulmuş, "Bunların iki üç başlıkta toplamak mümkün. Bunlardan birisi normalleşmedir. Süratle normalleşme sürecine giriyoruz. Bu anlamda gerekli adımları atacağız. İkinci alan yapısal reformların sağlanmasıdır. Yapısal reformlarla ilgili 65. hükümetin almış olduğu kararlar eylem planı çerçevesinde günü gününe uygulanmaya devam edecek. Ekonomik açılımlar da aynı kararlılıkla devam edecek. Bir başka önemli alan, normalleşme süreci içinde bölgesel sorunların azaltılmasına ilişkin dış politikadaki yeni perspektiflerimizi ortaya koyacağız" şeklinde konuştu.

Kurtulmuş, "Bugün gündemimizdeki önemli konulardan birisi, Sayın Cumhurbaşkanımıza 15 Temmuz akşamı yapılan hain suikast teşebbüsü ile ilgili arama faaliyetlerinin son noktaya geldiğidir. 37 kişilik bir tim bu tim. Timin başında bir tuğgeneral var, subaylar var. Öyle anlaşılıyor ki bu timin içinde herkes gönüllü, önceden bütün planlar yapılmış ama planların üstünde bir plan yapıcı olduğunu unutmuşlar. Kaderin üstünde de bir kader olduğunu unutmuşlar. Allah'a şükür, Sayın Cumhurbaşkanımızın kılına dahi zarar gelmeden bu suikast başarısız olmuş. Bu timde en son dün akşam itibariyle 12 kişi Ula'da bir bölgede sıkıştırıldı, 37 kişinin 36 tanesi yakalandı. Sadece bir astsubay aranıyor, inşallah onu de en kısa zamanda yakalayacağız. Diyeceksiniz ki en çok aranan birisi var, inşallah bunları bulduktan sonra o Pensilvanya'daki çete reisi de, en çok aranan da Türk güvenlik kuvvetlerinin eline geçecektir" diye konuştu.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, askerlik süresinin kısalmasına ilişkin, "669 No'lu KHK TSK'nın yeniden yapılanmasının ana çerçevesini oluşturuyor ama her şeyi içermiyor. Bundan sonra bu ana çerçevede askerlik süresi de dahil olmak üzere ilgili çalışmalar yapılacak" dedi.

Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Almanya'da darbeye karşı düzenlenen mitingde dev ekrandan canlı yayınla konuşma yapmasına izin verilmemesine ilişkin değerlendirmede bulunarak, "O alanı doldurarak aynı Türkiye'deki milyonlar gibi demokrasiye inandıklarını ortaya koydular. O mitinge katılan herkese yürekten teşekkür ediyoruz. Ancak Alman bakanlarının göstermiş olduğu çifte standardı da belirtmeden geçemeyiz. Şimdiye kadar 4 bin 500 teröristle ilgili, Türkiye'nin aradığı teröristle ilgili dosya ve dava var. Bunlarla ilgili devam eden çok sayıda mahkeme var. Alman derin devletinin çetelerinin gerçekleştirdiği NSU davası var. Bu kadar çok bu mahkemeler karar almakta zorlanır, bunları senelere yayarken, ne hikmetse Alman Anayasa Mahkemesi Sayın Cumhurbaşkanımızın mitinge telekonferansla katılmasını 24 saatten az bir süre içerisinde mahkeme kararı ile yasaklar. Maşallah Alman adaletine. Bu kadar hızlı çalışabilen, diğer dosyalarda niye bu kadar yavaş çalıştığını da anlamamız mümkün değildir. Bu, açık bir çifte standarttır. Kabul edilebilir bir durum değildir" ifadelerini kullandı.

"Alman yetkilileri demokratik olarak izin alınmış mitinge Sayın Cumhurbaşkanımızın telekonferansla katılmasını, yani ifade özgürlüğü hakkının kullanılmasını nasıl olur da engellerler?" diyen Kurtulmuş, "Kaldı ki dünyanın her yerinde kendi ülkelerinin diasporasına hitap etmek isteyen siyasetçiler telekonferanslarla bu tür toplantılara katılırlar. Bu anlamda da almış oldukları kararın hiçbir rasyonalitesi olmadığını açıkça ifade etmek isterim. Sayın Cumhurbaşkanımız daha önceki Almanya'daki mitinglere katılmıştı" şeklinde konuştu.

Türkiye'nin çok ağır bir darbe tehdidiyle karşı karşıya kaldığını anlatan Kurtulmuş, "İlk andan itibaren isterdik ki her ağzını açtıklarında demokrasiden, ifade özgürlüklerinden bahseden dostlarımız, ilk andan itibaren bu darbeciler kim olursa olsun bunlara karşıyız diyebilselerdi. Bu darbe teşebbüsünün arkasında FETÖ'nün olduğu ortaya çıkmadan evvel bunu söyleseler çok daha değerli ve anlamlı olurdu" dedi.
Türkiye'nin demokrasi nöbetine devam ettiğine dikkati çeken Kurtulmuş, herkesi 7 Ağustos Pazar günü Yenikapı meydanına davet etti. Kurtulmuş, demokrasi mektebinin mezuniyet töreni olduğunu belirterek, bir kere daha millete teşekkürlerini sundu.

"Bu örgütle herhangi bir şekilde ilişkisi olan herkes kamudan ayıklanacaktır"

Kurtulmuş, açıklamaları sonrası gazetecilerin sorularını cevapladı. Kamuda yapılacak çalışmalara yönelik bir soru üzerine Kurtulmuş, "Bu örgütle (FETÖ) herhangi bir şekilde ilişkisi olan herkes kamudan ayıklanacaktır. Ancak, bunu yaparken de ilişkisi olmayan hiçbir kimseye en ufak bir zarar gelmeyecektir. Yani, bu çete mensuplarına merhametle hareket etmeyeceğiz ama bunu yaparken de asla adalet duygusundan şaşmayacağız. Adalet prensibi içerisinde, kurunun arasında yaşta yanmamasına dikkat edeceğiz. Herhangi bir hata olursa da bu hataları düzeltiriz" dedi.

Askerlik süresinin kısalması

Askerlik süresinin kısalacağı iddialarının sorulması üzerine Kurtulmuş, "669 No'lu KHK, TSK'nın yeniden yapılanmasının ana çerçevesini oluşturuyor ama her şeyi içermiyor. Bundan sonra bu ana çerçevede askerlik süresi de dahil olmak üzere ilgili çalışmalar yapılacak. Uzman orduya geçiş süreçleri hızlandırılacak, hususlar belirlenerek süre tamamlanacak" diye konuştu.

FETÖ liderinin iade süreci

FETÖ lideri Fethullah Gülen'in iade sürecine ilişkin soruya Kurtulmuş, "Biz hukuken elimizden gelen her şeyi yaptık, bundan sonra da yapacağız. Herhalde dünyada hiçbir kimsenin 15 Temmuz darbe teşebbüsünün Türkiye'yi işgale hazırlama teşebbüsünün FETÖ ile ilgili olduğu konusunda en ufak bir tereddüdü yoktur. Tereddüdü olanların da herhalde saf kategorisinde değerlendirilmesi gerekir. Ben Amerika'nın hiçbir yöneticisinin saf olduğunu zannetmiyorum" karşılığını verdi.

Kurtulmuş, Katoliklerin ruhani lideri Papanın açıklamalarına ilişkin, "Hemen adamlarını göndersinler, Türkiye'de 100 tane adamı çevirsinler, 99'u FETÖ değildir derse biz de bir şey bilmiyoruz demektir. Oturdukları yerden sanki birtakım şüpheler var gibi demeçler vermelerini doğru bulmayız" diye konuştu.

"Genelkurmay Başkanlığı sembolik bir makam değil"

Bir soru üzerine Kurtulmuş, "Genelkurmay Başkanlığı sembolik bir makam değil, Genelkurmay Başkanlığı TSK'nın genel koordinasyonunu yapan karargahın başındaki kişidir. TSK'nın başındaki komutandır. TSK'nın bütününün başkomutanı da Sayın Cumhurbaşkanıdır. Kuvvet komutanlarına değil, Başbakan ve Cumhurbaşkanı isterse herhangi bir askeri personele de talimat verebilir, böylece çok daha rahat hareket edebilecek bir zemin ortaya çıkmış oluyor" şeklinde konuştu.

İstihbarat biriminin yeniden organizasyonuna ilişkin bir soru üzerine Kurtulmuş, "İstihbarat birimlerinin yeniden organizasyonu ile ilgili çalışma şahıslarla ilgili bir çalışma olmayacaktır. Öyle bir istihbarat birimi kuralım ki bu istihbarat birimi Türkiye'nin yurt savunmasının, vatan savunmasının gerektirdiği en teferruatlı bilgiye sahip olsun. Bu istihbaratı vatandaşından bilgi almak şeklinde değil, bu istihbaratı devletin emniyetini sağlamak için kullanabilecek bir teşkilat haline dönsün. Bununla ilgili çalışmalar sürdürülüyor. İsimlerle ilgili bir çalışma değildir. İstihbarat birimlerinin yeniden yapılandırılması gündemdedir" dedi.

Memurların izinlerinin tekrar verilmesi konusunda net bir tarihin verilemeyeceğine işaret eden Kurtulmuş, bunun bir tedbir amacıyla olduğunu ifade etti. 'İngiliz ordusundan Türkiye'ye müdahale hazırlığı' olduğu yönündeki iddiaların sorulması üzerine Kurtulmuş, "Sadece bir duyumdur. Herhangi bir resmi açıklama İngiltere tarafından gelmedi" dedi.

Kurtulmuş, bir soru üzerine, "40 yıllık bir hazırlık. Soru çalmışlar, adam yerleştirmiş, bilgileri almışlar. Kozmik odadaki bilgiler, nerede bunlar? Uludere. Türkiye'deki faili meçhul cinayetlerin arkasında acaba kimler vardır? Kapak açıldı, bu kapak açıldıktan sonra üzerimize düşen ne varsa, geçmişe dönük bunları da temizlemektir. İki önemli ana başlık var; birisi geçmişi temizlemek, bir diğeri geleceğe umutla yürüyecek adımları atmaktır" ifadelerini kullandı.

Almanya Maslahatgüzarının Dışişleri Bakanlığı'na çağrıldığı yönündeki haberlerin sorulması üzerine Kurtulmuş, "Bu meselenin gereği ile ilgili karşılıklı fikir alışverişinde bulunulacaktır" diye konuştu.
Bir soru üzerine Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Başbakanlığa bağlı olduğunu anlatan Kurtulmuş, "Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bağlantısı doğrudan doğruya Başbakanlığa bağlıdır" dedi.



EN ÇOK OKUNANLAR

İş merkezine yapılan operasyonda el bombası ve silah ele geçirildi

1 İş merkezine yapılan operasyonda el bombası ve silah ele geçirildi

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum

2 Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum:


SIRADAKİ HABER