Haberlerİstikrar için çalışmalıyız

İstikrar için çalışmalıyız

Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu Başkanı Fevzi Apaydın, ekonominin canlanmasını sağlamak adına hükümetin attığı adımları değerlendirerek.

İstikrar için çalışmalıyız

 “2016-2017, kayıp yıllar olabilir. Ama hiçbir zaman umutsuzluğa düşmememiz gerekiyor. Çok özel bir süreç yaşıyoruz. Bu süreci birlikte atlatmalıyız. Para kazanmaktan ziyade Türkiye’de istikrarı yakalamaya çalışmalıyız” dedi

O,75 yıllık dev bir çınar. Bizler onu genellikle şoför esnafının sıkıntılarını paylaşırken görüyoruz ancak uzun yıllardır diğer sorunların dile getirilmesi için de çok önemli çalışmalara imza attı. “Benim için ulaşılmaz bir noktaydı” diye ifade ettiği Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu Başkanlığı görevini de başarıyla sürdürüyor. Değerli büyüğümüz Fevzi Apaydın’ın hem meslek yaşantısını hem de hayat hikâyesinden yola çıkarak tecrübelerini keyifle dinledik. Umarız sizler de aynı keyif alırsınız. 

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Sizi tanıyabilir miyiz?

Fevzi APAYDIN: İnsanlar yaşamlarının sonlarına doğru yaklaşırken, birçok anı biriktirir. Ben de bu kesitlerden bazılarını anlatmak isterim. Biz, bu yörenin insanıyız, burada doğduk, büyüdük. İnşallah bundan sonraki yaşantımızı da ailecek burada sürdürürüz. Bana göre Samsun, Türkiye’de yaşanacak en iyi yerlerden bir tanesi. Yazıyla, kışıyla, yeşiliyle, deniziyle Samsun’u çok seviyorum. Samsun’da çalışan insanların emekli olduktan sonra da memleketlerine gitmeyip, Samsun’da kaldıklarını da görüyoruz. Ben vatani görevimi yedek subay öğretmen olarak yaptım.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Şoförlük mesleği nasıl girdi hayatınıza?

Fevzi APAYDIN: Askerden dönünce epey bir süre kerestecilikle uğraştım. Kereste işinin bir ucu da nakliyedir. O arada bir kamyon aldık ve nakliye işimizde kullanmaya başladık. Böylelikle taşıma sektörüne girdik. İnsanlara bir görev yetmiyor. Bu bizim insanımızın genlerinde de var. Ben de ayrıca Samsun’da uzun bir süre yolcu taşımacılığı minibüsçülük yaptım. 80’li yıllardan söz ediyorum o zaman Samsun’da 100 adet minibüs vardı. Şehir içinde 25-30 kuruşa insanları taşır ve çok büyük paralar kazanırdık. Bu işin ardından otobüsçülüğe başladım.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Dernekleşme süreci nasıl oldu?

 Fevzi APAYDIN: 12 Eylül 1980 yılında gerçekleşen askeri müdahaleden sonra, dernekler kapatıldı, ortalık toz duman oldu. Bizim bir grup arkadaşımız; bu süreçte bana, o zamanki adıyla Otobüsçüler Derneği’nde seçim olduğunu söyledi ve katılmamı istediler. Ben bu kapsamda seçime katılan bir arkadaşıma yardımcı oldum. Ancak süreç öyle bir gelişti ki pazar günü seçim olacak cuma günü desteklediğimiz arkadaşımızın seçime girmeme durumu söz konusu oldu. O iki günlük arayışta biri bulunamayınca biz kendimizi feda ettik (gülüyor) ve o seçime girdik.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: O sürece gelene kadar farklı görevler de yaptınız örneğin muhtarlık…

Fevzi APAYDIN: Evet o tür çalışmalarımızda hep başka bir aşamaya geçildiği için göreve devam edememe durumumuz oldu. Meclis üyeliği görevlerinde bulundum ve bu görevlerin tamamını severek yaptım.  Ayrıca, Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birlik Başkanımız İsmail Güler vefat edince; vekâleten onun yerine birlik başkanlığına bakmaya başladım. Seçim zamanı gelince de seçime girdik ve kazandık. Samsun’da 16 yıl boyunca kesintisiz bir şekilde Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birlik Başkanlığı’nı sürdürdük. Bu süreçte Şoförler Odası Başkanlığı görevim de devam etti. Tüm bu görevlerimde hep bir şeye dikkat ettim. Hiçbir zaman insanları belden aşağı vurmadık. Karşımızdaki insanlar da hep saygılı hareket etti. Seçim süreçlerini de mütevazı bir şekilde sürdürdük. Seçimlerde, adaylar esnaf ve sanatkârın huzuruna hep kol kola çıktı.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Bu anlattıklarınız, şimdiki kavgaları gördüğümüzde bize çok şey söylüyor. Ne yazık ki şimdi o ortamları göremiyoruz…

Fevzi APAYDIN: Bu ülke hepimizin. O koltuklar masalar durur, ama bizler kalıcı değiliz. Yarın da oralarda başkaları olacaktır tıpkı dün olduğu gibi. Bizler, Samsun’da hiç kimsenin ‘ben şu başkanın adamıyım,  ben bu başkanın adamıyım’ demesine müsaade etmedik. Arkadaşlarımız da o şekilde karşılık verdiler.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Samsun’da ilk ‘Kredi Kefalet Kooperatifi’ni arkadaşlarınızla beraber kurdunuz o süreçten bahsedecek misiniz, nasıl oldu?

Fevzi APAYDIN: 1996 yılına kadar Samsun’da tek bir Kredi Kefalet Kooperatifi vardı. Ancak gelişen Samsun’la beraber bu kooperatif ihtiyaca yanıt veremez oldu. Biz de arkadaşlarımızla düşündük ve bir kredi kefalet kooperatifi kurmaya karar verdik.  Ve 1997 yılının ilk aylarında kurduğumuz kooperatif aracılığıyla kredi vermeye başladık. Bugün geldiğimiz noktada; Samsun merkezde altı tane kredi kefalet kooperatifi var. Ve bu kooperatifler birbirleriyle yalnızca hizmet noktasında rekabet ediyor.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Bu bir kültürün oluştuğunun da en güzel göstergesi aslında…

Fevzi APAYDIN: Evet, bu Ahilik kültürünün gereği ve biz buna çok önem veriyoruz. Bugün şükürler olsun ki kredi kefalet kooperatifimiz, Karadeniz Bölgesi’nde ilk sıralarda yer alıyor. Benim anlayışım hep şu olmuştur; sizde olsun, sonra bende olsun.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Meslek hayatınızın yanı sıra sanatla da ilgili bir isim olarak tanıyoruz sizi, bir dönem Samsun Musiki Cemiyeti Başkanlığı da yaptınız öyle değil mi?

Fevzi APAYDIN: Bazen siz süreci aramazsınız sürecin içinde kendinizi bulursunuz. Ben ortaokul ve lise çağlarımda musikiyi severdim. İlerleyen yıllarda da ‘Musiki Cemiyeti’ne de gidip gelmeye başladım. Orada Hasan Bey diye bir abimiz vardı. O, bana İzmir’e yerleşeceğini ve cemiyete başkanlık yapmamı istediğini söyledi. Ben de seve seve kabul ettim. O musiki cemiyetinde uzun yıllar bu görevi sürdürdüm. Şehir içi ve dışında birçok konser verdik. Görevim Ankara’da devam edince görevi istemeyerek de olsa bıraktım. Çocuklarımdan birinden ayrılmış gibi hissettim. Kültür Bakanlığımızın musiki cemiyetlerini desteklemesi gerektiğini düşünüyorum. Nasıl ki futbol çok önemseniyor musiki de önemsenmeli bu, kültürümüz için şart.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Futbol demişken Samsunspor’u nasıl değerlendiriyorsunuz?

Fevzi APAYDIN: Öncelikle şunu belirtmeliyim ki sporda para lazım. İdarecinin kötüsü olmaz parayı kötü yere kullanan olur. Kurum ve kuruluşların bu ülkenin sporuna yardımcı olmaları lazım.  Ben de İsmail Uyanık döneminde Samsunspor’da görev yaptım. Size soluk aldıracak şey para ve o parayla doğru transferleri yapabilmek. Samsun’un öz kaynaklarından yetiştirdiğiniz futbolcularla bu işi götürelim derseniz, bu mümkün değil. Samsunspor bugün maalesef olması gereken yerde değil her gün kan kaybediyor. Hoca, kadro değişimiyle sorun çözülmüyor. Kalıcı kaynaklar olması lazım. Devamlı bir destek olması gerekiyor o destek olmadıktan sonra başına kimi getirirseniz getirin ancak bu kadar olur.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Uzunca bir süredir gündemimizde var olan konu, ne yazık ki terör. Bu konuyla ilgili neler söyleyeceksiniz?

Fevzi APAYDIN: Terör konusunu hep konuşuyoruz. Konuşmaya da devam edeceğiz. Bu konunun dini mezhebi Alevisi Sünnisi yok terör terördür. Bizler de geçtiğimiz günlerde bir çalışma yaptık ve terörü hep bir ağızdan lanetledik. Geniş katılımlı bir yürüyüşü gerçekleştirdik Emniyetin verilerine göre bu yürüyüşe 7-8 bin kişi katıldı. Terör herkese zarar veriyor. Bundan kurtulmak lazım. Mücadelemiz de sürüyor. Umutlarımız yeşerecek. Terör yatırımcıyı da olumsuz bir şekilde etkiliyor.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Ekonominin canlanmasını sağlamak adına hükümetin attığı bazı adımlar da söz konusu…

Fevzi APAYDIN: Evet, bu adımlar ekonomiyi canlandırıp insanların gelirlerini biraz daha iyi seviyelere çıkarmak için atılan adımlar. Uzun vadeli, faizsiz krediler veriliyor. Tabii biz esnaf ve sanatkâr açısından konuya bakıyoruz. 15 Temmuz kalkışması, Türkiye’yi geriye götürdü. Bu konu ile ilgili mücadele de sürüyor. Operasyonlar devam ediyor. Bu hain örgütün her alana sinsice yerleştiğini de görüyoruz. Hatta sanki onlar bizim aramıza sızmamış da biz onların arasına sızmışız gibi bir durum da söz konusu. Bunlardan temizlenmeye çalışıyoruz. Milletimizin birliği üzerine çalışmalar devam edecek. Bu süreci çok iyi atlatmamız lazım. 2016-2017 kayıp yıllar olabilir. Ama hiçbir zaman umutsuzluğa düşmememiz gerekiyor. Çok özel bir süreç yaşıyoruz. Bu süreci birlikte atlatmalıyız. Para kazanmaktan ziyade Türkiye’de istikrarı yakalamaya çalışmalıyız. Ekonomiyi düzlüğe çıkarmamız lazım.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN:  Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu Başkanlığı süreci nasıl gelişti?

Fevzi APAYDIN: 1993 yılında burada esnaf odaları birlik genel kurulu yapıldı. O genel kurula o zamanın TESK Genel Başkanı Derviş Günday da davetliydi. Genel kuruldan sonra da beni Ankara’ya davet etti. “Fevzi Bey sizin çalışmalarınızı takip ediyor, beğeniyorum ve seni yönetimime almak istiyorum.”   dedi. Sonuç olarak ben 1993 yılında yapılan genel kurulda yönetime girdim. O zaman Karadeniz’den bir ben yönetimdeydim. Arkadaşlarımıza ve odalara faydalı olma gayreti içerisinde çalışmalarımızı sürdürdük. Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu yönetimine girmek, şoför esnaflığı sürecini yaşayan biri olarak federasyonun yönetimine girmiş olmak erişilmez bir şeydi. 2006 yılında Kredi Kefaret Kooperatifi, Şoförler Odası, Esnaf Odaları Birlik Başkanlığı görevlerim devam ederken; Derviş Bey bana bir yönetim kurulu toplantısında başkan yardımcısı olmamı istediğini söyledi. Bu benim beklemediğim bir şeydi hatta o anda bacaklarımın titrediğini sırtımın terlediğini hissettim. Sonrasında Derviş Günday, milletvekili seçildi onun yerine yönetim kuruluna ben geldim ve Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu Başkanı oldum. 2010 yılında yapılan genel kurulda araya çok siyasetçinin girmesine rağmen ben 917 oy farkla yeniden başkan seçildim. 2014 yılındaki genel kurulda da bu başarımız devam etti. Ayrıca şimdilerde TESK Genel Başkan Yardımcılığı görevini de sürdürüyorum.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: 27 Mayıs ve 12 Eylül dönemini yaşamış bir isim olarak 15 Temmuz’u nasıl değerlendiriyorsunuz?

Fevzi APAYDIN: Ben 27 Mayıs 1960 ‘ı da yaşadım o dönemlerle şimdiyi kıyaslamak çok doğru değil. 1960 yılında askeri darbe olduğu zaman Cemal Gürsel radyodan “sokağa çıkmayın, ordu idareye el koymuştur. İleriki zamanlarda açıklama yapılacaktır” şeklinde anons yapmıştı. Bu süreç devam etti ve 12 Eylül’ü yaşadık. O zaman da Kenan Evren yine sokağa çıkılmaması gerektiği yönünde duyuru yaptı. 15 Temmuz kalkışmasındaysa önemli olan şuydu Sayın Cumhurbaşkanımız herkesi sokağa davet etti. İşte buradaki bilinç çok önemliydi. Herkes ölümü göze alarak sokaklara döküldü. Bu bir zafer bizim için.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN:  Teşekkür ederiz.

 

Röportaj: Burcu DÜZGÜN ÇOBAN

Fotoğraf: Emre PANK 

 

 





SIRADAKİ HABER
}