HaberlerUNESCO sürecinde Kızılırmak Deltası

UNESCO sürecinde Kızılırmak Deltası

'2 Şubat Dünya Sulak Alanları Günü' kapsamında Samsun Kızılırmak Deltası Koruma ve Geliştirme Birliği tarafından 'UNESCO Sürecinde Kızılırmak Deltası' konulu toplantı düzenlendi.

UNESCO sürecinde Kızılırmak Deltası

Samsun Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi’nde düzenlenen programa Samsun Valisi İbrahim Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, UNESCO Mili Komisyonu Başkanı Prof.Dr. Mehmet Öcal Oğuz, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörü Prof. Dr. Sait Bilgiç, ilçe belediye başkanları, Orman ve Su İşleri 11. Bölge Müdürü Sıddık Kılınçer, UNESCO Mili Komisyonu Yönetim Kurulu Üyeleri, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri katıldı.


Programın açılış konuşmasını yapan Orman ve Su İşleri 11. Bölge Müdürü Sıddık Kılınçer’in konuşmasının ardından kürsüye çıkan UNESCO Milli Komisyonu Başkanı Prof.Dr. Mehmet Öcal Oğuz, “UNESCO 1946 yılında kuruluş sürecini tamamladı. Türkiye de 10’uncu devlet olarak UNESCO’ya taraf oldu.

2. Dünya Savaşı devam ederken Birleşmiş Milletler içerisinde böyle bir kurumun kurulması için uluslararası toplum harekete geçti. Burada çok temel bir fikir vardı, savaşı önlemenin en iyi yolu eğitimdir, kültürler arası diyalogdur, insanların refah seviyesini yükseltmektir, ön yargıları ortadan kaldırmaktır. UNESCO’nun bugüne kadar yaptığı bütün işlerin arkasında ‘insanlık barışı sürdürebilirlik hale getirir mi, barış iklimini korur mu ve bunu yapabilmek için de refah toplumları oluşturur mu?’ düşüncesini merkeze almıştır. İçinde bulunduğumuz dünyada savaşları önleyemiyorsak da bu ideali sürdüren insanların varlığını sürdürebilmek ümidimizi korumamız için yeterlidir. Biz iki çeşit miras üzerine duruyoruz. Doğa ve kültürel miras üzerinde. Mirasyedi olmamak için bu mirası korumamız ve bizden sonrakilerine de aktarmamız hem insanlık hem ebeveynlik hem de yaşanabilirlik meselesi olarak almamız gerekiyor. Dolayısıyla doğal ve kültürel mirası bizden önce var olduğunu görerek bizden sonrakilerine emanet edecek şekilde korumak kültürümüzün gelişmesi gerekiyor” dedi.
İnsanlığa iyi bir miras bırakmak istediklerini ifade eden Oğuz, “Gönlümüz arzu ediyor ve istiyor ki, Kızılırmak Deltası özelinde Samsun, Büyükşehir Belediye Başkanı, Vali özelinde ve ekiplerinin üstlenmiş olduğu bu misyonu gönüllülük katılım ve destek içerisinde şaha kaldırsınlar. Buranın doğal ve kültürel çeşitlilik içerisinde korunup bizden sonraki kuşaklara emanet edilmesini sağlayacak enerjinin, perspektifi, yöntemi birlikte bulup birlikte çalışsınlar. Biz UNESCO Milli Komisyonu olarak kendilerine destek olalım. Diğer kurumlarımız, paydaşlarımız ve ortaklarımız ile bir uzlaşma ve birlikte çalışma kültürü içerisinde insanlığa iyi bir miras bırakacağız” diye konuştu.

“Deltayı vatandaşlarımız da gözü gibi korumalı”
Kızılırmak Deltası’nı sadece kamu kurumlarının değil, vatandaşların da gözü gibi koruması gerektiğinin altını çizen Samsun Valisi İbrahim Şahin, “Kızılırmak deltasında biz bir yıl içerisinde çok ciddi mesafeler aldık. Orayı kendi malı mülkü zanneden bir takım insanlar, babasının malıymış gibi arsayı, arazileri bölüp satmaya başlamışlar. Buraya da bazıları bilerek, bazıları da bilmeyerek konut yapmışlar. Oraya yapılan bazı konutlar, dubleks, tripleks hatta şato tarzı binalar. Bunları belediye yıkmaya başladı. Buda ses getirdi, adeta kasıtlı olarak insanların evinden, mülkünden, yerinden ediliyor gibi hava estirildi. Oralarda arsa satan spekülatörler kamuoyu oluşturmaya çalıştılar. ‘Bu yıkımlar yavaş yavaş sizlerin köylerinize de gelecek’ diye. Aslında tam tersine o olumsuz yapıyı ortadan kaldırıp, köylülerin yaşam tarzını öne çıkarmak gibi bir derdimiz vardı. Kızılırmak Deltası’nda farklı tarihlerde yaklaşık 350 civarında kuş türü görülüyor. Orada kuş parkı yapmamız gerekiyor. Kızılırmak Deltası, UNESCO’nun daimi listesine girmek için çok yoğun bir mücadele yürütüyor. Burayı muhafaza etmek konusunda sadece ben, belediye, jandarma, emniyet ya da kamu ile değil tüm vatandaşlar burayı gözü gibi koruyacak. Buranın tanıtılması gerekiyor. Yörükler’in tekrar deveyi kullanması da gündeme gelebilir. Böyle bir güzelliğin Samsun’da olmasının keyfini süreceğiz. Bir o kadar da sorumluluğumuz var. Biz olabildiğince kendimiz gayret göstermemiz gerekiyor. Şubat 2018 yılına kadar dosyayı hazır etmemiz gerekiyor ve umarım burayı daimi listeye alırız” şeklinde konuştu.
Açılış konuşmaları ve sunumun ardından, “Deltada Sanat Festivali 2017 Kısa Film” yarışması birincisi olan “Yaban” adlı filmim yönetmeni Volkan Budak’a Vali Şahin ve Başkan Yılmaz tarafından kristal turna ödülü verildi. Daha donra Vali Şahin ve Başkan Yılmaz fotoğraf sergisinin açılışını yaparak verilen kokteyle katıldılar.

“Kaçak binaları UNESCO istedi diye yıkmadık”
Kızılırmak Deltasındaki kaçak binaları UNESCO’nun talebi üzerine değil, görevleri gereği yıktıklarını belirten Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, “17 senedir başkanım ve son 6-7 senedir Kızılırmak Deltası ile yakından ilgileniyorum. Zamanında Kızılırmak Deltasında yaklaşık 300’e yakın yazlıklar yapılmış. Belde belediyeleri de bu kaçak yapılaşmaya karşı mücadele başlatmış ama güçleri de yetmedi. En azından kaçak tutanaklarını tutmuşlar, cezalarını kesmişler ama onları kaldırmaya yönelik bir aksiyonu başlatamamışlar. Bizim görev alanımızın içerisine girmiş, kaçak yapı tutanağı tutulmuş binaları yıkmasak bile savcı bize ‘bu kaçak yapıları niye yıkmadın’ diye bizi suçlu görür konusuyla ilgili biz hassasiyeti yüreğimizde hissettik. UNESCO’nun geçici listesine gireceğimiz zaman kaçak bina sahiplerine tebligatta bulunduk ve yıkacağımızı bildirdik. İtiraz ettiler, yargıya gittiler ve yargı da bizi haklı görünce bizde yıkım işine başladık. Bu arada UNESCO bizden talep etti diye biz binaları yıkmadık. Bizim görevimiz olduğu için binaları yıktık. Kaçak yapı tutanağı tutulmuş ruhsatsız binaları yıkmadığımız takdirde yargı bize ‘gel buraya’ diyebilir. Çok iyi bir yoldayız. Bundan sonra Samsunumuz bu 56 bin hektarlık alanı önümüzdeki süre içerisinde UNESCO’nun daimi listesine girmesi için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Samsun’umuz belki de Türkiye’nin en prestijli ama imgesi ve algısı yüksek bir deltayı dünya kamuoyu ile paylaşmış olacak. Samsun çok ciddi bir turizm prestijine kavuşacak” diye konuştu.






SIRADAKİ HABER
}