Haberler 'MOBİGEN Türkiye'ye örnek olacak bir proje'

'MOBİGEN Türkiye'ye örnek olacak bir proje'

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesinde (OMÜ), 'Mobilya Sektöründe Genç İstihdamının Arttırılması Projesi(MOBİGEN)' kapanış toplantısı yapıldı.

 'MOBİGEN Türkiye'ye örnek olacak bir proje'

Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği’nce finanse edilen, Ondokuz Mayıs Üniversitesinin (OMÜ) başvuru sahibi olduğu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Avrupa Birliği Koordinasyon Daire Başkanlığı, Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı (IPA) mali yardımı ile Yatırım Sektörlerinde Genç İstihdamının Desteklenmesi Programı kapsamında desteklenen Mobilya Sektöründe Genç İstihdamının Arttırılması Projesi(MOBİGEN) “Proje Kapanış Toplantısı” ve “Tasarım Yarışması” düzenlendi.
OMÜ Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki (AKM) programa; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Kuran, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Hüsnü Demirsoy, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreter Yardımcısı Necmi Alıç, akademisyenler, sektör temsilcileri, kursiyerler ve öğrenciler katıldı. İstiklal Marşı’nın okunması ve saygı duruşundan sonra açılış konuşmasında söz alan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Kuran istihdam kavramının önemine değinerek, “Bir yanda çalıştıracak eleman bulamayan bir sektör varken öbür yanda iş bulamayan gençlerimiz var. Bunun temel sebebi aslında sanayi sektörünün aradığı belli nitelik ya da vasıflara sahip olmayan gençlerin olması. İşte MOBİGEN projesi de farklı disiplinlerden gelmiş gençlerimizi eğiterek ve bahsettiğim vasıf ve niteliklerle donatarak istihdamlarını kolaylaştırmayı hedefliyor” dedi.

“Üniversiteler kabuk değiştiriyor”
Rektör Yardımcısı Kuran, Avrupa Birliği’nin (AB) bu tür fonlarından daha çok yararlanılması gerektiğini vurgulayarak OMÜ’nün bu çerçevede üzerine düşen görevi layıkıyla yapmaya çalıştığını söyledi. Prof. Dr. Kuran, konuşmasında bu tür projelerin sadece temel alanlardaki bilimsel araştırmalarla değil, sanayinin ihtiyaç duyduğu insan gücünün yetiştirilmesi kapsamında sosyal sorumluluk projeleri olarak da hayat bulması gerektiği değerlendirmesinde bulundu. Prof. Dr. Mehmet Kuran, ülkede üniversite anlayışının son yıllarda değişmeye başladığına işaret ederek devamında şunları dile getirdi: “Üniversitelerin salt eğitim veren ve kendi kabuğu içerisinde araştırma yapan kurumlar olmaktan çıkması gerekiyor. Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarının özünde kabuk değiştirmesi gerekiyor. Yani üniversitelerin yenilikçilik ve girişimcilik yönlerinin gelişmesi-geliştirilmesi zorunlu bu anlamda. Bizim gibi gelişmeye daha çok ihtiyacı olan bir ülkede yükseköğretimin de bu yönde bir hedef belirlemesi elzem. Zaten YÖK de bu yönde adımlar atmaya başladı. Kısacası bu değişime ayak uydurmamız lazım, üniversitemiz de bu değişim ve dönüşümü yaşıyor.”
Programın kapanış sunumunu yapan Proje Koordinatörü Yrd. Doç. Dr. Sema Arıman, MOBİGEN projesinin özel hedefleri arasında; üniversite mezunu genç işsizlere mobilya sektörünün ihtiyacı olan özgün ve modern tasarım yeteneğini kazandırmak ve yeni iş imkânları yaratmak, üniversite-sanayi iş birliğini canlı tutarak sektörün özgün tasarım ihtiyacını karşılamada süreklilik sağlamak olduğunu söyledi.

“Ekonomiye nitelikli eleman girdisi oluşturmayı hedefledik”
Yrd. Doç. Dr. Arıman, proje kapsamında 6 ay teorik (720 saat) ve 2 ay uygulamalı olmak üzere 8 ay boyunca teknoloji odaklı özgün ve modern mobilya tasarım eğitimleri verildiğini kaydederek projenin detaylarına dair şu bilgileri paylaştı: “Bu eğitimler çerçevesinde Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile uyumlu 7 adet eğitim modülü ve mobilya sektöründe özellikle kullanılan yazılımlar seçildi. Öğrenciler uygulamalı eğitimlerini mobilya sektöründe faaliyet gösteren, yenilikçi fikirlere açık, iş birliği kültürü olan ve tasarım yapmak isteyen firmalarda yaptılar. Ayrıca proje kapsamında sanayicinin tasarım ihtiyacını karşılayacak ve proje bittikten sonra da projenin sürdürülebilirliğini sağlamak için OMÜ-TEKNOPARK bünyesinde ‘Tasarım Merkezi’ kuruldu. Karadeniz Bölgesi’nde mobilya sektörüne yönelik ilk tasarım merkezinin altyapı çalışmalarının OMÜ-TEKNOPARK’ta tamamlanmış olması, bölgemizde faaliyet gösteren firmalar için önemli bir hizmet olarak göze çarpmaktadır. Bunun yanı sıra öğrencilerin takibi ve istihdamda kalma durumlarını izlemek ve sürdürmek amacıyla ‘mezun izleme sistemi’ geliştirildi. Bu sistemin adı da ‘Tasarlayarak İstihdamda Kal’ (TİKA) olarak belirlendi. Dahası 20 kursiyerimize MEB sertifikası verildi. Böylelikle bu gençlerimizin iş hayatının önünü açarak ekonomiye nitelikli eleman girdisi oluşturmayı hedefledik.”
Proje Koordinatörü Arıman, sunumunda ayrıca üniversite-sivil toplum kuruluşu-sanayi iş birliği kurularak geliştirilmiş ve yürütülmüş olan MOBİGEN’in 222 bin avroluk bir bütçeyle desteklendiğini, 1 Şubat 2016 tarihi itibari ile yürütülmeye başlandığını ve 28 Şubat 2017’de sona ereceğini sözlerine ekledi.

“MOBİGEN Türkiye’ye örnek olacak bir proje”
“Mobilya Sektöründe Tasarımın Önemi ve Türk Mobilyasının Globalleşmesi” adlı sunumunda söz alan Mobilya Dernekleri Federasyonu Başkanı Ahmet Güleç ise mobilya için tasarımın farz olduğunun altını çizerek Türkiye’nin mobilya sektöründeki kalite algısında önemli mesafeler kat ettiğini ve MOBİGEN gibi projelerin bu çerçevede nokta projeler olduğunu vurguladı. MOBİGEN’in Türkiye’ye örnek olacak bir proje olduğunu söyleyen Başkan Güleç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tasarım, mobilya sektörünün ruhudur. Emeğin yoğun olduğu bir sektörüz. Dünyayı iyi analiz edebilen girişimci bir grubumuz var. Türkiye’nin ihracat destinasyonları kuzeyden güneye, doğudan batıya çeşitlenmiş durumda. Yani bu destinasyonlarda Almanya, Fransa, ABD, İngiltere, Suudi Arabistan, Irak, Türkmenistan ve birçok ülke var. Türkiye büyük bir potansiyele sahip ve bunu ortaya çıkarmamız gerekiyor.”
Bütün bu olumlu verilere rağmen mobilya sektöründe hem Ar-Ge harcamalarında hem de ciro ve potansiyeli açığa çıkarmada ülke olarak hâlâ yetersiz olduğumuzu kaydeden Güleç, “Bu tür projelerin uzun vadeli olması, vazgeçmeden yola devam edilmesi önemli kriterler arasında. Bu projelerle birbirimiz tanıyıp aynı dili konuşacağız. Türkiye’nin mobilya sektöründe globalleşmesi için bu genç, yetenekli insanları sektöre kazandırmamız lazım. Zira bu potansiyele sahip yaratıcı kişileri başka sektörlere kaptırıyoruz” şeklinde konuştu.
Toplamda farklı bölümlerden mezun 20 genç kursiyerin eğitim aldığı MOBİGEN’in proje ekibi; Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesinden proje koordinatörü Yrd. Doç. Dr. Sema Arıman ile Yrd. Doç. Dr. Aydemir Güralp Ural; Mühendislik Fakültesinden Yrd. Doç. Dr. İsmail İşeri ve Sivil Havacılık Yüksekokulundan Yrd. Doç. Dr. Hatice Muti’den oluşuyor.
Konuşmaların ve sunumun ardından verilen kokteylden sonra tasarım yarışmasında dereceye giren kursiyerlere ödülleri verildi. Yarışmada Müge Bal birinci, Sefa Dündar ikinci, Davut Gül ise üçüncü oldu. Program hatıra fotoğrafı çekilmesinin ardından sona erdi.





SIRADAKİ HABER
}