Bundan 20 gün önce
bu köşede,
"Kim bu keskin nişancılar?"
başlıklı yazımda,
terör örgütünün
kanaslı nişancılarının
"profesyonel" olduklarını
belirtmiştim...
Başbakan Davutoğlu'nun, önceki gün
terör örgütünde keskin nişancılar
arasında
çok sayıda yabancı uyruklu
bulunduğunu
açıklaması, o tespitimi doğrulamıştır...
12 Ocak günü
bu köşede
yayınlanan
"Kim bu keskin
nişancılar?"
başlıklı yazımda,
bu konuya şöyle değinmiştim:
"Samsunlu Özel Harekatçı polis Ali Akyol'un,
Diyarbakır'ın Sur İlçesi'nde
yaralı meslektaşını
almaya çalışırken,
keskin nişancı sniper
dürbünlü
kanasla vurulması,
bölgede yaşananları
farklı biçimde
yansıtarak,
ajitasyon yapanların
yalanlarını ortaya çıkarması
bakımından ilginç
bir gelişmedir...
Bu şu demektir!..
O keskin nişancı silahlarıyla
ateş edenler,
halktan değildir...
Çünkü, bu silahla ateş etmek
profesyonellik gerektirir..."
Amerika'nın, terör örgütüyle
bilinen ama o zamana kadar tespit edilemeyen
ilişkilerini açığa çıkaran rahmetli
Jandarma Genel Komutanı
Org. Eşref Bitlis Paşa'nın,
helikopterinin
düşürülmesi sonucu
hayatını kaybetmesinden sonra;
söz konusu irtibata dair işaretlere, çokça rastlamıştık...
ABD'nin PYD sevdası boşuna değil!..
Şimdi, Amerika'dan
sonra Rusya da
terör örgütüne destek
vermektedir...
Yani, güvenlik güçleri
Güneydoğu Anadolu'da
çapulcularla değil,
yüksek ücretlerle
çalıştırılan profesyonellerle
mücadele etmektedir...
O bölgede son dönemde şehit edilen
polis ve askerlerin
neredeyse tamamı,
keskin nişancıların
hedefi olmuştur...
Bu keskin nişancıların
arasında
Amerikalılar başta olmak üzere
bazı ülkelerin eski
askerlerinin
bulunması, şaşırtıcı
değildir...
Çünkü, Amerika dünyanın pek çok yerindeki
iç karışıklıklarda eski askerlerinin kurduğu
özel güvenlik şirketlerine
görev vermektedir...
Yani, o bölgede
vatandaşların zarar görmemesi için
duyarlı davranan
güvenlik güçlerinin
mücadelesinin
uzun sürmesinin
nedenlerinden biri de
keskin nişancı
profesyonellerin
terör örgütünün içinde yer almasıdır...