Bu devletin

temelini oluşturan
değerler,
dünden bugüne
biçimlenmiş değildir!..
Kimileri zaman zaman ayarı
bozmaya kalkışsa da
devlet, gerektiği anda
görevini yapmıştır...
Çünkü, devlet sabırlıdır...
Orta Asya'dan
Anadolu'ya
binlerce yıllık
deneyimiyle
her türlü
belayı savuşturacak
kabiliyete
sahip olan bu devlet,
ülkesi ve milletiyle
bölünmez bütünlüğüne
zarar gelme ihtimallerinde,
refleksini göstermiştir...
"Çözüm süreci" ile başlayan
samimi yaklaşımlar
sırasında bazıları; devletin
uyuduğu, hatta hafızasını kaybettiği
vehmine kapılmıştır...
Yani, bu yargıya
kapılan PKK ve yandaşları,
hükümetle
devleti birbirine karıştırma
gafletinde bulunmuştur...
Hükümetin, bu süreçte
HDP'yi muhatap almak
başta olmak üzere,
birçok yanlışlıktan
geri adım atmasında,
devletin ortaya koyduğu
hafıza kayıtları, etkili olmuştur...
Çünkü, geçmişte terör örgütü ve uzantılarıyla
girişilen ilişkilerin
hepsinde,
samimi yaklaşımlara
ihanet edilerek,
karşılık verilmiştir...
1993 yılını hatırlatalım...
Rahmetli Özal, o dönemde Cumhurbaşkanı'dır. Özal,
Kürt kökenli siyasetçi Ahmet Türk aracılığıyla
örgütle bağlantı kurarak,
bir çözüm süreci başlatmak istemişti...
Aradan çok geçmemiş; 17 Nisan 1993'te
Özal, nedeni hala tartışma konusu olan
bir biçimde vefat etmişti...
O yıllarda DYP-SHP koalisyonu vardı. Demirel, Özal'ın koltuğuna oturduğunda;
Erdal İnönü de Başbakanlığa vekaleten bakıyordu. Terörün sona erdirilmesi konusunda,
Özal'ın izlediği yöntemle
Güneydoğulu bazı milletvekilleri
aracılığıyla örgütle bağlantı kurulmuştu. Gelişmeler sonucunda,
teröristbaşı da "ateşkes" ilan
ettiğini açıklamıştı...
25 Mayıs'ta MGK toplantısında,
çok önemli kararlar alınacak,
ve bu kararlar, hükümete tavsiye edilecekti. Demirel,
temkinliydi. "Bunların sözüne güvenilmez"
demiş, ama oyun bozan olmak da istememişti...
Takvim yaprakları 23 Mayıs'ı
gösterdiğinde, Türkiye en büyük acılarından birini yaşadı. Bingöl'de 33 erimiz, teröristlerce
şehit edildi. Erler silahsızdı. Çünkü,
"ateşkes" sözüne inanılmıştı...
O katliamı yapan, Şemdin Sakık'tı. Ve bu katil,
Ergenekon davasında, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un
karşısına, "gizi tanık" olarak çıkarılmıştı...
Söyleyecek çok şey var da
neyse konuyu dağıtmayayım!..
1993 yılından bugüne kaç iktidar
gelip geçti. O yıllardaki siyasi partilerin
birçoğu silindi gitti...
Ama devlet hala dimdik ayakta...
Güneydoğu Anadolu'da
bugün geçmiştekilerden
farklı bir biçimde
terörle mücadele
yapılması,
halk desteğini yitiren
terör örgütünün
'Nevruz'da
planladığı büyük kalkışmanın
önünü kesmek içindir...
Yani, devlet uyumadığını ve
hafızasını kaybetmediğini
göstermektedir...
Bu arada, o bölgede yaşananları
devletin üzerine ihale etmeye çalışanlara
bir çift sözüm var:
"Tayyip Erdoğan düşmanlığı yapacağız diye
devlete haksızlık etmeyin. Erdoğan fani, devlet bakidir."