Haberler Erkekler de meme kanseri olabilir

Erkekler de meme kanseri olabilir

Toplumda 'erkekler meme kanseri olmaz' şeklindeki anlayışın yanlış olduğunu belirten Opr. Dr. Kadir Yıldırım, her 100 meme kanseri hastasından birinin erkek olduğunu söyledi

 Erkekler de meme kanseri olabilir

Meme kanseri konusunda bazı toplumda bazı yanlış inanışların olduğunu belirten Liv Hospital Samsun Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğinden Opr. Dr. Kadir Yıldırım, meme kanserinde yanlışların ne olduğunu ve doğru bilgileri açıkladı. Opr. Dr. Kadir Yıldırım'ın yaptığı açıklamada, meme kanserinde doğru ve yanlışlar şu şekilde:

Yanlış: Memede görülen her kitle kanseri gösterir.
Doğrusu: Memede ele gelen kitlelerin yüzde 90'ı kanser değildir. Genç yaşlarda fibroadenom veya kist denen iyi huylu lezyonlar çok görülür. Orta ve ileri yaşlarda fibrokistik değişiklikler ele kitle olarak gelebilir. Kitlelerin ağrılı veya ağrısız olması bunun kanser olduğu anlamına gelmez. Ancak memede ele gelen farklı bir yapı veya kitlenin ne olduğunun mutlaka aydınlatılması gerekmektedir. Meme de kitle fark edildiğinde mutlaka doktora başvurmak gerekir.

Yanlış: Meme kanseri risk faktörlerini içeren kişiler mutlaka kanser olur.
Doğrusu: Kadın olmak,ailede meme kanseri öyküsü,ileri yaş,geç menopoza girmek, erken adet görmek, çocuk doğurmamış olmak, süt vermemek, obezite, çevreden aldığımız radyasyon riski arttıran faktörler olarak sayılabilir.Bu nedenle kadınların risklerine uygun bir tarama programı öneriyoruz. Sonuçta, meme kanseri açısından risk unsurları taşıyan kadın mutlaka meme kanserine yakalanacak ya da tam tersi meme kanseri açısından risk unsurları taşımayan kadınlarda meme kanseri görülmeyeceğini söylemek mümkün değil.

Yanlış: Meme kanseri genç yaşlarda görülmez.
Doğrusu: Meme kanseri görülme sıklığı yaşla birlikte artmakta ancak 20’li 30’lu yaşlardaki genç kadınlarda da meme kanseri görüyoruz. Meme kanserinin her yaşta görülen bir hastalık olduğunu söylemekle beraber ileri yaşlarda görülme sıklığının arttığının altını çizmeliyiz.

Yanlış: Ailesinde ve akrabalarında meme kanseri tanısı konmuş kimse yoksa, meme kanseri olmaz.
Doğrusu: Meme kanserinin yüzde 10-15’i kalıtsal nedenlerle ortaya çıkar, geri kalan yüzde 85'inin genetikle bir ilişkisi yoktur. Eğer bir kişinin ailesinde kalıtsal meme kanserine neden olan gen mutasyonu varsa riski anlamlı ölçüde artar.Ancak,bir kişinin ailesinde meme kanseri yaşanmamış olması da meme kanseri görülmeyeceği anlamına gelmez.

Yanlış: Erkekler meme kanseri olmaz.
Doğrusu: Bu da yanlış bir bilgi. Her 100 meme kanseri hastasından birisi erkek. Özellikle kalıtsal meme kanseri ailelerinde olan erkeklerde meme kanseri daha sık görülüyor. Bu nedenle erkekler de memelerinde bir kitle fark ederlerse zaman kaybetmeden bir doktora başvurmalı.

Yanlış: Meme kanseri olanlar ameliyatta tüm memesini kaybeder.
Doğrusu: Artık meme kanseri ameliyatlarında sıklıkla meme korunabiliyor.Meme koruyucu cerrahi ile tümör güvenli cerrahi sınırlarla çıkartılabilliyor.Ameliyat sonrasında geride kalan meme dokusunda tümör nüksü olmaması için ışın tedavisi (radyoterapi) almaları gerekiyor.Bazı hasta gruplarında ameliyat öncesi ya da sonrasında ilaç tedavisi de gerekebiliyor.

Yanlış: Meme kanseri ameliyatlarından sonra mutlaka kadınların kolu şişer.
Doğrusu: Özellikle son yıllarda gelişen yeni teknolojilerinin de yardımıyla koltuk altındaki lenf bezlerine daha az müdahale ediyoruz.Koltukaltı ameliyatında, ameliyat öncesi işaretlenen lenf bezleri bulunup çıkartılıyor ve ameliyat sırasında patoloji uzmanı tarafından inceleniyor. Eğer lenf bezlerinde meme kanseri yayılımı saptanmazsa, ameliyata devam edilmiyor.Ama hastalığın koltuk altındaki lenf bezlerine de yayıldığını saptadığımız hastalarda lenf bezlerini tamamen temizliyoruz.

Yanlış: Ameliyat sonrası memenin dış görünüşü değişir.
Doğrusu: Son 20-30 yıldır meme kanserinin tedavisinde meme koruyucu cerrahi yapılması ve erken evrede yakalanan tümörlerde sadece kitleyi ve onun etrafındaki küçük bir sağlam meme dokusunu çıkarttığımız için,özellikle de tümörün yerleşimi uygun olduğunda, meme kanseri nedeniyle cerrahi tedavi uygulanmış olduğu çıplak gözle bile fark edilemeyecek düzeyde olabiliyor."





SIRADAKİ HABER
}