HaberlerSamsun HaberleriCHP Samsun İl Başkanı Akcagöz: Barış istemek suç mu?

CHP Samsun İl Başkanı Akcagöz: Barış istemek suç mu? - Samsun Haberleri

Türk Tabipler Birliği yöneticilerinin gözaltına alınmasını eleştiren CHP Samsun İl Başkanı Tufan Akcagöz, 'Hekimlerimiz, savaşa karşı olduklarını söyledikleri için böyle bir muameleye maruz kalıyor. Barış istemek suç mu?' dedi

CHP Samsun İl Başkanı Akcagöz: Barış istemek suç mu?

CHP Samsun İl Başkanı Tufan Akcagöz, Türk Tabipler Birliği'ne düzenlenen operasyonu eleştirdi.

SESSİZ KALMAYACAĞIZ

Gözaltılarla ilgili Samsun Tabip Odası Başkanı Murat Erkan’ı ziyaret eden Akcagöz, "Hekimlerimiz, savaşa karşı olduklarını söyledikleri için böyle bir muameleye maruz kalıyor. Barış istemek suç mu? Bunun, Afrin operasyonu ile ilişkilendirilmesi doğru değil. Afrin başka, hekimlerin yaşam hakkını savunması başka. Bir hekim için insan yaşamını savunmak ve bu uğurda mücadele vermek onurdur ve bir hekim savaşı bir tarafa bırakın, daima barıştan yana olmak zorundadır. Bu, hekimlik mesleğinin gereğidir. Hekimler, insanı yaşatmak için vardır. Ortaya çıkan sonuç şudur. AKP Hükümeti, kendisinden olmayan herkese düşman. Sadece hekimlere değil, Avukatlara da düşman. İşçiye de düşman, emeğe de düşman. AKP zihniyeti, kendisi gibi düşünmeyen herkese düşman. O halde, gücünüz yetiyorsa bütün muhalifleri alın. Sessiz kalacağımızı bekliyorlarsa, daha çok bekleyecekler. Bu korku ve baskı duvarları, mutlaka bir gün yıkılır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın" dedi.

KABUL EDİLEMEZ

Türk Tabipler Birliği’nin, teröre de 'hayır' dediğini hatırlatan Akcagöz, "Umarım bu gözaltılar derhal sona erer. Hukuka aykırı bu sürecin devamı, toplumsal barışa yönelik en büyük tehlikedir. Türk Tabipler Birliği, ülkenin en güçlü meslek kuruluşlarından biri. Bu muameleye maruz kalması oldukça rencide edici. ÖSO’ya övgüler düzenlerin ülkeyi getirdiği son durum budur. ÖSO iyi, TTB kötü. Her ne kadar Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, hekimleri temsil etmiyor gibi saçma sapan bir söz etse de, yüz bine yakın hekimi temsil eden bir meslek örgütünün üzerindeki bu baskı asla kabul edilemez. Bu baskı, demokrasilerde asla kabul görmeyecek bir tehdit anlamına gelir. Bu tehdit, muhalif her sese yönelmiş demektir. Ne istiyorlar? Herkes papağan gibi aynı şeyi mi konuşsun, ülkede farklı bir ses, farklı bir renk olmasın mı? Herkes, özgürce fikrini açıklayabilmeli. Demokrasi bunun için var. Bundan yirmi yıl önce, ‘minareler süngü’ şiirini okudu diye ceza alan ve o dönem ‘hani özgürlük?’ naraları atan Tayyip Erdoğan’ın bu süre zarfında ülkeyi getirdiği hale bakın. Şimdi başkaları ondan demokrasi ve özgürlük bekliyor. 12 Eylül döneminde de önce işte bu meslek örgütlerinin baskı altına alındığını ve hatta başkanlarının tutuklandığını görüyoruz. Ben tüm Samsun halkını, yaşam hakkını savunduğu için linç edilmek istenen hekimlerimize sahip çıkmaya çağırıyorum. İnsanın, ‘artık yeter’ diye bağırası gelmişse, bıçak kemiğe dayanmış demektir" diye konuştu.

 





SIRADAKİ HABER
}