HaberlerGurur veren yolculuk

Gurur veren yolculuk

Ekolojik Yaşam Bisiklet Derneği ve İlkadım Kent Konseyi Bisiklet Çalışma grubu üyeleri Ayhan Basmacı, Osman Özdemir ve Selim Daban, bisikleti hem spor hem de ulaşım amaçlı kullanıyor. Bu hafta onların gururla anlattıkları Çanakkale yolculuğunu dinledik?

Gurur veren yolculuk

“Emeklilerin işinin bitmediğini göstermek istiyoruz” diyerek yola çıktılar. ‘İlkadım'dan Çanakkale'ye Bisikletle Şühedaya Saygı Yolculuğu’nda tam bin 300 km pedalladılar. Emekli Hava Astsubay Ayhan Basmacı, DSİ’de memur olarak çalışan Osman Özdemir ve Emekli Polis Selim Daban, en gururlu yolculuklarını anlattı. Üç isim de herkese bisiklet kullanma tavsiyesinde bulunuyor.  

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Sizleri tanıyabilir miyiz?

Ayhan BASMACI: Emekli Havacı Astsubayım. Ekolojik Yaşam ve Bisiklet Derneği ile tanıştıktan sonra bisikletin bir ulaşım aracı olduğunun farkına vardım. Karbon salınımı yapmadan, çevreye zarar vermeden kullanılan bir ulaşım aracı olan bisikletle ilgili farkındalık oluşturmayı amaçlıyoruz.

Selim DABAN: Emekli polisim. Ben de bisikletin insan hayatında öneminin büyük olduğunu düşünüyorum. Bisiklet, çocuk yaşlardan itibaren dostluklar oluşmasına vesile olan bir araç. Ben de çocukluk yaşlardan bu yana bisiklet kullanmayı seviyorum. Bu topluluğun içinde olduğum için de çok mutluyum.

Osman ÖZDEMİR: Devlet Su İşleri’nde memur olarak çalışıyorum. Bisiklet haricinde doğa sporlarıyla da uğraşıyorum. Hatta bisiklet de, hayatıma doğa sporu yapamadığım dönemleri değerlendirebilmek için girdi diyebilirim. Yaptığım sporların yanına bisikleti de ekledim iyi ki de öyle yapmışım.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Ekolojik Yaşam ve Bisiklet Derneği üyesi olmanızı sağlayan şey neydi?

Ayhan BASMACI: Öncelikle çevreye duyulan saygı. Bisikletin hayatımızı kolaylaştırıcı etkisi. Etkinlikler de ayrı ayrı çok anlamlı. Gerçekleştirilen etkinliklerde başarmış olma hissi de teşvik edici oluyor. Çevreye zarar vermeden ulaşım sağlamak çok güzel. Tüm bunlar beni etkiledi ve bu topluluğun içinde yer almaya karar verdim.

Osman ÖZDEMİR: Çevreye karşı saygılı bir dernek olması benim için de çok önemli. Ayrıca tüm etkinliklerimizin bir ana fikri var ve farkındalık yaratmayı amaçlıyoruz. Biz bisikleti bir performans aracı olarak değil ulaşım için kullanıyoruz. Halka açık etkinliklerimizle bisiklet sevgisini aşılamak istiyoruz.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Ekolojik Yaşam ve Bisiklet Derneği’nin sloganı olan ‘doğa için pedalla’ ifadesi ne anlama geliyor?

Ayhan BASMACI: Yaptığımız etkinliklerin tamamı doğa ile ilgili. Örneğin Dünya Sulak Alanlar farkındalık gününde Kızılırmak Deltası’na bisikletlerimizle gidiyoruz. Çevreye zarar vermeden gözlem yapıyoruz.  Bu yolla doğaya saygımızı göstermiş oluyoruz. Dernekte de sosyal bir ortam oluşmuş oluyor.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: "İlkadım'dan Çanakkale'ye Bisikletle Şühedaya Saygı Yolculuğu"fikri nasıl ortaya çıktı?

Ayhan BASMACI: Ülkemizin içinde bulunduğu durum ve terörün gölgesinde yaşadığımız şu günler malumunuz. 1915 yılında atalarımızın bizler için cansiperhane bir şekilde mücadelesi bizler için şevk kaynağı oldu. Bizler o zaman yaşanan duyguyu günümüze taşımak istedik. Atalarımız o dönem kağnılar, at arabalarıyla Çanakkale’ye gitti biz de onları yâd edebilmek adına bisikletle gittik. Bin 300 km pedalladık. Bu projeyi İlkadım Belediyesi Kent Konseyi ve Bisiklet Çalışma Gurubu ile ortaklaşa planladık ve hayata geçirdik. 11 günde Çanakkale’ye ulaştık. Giderken güzergâhımız üzerindeki şehirlerin şehitliklerinden toprak aldık. Bu toprakları Çanakkale’deki şehitlikte bulunan toprakla birleştirdik.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Bu proje sizinle paylaşıldığında ve yolculuk sırasında neler hissettiniz?

Selim DABAN: Daha önce Çanakkale’ye iki sefer karayoluyla gittim. Çocuklarımı da götürdüm. Ama bu şekilde gitmek benim için daha büyük heyecan oldu. Nasıl bir duygu olduğunu ifade etmekte dahi güçlük çekiyorum. Kat ettiğimiz güzergâhta iklim şartlarını gözetmedik. Bütün zorlukları göze aldık. Arkadaşlarım da benimle aynı duyguları paylaştılar. Yolculuk sırasında karşılaştığımız vatandaşların ilgisi de çok yüksekti. Gördük ki onlar da aynı duyguları yaşıyor. Samsunlu hemşerilerimizle de karşılaştık. Tebriklerini aldık ve bu bizi çok mutlu etti. Aynı yolculuğu tekrar yapmak isterim.

Osman ÖZDEMİR: Kalbimin sesini dinledim ve her şeyi göze alıp yola çıktım. Yolun uzunluğunu, hava şartlarını bir kenara bıraktım. Cumhuriyet’in kıvılcımını oluşturan İlkadım’dan, başlayarak büyük mücadelenin mimarlarının olduğu Çanakkale Abidesi’ne ulaşmak, onlara saygı ve minnetlerimizi sunmak beni gururlandırdı.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Bu yolculuk sırasında sizi en çok etkileyenler neler oldu?

Ayhan BASMACI: Uğradığımız şehirlerde geçirdiğimiz zamanların tamamı çok değerli. 100 km’de bir konaklayıp dinlendik. İlk konakladığımız yer Merzifon oldu. Gittiğimiz yerlerde yerel yönetimlerimizle bir araya geldik. Gittiğimiz her yerde çok sıcak karşılandık.

Osman ÖZDEMİR: Şehitlikleri ziyaretlerimiz sırasında şehit aileleriyle kurduğumuz diyaloglarda gördük ki onların hayatları şehitlik ve evleri arasında. Sanki bize kabirlerden toprak değil de kendilerinden bir parça emanet ettiler. Biz de onların duygularını paylaştık.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Çanakkale’ye ulaşma anı nasıldı?

Selim DABAN: Çanakkale’ye akşamüzeri vardık. Hava kararmıştı. Ertesi gün Gelibolu Yarımadası’na ulaşmak için feribota bindik. Daha sonra çeşitli ziyaretlerimiz oldu. Abide’yi gördüğümüzde büyük heyecan duyduk. Orada, insanın etkilenmemesi mümkün değil. Koşarak yanımıza gelen ve tebrik eden askerler de bizi çok etkiledi. 

Osman ÖZDEMİR: Çanakkale’de adımımızı attığımız her yer şehit mezarı. Buraya adım attığınızda da o duyguyu hissediyorsunuz. Onlar, vatanları için canlarını feda eden insanlar. Biz de onlara, dualarımızla saygı ve minnetimizi ulaştırmaya çalıştık. Güzel bir maneviyat yaşadık. Bu yolculuk Çanakkale’ye olsa da tüm gazi ve şehitlerimizi kapsar nitelikteydi.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Kaç kişilik bir ekip vardı bu yolculukta?

Selim DABAN: Buradan üç kişi yola çıktık. Ankara’da bize bir arkadaşımız daha katıldı. Sonrasında iki arkadaşımızın daha katılımıyla yolculuyu altı kişi tamamladık.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: İlkadım Belediyesi’nden böyle bir destek almak nasıl bir duygu?

Ayhan BASMACI: Kesinlikle çok güzel bir duygu. Bu projeyi yaptığımızda dikkat çekici nokta yolun uzunluğuydu. Bu noktada arkamızda insanların olduğunu görmek bizi mutlu etti. Bizler emekli insanlarız ve emeklilerin işinin bitmediğini de göstermek istedik. Amaçlarımızdan biri de örnek olabilmek. Gittiğimiz bazı şehirlerde insanlar bizi görünce şaşırdıklarını, daha genç insanlar beklediklerini ifade ettiler. Biz bu tür projeleri gençlerden de bekliyoruz onlara önderlik yapmak istedik.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Bisiklet sürmek fiziksel ve ruhsal olarak nasıl fayda sağladı?

Selim DABAN: Sağlıklı ve zinde olabilmek için bisiklet çok güzel bir spor. Ben herkese öneriyorum. Ayrıca bisiklet sürmek sosyal ortamların oluşmasını da sağlıyor. Kesinlikle bisiklet kullanımı yaygınlaşmalı.

 Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Bu tür etkinlikler devam edecek mi?

Ayhan BASMACI: Tabi ki, biz her hafta başka bir güzergâha bisiklet sürüyoruz. 12 ay boyunca etkinliklerimiz sürüyor. Herkesi de bekliyoruz.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Çok teşekkür ederiz.

Röportaj: Burcu DÜZGÜN ÇOBAN

Stüdyo Fotoğraf: Pirsu DÜZGÜN

 





SIRADAKİ HABER
}