HaberlerSamsun HaberleriSamsun CHP Parti Meclisi Üyesi Günaydın: Ekonomik kriz rahiple açıklanamaz

Samsun CHP Parti Meclisi Üyesi Günaydın: Ekonomik kriz rahiple açıklanamaz - Samsun Haberleri

CHP Parti Meclisi Üyesi Gökhan Günaydın, 'Ekonomik krizi yalnızca dış güçlerin oyunu şeklinde açıklamak yeterli değil. Bu kriz ne rahiple ne de Trump'la açıklanabilir' dedi

Samsun CHP Parti Meclisi Üyesi Günaydın: Ekonomik kriz rahiple açıklanamaz

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclisi Üyesi  Gökhan Günaydın, il binasında basın mensupları ile bir araya geldi. Yaşanan ekonomik gelişmeleri değerlendiren Günaydın, gündemde yer alan konularla ilgili açıklamalarda da bulundu.

YÜZDE 30 DEĞER KAYBI

CHP'nin 81 ilde, Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik durumu halka anlatmak ve yapılması gerekenleri konuşmak için bir program düzenlediğini hatırlatan Günaydın, "Türkiye şu anda 1999 ve 2001 yıllarında yaşanan ekonomik krizin bir benzerini yaşamaktadır. İktidar partisi, içinde bulunduğumuz koşulları bir rahip krizine bağlamaktadır. Hiç şüphesiz ABD'nin Türkiye'ye karşı hasmane bir tutumu söz konusudur, ancak sizin ekonominiz güçlü ise bu saldırılara karşı koyabilirsiniz. Ama değilse, suçu dış güçlere atarak işin içinden sıyrılmaya çalışırsınız. Trump iktidara gelir gelmez, Meksika ile sorun yaşamış, ama Meksika parası Peso, sadece yüzde 5 değer kaybetmiştir. Oysa rahip krizinden bu yana, Türk lirasının ABD doları karşısındaki değer kaybı yüzde 30'u aşmıştır. Bu nedenle ekonomik krizi yalnızca dış güçlerin oyunu şeklinde açıklamak yeterli değildir. Bu kriz ne rahiple ne de Trump'la açıklanabilir" diye konuştu.

466 MİLYAR DIŞ BORÇ

Gelişen ülkeler arasında Türk Lirası'ndan daha fazla değer kaybeden tek para biriminin Arjantin Pesosu olduğunu söyleyen Günaydın, "2014 seçimleri esnasında dolar 2,14 seviyesinde idi. 2017 sonunda Dolar 3,78 TL şimdi ise 6,68 TL oldu. 2014 yılında faiz yüzde 9,36'ydı. 2017 yılında yüzde 13,4 ve şimdi ise yüzde 25’tir. Bu tablo bize kötü gidişatı açıkça göstermektedir. 2002 yılında dış borcumuz 129,6 milyar dolardı. Bugün itibari ile 466,7 milyar dolar oldu. 2002'den bugüne, 16 yıl boyunca ölçüsüz hesapsız yapılan dış borç üretken olmayan sektörlerde heba edilmiştir. Bu yüzden, cari açık 1 milyar dolardan 55 milyar dolara çıkmıştır. Bu süre zarfında ortada ne rahip ne Trump vardı" şeklinde konuştu.

1 YILDA 40 MİLYAR DOLAR

Türkiye’nin yıl sonuna kadar 40 milyar dolar ödeme yapmak zorunda olduğunu anlatan Günaydın, "Doların 6,68 TL düzeyinde oluşu Türkiye’nin milli gelirini 883 milyar dolardan 486 milyar dolara geriletmiş durumdadır. Kişi başına düşen milli gelir, 11 bin dolardan 6 bin dolara gerilemiştir. AKP’lilerin ekonominin çöküşünü dış güçlere havale etmeden önce 16 yıl boyunca ne yaptıklarını açıklamaları gerekir. Bu rakamlar durumun milletin yastığının altındaki dolarla altınla çözülebilecek olmaktan çok uzak olduğunu gösteriyor. Bütün bu tablo, Türkiye’yi, Arjantin’in ardından dünyanın en kırılgan ekonomiye sahip ikinci ülkesi yapmaktadır. Enflasyon oranı da Sierra Leone’yi geçmiştir" ifadelerini kullandı.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Çözüm önerilerini de sıralayan Günaydın, şunları kaydetti: "Devlette liyakat gecikilmeksizin tesis edilmelidir. Sadakat yerine liyakat geri getirilmelidir. Türkiye'de demokrasiye, bağımsız yargıya, hukukun üstünlüğüne olan güven önemli ölçüde aşınmış durumdadır. Bunlar yeniden kurum ve kurallarıyla inşa edilmeden iktisadi krizin önlenmesi mümkün değildir. Akılcı dış kaynak yönetimi çok önemlidir, alınan bu kaynakları Türkiye, geri dönüşü mümkün olmayan inşaat sektöründe harcamıştır. Hükümet vatandaşa dolar bozdurun çağrısı yaparken, kendisi ihaleleri dolar bazında vermektedir. Biz bu ihalelerin derhal TL'ye döndürülmesi gerektiğini söylüyoruz. Kamu İhale Yasası, bir daha değiştirilmeyecek şekilde adil, tarafsız ve Türkiye'nin yararına olacak şekilde düzenlemelidir. Önceleri devleti denetleyen Sayıştay, yeniden etkinliğini kazanmalıdır. Bütçe disiplini sağlanmak zorundadır. Dış politikanın yeniden Türkiye'nin yararına organize edilmesi gerekir. Kontrolsüz borçlanmaya bir an evvel son verilmelidir. Vergi politikasındaki adaletsizlikler giderilmelidir. Üretim odaklı politika geliştirilmelidir. Ancak bunlarla ekonomik düzlüğe çıkılabilir."

Barış BUDANOĞLU

 





SIRADAKİ HABER
}