Haberlerİstanbul HaberleriÜreticiler, poşet bedelinden perakendecilerin pay almasını istemiyor

Üreticiler, poşet bedelinden perakendecilerin pay almasını istemiyor - İstanbul Haberleri

Ücretli poşet uygulamasının yansımaları sürüyor. Üretici tarafı 25 kuruşa satılan poşetlerin 10 kuruşunun perakendeciye aktarılmasını istemiyor. Gerekçe olarak ise; perakendecilerin yıllardır bedel ödeyerek aldıkları poşetlerin maliyetlerinin bu adımla tüketiciye yüklendiğini olarak sunuldu.

Üreticiler, poşet bedelinden perakendecilerin pay almasını istemiyor


Plastik poşetlerin 1 Ocak'tan itibaren ücretli hale gelmesi sonrasında plastik poşet üreten 100'ün üzerinde firma temsilcisi Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) öncülüğünde düzenlenen toplantıda bir araya gelerek uygulamanın sektöre etkisini değerlendirdi.

Yılbaşından itibaren uygulanmaya başlanan ücretli poşet uygulamasında ucu açık konuların bulunduğunu söyleyen PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, '1 Ocak 2019 tarihi itibariyle alışveriş poşetlerinin ücretlendirilmesi kanunu uygulanmaya başlandı. Bize göre bu uygulamada ucu açık konular var.

'O maliyet perakendecini maliyetiydi, şimdi tüketicinin oluyor'
En önemli konulardan biri; bu alışveriş poşetleri 25 kuruşa satılıyor, 15 kuruşu bakanlığa, 10 kuruşu ise perakendecilerde kalacağı ifade ediliyor. Sektör olarak perakendecilerin bu noktada bir bedel almasını çok uygun görmüyoruz. Çünkü yıllardır zaten halihazırda bu bedeli ödeyip bedelsiz veriyordu. Yani o maliyet perakendecini maliyetiydi. Şimdi tüketicinin maliyeti oluyor. Temel yaklaşımız gereği biz istiyoruz ki; bu bedel çevre ile ilgili oluşturulacak bir fonda toplansın' ifadelerini kullandı.

Meyve-sebze kısmında satılan ürünlerde kullanılacak poşetlerde uygulanan çift kata 0.15 mikron sınırının iki katına çıkarılması gerektiğini kaydeden Eroğlu, 'Bu uygulama ile ilgili teknik konular var. Uygulama Avrupa Birliği'nin 2013 yılı itibariyle teklif ettiği 2015 yılında yasalaşan yönetmenliğinden geliyor. O yönetmelik üzerinde bizde de uygulama geçirildi, ama bu geçiş sürecinde belli konuların ucu açık kaldı. Özellik hijyen için şarküteri ve meyve-sebze kısmında satılan ürünlerde kullanılacak poşetlerde çift kata 0.15 mikron sınırı getirildi. Burada bir yanlışlık var. AB'deki bu mevzuatın alındığı noktada çift kat 0.30, bir kat 0.15 mikron sınırlı olarak uygulanıyor. Dolayısıyla bizde Avrupa'da ölçülmüşün yarısı alındı. Biz bu noktada uygulama olarak aynı şekilde 0.15 iki katına çıkarılsın' dedi.

Bu kanun çok hızlı bir şekilde çıkarıldığını ve bu nedenle üretici firmaların büyük sorunlarla karşı karşıya kaldığından bahseden Eroğlu, 'Şu anda çok hızlı geçiş yapıldığı için meslektaşlarımızın sorunlarından bir tanesi de üretilip satış noktalarına satılan poşetlerin iade edilmek istenmesi. Bu ciddi bir sorundur. Bu mevzuattan dolayı poşet kullanımı yüzde 50 düştüğü için elde kalan stokların tüketim süreleri uzadı' diye konuştu.

'Esas çözüm eğitim ve bilinçlendirmedir'
Yavuz Eroğlu, 'Plastik, kağıt, cam gibi herhangi bir malzemedir. Kendi kendisine iyi veya kötü olamaz. İyi veya kötü olan şey, onu bilinçsizce dışarıya bırakmaktır. Bu işin esas çözümü eğitim ve bilinçlendirmedir' şeklinde konuştu.
Başkan Eroğlu plastik sektörünün Türkiye ekonomisinme desteklerinden bahsederek şunları kaydetti: 'Plastik sektörü Türkiye'de 37 milyar dolara yakın ciro üreten, 250 bin kişiden fazla kişiye istihdam sağlayan, 11 bin firmaya sahip olan, ihracatı 12 milyar doları bulan bunların sonucu itibariyle bakıldığında dünyadaki en büyük altıncı plastik işleyici konumuna gelen Avrupa'da Almanya'dan sonra ikinci konumda olan bir sektördür. Bu kadar güçlü sektörün yanlış ve tamamen bilimsel değerden yoksun şekilde değerlendirdiğimiz zaman kaybeden ekonomimiz olur.'





SIRADAKİ HABER
}