Haberlerİstanbul HaberleriAraştırmacı Yazar Hüseyin Demir: 'Güçlü şehir, güçlü Türkiye demek'

Araştırmacı Yazar Hüseyin Demir: 'Güçlü şehir, güçlü Türkiye demek' - İstanbul Haberleri

Araştırmacı Yazar Hüseyin Demir Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), geçen yıla ilişkin üretim yöntemiyle hesaplanan gayrisafi yurt içi hâsıla (GSYH) sonuçlarını değerlendirdi. Demir, Türkiye ekonomisini daha güçlü olabilmesinin anahtarının her şehrin ekonomisinin farklılaştırmaktan geçtiğini belirtti.

Araştırmacı Yazar Hüseyin Demir: 'Güçlü şehir, güçlü Türkiye demek'


Araştırmacı Yazar Hüseyin Demir Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), geçen yıla ilişkin üretim yöntemiyle hesaplanan gayrisafi yurt içi hâsıla (GSYH) sonuçlarını değerlendirdi. Hüseyin Demir; Türkiye ekonomisi 2018'de yüzde 2,6 büyürken, geçen yılın son çeyreğinde yüzde 3 daraldığının görüldüğünü bildirerek, Türkiye ekonomisini daha güçlü olabilmesinin anahtarının her şehrin ekonomisinin farklılaştırmaktan geçtiğini belirtti. Şehirlerin farklı ve ihtisaslaşmış ekonomilere sahip olabilmesi için önerilerde bulundu.

Her şehir için farklı ekonomik kalkınma modeli
Demir; 'Konya'nın yüz ölçümü 38 bin kilometrekare, tarımda rekorlar kıran Hollanda'nın yüz ölçümü ise sadece 41 bin kilometrekare. Konya'dan çok az büyük olan Hollanda'nın ihracatı Türkiye'nin nerdeyse 5 katı kadar. Hollanda'nın tarımdaki başarısı tesadüf değil. Başarının sırrı, verimli üretim modeli, AR-GE, kooperatifleşme, pazarlama ve piyasa denetimi gibi faktörlerin ileri derecede gelişmiş olmasının altında gizli. Her ilimizi bir Hollanda yapmak için çalışmalıyız ve bunun için bir sistem inşa etmeliyiz. Hollanda da sistem çok güzel işliyor, zincirin tüm halkaları ahenkle kendi görevini yapıyor. Oturan mühendis yok, oturan çiftçi yok, işten gocunan yok, herkes kazanıyor sistem oturmuş durumda üretici toprağını işliyor, kooperatif daha iyi bir ürün için çalışıyor, ürünü satmak için pazar bulmayı başkaları yapıyor ve herkes kazanıp mutlu oluyor. Tabii ki biz burada Hollanda ile Türkiye'yi kıyaslamıyoruz. Kıyaslamak doğru da olmaz zaten. Bizim burada göstermek istediğimiz şu, Konya'dan biraz büyük bir ülke nasıl olur da bizim tarım ihracatımızı 5'e katlar? Bizim imkânlarımız da çalışanlarımız da topraklarımız da bol. Ama neden olmuyor? Neden yapamıyoruz? Türkiye için 81 ile uygulanabilecek şehir ekonomisini en yüksek noktaya çıkarabileceğimiz Bir sistem inşa edebilir miyiz? Bunu sorgulamak, bunun düşünülmesini sağlama adına beyin cim lastiği yapılması arzu etmekteyiz' dedi.

'Her il için ekonomi kooperatifi kurulmalı'
81 il için her ilin ekonomisini en üst seviyelere çıkarma adına o ilin potansiyeli en verimli şekilde ortaya çıkarabilecek, çiftçilerin tümünün ortak olduğu verimli üretim modellerini ortaya koyabilecek, teknik destek imkânları ile ürünün pazarlanması sağlayabilecek pazarlama modellerini ortaya koyulması gerektiğinin altını çizen Demir, 'Tarım Bakanlığı bünyesinde kurulabilecek AR-GE üniversiteleri, Ticaret Bakanlığı bünyesinde Türkiye'nin ürünlerinin pazar bulma konusunda dış ilişkiler bakanlığı ile tüm dünya ülkelerinde 'Madde in Turkey' markası ile hangi pazara yönlendirilmesi konusunda sistemli anlık veriler ve yönlendirme ile dünya ticaretinde söz sahibi olmamız mümkün olacaktır. Her sistemin başarısı birlik ve beraberlikten geçer. Üreticide, ürettiği ürünün satılmama ve zarar etme korkusunu ortadan kaldırılmadan sistem büyüyemez başarılı olamaz. Bunun için devlet düzen oluşturma adına üreticinin yanında tam anlamıyla durmalı toprakların gelecek nesillere gönül rahatlığı ile bırakılmasını sağlamalıdır' ifadelerini kullandı.

'Ağrı ilimiz Türkiye'nin hayvancılık merkezi olabilir'
Hüseyin Demir; örnek il olarak 'Ağrı'yı vererek yapılabilecekleri şöyle açıkladı: 'Ağrı ilinin en önemli gelir kaynağı hayvan ve hayvan ürünleridir. Geniş mera ve otlaklarda, yaylalarda koyun, keçi, sığır, manda besiciliği için çok uygun bir coğrafyaya sahiptir. Hayvancılık noktasında üst düzey bir verim için tüm şartları taşımaktadır. Buraya yapılacak sistemli yatırımlar şehir ekonomisi en üst düzeye çıkaracağı gibi ülkenin hayvancılık ürünlerine olan ihtiyacını da tek başına karşılayabilecek bir potansiyele sahip olmasını en iyi şekilde değerlendirmemiz gerekir. Tarım ürünleri buğday, arpa ve şeker pancarıdır. Murat Nehri bataklığında pamuk, kendir, pirinç, mısır ve çavdar yetişir. Su bakımından zengin olduğu halde ancak 23 bin 522 hektar arazi sulanmaktadır. Doğubayazıt, Patnos ve Tutak ovalarının sulanması için proje çalışmaları yapıldığını ve çalışmaların bitmesi ile sulanabilir arazilerin daha fazla olması anlamına geleceği gibi üretiminde artmasına yol açacaktır.
Ağrı değişik medeniyetlere merkez olmuş bir ilimizdir. Bu yüzden tarihi ve turistik zenginliklere sahiptir. Bunlardan bazıları şunlardır; İshak Paşa Sarayı, Doğubayazıt Kalesi, Kan Kalesi, Toprakkale, Küpkıran Kalesi, Havran Kalesi, Diyadin Kalesi, Ahmed Han Türbesi, Halidi Mabedi, Yeraltı Kilisesi, Fışkıran Su, Balık Gölü, Ekşi Su, Diyadin Kaplıcaları say say bitmeyeceği gibi Hz. Nuh'un Gemi sininde Ağrı Dağı'nda olduğu belirtilmekte, bu da inanç, tarih ve sağlık alanında turisttik açısından kazançlı yatırımlara dönüşebilecek imkânları barındırdığı göstermektedir. Türkiye'nin İran'a açılan en önemli sınır kapısı Ağrı Gürbulak Sınır Kapısı ve çevre illerdeki sınır kapılarına yakınlığı ile ihracat noktasında da önemli bir kapasiteye sahip olması itibarı ile önemli bir il olduğunu ortaya koymaktadır. Ağrı ili için oluşturulabilecek sistemli bir ekonomik kalkınma modeli ile güçlü ekonomi hayal değildir'.

'Tanzim noktaları üretici ve vatandaşların birlikte kazanacağı noktalar olacaktır'
Araştırmacı Yazar Hüseyin Demir; tanzim noktalarına her şehir için oluşturulacak güçlü şehir ekonomisi modelleri ile tanzim noktalarına 81 ilin üreticisinin ortak olacağını belirterek, 'Tanzim noktalarından alışveriş yapan vatandaş ucuz alım yapacağından dolayı sürdürülebilir, güvenli büyüyen bir ekonomiye sahip olacağımız kaçınılmaz olacaktır. Dünya çapında 81 ilin her noktasında üretilen ürünleri, dünyanın her noktasına ulaştırma konusunda el birliği ile birlikte kazanç modelini kurumsallaştırmış olacak, hem çiftçimiz hem tüketiciler kazanarak Türkiye ekonomisini uzun vadede güçlenerek büyüyen bir ekonomiye sahip olmasını sağlayacaktır. Üretici ve tüketicinin haklarını korumanın temel kuralı birlikte kazanma modelinden geçtiğini, güçlü şehir ekonomilerini oluşturma noktasında herkese büyük görevler düşmekte, çok çalışmamız gerektiğini, devletimizin tarım ve üreticiye verdiği muazzam desteklerin sonuçlarının istenilen boyutta olmaması da bahsettiğimiz güçlü şehir ekonomileri modeli ile veya başka bir sistemin gerekliliğini ortaya koyduğunu görmekte bunun için önemli çalışmaların bir an önce ortak akıl ile belirlenmesinin ülke ekonomisinin geleceği açısından önemlidir' dedi.





SIRADAKİ HABER
}