HaberlerYaşayan pastalar Samsun'da ses getirdi

Yaşayan pastalar Samsun'da ses getirdi

Master Of Cake Samsun, bu yıl ikincisi gerçekleşen ve pastacılık anlamında Samsun'a büyük kazanımlar sağlayan bir organizasyon. Proje Genel Koordinatörü Zümra Uludoğan,'Pastacılık sektöründe Samsun, çok büyük güven kazandı. Artık 'özel tasarım pasta' diye bir şey var. Dünyada bu alan bir sanat haline geldi' dedi

Yaşayan pastalar Samsun'da ses getirdi

Pastacılıkta artık yeni bir dönem başladı. Alışkın olduğumuz pastaların yerini hikaye anlatan, sevdiğimiz karakteri capcanlı karşımıza çıkartan ve firmamızın logosunu yıllarca saklayacağımız şeker hamurundan yapılmış pastalar var artık. Üstelik bu pastaların lezzetleri de harika. Zümra Uludoğan da pastacılığa gönül vermiş bir isim. Oğluna yaptığı pastanın çok beğenilmesiyle bu işe başlayan Uludoğan, mesleğinin 8’inci ayında katıldığı yarışmada, altın madalya kazanacak kadar da azimli. Uludoğan ile pastacılık sektöründe büyük yankı bulan ve 20-21 Mayıs’ta Samsun’da gerçekleşecek olan Master Of Cake Samsun organizasyonunu ve pastacılığın geldiği noktayı konuştuk.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Sizi tanıyabilir miyiz?

Zümra ULUDOĞAN: Samsunluyum. 2 yıldır pastacılık yapıyorum. Eğitimimi tamamladıktan sonra farklı alanlarda da çalıştım. Evliliğim akabinde çocuğumla birlikte iş yaşantıma bir ara verdim. Sonrasındaysa oğlumun 4. yaş gününde ona yaptığım pastayla aynı gün ilk siparişimi alarak, bu mesleğe başlamış oldum. Ancak öncesinde de mutfakla aram hep çok iyiydi. 

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Bu pastayı anlatır mısınız biraz?

Zümra ULUDOĞAN: Şeker hamurundan yapılmış bir pastaydı ve Spider Man figürünü kullanmıştım. Konuklarım bu pastayı ve hazırladığım kurabiyeleri çok beğendi. Bunun üzerine ben de bu konu üzerine çalışabileceğimi düşündüm. Hobi olarak başlayan işi sürdürdüm. Çok mesai yaptım çünkü bu iş sabır, emek isteyen bir iş ve ben işimi severek yapıyorum.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Master Of Cake Samsun’un ilki geçen yıl yapıldı peki, nasıl yankı buldu; bu yıla nasıl taşındı?

Zümra ULUDOĞAN: Evet, ilki geçen yıl yapıldı ve çok ilgi gördü. Biz Anadolu’nun bu denli büyük ilk pasta yarışmasını gerçekleştirdik. Bu organizasyonu, Samsunumuza kazandırdık. Belediyemiz de bize destek verdi. Yurdun dört bir yanından hatta yurtdışından katılımcılarımız vardı. Anadolu’da bu tip bir organizasyon yapmak zordur. Ama çalışmamızın 2. yılında geldiği noktaya baktığımızda; Türkiye’de Samsun’u güzel bir şekilde temsil eden bir organizasyon ortaya çıktı. ‘Adil, güvenilir bir yarışma’ sıfatlarını almış olmak, bizim için başarının simgesi. 24 Eylül 2016 tarihinde ilk projemizi gerçekleştirdik. Burada 100’ün üzerinde pasta vardı. Pastalar hiç hasar görmeden kilometreleri aşıp Samsun’a geldi ve yarıştı. Neticede de çok güzel sonuçlar ortaya çıktı. Ülke genelinde inanılmaz bir ilgi oluştu. Tabii bu durum pastacılık sektöründe de bir farkındalık yarattı. Pastacılık sektöründe Karadeniz çok önemli bir yer teşkil eder. Pastacılık ve tatlı sektörünün geliştiği ve en lezzetli pasta ve tatlıların yapıldığı bölgelerden biridir Karadeniz. Bizim çok iyi pasta ustalarımız var. Onlar gizli kahramanlar ve bu tarz yarışmalarla yaptıkları çalışmaların ödüllendirilmiş olması, çok motive edici bir durum ve onlar bunu yaşadı.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Biz toplum olarak yarışmaları seviyoruz galiba, bu sevgimiz organizasyona da yansıdı sanırım… Öte yandan şeker hamuruyla birlikte pastacılığın yeni bir süreç yaşadığını görüyoruz pastaların artık bir hikâyesi var değil mi?

Zümra ULUDOĞAN: Kesinlikle öyle. Artık ‘özel tasarım pasta’ diye bir şey var. Bizim ülkemizde de bu konu çok gelişti. Artık dünyada farkındalığı olan bir sanatımız var bizim. Bu bir sanat dalı. Çünkü bizi yapılan yarışmalarda dünyada temsil eden çok başarılı şeflerimiz var. Bunları düşünerek bölgemize baktığımızda; şeker hamurunun yeni yeni tanındığını da görüyoruz.  Bu yarışmalar farkındalığı artırıyor ve sanatın kendini geliştirmesini sağlıyor.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Bu yılki organizasyona çok az bir süre kaldı geçen seneki organizasyondan farklı olarak neler planlanıyor?

Zümra ULUDOĞAN: Kirazlık tarafında bulunan bir otelde yapacağız bu yılki organizasyonu. Geçen yıl bir gündü bu yılsa iki gün olacak. Konuklarımızın geldiklerinde zevk alabilecekleri, mutlu olabilecekleri bir atmosfer oluşturmaya çalıştık.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Pastanın ruhunda da aslında bu var hep mutlu anlarımıza tanıklık eder pastalar…

Zümra ULUDOĞAN: Kesinlikle öyle. Biz de istedik ki çıtayı yükseltelim organizasyonumuzu bir festivale dönüştürelim. Ve Samsun’a bir festival kazandırdık. Dolu dolu bir program hazırladık.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Neler olacak?

Zümra ULUDOĞAN: Öncelikle bizleri çok büyük, katılımı çok yüksek bir yarışma bekliyor. Yarışmacılar arasında ülkemizin dört bir yanından profesyonel olarak pastacılıkla ilgilenen önemli isimler var. Bu yarışmacılarımız, çok iddialı. TAFED’den (Aşçılar Federasyonu) şeflerimiz bizimle olacak. Misafirlerimiz şehrimize bir gün önceden gelecek yani 19 Mayıs’ta Samsun’da olacaklar. Şeker hamuruyla tanışmak isteyen, ya da ilgi duyan kişiler, bu festivale mutlaka gelmeli, bu festivalde aynı zamanda eğitim de alacaklar. Pastacılık şovları da olacak. Şeflerimiz şeker hamuru modellemelerinin her seviyesinden teknik detayları paylaşacaklar. Stantlarımız aracılığıyla birçok firma da festivalimizde yer alacak. Festivalimiz 20-21 Mayıs’ta. Ben de çok heyecanlıyım ve gururluyum, çünkü Samsun çok güzel bir festivale ev sahipliği yapacak.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Bu organizasyonun Samsun’a nasıl katkıları olacak?

Zümra ULUDOĞAN: Bu organizasyon konaklamalı olduğu için turizme katkı sağlayacak. 2-3 gün boyunca tüm sektörde bir hareketlenme olacak. Gelen konuklarımız Samsun’u gezecek, tanıma fırsatı bulacak. Geçen sene gelen konuklarımız da Samsun’a hayran ayrılmışlardı. Etkinliğimiz pastacılık sektörü kanalıyla ticari açıdan da şehrimizi etkileyecek.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Katılımcılar arasında ve jüride kimler yer alacak?

Zümra ULUDOĞAN: Türkiye Aşçılar Federasyonu Milli Takım Genel Direktörü Emrah Köksal Sezgin jüri başkanlığımızı yapacak. Takım kaptanları Duygu Tuğcu, Tuğba Gençgin, Betül Çelebi ve çiçek sanatında çok önemli çalışmalar yapan Filiz Bircan aramızda olacaklar. Son derece adil, güvenilir bir yarışma olacağının garantisini verebiliriz.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Değerlendirme nasıl yapılıyor?

Zümra ULUDOĞAN: Puanlama sistemiyle yapılıyor. Bu sistemin özelliği şudur; her sanatkâr kendisiyle yarışır. Çünkü amatörlerde yarışmalara katılabilir. Aslında profesyonelliğin başlama noktası, aslında biraz da yarışmalardır. Yarışmacı ne seviyede olduğunu bu yarışmalarla anlar. Puanlama sisteminde çeşitli kategoriler var. Bronz, gümüş ve altın madalya olarak ödüller olacak. Her üç madalyanın da kendine has puanlama sistemi var.  Bu sene yarışmamızda yarışmacılarımız farklı farklı alanlarda da yarışacak. Örneğin şeker hamuru; minyatür ve büyük tasarım, düğün pastası, lezzet, yöresel tatlılar Türkiye’de ilk kez yarışılan bir diğer kategoriyse dekoratif çiçek.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Önümüzdeki yıl için planlarınız neler?

Zümra ULUDOĞAN: Organizasyonumuzun önümüzdeki yıl daha da büyüyeceğini düşünüyorum. Belediyemiz de yanımızda yer alıyor. Önümüzdeki yıl mekanlar bize yetmez. Pastacılık sektöründe Türkiye genelinde Samsun çok büyük güven kazandı. Seneye çok güzel projelerle geliyoruz. Artık bu yarışmayı Samsun uluslararası platformda görebilir.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Karadeniz Bölgesi sanki bu zamana kadar tatlı ve pasta anlamında biraz gölgede kaldı bu tür çalışmalarla bu açık kapanacak mı neler amaçlanıyor?

Zümra ULUDOĞAN: Bölgesel açıdan ve ilimiz bağlamında düşündüğümüzde bu tür çalışmaların kültür seviyemizi etkileyeceğini düşünüyorum. Pastaların bulunduğu bu organizasyonu sadece gezmenin bile başlı başına mutluluk vereceğini ifade edebilirim. Ülkemiz için bu tür organizasyonlar çok önemli. Çeşitliliği artmalı. Rekabet de olmalı bu kaliteyi artırır. Biz bu çalışmayı doğru yer ve doğru zamanda yaptık.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Size altın madalya kazandıran pastayı nasıl hazırladınız?

Zümra ULUDOĞAN: Ben mesleğimin 8’inci ayında yarışmaya katılmaya karar verdim. Böyle bir sonucu aslında hayal bile etmemiştim. Benim dikiş makinelerine karşı bir ilgim vardı buradan yola çıkarak bir pasta hazırladım. 80’li yılların terzilerine yöneldim ve çeşitli incelemeler yaptım. O dönem bir terzide neler olurdu, hangi ekipmanlar, kumaşlar kullanılırdı tamamına dikkat ettim. Tüm bunların birebir orijinalini çalıştım. Ben bazı şeylerin bilincinde olmadan yaptım aslında bu çalışmayı. Amacım, temiz bir iş çıkartmak, hayalimi yansıtabilmekti. 10 gün gece gündüz çalışacak eserimi ortaya çıkarttım. Jüri üyelerimiz de “ vermek istediğin duygu bize çok fazla geçti” dediler ve altın madalyayı almaya hak kazandım.  

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Çalışırken nelere dikkat ediyorsunuz?

Zümra ULUDOĞAN: Aslında çalışma ortamım ve şekli tamamen ruh halime bağlı diyebilirim. Zaman zaman müzik dinliyorum. TV seyrederken dahi çalışabiliyorum ama genel olarak sessiz ortam tercih ediyorum. Yalnız olmaya da özen gösteriyorum aksi takdirde dikkatim dağılabiliyor. Çalışırken saatleri unutuyorum. Bana sadece 1 saat gibi gelen sürede bütün gece çalışmış olarak buluyorum kendimi. Elinizi geliştirebilmeniz için çok çalışmanız gerekiyor.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Yetenek kadar tecrübe de gerekli öyleyse…

Zümra ULUDOĞAN: Kesinlikle, emek vermek gerekiyor.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Bu pastaların uzun süre bozulmadığını görüyoruz bu, nasıl sağlanıyor?

Zümra ULUDOĞAN: Bunun için yenilebilir bazı maddeler kullanıyoruz. Sertleştiriciler, yapıştırıcılardan söz ediyorum. Şeker hamurunu sertleştiricilerle hazırladığınızda figürler bir süre sonra sertleşiyor. Havayla teması sayesinde sıvı özelliğini tamamen kaybediyor. Gölgede muhafaza ediyoruz. Açıkta duruyor. Özel fanusları var onlarla yıllarca saklayabilirsiniz.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Şeker hamurundan yapılmış pastaları evimizde tüketirken saklama açısından öneriniz ne olacak?

Zümra ULUDOĞAN: Bu pastalar buzdolabında saklanmalı, koruyucu madde içermedikleri için bu gerekli. 2-3 gün içerisinde mutlaka bitmeli. Bir pasta dışarıda 6 saatten fazla kalmamalı aksi taktirde bakteri üretmeye başlayacaktır. 12 saatin üzerine çıktığındaysa, zehirleme riski söz konusudur.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN:  Başlangıçta şeker hamuru dendiğinde akla çizgi kahramanlar gelirdi şimdi başka tasarımlar da yapılıyor öyle değil mi?

Zümra ULUDOĞAN: Artık bu konu ile ilgili bir farkındalık oluştuğunu ifade edebilirim. Artık özel tasarımlar yapılıyor. Örneğin bir inşaat firmasının tanıtımı için hazırladığınız maket şeklindeki pasta, çok dikkat çekmişti. Yeri geliyor projenin birebir aynısını pasta üzerinde çalışabiliyoruz. Bu pasta cam fanus içerisinde yıllarca saklanabiliyor. Düğünlerde de artık gelin damat figürünün üzerine çıkıldı ve çiftin ilgi duyduğu ve karar verdiği herhangi bir konsept üzerine çalışma yapılabiliyor. Beyazın dışına çıkıldı ve renkli büyük pastalar ön planda.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN:  Nasıl geri dönüşler oluyor?

Zümra ULUDOĞAN: Çok güzel geri dönüşler alıyorum. Pastayı teslim ettikten bir gün sonra “çok teşekkür ediyoruz pastanız günümüze çok özel bir anlam kattı” gibi ifadeler duymak beni çok mutlu ediyor. Bunlar bizi besleyen şeyler.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN:  Sosyal medyada pastacılıkla ilgili paylaşımlar görüyoruz. Bunlar nasıl etkiliyor mesleği?

Zümra ULUDOĞAN: Sosyal medyanın çok etken olduğunu düşünüyorum. Bu sayede çok büyük kitlelere ulaşabiliyorsunuz. Hedef kitlenizin tahmin ettiğinizden çok daha büyük olduğunu görüyorsunuz. Paylaştığınız bir bilgi çok fazla kişiye kaynak olabiliyor. Sosyal medya, son zamanlarda ciddi bir Pazar haline geldi. Bu pazar sayesinde dünyaya açılabiliyorsunuz. Bilinçli kullanmanın şart olduğunu da ifade edelim.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN:  Çok teşekkür ederiz.

 

Röportaj: Burcu DÜZGÜN ÇOBAN

Fotoğraf: Pirsu DÜZGÜN





SIRADAKİ HABER
}