Bir Samsun markası: Karadenizbirlik Samsun'da yağlı tohumlarda üreticinin yanında bir kuruluş Karadenizbirlik. Bölgenin en büyük çiftçi örgütlenmesi olan Karadenizbirlik'in ürettiği ayçiçek yağları, kalitesi ve güvenilirliğiyle devlerle yarışıyor. Karadenizbirlik Genel Müdürü Ünal Erarslan'ın sıkıntısı ise, devletin yağlı tohum politikalarındaki yanlışlar.Karadeniz Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (Karadenizbirlik), 1978'de Merzifon, Amasya, Vezirköprü ve Havza Tarım Satış Kooperatiflerinin bir araya gelmesiyle kuruldu. O günden bu yana kooperatifler üst kuruluşu olarak, ayçiçeği, soya ve kanola yetiştiren ortaklarının kar hesabı gütmeden her koşulda imdadına yetişti. Kalitesi ve lezzetiyle adından söz ettiren Karadenizbirlik ayçiçek yağı ise bir Smasun markası olarak dev firmalarla yarışıyor. Kurumun Genel Müdürü Ünal Erarslan ile petrolden sonra Türkiye'nin tarımda en fazla dışa bağımlı olduğu yağlı tohumlar sorununu ele aldık
-Ünal bey bize biraz Karadenizbirlik'i tanıtır mısınız. Nasıl bir örgütlenmesi var ve faaliyetleri neler?
Ünal ERARSLAN: Karadeniz Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği, 1978'de Merzifon, Amasya, Vezirköprü ve Havza Tarım Satış Kooperatiflerinin bir araya gelmesiyle kurulmuş bir kooperatifler üst kuruluşu. Bugün, 21 Tarım Satış Kooperatifi ile 70 binin üzerindeki üretici ortağına hizmet götürüyor. Birliğimizin Genel Müdürlüğü Samsun'da ve 16 Haziran 2000'de yürürlüğe giren 4572 sayılı yasa çerçevesinde faaliyetlerine özerk olarak devam ediyor.
Tarım Satış Kooperatiflerimiz aracIlığıyla ayçiçeği, soya ve kanola yetiştiren ortaklarımızın; tohumluk, zirai ilaç, kimyevi gübre gibi üretim girdilerini temin ediyoruz, ürettikleri ürünleri en iyi şartlarda değerlendirerek piyasaya sunuyoruz.
-Büyük bir çiftçi örgütü diyebiliriz o zaman?
Ünal Erarslan: Evet Karadeniz Bölgesi'nin en büyük çiftçi örgütlenmesiyiz. Halen 21 kooperatifle Karadeniz Bölgesi'nde 30 bin üyesi olan bölgenin en büyük örgütü durumunda Karadenizbirlik. Kooperatiflerimiz aracılığıyla yıllık ortalama 45-50 bin civarında ayçiceği, 2 bin 3 bin ton civarında soya alıyoruz. Bu alım yıllara göre değişiklik gösterir. Bin-Bin 500 ton civarında da kanola alımı yapıyoruz. Tabi bizim alım fiyatlarını belirlememizde hem dünya piyasasındaki fiyatlar hem piyasadaki durum etkili oluyor.
-Bu yıl alım fiyatları nasıl olacak?
Ünal Erarslan: Fiyatların geçen senekinden daha az olmayacağı yönünde bir beklentimiz var. Ancak dediğim gibi döviz fiyatları ve ithalat fiyatları, bunun belirlenmesinde en önemli unsurdur. Bunların kesinleşmesiyle gerçek fiyatlar ortaya çıkacak. Fakat her halükarda biz çifçimize, piyasadaki oluşan fiyatın altında olmayacak şekilde bir ödeme yapacağız.
-Bir rakam veremiyor muyuz şu aşamada?
Ünal Erarslan: Fiyatlar geçen sene kilo başına 70-75 kuruştu. Bu sene de bunun altında olmaz.
-Peki bu fiyatlar üreticiyi tatmin ediyor mu?
Ünal Erarslan: Hayır elbette tatmin etmiyor. Üreticinin girdi ve maliyet fiyatları halen çok yüksek. Gübre fiyatları, mazotun artış göstermesi nedeniyle çiftçi maliyetini karşılayamıyor. Üretici de bu fiyat artışını yeterli bulmamasına ve alternatif üretim de yapamadığı için ayçiceği üretmeye devam ediyor. Ancak biz bu olumsuz koşullara rağmen bu sene de geçen seneki fiyatın altında bir fiyat belirlemeyeceğiz.
-Peki Karadenizbirlik ayçiçek yağına gelelim. Gerçekten kalitesi ve lezzetiyle evlerimizde güvenle kullanabildiğimiz bir ayçiçek yağı üretiyorsunuz. Gerçi ben mısır yağlarını tercih ediyordum ama Karadenizbirlik'ten sonra bu tercihimi de değiştirdim. Siz bir taraftan dev rakiplerinizle de yarışıyorsunuz. Bu konuda biraz bilgi verir misiniz?
Ünal ERARSLAN: Evet GDO'suz, kalitesiyle herkesin beğendiği bir ayçiçek yağı üretiyoruz dediğiniz gibi. Çiftçiden aldığımız ürünleri de Merzifon'daki yağ fabrikamızda, Karadenizbirlik markalı ayçicek yağına çeviriyoruz. Bizim yağlarımız İSO kalite belgeli yağlardır. Birinci sınıftır ve bir katkı yoktur. Ancak yağları piyasaya arz ederken haksız rekabetle karşı karşıyayız. Bunun yanında yağ piyayasında denetim sorunu var. Piyasada taklit edilmiş yağlarla karşı karşıyayız. Bütün bunlara rağmen kalitemizden en ufak bir ödün vermeden hem Karadeniz Bölgesi'nde hem Samsun'da tüketicimize hizmet etmeye devam ediyoruz.
-Kaç kişi çalışıyor fabrikada?
Ünal ERARSLAN: Yağ Fabrikamız Merzifon'da. 50-60 kişi çalışıyor.
-Peki bu yıl ayçiçeğinde rekolte beklentisi nedir?
Ünal ERARSLAN: Bu yıl yaklaşık 45-50 bin ton civarında ayçiceği rekoltesi bekliyoruz.
-Sadece Karadeniz Bölgesinde mi?
Ünal ERARSLAN: Hayır. Karadeniz Bölgesi'nin yanı sıra, Orta Anadolu ve kısmen de Güneydoğu'da erken kopartılıyor. Aksaray'da da kopartılıyor. Bizim kendi bölgemizin dışında Çukurova'da Ceyhan bölgesinden alım yapıyoruz. Fakat bizim asıl faaliyetlerimiz, Karadeniz ve Orta Anadolu'dur. 21 kooperatifimizle birlikte alımları yapacağız. Ceyhan en erken alımları yaptığımız bölge. Kendi bölgemizde ise ağustos sonu, eylül başı gibi alımları yapıyoruz.
-Peki devletin verdiği ayçiçeği destekleme primleri çiftçinin beklentilerini karşılıyor mu?
Ünal ERARSLAN: Ayçiçeği alım fiyatı öncelikle serbest piyasada belirleniyor. Bunun ardından biz de oluşan fiyat karşısında bir fiyat açıklıyoruz. Dedğimiz gibi üreticinin beklentilerini karşılayacak bir fiyat değil, maliyetleri karşılamıyor. Devletin verdiği destekleme primleri de üreticinin beklediği, ayçiceği üretimini artıracak teşvik edecek ve destekleyecek bir fiyat değil. Türkiye'deki üretim ancak ihtiyacın üçte birini karşılayabiliyor. Yağlı tohumların üçte ikisini ise yurt dışından alıyoruz.
-Tabi siz kuruluş olarak her koşulda üreticiyi de desteklemek zorundasınız öyle değil mi?
- Evet zaman zaman ham madde alımlarında üreticiler zarar etmemesi için taban fiyattan yüksek fiyatlar da veriyoruz. Biz sanayici gibi değiliz. Hammaddeyi birkaç aylık üretim için değil bir yıllık ihtiyacımız için tamamını bir seferde stokladığımız için bir stoklama maliyeti oluşuyor. Bize herhangi bir katkı da sağlanmadığı için, zaman zaman bütün olumsuzluklara rağmen çiftçilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz.
-Daha önce petrolden sonra en fazla parayı yağlı tohumlara ödüyoruz demiştiniz?
Ünal ERARSLAN: Evet gerçekten çok büyük bir meblağ ödüyoruz yağlı tohumlar ithalatına. Türkiye bunun için 2- 2,5 milyon doları yurtdışına döviz olarak ödüyor. Sadece yağın hammaddesi için ödediğimiz para bu.
- Maliyetini bile karşılayamayan çiftçi de ayçiçeği üretmek istemiyor bu durumda.
Ünal ERARSLAN: Üreticinin almış olduğu fiyat kendini tatmin edecek ve diğer ürünlere tercih edeceği bir fiyat olacak ki yağlı tahumlara üretimine kaysın. Bunun sağlaması lazım. Devlet destekleme primini yağlı tohumlarda diğer ürünlere göre önemli ölçüde arttırırsa, üretici de otomatik olarak yağlı tohum üretecek. Ne kadar çok üretirsek, yurtdışından ithalatımız da o kadar az olur.
-Devlet ne kadar destekleme primi ödüyor?
Ünal Erarslan: Şu anda kilo başına 20 kuruş veriliyor. Geçen yıl 21 kuruş verildi. Bu yıl alacağımız alacağımız 23 kuruştur. Çiftçi bir yıl kendini geçindirecek parayı elde edecek ki veya diğer ürünlerle mukayese ettiği zaman cebine giren parada artış olacak ki, üretimde artış olsun. Şu an bu sağlanmış değil.
-Karadenizbirlik için bir Samsun markası diyebilir miyiz?
Ünal ERARSLAN: Evet Karadenizbirlik, Samsun'un markasıdır. Bizim ürettiğimiz ve Hakkari'den tutun Edirne'ye sattığımız yağın her parası Samsun'a geliyor.Biz vergimizi Samsun'a yatırıyoruz. Bütün ihtiyacımızı buradan karşılıyoruz. Ayrıca amblemimizde de Samsun'un simgesi olan Atatürk heykeli var. Biz gerçekten Samsun markasıyız ve Samsun ekonomisine çok önemli katkılar sağlıyoruz.
-Peki geçtiğimiz ay Samsun Ticaret ve Sanayi Odası 'Samsun'da Var Samsun İçin Al' kampanyası başlattı, Samsun'daki üretilen ürünlerin tanıtımı ve sahip çıkılması için. Samsunlu kendi ayçiçek yağını tanıyor mu?
Ünal ERARSLAN: Biz kalite olarak piyasada kendimizi kanıtlamış durumdayız. Ancak ekonomik şartların getirdiği durumdan da kaynaklanan bir şekilde tüketici daha ziyade ucuz yağlara yöneliyor. Halen Samsun'da 'Karadenizbirlik ayçiçek yağı, Karadeniz'in yağıdır, alalım' diye bir bilinç oluşmadı. Samsun'da üretilen birçok üründe de bu sorun yaşanıyor. Halbuki hammaddesinden mamul yağına varıncaya kadar tüm aşamada, tohumunu da kendi üreticisinden alacak şekilde Samsun'da üretiyoruz bu yağları. Yüzde yüz Türk malı diyebiliriz.
-Teşekkürler Sayın Erarslan.
Ünal Erarslan: Biz teşekkür ederiz.