08 Eylül 2010
Anasayfa
Güncel
Spor
Siyaset
Ekonomi
Bölge
Yaşam
Bilim ve Teknoloji
Sağlık
Röportaj
Kültür / Sanat
Videolu Haberler
Ziyaretçi Defteri
Fotoğraf Albümü
İnsan Kaynakları
Kurumsal Künye
Bize Ulaşın
Reklamlar
Arşiv
Mini İstatistik
Şu Anda Online
72 kişi
Bugünkü Ziyaret
530 kişi
Toplam Ziyaret
7092900 kişi
Sinema
Haftanın Filmleri
Röportaj



'Samsunspor Süper Lig'e çıkmalı'
[ 11.07.2010 ]

Samsun Spor Eğitim Tanıtım Vakfı'nın (SAMSEV) 2009 yılından itibaren başkanlığını yapmaya başlayan Rüştü Araboğlu, kentin sorunları karşısında açık yüreklilikle tepkisini ve çözüm önerilerini ortaya koyan isimlerin başında geliyor. Samsunspor Yönetim Kurulu Üyesi de olan Araboğlu ile Kırmızı Beyazlı taraftarların 'Süper Lig'e çıkma hayalinin gelecek sezon gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinden, kentin gündemindeki termik santrallere yönelik tepkilerini dinledik. 'Samsunspor vazgeçilmezdir' diyen Araboğlu'na göre takımın bu yılki hedefi mutlaka 'Süper Lig' olmalı.

-Rüştü Bey, siz yıllardır gerek ticari geçmişinizle gerekse kentin sosyal yaşamındaki faaliyetlerinizle her kesimin tanıdığı bir isimsiniz. Ancak yine de hatırlayalım istiyorum. Biraz kendinizden baseder misiniz?

Rüştü ARABOĞLU: 1961 yılında doğdum. Doğum yerim İstanbul ama hayatımın tamamını Samsun'da geçirdim. Ticaret Lisesi'nden mezun olduktan sonra 1983 yılında iş hayatına girdim. Araboğlu Ticaret A.Ş, Samsun'da 55 yıldır Arçelik'in bayiliğini yapıyor. Yani iş hayatımın tamamı Arçelik'te başladı, herhalde onunla da sona erecek.

-Baba mesleği değil mi?
Rüştü ARABOĞLU: Evet baba mesleği. Bu yıl 55'inci yılımızı kutladık, Araboğlu A.Ş. olarak. Arçelik'in yaşı da 55'dir. Aynı yaştayız. Bunun da ayrı bir gururu ve onuru var. Rahmi Bey'le (Rahmi Koç) ve Vehbi Bey'le (Vehbi Koç) hem aileye olan yakınlığımızın yanında, 55'inci yıl da bir gurur olarak duruyor.

-Samsun'dan ayrılmayı hiç düşünmediniz herhalde?
Rüştü ARABOĞLU: Hayır, Samsun'u seviyoruz. Onun için de bu kentten ayrılmayı hiç düşünmedik. Bu nedenle  55 yıldır aynı işi kendi baba ocağında, bir bayrak yarışı gibi devam ettiriyoruz. 1990 yılında Gülbin'le (Gülbin Araboğlu) evlendim. Onlar da Samsunlu bir aile. Çok onurlu, güzel insanlar ve 20 yıldır güzel bir evliliğimiz var. Bir de kızımız oldu. Ece, bu sene üniversiteyi kazandı. Ne yazık ki Samsun'da  hem ekonomik anlamda hem eğitim anlamında çok doyurucu bir sonuç yaşayamadığımız için çocuğumuz da tercihini İstanbul'dan yana kullandı.

- Siz bir hayli hareketli bir insansınız. Hem iş hem vakıf hem de Samsunspor zor olmuyor mu?
Rüştü ARABOĞLU: Evet haklısınız. 49 yaşındayım ama hep derler ya biyolojik yaşla hissettiğimiz yaş farklıdır diye. Dolayısıyla ben de 49 yaşındayım ama hissettiğim yaş 49 değil.

-Kaç peki?
Rüştü Araboğlu: Kesin 30'lu yaşlar. (Gülümsüyor) Kendi işimin dışında yaratabildiğim mesaimle sosyal alanda da hizmet etmeyi seviyorum. Bunu severek yapıyorum. Hem ticaret yapan hem para kazanan her bireyin sosyal sorumluluğunu da mutlaka yerine getirmesi gerektiğini düşünüyorum. Özellikle bizim ülkemizde buna çok ihtiyaç var. Bunun bir gereği olarak da 2004 yılında üye olduğum ve önem verdiğim SAMSEV Samsun Spor Eğitim Tanıtım Vakfı'nda, 4- 5 yıl yöneticilik yaptım. 2009 yılında da Sadi Şubaşı'ndan aldığım bayrağı, başkan olarak ekibimizle sürdürmeye çalışıyoruz. Burada önemli işler yapıyoruz.

SAMSEV'İN ÖNCELİĞİ SAMSUN
-SAMSEV'in önceliği nedir bu günlerde?
Rüştü ARABOĞLU: Samsun'dur. SAMSEV'in önceliği her zaman Samsun olmuştur. Halen gündemde olan öncelikten bahsetmek gerekirse, herkesin eleştirisine hedef olan ve halkla kamu erkini karşı karşıya getiren termik santraller.

-Termik santrallere sivil toplum örgütlerinin birçoğu karşı ama yine de yapılıyor. Peki siz neden karşı çıkıyorsunuz?
Rüştü ARABOĞLU: Biz öyle elimize bayrak alıp, sokağa çıkıp, bağıra bağıra dolaşmayı, kişilerin böyle ilgisini çekmeyi  tercih etmiyoruz. SAMSEV olarak bizim yaptığımız diğer sivil toplum örgütleriyle özellikle de meslek odalarıyla görüşlerini paylaşarak ortak bir tepki koymak şeklinde. Yatırımcılar yapacakları bu yatırımlarının sonuçlarını bizim önümüze getiriyorlar. Biz de bu sonuçları, ikna olursak gidiyoruz kamu kurum ve kuruluşla paylaşıyoruz.

-Termik santrallere gerekçe olarak, Türkiye'nin enerji ihtiyacı gösteriliyor. Buna katılıyor musunuz?
Rüştü ARABOĞLU: Evet sanki bu enerji açığının kapatılması sadece bu santrellerin devreye girmesiyle mümkün olacak gibi gösteriliyor. Bir de çok ciddi istihdam yaratacağı söylendi. İşin esasına baktığımızda öyle birşey yok. Enerji özellikle de elektrik, depolayabileceğiniz birşey değil. Ürettiğiniz zaman satmanız lazım. İkincisi  Karadeniz Bölgesi'nin özellikle Samsun'un enerji açığı yok. Üçüncüsü Türkiye'nin öyle bir enerji ihtiyacı var mı? Bize verilen bilgilere göre o da yok.

-Çevresel etkilerini de değerlendirdiniz mi?
Rüştü ARABOĞLU: Evet, sonuçlarına baktığımızda özellikle çevresel etkileri çok fazla. Doğalgaz çok masum görülen fosil yakıt ama fosil yatıkların tümünün çevreye etkisi var. O bölgede oluşturulacak doğalgazla ya da kömürle çalışacak enerji santrallerin yaratacağı sera etkisi nedeniyle bizim oradaki binlerce yılda oluşmuş verimli toprağımız kaybedilir.  Biz, temiz  ve yenilenebilir enerji yatırımlarının buraya gelmesini istiyoruz.

OVAYA SANTRAL OLMAZ
-Siz daha çok yatırımın yerine karşısınız değil mi?
Rüştü ARABOĞLU: Evet, doğalgaz enerji santralleri de çokgerekli. O zaman bunların iç bölgelerimize, daha uygun olacağını düşünüyoruz. Ama bir takım maliyet hesapları dolasıyla zannediyorum, buraya kurmak istiyorlar. Kurmak istedikleri yer ise Çarşamba Ovası. Oysa buraya zeytin atsanız ağaç çıkacak, şeftali atsanız ağaç çıkacak. Böyle bir bölge. Kumun içinde karpuz yetişen bir bölge. Nasıl olur da yürütme kendi eliyle, kendi bölgesine böyle bir haksızlığı yapar, anlamıyorum.

SAĞCI YA DA SOLCU DEĞİLİZ
-SAMSEV neye taraf?
Rüştü ARABOĞLU: Biz Samsun'un geleceğinin tarafındayız. Bizden sonraki nesillere bırakabileceğimiz, temiz kullanılabilir hem çevre hem su hem toprağın ilerki  nesillere aktarılması konusunda tarafız. Ama biz sağcı ya da solcu yukarıdaki ya da aşağıdaki değiliz. Biz hayatımızı daha iyi şartlarda ikame ettirmenin tarafında bir örgütüz. Onun dışında bizim ne siyasetle işimiz var ne de ülkeyi yönetenlerle.  Doğru bulduklarımızı altını çizerek söyleme ama yanlışların da karşısında durma sorumluluğumuz var. Tarafımız Samsun.

İŞSİZLİKTE KARAMSAR TABLO
-Peki ekonomiye gelelim. Yıllardır ticaretle uğraşıyorsunuz. İşsizlik Türkiye'nin sorunu ama Samsun'da da bir hayli fazla hissediliyor. Kentteki asayiş olaylarında yaşanan artış bile bunun bir göstergesi. Bu konudaki önerileriniz neler?
Rüştü ARABOĞLU: Samsun 1970'li yıllardan bu yana hep iktidar partilerine oy verir ama yeterli yatırım ne yazık ki alamaz. Eğer varsa Samsun'un gerçekten ekonomisine katkıda bulunacak, Samsun'u alıp uçuracak bir yatırım, birisi beni ikaz etsin 'Şu var' desin. Ben de özür dileyeyim. Bir Bakır fabrikası vardı, kapandı. Çok doğru bir yatırım değildi burda ama bir istihdam yaratıyordu. Bir Azot fabrikamız satıldı. Bir TEKEL'imiz vardı karşımızda. Ben burada 15 yıl önce TEKEL Sigara Fabrikası varken 3 bin kişiye ulaşma imkanı bulurken, bugün duvara bakıyorum. Dolayısıyla Samsun ekonomisi her yıl geriye gitti ne yazık ki. Bana sorarsanız Samsun ekonomisi kötü durumda. Çok ciddi işsizlik sorunumuz var, ciddi sıcak para sorunumuz var. Bunları kısa vadede aşacak bir proje de görünmüyor.

NE OLDUĞUMUZA KARAR VERELİM
-Sizin bir öneriniz var mı sorunun çözümü için?
Rüştü ARABOĞLU: Şimdi Samsun'un ne olduğuna karar vermesi lazım. Burası bir tarım şehri midir, sağlık şehri midir, turizm şehri midir? Yatırımını buna göre devam ettirmesi lazım. Eğer tarım şehriyse o santralleri oraya yapmamamız lazım. Eğer sanayi şehriysek, sanayi için uygun bir yer bulunup o anlamda sektörel teşvikle sanayinin geliştirilmesi. Turizm şehriyse buna göre yatırımların yönlendirilmesi ve mutlaka devlet eli ile birtakım teşviklerin verilmesi lazım.

'BENDEN OLACAKSIN' DİYORLAR
-Sadi Subaşı döneminde Büyükşehir Belediyesi ile aranızda 'çizik' problemi yaşadınız. Şu sıralar aranız nasıl?
Rüştü ARABOĞLU: Benim Büyükşehir Belediyesi ile bir sorunum yok. Ne başkanıyla ne yöneticileriyle ama onların bizimle bir sorunu var. Şimdi günümüzde şöyle bir sıkıntı var. Ya benden olacaksın ya da karşımda olacaksın. Ortası yok. Doğru olanı söyleyeyip sizi alkışlayayım, yanlış olanda ikaz edelim diyoruz. 'Hayır sadece doğru olanı söyleyip benim yanımda olacaksın' gibi bir yanılsama var. Biz bunu yapamıyoruz. Herşeye doğru diyemiyoruz. Bizim sorunumuz yok ama onların bizle sorunu var ki geçen sene biliyorsunuz sayın Genel Sekreter bizi çizmişti. O çizik hala duruyor zannediyorum.                                                          

- Görüşemiyor musunuz  hala?                 
Rüştü ARABOĞLU: Biz görüşme taleplerini yinelemiyoruz üstelemiyoruz, çok fazla rahatsız etmek istemiyoruz diyelim. (Gülümsüyor)

VAROŞLAR HİZMET BEKLİYOR
-Peki kentsel yatırımlar sizce nasıl. Kentsel dönüşüm anlamında çalışmalar gündemde ama buna rağmen kentin çarpık yapılaşması olduğu gibi devam ediyor. Bu konuda SAMSEV ne düşünüyor?
Rüştü ARABOĞLU: Kenti ikiye bölünmüş durumda. Bulvardan aşağısı ve yukarısı olarak. Bulvar'dan aşağısında çok mükemmel yatırımlar var. Bir tanesi sahil şeridi gerçekten güzel oldu. Teleferik kısa bir seyahat olsa da fena olmadı. Hafif Raylı Sistem çalışma aşamasına geldi artık. Bizim çekincelerimiz saklı kalmak kaydıyla söylüyorum o da oraya bir hareketlik katacak. Ama kentin üst tarafına, varoşlarına çıktığınız zaman yoksulluk ve bunun getirdiği sıkıntıları görmemek mümkün değil.  İnsanların yaşam standardı, bulvarın alt kısmıyla aynı değil. Dolayısıyla belediyenin hizmeti oraya götürme zorunluluğu var.

-Siz aynı zamanda bir eğitim vakfı durumundasınız. Samsun'daki beyin göçü de devam ediyor değil mi?
Rüştü ARABOĞLU: Bir kere üniversitenin Samsun'la bütünleşmesi hala kopuk. Ne yazık ki üniversiteyle ilişkilerde halen geçmiş yönetimden bir farklı olduğunu gösterecek bir gösterge yok. Rektörümüzle tanıştık. Üniversiteyle yapacağımız projelerde bizi geri çevirmedi hatta SAMSEV'in Avrupa Birliği hibe kredileri projelerinden ikisine ortak olmayı kabul ettiler. Samsun'da eğitimde ise üniversiteyi dışında bırakırsak az önce söylediğim sıkıntı devam ediyor. Samsun'un yetiştirdiği gençler Samsun'a dönmemek üzere burdan ayrılıyorlar. Bu da erozyona sebep oluyor. Aksine kırsaldan sürekli göç alıyoruz, nüfus  yoğunluğu artıyor ama kültürel seviyemiz ve yaşam standardı yükselemiyor.

YÖNETİCİLİK ATEŞTEN GÖMLEK
-Peki herkesin özellikle Kırmızı-Beyazlı taraftarların merakla  bekledikleri asıl konuya gelelim. Siz aynı zamanda Samsunspor Yönetim Kurulu'ndasınız. Ne olacak Samsunsupor'un hali? Turk Cell Süper Ligi'ne çıkacak mı?
Rüştü ARABOĞLU: Samsunspor benim babamın kurucusu olduğu  bir kulüp. Benim Samsunspor'a bakışım çok farklı: Bir defa taraftarıyım, ikincisi kongreye  üyesiyim, üçüncüsü altı aydır yönetim kurulunda görev yapıyorum. Samsunspor da yöneticilik ateşten gömlek şeklinde olmuştur. Dönem dönem yanlış yönetilmiştir, dönem dönem asansör olmuştur, dönem dönem halkın güvenini yitirmiştir. Hakikaten burada yöneticilik yapmak güç duruma gelmiş. Abimiz Sayın Hakkı Tomaç Samsunspor'u kayyuma gidecekken almış yeniden yapılandırılmış ve bugüne getirebilmiş. Samsunspor'da yöneticilik büyük bir gurur, onur vesilesi.

-Nedir anlamı sizin için Samsunspor'un?
Rüştü ARABOĞLU: Samsunspor Süper Lig'de renk olmuş, futbol camiasında söz sahibi olmuş, alt yapısından inanılmaz oyuncular yetiştirmiş bir takım. Samsunspor, Samsun'un bir numaralı markası. Samsunspor herşeyden önce bir vazgeçilmez. Niye vazgeçilmez? Çünkü Samsun kenti birinci Lig'e Samsunsporla çıkıyor. Samsunspor ikinci lige düşerse kent de ikinci lige düşer. Bu kenti Türkiye gündemine taşıyacak bir vesile yok.

-Ekonomik katkısı da büyük değil mi?
Rüştü ARABOĞLU: Evet ekonomik getirisi de var tabi.  Samsunspor'un 1'inci Lig'e çıkmasıyla buraya her hafta  bir sürü taraftar geliyor. Trilyonluk takımlarla maç yapıyorsun.

-Samsunspor oldukça zor günler de geçiriyor bir taraftan. Borçları ne durumda?
Rüştü ARABOĞLU: Samsunspor geçen ağustos ayından bu yana 30 milyonluk borç yükünü 23 milyona indirmiş durumda. Bunun 17 milyonu devlete olan borç. Devlete olan borçlar yapılandırılmış, aylık taksitler halinde ödeniyor, Futbolcu borçları var, yöneticilerin temlikleri var. Eski yöneticiler koydukları temliklerinde çok ısrarcı davranmıyorlar.Paraya ihtiyaç olduğunda feragat ediyorlar. Ancak transfer tahtası denen bir konu var. Transfer ücretlerini alamamış futbolcuların Federasyon'a şikayet etmesi durumunda transfer tahtası  kapatılıyor. Transfer yapamıyorsunuz. Yapabilmeniz için o futbolcunun parasını ödemeniz gerekir. Biz de o döneme geldik. Eğer  tahtayı açmak için o parayı bulamazsak tranfer yapmamız güç hale gelecek.

-Ne kadar paraya ihtiyacı var?
Rüştü ARABOĞLU: Yaklaşık 3-4 milyon TL'ye ihtiyaç var. Şimdi tam da bu noktada ne lazım? Samsunspor'un büyük abisi Büyükşehir Belediyesi'dir. Büyükşehir Belediyesi Samsunspor'a mutlaka yardım etmelidir. Samsun'un insanı ve sanayiciler ve Valilik. Sayın valimizden ne zaman randevu istesek asla bizi reddetmedi. Şimdi bu dinamiklerin bir araya gelip akar sağlaması lazım. Başta da belediyenin. Başkan eskiden küstü, arkasını döndü. Ama bu yaşananlar markanın kabahati değil. Bu nedenle bu dinamiklerin bir araya gelip, takımı ayağa kaldırmaları lazım. Samsunspor seneye Süper Lig'e çıkarsa bütün sorunları halloluyor. Çünkü Süper Lig'e adım attığınızda aldığınız para 15 milyon dolar. Bu da 22-23 milyon TL ediyor. Bütün borçları öderiz. Bu nedenle Samsunspor'un bu seneki hedefi bu olmalı. Çünkü Bank Asya 1'inci Ligi'nde dört sene oldu. Bu çok uzun bir zaman.

-Önümüzde kongre süreci var. Transferler ne durumda?
Rüştü ARABOĞLU: Evet, yönetim kurulundan 5 kişi ayrıldı o yüzden kongre zorunluluğu doğdu ama işler de yürüyor. 'Transfer yapılmıyor' deniliyor ama  görüşmeler devam ediyor. İmza atılmadan şu transferi yaptık dememiz mümkün müdür? Acımasızsa eleştiriler alıyoruz ama yaptığımız işler sonuçlanınca kamuoyuyla paylaşacağız. Hem Samsun için hem Samsunspor için hem taraftar için birşeyin bilinmesini istiyorum. Bu takımı yönetenlerin onurun ve gururun dışında hiçbir menfaatleri yok. Aksine kendi işimizden mesai çalıyoruz, bu işleri kovalıyoruz. Biz önce bu takımın tarftarıyız. Samsunspor'u en az kapıdaki avazı çıktığı kadar bağıran taraftarı kadar seviyoruz. Bir kongre süresine geldik. Kongre sonuçlarına göre ya devam edeceğiz ya da hoşçakalın deyip gideceğiz. 

-Teşekkürler Rüştü Bey.
Rüştü ARABOĞLU: Ben teşekkür ederim.
Röportaj kategorisindeki diğer haberler-
Başarı için destek şart   [ 06.09.2010 ]
SBK'nın başarılı kaptanı Gülşah Akkaya, yeni sezon öncesi taraftarlara ve Samsun halkına seslenerek, "Çok iyi bir takımız. Bu yıldan da çok umutluyuz. Başarı bekleniyorsa bu Samsun halkı ve taraftarların desteğiyle olacaktır" dedi İÇTENLİKLE CEVAPLADITürkiye Kadınlar Basketbol 1. Ligi'nde mücadele eden Samsun Basketbol Kulübü'nün kaptanı Gülşa...
Sıra dışı pazar sohbeti   [ 05.09.2010 ]
Samsun'un en eski fotoğrafçılarından Metin İşler, teknolojideki hızlı değişime rağmen fotoğrafçılıkta insan faktörünün hala büyük bir önem taşıdığını belirtiyor. İşler, "Kadrajlamayı makine değil fotoğrafçı yapar. O yüzden fotoğraf çekmek bir sanattır" dedi.Samsun'un en eski fotoğrafçılarından Metin İşler. Aslında ona fotoğrafçı demek yerine fo...
Turizme adanmış bir hayat   [ 29.08.2010 ]
Türkiye'nin tek kadın Kültür ve Turizm İl Müdürü Yüksel Ünal, 20 yıldır 'Samsun'da turizm olmaz' söylemini seslendirenlere rağmen, turizmin geliştirilmesi için mücadele ediyor. Ünal'a göre, 'Doğu Karadeniz Turizm Master Planı'na dahil edilen Samsun'un turizmde atağa geçmesi, artık boş bir hayal değil.Turizm deyince ilk akla gelen 'deniz turizmi...
Sıra dışı pazar sohbeti   [ 22.08.2010 ]
Özel Romatem Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi Genel Koordinatörü Dr. Köksal Holoğlu, 'Sağlık Kenti Samsun' iddiasının sürdürülebilmesi için Dubai'de olduğu gibi 'Samsun Serbest Sağlık Kenti' kurulması gerektiğini söyledi.Samsun'da 2005 yılından bu yana nitelikli sağlık hizmeti sunan Romatem, Türkiye'nin ilk özel rehabitilasyon hastanesi...
Şöförlerin onuru inciniyor   [ 15.08.2010 ]
TŞOF Genel Başkanı Fevzi Apaydın, Hafif Raylı Sistem'in Samsun'daki minibüs esnafını mağdur edeceğinden endişeli. Bürokratlara sitem eden Apaydın, "Bana mı sordunuz da minibüs aldınız' diyen bürokratlar gururumuzu kırıyor"dedi.Türkiye Otomobilciler ve Şoförler Federasyonu (TŞOF) Başkanı Fevzi Apaydın, Samsunlu bir federasyon başkanı olarak sekt...
Yarım asırdır gazete satıyor   [ 08.08.2010 ]
Samsun'un en eski gazete bayii Dursun Seba. Daha çocuk yaşta Tan, Tanin, Kudret, Öncü gazetelerini koltuğunun altına sıkıştırır 'Yazıyooor yazıyooor' nidalarıyla okuyucularla buluştururdu. Aradan geçen 53 yılda gazetelerin geçirdiği başdöndürücü süreci de en iyi o takip etti. Seba'ya göre artık vatandaş ekonomik sorunlar yüzünden eskisi kadar g...
Alkolikler 'dışlandıkça' batıyor   [ 01.08.2010 ]
Hayatın zorluklarıyla mücadele edebilmek, engeller karşısında herşeye rağmen ayakta durabilmek gerçekten zor iş. Fakat herkes aynı başarıyı gösteremiyor. Kimisi sevgilisinden ayrılmış, kimisi ailesini toprağa yollamış, kimisi maddi imkansızlıklardan dolayı bunalıma girmiş, kimisi de yaşadığı travmanın etkisinden kendini kurtaramayıp alkole sığınm...
Daha güçlüyüz   [ 21.07.2010 ]
TBMM'de yazarımız Ercüment Gül'ün sorularını cevaplayan Milletvekili Fatih Öztürk yüreklere su serpti.AK Parti Samsun Milletvekili Fatih Öztürk, yazarımız Ercüment Gül'ün sorularını Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yanıtladı. Vekil Öztürk, Samsunspor'un geçen yıla göre daha güçlü bir takım kurduğunu belirterek, nakit para sıkıntısı yü...
Kötü çocuklar değiliz   [ 18.07.2010 ]
Zincirli, siyah tişörtlü, küpeli, rockçı gençler, dövme ve giyim modasını Ercan Aykan'dan takip ediyorlar. 12 yıldır rockçı gençliğin uğrak mekanı olan mağazasında hizmet veren Aykan'ın, tüm eleştirilere rağmen verdiği mesaj oldukça anlamlı: Bizler kötü çocuklar değilizSamsun'a 11 yaşındayken Almanya'dan kesin dönüş yaptı Ercan Aykan. 'Baba yar...
Sıra Dışı Pazar Sohbeti   [ 04.07.2010 ]
Bir Samsun markası: Karadenizbirlik Samsun'da yağlı tohumlarda üreticinin yanında bir kuruluş Karadenizbirlik. Bölgenin en büyük çiftçi örgütlenmesi olan Karadenizbirlik'in ürettiği ayçiçek yağları, kalitesi ve güvenilirliğiyle devlerle yarışıyor. Karadenizbirlik Genel Müdürü Ünal Erarslan'ın sıkıntısı ise, devletin yağlı tohum politikalarındak...
Yazarlar
Necdet UZUN
Yetişir'in sözleri...
Osman KARA
Anayasa tarihimizden notlar
Prof.Dr. Osman ZÜMRÜT
İSLAMIN CANIN KORUNMASINA
Erdem EROL
Bir işi de doğru yapın be !
Dr. Didem GÜLMEZ
Ramazandan Sonra Beslenme
Dr. Dilara KARAHAN
Sosyal fobi…
Dr Murat ERKAN
Samsunspor...
Tanju Çolak
Siyaset de yazarım...
Öğr.Gör. Aynur Arslan
Havuz suyundaki tehlikelere dikkat
Şenol OCAKLI
HOLLANDA'DA GÜZELLİKLER
Av. Serdar ÖLMEZ
KÜRDİSTAN GEÇMİŞİ VE GELİŞİMİ(2)
Av.F. Cem ŞENOCAK
TÜRKİYE'DE YATIRIM
Kadir GÜRKAN
BAĞIMSIZLIK
Ayhan ÖZKÖROĞLU
Üslup…
Mine AKTAŞ ALBAYRAK
GÜCÜMÜZÜ NE KADAR BİLİYORUZ?...
Saffet ÇALIŞKAN
Sosyal Güvenlik'te sorun söyleyelim
Kenan ERZURUMLU
Dersim Cumhuriyeti imiş!
Lütfi KESKİN
İNADINA SAMSUNSPORLUYUZ…
Öğr.Gör. Yasemin ŞİMŞEK
TAM TAMA TAM DA TAM TAM TAM!
Naci SAPAN
Samsun Diyarbakır hattında neler ...
Naci ALTUNCU
Al sana Demokrasi al sana özgürlü...
Mehmet ÇAMLIBEL
Aktif Hızlı Okuma'ya Giriş
Ayşe Gül Buharalı Gündoğar
MÜJDE BEKLİYORUZ….
Ömer PAMUK
Yazı ile anlatmak...
Rasim EFENDİOĞLU
TÜRKİYE'DE DARBE
Cemal ÖZDEMİR
KUR'AN AYI RAMAZAN
Ersin ERGE
Çivi çakarken
Ercüment GÜL
Bir şampiyonluk öyküsü
Cevahir KUL
Ateşe uçan kelebekler
Şerafettin ÖZIŞIK
O da Hasan, bu da Hasan...
Ahmet Ufuk ERKAN
Bir başka siyaset
Dr. Şinasi GÖNENÇ
2010 Artvin motosiklet festivali
Av. Gürhan GÜNDÜZ
Referandum kuşkuları
Şakir DEMİRCİ
"Berlin'de hâkimler var"
Turgay MAYADAĞLI
Sınavlara hazırlanan aile
H.Mustafa GENÇ
Birey Olmadan Sandığa Gitmek ya d...
Ali ORHAN
Takıntım
Ayhan HAMLI
TÜRK BAYRAĞINI YUHALAMAK
Filiz ÇAPAR
HERKES KENDİ AYDINLIĞININ PEŞİNE
Aydın YÜZBAŞI
ANLAYANA...
Fikret KOÇ
Aile Hekimlerinin, Aile Hekimliği...
Birol BİRCAN
Vatan sağ olsun…
Haber Gazetesi Bir Borsan Grup Kuruluşudur.