Samsun haber gazetesi
X Reklamı Kapat

IŞİD e katılan imam hatibin görevine son verildi

Başbakan Yardımcısı Arınç, Çanakkale Bayramiç te bir imam hatibin IŞİD e katılması gerçek. Görevlinin 25 Haziran 2014 tarihi itibarıyla görevine son verildi dedi.\r\n

IŞİD e katılan imam hatibin görevine son verildi
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Çanakkale Bayramiç te bir imam hatibinin IŞİD e katılması maalesef gerçek. Adı geçen görevlinin 25 Haziran 2014 tarihi itibarıyla görevine son verildi dedi.

TBMM Genel Kurulu nda, Cumhurbaşkanlığı, TBMM, Başbakanlık, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay, Kamu Denetçiliği Kurumu, MİT, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, Diyanet İşleri Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Türkiye İnsan Hakları Kurumu nun 2015 yılı bütçeleri kabul edildi.

Bütçe üzerinde yapılan eleştirileri yanıtlayan Arınç, Çanakkale nin Bayramiç ilçesinde bir imam hatibin IŞİD e katılmasının maalesef gerçek olduğunu kaydetti. Adı geçen kişinin görevine bu iş ortaya çıktıktan sonra 25 Haziran 2014 tarihi itibarıyla son verildiğini bildiren Arınç, Az da olsa, belki başka yerlerden var mıdır bilmiyorum ama böyle bir imam hatibin böylesine bir katiller ordusuna katılmak üzere dışarıya gitmesi bizi fevkalade yaralamıştır. Umarım bunların önü alınacak çalışmaları da hep beraber yaparız dedi.

İbadethane sayılan cami, mescit, kilise, havra ve sinagoglara ait elektrik enerjisi yıllık giderlerinin Diyanet İşleri bütçesine konulacak ödeneklerden karşılanmasına karar verildiğini söyleyen Arınç, 2014 yılı için ibadethanelerin aydınlatma giderleri harcama tertibine konulan ve eklenen ödeneğin 70 milyon TL iken bugün itibarıyla kullanılan miktarın 48 milyon 361 bin TL olduğunu belirtti.

Arınç, Vakıflar Genel Müdürlüğü nün çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi. TÜRGEV ile ilgili bazı sözlerin sarfedildiğini anımsatan Arınç, Bu konuda içimiz rahattır. Bana bu konuda zannediyorum ki 20 civarında önerge gelmiştir. Bu önergelerin hepsini cevaplandırdım. Bize verilen beyannamedeki bilanço miktarlarını, kendilerine yapılan bağışları ve gayrimenkul sahibi iseler bunun kaç tane olduğunu içinizdeki, içimizdeki bütün arkadaşlarıma bildirdim. Yani cevaplandırılmayan bir soru önergesi yok dedi.

TÜRGEV in amaçları doğrultusunda faaliyet gösterdiğine inandıklarını dile getiren Arınç, Nereden yardım alıp almadığını soracak durumda değiliz. Çünkü Vakıflar Kanunu muzda yaptığımız değişiklikle vakıflar yurt dışından da bağış kabul edebilmektedir diye konuştu.

Arınç, İnsan Hakları Kurumu nun kanununda 11 maddelik bir değişiklik öngördüklerini, fonksiyonlarını, yetki ve sorumluluklarını yeniden düzenleyeceklerini bildirdi.

Ayağına kurşun sıkan tek grup siyasetçilerdir

Arınç, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Nevzat Pakdil in milletvekillerine yönelik kanun teklifi ile ilgili bir konuşma yaptığını anımsattı.

Bu konuda özeleştiri yapmak istediğini ifade eden Arınç, Ayağına kurşun sıkan tek grup siyasetçilerdir. Bu çok acı bir şey. Herkesin bir koruması vardır ama milletvekilleri korunmasızdır ve milletvekilinin en büyük hasmı yine milletvekilidir ifadesini kullandı.

Siyasetçinin, siyasetçiye sahip çıkması gerektiğini belirten Arınç, Herkes birbirine sahip çıkarken, korurken, kollarken, biz, birbirimizi yok edecek veya gözardı edecek veya küçültecek bazı şeylerin içinde oluruz diye konuştu. Arınç, şunları söyledi: 

Ne demek istiyorum? 1995 te Milletvekili oldum, herkesin ağzında bir sakız Milletvekilinin dokunulmazlığı , milletvekilinin lojmanı , milletvekilinin maaşı. Anadolu ya gidiyoruz, diyorlar ki Sizin altınızda araba varmış, yediğiniz içtiğiniz bedavaymış, mükellef villalarda kalıyormuşsunuz. Allah Allah, bunların hiçbirisi yok. Yerken paramızı veriyoruz, maşallah Meclis Başkanımız da her gün artırıyor zaten. Yani, burada 8 bin kişi yemek yiyor günde ama gazetelere bakarsanız Meclis te bir ayda 400 ton et yenildi deniyor, sanki hepsini biz yemişiz gibi. Vicdansız, ahlaksız, yazma böyle. Benim dönemimde ortalama 5 bin kişiydi. Bazen 13 bin kişi girer bu Meclis e, bazen 8 bin kişi girer, bazen 5 bin kişi girer, bunlar bizim vatandaşlarımız, hepimiz yanımıza alırız. Güneydoğu milletvekillerine Allah yardım etsin, en kolayı İstanbul milletvekilidir, çok fazla seçmenleri gelmez, bunlara bir geldi mi maşallah 20 kişi gelir.

Maaşımız o kadar değil, lojmanımız o kadar ahım şahım değil. Dokunulmazlığımız, onu kendi aramızda da çok konuşuyoruz ama onun da istisnaları var.

Lojmanlardan 2003 Ocak ayında çıktık. İyi, lojmanlardan çıktık da nereye gidecek bu milletvekilleri? Yani, evi varsa evine gitti adamcağız, evi yoksa kiraya gitti veya misafirhanelerde kaldılar. Ben de dedim ki TOKİ denilen kuruluş var, askere, Milli Eğitime, Sağlık Bakanlığı na bina yapıyor, TOKİ bize de yapsın. Lojman değil, parasıyla bize satsın. Ne kadar güzel dediler. İlan ettim ama başıma gelmeyen kalmadı. Bir şey doğrudur ama gazeteler yazdığı zaman tüylerimiz diken diken olur, hemen yanlarına gideriz. Ben bu işte yokum ha, bilesin bak benim ismimi de yaz deriz.  355 tane müracaat oldu, 351 i müracaatını geri çekti.

Benden sonra gelen Başkanımız, tabii Bülent Arınç ismini taşımayınca ona aynı tepki gösterilmedi, o da Yenimahalle den bina yaptırdı. Bir kısmımız Yenimahalle de TOKİ den konut aldı, ondan sonra gelen İncek te yaptırdı. Şimdi İncek te konutları var milletvekillerin. Onlara evet derken bana niye hayır demiştiniz? Hangisi yanlıştı, hangisi doğruydu? TOKİ, milletvekillerine konut yaptı arkadaşlar, hem de güzel yaptı, Yenimahalle biraz pahalı oldu ama şartları itibarıyla onlar da bugün ucuza geldi.

Maaşlarımız az diye gelenler, dışarı çıktıkları zaman bir gazeteci görürlerse Bunlar maaşları artırmak istiyor, asgari ücret bu kadarken milletvekili maaşı bu kadar olur mu? Ben bunu reddettim diyor. Benim yanımda öyle konuşmamıştı. Bir milletvekilinin maaşının Başbakanlık müsteşarına endekslenmesi ne demek? Ben milletvekiliyim, ben seçilmiş bir insanım. Benim hesabım ayrı olmalı. Hani maaşlarda bir düzenleme yaptık ama hala biz müsteşara endeksliyiz. Müsteşara endeksli olmaktan bizim çıkmamız lazım. Maaş az olur, çok olur, farklı bir şey ama ben bir statü sahibi olmalıyım. Benim özlük haklarım, benim sosyal haklarım ne olacak, bunu bilmem lazım. Buradaki öncülüğümüz de şudur: AB için, müktesebat için her şeyi yapıyoruz kardeşim, bir de bunu yapalım dedik. Bir de milletvekilleri için böyle bir düzenleme olsun. Orada var mı yok mu beni ilgilendirmez, var olan da var, yok olan da var.

Ocaktan sonra kimse bunları düşünmez  

Milletvekillerinin ödenek ve yollukları, hak kazanma ve ödemeleri, dışarıdan atanan bakanları, emekliliği, tedavi hakkını, analık halini, ölüm yardımını, sosyal hakları, personel istihdamını, protokol sırasını na ilişkin teklifte bulunulduğunu hatırlatan Arınç, 5 tanesini çıkaralım isterseniz, yerine bir tane ilave edelim isterseniz ama bunları konuşalım. Dönem bitiyor. Ocak tan sonra seçim, kimse burada kalmaz, kimse bunları düşünmez dedi.

Ocak ayının ilk gündemine bunun konulması gerektiğini dile getiren Arınç, (Efendim, sizin çoğunluğunuz var, siz çıkarın) Bu, eski usuldür. Doğrusu, hepimizi ilgilendiren bir konuda, hepimizin bu işe nasıl doğru biliyorsanız onu koymak suretiyle, mutlaka bu çıksın diye demiyorum ama üzerinde müzakere edilsin, konuşulsun, ondan sonra da bunu Parlamento ya getirelim değerli arkadaşlar. Bunu yapmadığımız takdirde çok zor durumda kalırız diye konuştu. Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:

İstanbul da yemek yiyebileceğiniz bir tek Filizli Köşk var. Bir de benim dönemimde termalde 30 odalı küçük termal bir tesis yaptırdık. Bir Yalova ziyaretimde buraya da bizim emekli milletvekillerimiz, aktif milletvekillerimiz gelir, kaplıca tedavisi görür ve burası ormanın içerisinde bir yer, orada da rahat eder dedik. Sağ olsun Cemil Çiçek Bey birkaç ay önce de orayı kapattı. Tadilat düşüncesiyle kapattığını söylüyor, inşallah, sözü böyledir, o zaman bir an evvel ne yapacaksa orada yapsın. Arkadaşlar, bizim böyle yerlere ihtiyacımız var.

14. dönemin deniz kenarında villaları var, 15. dönemin Kuşadası nda var, 16. dönemin var, 17. dönemin Antalya da var, 20. dönemden sonra bir şey yok. 20. dönemde biz geldik her şey bitti harç bitti yapı paydos dediler. Onların yaptığı doğru muydu? Eleştirebilirsiniz ama o zaman hazine tahsisleriyle hepsi yazlıklara kavuştu. Hepsi, yaz aylarında görüyorum İzmir e giden uçağın içerisinde.  Biz kendimize geldiğimiz zaman Aman laf olur sonra Ne lafı olacak? 3 gün konuşurlar, 4. gün biter kardeşim. Kim konuşacak? Haksız bir iş mi yapıyoruz? Yanlış bir iş mi yapıyoruz? Bu dönemin bir şerefi olsun, bence milletvekillerine ait bir düzenlemeyi yapalım. Mesela ben eski Meclis Başkanı olarak belki pasaportta yine kırmızıyı kullanmaya devam edeceğim ama milletvekillerimiz 3. dereceye gelmiş memur gibi aynı pasaportu kullanacak. Bu doğru mu arkadaşlar? Toplasanız 2 bin 800 civarındayız. 500 ü burada, geri kalanlar da önceki dönemler. Her gün de bir cenaze merasimi oluyor zaten burada. Yani bu insanı kuyruklara sokmanın, rezil etmenin, perişan etmenin bir alemi var mı? Bizim neyimiz eksik? Hakimleri, askeri düşünüyoruz, kanun çıkarıyoruz; akademisyenleri düşündük, kanun çıkardık hem de üç günde maşallah. Milletvekilleri için niye çıkaramıyoruz, neden bir araya gelmiyoruz? Ben Meclis Başkanımızdan da buna öncülük yapmasını istiyorum ve sizlerin hep beraber bu noktaya gelmek suretiyle, yardımcı olmanız suretiyle ocak ayı içerisinde bu konuyu gündemden çıkarmamız gerektiğini düşünüyorum.

Toptan suçlamak iyi bir üslup değil

Arınç, bazı milletvekili ve bakan yakınlarının kamuda KPSS aranmaksızın veya imtihana girmeden göreve alındığı iddialarını anımsattı.

Pek çok isim var. Bunların hepsi doğru değildir, yalandır diyemem ama bir kısmı doğrudur diyen Arınç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu nun konuşmasını anımsatarak, Arkadaşlar, toptan suçlamak iyi bir üslup değil dedi. Arınç, şunları söyledi:

Bence o konuda çok haklı olsa dahi, katılırım bazı noktalara ama bu bizim üzerimize yüklenecek bir suç değil. Benim kızım var, çalışmıyor, başörtüsünden dolayı öğretmenlik yapamadı. Damadım var, evlendiği zaman doktordu, KPSS sini bilmem, doktor nasıl oldu bilmem. Oğlum var, itiraf edeyim, bazı bakan arkadaşlarımız bana teklif ettiler, Bir kadro verelim, oğlunuzu da böyle yapalım. Oğlum da benim kafamda, Baba ben özel sektörde çalışacağım dedi. Şu anda da 6 senedir özel sektörde işçi statüsünde çalışıyor. Seneler sonra iki çocuğu olmuş bir bakan var, daha bir yaşını doldurmadı, çocuğu olmayan da vardır, çocuklarından hiçbirisinin devletle ilişiği olmayan da vardır. Yani bütününü suçlamak yerine bazıları, şunlar, bunlar diyebilir.

83 tane ismin içerisine beni koymasalar olmaz. Doktor Metin bilmem ne diye, bana söylediler; vallahi de, billahi de bu ismi tanımıyorum, hayatımda görmedim, rüyamda görmedim. Sonra araştırın dedim. Bir ara Meclis te çalıştığını söyledikleri için, artık Google dan her şeyi çıkıyor ortaya, danışmanlarım buldular, getirdiler. Mamak Belediyesi nde, Aile ve Sosyal Politikalar da, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı nda çalışmış, bilmem nerede çalışmış; 16 yıllık memurken de TİB e geçmiş. Peki, benimle ne ilgisi var bunun? Bir ara Meclis te geçici görevle bulunmuş. Hepiniz milletvekilisiniz, danışmanlarınızdan bir tanesi en azından geçici görevli değil mi? Kaldı ki benim yanımda çalışmamış. Üzüldüm ve açıklama yaptım?

CHP den de birçok milletvekilinin Meclis te yakınlarının çalıştığını belirten Arınç, Ben giderken 276 kadroyu iptal ederek gittim buradan. Emekli olanın veya başka yere gidenin yerine adam koymadım, ben burada israfı önlemeye çalıştım dedi.

İstisnai kadroları kullanmanın belediyeler de dahil suç olmadığını belirten Arınç, kanunların buna izin ve imkan verdiğini, sadece etik açıdan meseleye bakılabileceğini kaydetti.

Eleştirilere her zaman saygı duyacağını ifade eden Arınç, Ama bunları AK Parti döneminde şunlar şunlar yapıldı, bunların hepsi zaten hırsızdır, hepsi yolsuzdur… Böyle bir ithama biz müstahak değiliz. Bunu yaptığımız zaman bu eleştirilerden herkes üzerine düşeni almalıdır dedi.

Translarla basın toplantısı yaptı

Bugün bir üslup tartışması yaşandığını belirten Arınç, Meclisimizin de itibarını düşünerek bazı konularda, özel hayatın gizliliğine girmeden, şahsiyet yapmadan, kişilik haklarını zedelemeden konuşabiliriz, konuşmalıyız dedi. 

Şurada bağırıp çağırıyoruz, dışarı çıktığımız zaman saygılar efendim diyoruz. Bunu bu kürsüde de yapalım yani kabahat şu koltukların renginde midir, yoksa bu kürsünün şehveti midir, nesidir bilmiyorum. Ama kendimizden geçiyoruz kardeşim, tanıyamaz hale geliyoruz diyen Arınç, şunları kaydetti:

Mahmut Tanal Bey, bana göre altın gibi kalbi var ama yaptıklarına bakıyorum. Vallahi böyle, gönlümden geçeni söylüyorum. Birkaç defa konuştuk her meseleyle ilgili, her meseleye kendisini görevli sayıyor. Sonra hepimizden daha cesur bir arkadaşımız kardeşim. İhsan Hoca nın yapamadığını yaptı, translarla basın toplantısı yaptı arkadaşımız, onların hakkını savundu. Yani Meclis kürsüsüne veya basın toplantısına herkesi çıkarmak mümkün ama böylesi cesaret ister, her kişinin karı değil Tanal, er kişinin karı, bak sen onu bile yaptın.

İhsan Özkes e Kurultaydan en yüksek oyu sen aldın. Bir görev daha var, mescitte imamlık yap, Musa Çam ı da imam, arkasında cemaati dedim. Bak, ne geçiyor gönlümden biliyor musun, siz, Musa Çam ı cemaat yapamazsın ama Musa Çam sana Jandarma Marşını söyletir.

Bir mescit açılabilmesi için CHP de bir psikiyatriste ihtiyaç varmış, onu da söyledim. Bu, daha önce de açılabilirdi, daha sonra da açılabilirdi. Ama sağ olsun, Bekaroğlu bizde yapamadığını sizde başardı. Onu da kutlamak gerekir, ne diyeyim? Arkadan bir tek cemevi açmak kaldı. Cemevi açılmasını, Meclis ten önce bence CHP de istemeniz lazım. Yani o ihtiyaç orada daha gerçek olabilir.

Arınç ın bu sözleri, Genel Kurul da tüm gruplarda gülüşmelere yol açtı.

Konuşması sırasında TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı nın Beşiktaş gol atmış anonsu üzerine Arınç, Zaten ümitliydim bu takımdan, inşallah arkadan üst üste gelmez bir şeyler dedi.

Meclis in hak etmediği bu tartışmalardan kurtulması gerektiğini belirten Arınç, Ne olur, bu üslup içerisinde tartışmalarımızı, görüşmelerimizi yapalım. Bu Meclis bunu hak ediyor. Yarın buradan gittiğimiz zaman tutanaklar bizim şahidimiz olacak dedi. 

Bahsi geçen tweet leri aldım, ciddi buldum, biraz da vahim buldum

İzne tabi ruhsatlarla ilgili bir soru üzerine, Başbakanlık Genelgesi nin yürürlüğe girdiği 15 Haziran 2012 den bugüne kadar 7 bin 94 dosya geldiğini, bunlardan yüzde 91 inin olumlu, yüzde 5,5 inin olumsuz olarak cevaplandırıldığını, yüzde 3,5 inin ise değerlendirilmesinin devam ettiğini söyledi. Arınç, Bu genelgenin kaldırılması söz konusu olabilir ama şu an için görevine devam ediyor dedi.

Diyanet Vakfı nın camide toplanan paralarla Diyanet İşleri Başkanı ve üst düzeylerine kaç otomobil alınmıştır? sorusuna Arınç, Böyle bir durum kesinlikle söz konusu değildir yanıtını verdi.

Arınç, fuatavni isimli Twitter hesabından yazılanlara ilişkin, şunları söyledi:

Bana da arkadaşlarım getirdiler. Biliyorsunuz Twitter da fenomen haline gelen bir isim var, bu isim bazen yazılarında olacak olayları isim ve yer vermek suretiyle yazıyor. Yani ismini burada zikretmekte de beis yok; Fuat Avni isminde. Tahminen 50 ye yakın tweet atmış. Bu tweet lerinin başında 12 Aralık Cuma günü İstanbul, Ankara ve Malatya merkezli operasyonlar yapılacak, şunlar, şunlar olacak, şu kadar gazeteci vesaire gözaltına alınacak diyor. Yani bu bilgiler, isim de verilerek yapıldığına göre ciddi sayılması gerekir. Adalet Bakanlığımızla, tabii burada olmadığı için belki telefonla görüşebildik. Yani bu tür bilgilerin bir ilgisi, esası yoktur, biz buna böyle inanıyoruz ama tabii yarın, 3 gün, 5 gün sonra öyle bir operasyon yapılır mı, ne kadar kapsamda yapılır, ne amaçla yapılır? Onu bizim bilmemiz mümkün değil.

Twitter da her yazılan şeyi gerçek olarak kabul edemeyeceklerini ifade eden Arınç, bu kişinin daha önce yazdığı tweet ler bulunduğunu ve bunların pek çoğunun hakaret, düşmanlık, kin ve iftira olduğunu kaydetti. Arınç, şöyle devam etti:  

Bunlara inanmayız ancak buradaki isimler ve yapılacak operasyonda görev alacak polislere kadar da isimler verildiğine göre... Yani, buna sadece benim ciddidir, bunun üzerinde durulmalıdır dememden gayrı bir şey olamaz. Ben, Emniyet Genel Müdürlüğü mensubu değilim, bir savcı, hakim değilim. Adalet Bakanı ne olsa ne söyleyebilirdi onu da tahmin edemem. Ama bahsi geçen tweet leri aldım, ciddi buldum, biraz da vahim buldum. Daha ne söyleyebilirim? Umarım ki bunların aslı çıkmaz veya bu ölçüde çıkmaz veya yargı sürecinin dışına taşan bir olay olmaz. Bunu da temenni ederim, bunu da söylemek isterim.

İnceleme ve soruşturma başlatıldı  

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut ise Milli Saraylar a bağlı sosyal tesislerin işletilmesine dair yönergenin Genel Sekreter imzasıyla değil, Meclis Başkanı imzasıyla yürürlüğe girdiğini söyledi.

TBMM de düzenlenen Hazreti Mevlana yı Anlamak konulu konferanstaki konuşmacının, hiçbir şekilde tasvip edilmesi mümkün olmayan yakışıksız ifadeler kullandığını belirten Yakut, Kürsüye çıkan hiçbir kimsenin ne konuşacağını önceden kimse bilemez zaten, kimse kestiremez dedi.

Konuyla ilgili olarak inceleme ve soruşturma başlatıldığını, 2 idarecinin açığa alındığını, ayrıca konferanstaki ifadelerle ilgili olarak da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu anımsattı.

Yakut, CHP Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir in İstanbul daki yolsuzluklar hakkında ne diyeceksiniz? sorusu üzerine, şunları söyledi:

Başkanlık Divanı nda konu görüşülmüş olup dış denetim için 3 Sayıştay denetçisi, iç denetim için 2 denetçi ve inceleme soruşturma için de 2 muhakkik görevlendirilmiştir. İnceleme ve soruşturmanın sonucuna göre de gereği yapılacaktır. Ayrıca Genel Sekreterlik tarafından mevcut kafeteryaların Devlet İhale Kanunu na göre ihale edilerek kiraya verilebilmesi için başlatılan çalışmalar neticesinde Maliye Bakanlığı ndan gerekli izinler alınmış olup, Sayın Başkan ın ve Başkanlık Divanı nın takdirine göre bu yerler kiraya verilecek veya TBMM tarafından işletilecektir.

Yakut, Meclis Başkanı Cemil Çiçek in Başkanlık konutunda değil, kendi evinde oturduğunu ve Başkanlık konutuna taşınmayacağını da çeşitli vesilelerle ifade ettiğini söyledi.

Yakut, medya mensuplarına otopark yasağı getirildi ifadesinin doğru olmadığını, aksine mevcut otoparktan daha geniş bir otopark tahsis edildiğini kaydetti.


EN ÇOK OKUNANLAR

Dostluk maçı ertelendi

1 Dostluk maçı ertelendi

Mesaiye devam

2 Mesaiye devam

Bakan Kılıç Yeni stadyum hazır, en iyi çim Samsunda

3 Bakan Kılıç: 'Yeni stadyum hazır, en iyi çim Samsun'da'

Şehzadelerden anlamlı kampanya

4 Şehzadeler'den anlamlı kampanya

Başkanlardan 19 Mayıs Sanayi Sitesine müjde

5 Başkanlardan 19 Mayıs Sanayi Sitesi'ne müjde

Gücümüzü Bakan Kılıçtan alıyoruz

6 Gücümüzü Bakan Kılıç'tan alıyoruz

Nerede hareket

7 Nerede hareket...

Hükümetleri halk kuracak

8 Hükümetleri halk kuracak

Korkutmaya çalışıyorlar

9 Korkutmaya çalışıyorlar

Trabzonspora nazar değdi

10 Trabzonspor'a nazar değdi