Samsun haber gazetesi
X Reklamı Kapat

Sırtımızın hançerlendiğinin en büyük delili

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine kriptolu telefonu verenlerin bu telefonları dinlediğini belirterek Bizim sırtımızın hançerlendiğinin en büyük delili TÜBİTAK taki bu tiplerdir dedi.\r\n

Sırtımızın hançerlendiğinin en büyük delili
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜBİTAK Gebze Kampüsü nde düzenlenen TÜRKSAT 6A Yerli Haberleşme Uydusu Projesi İmza Töreni nde yaptığı konuşmada, projede görev alan mühendis, bilim insanı ve işçileri tebrik etti. 

Törenden önce, 3 milyar dolar bedelle tamamlanan, bu boyutuyla Türkiye de bugüne kadar tek kalemde yapılmış en büyük sanayi yatırımı olan TÜPRAŞ Dönüşüm Tesisi ni açarak büyük bir gururu yaşadıklarını, bu proje ile de iftihar ettiklerini anlatan Erdoğan, Büyüyen, güçlenen, gelişen yeni Türkiye nin yansımalarını, gurur tablolarını hep birlikte müşahede ediyoruz dedi. 

Erdoğan, bu yılın ocak ayında Japonya da yapımı tamamlanan TÜRKSAT 4A Uydusu nu teslim aldıklarını, uydunun 15 Şubat ta da Kazakistan daki Baykonur Uzay Üssü nden başarıyla fırlatıldığını hatırlattı. Yazılımının tamamı, donanımının yüzde 80 i yerli olan ilk keşif uydusu Göktürk 2 nin 2012 yılında Çin den uzaya gönderildiğini anımsatan Erdoğan, tasarımı ve üretimi Türkiye de gerçekleştirilen ilk yer gözlem uydusu olan RASAT ın da 2011 yılında yörüngesine yerleştiğini vurguladı. 

Startı verilen TÜRKSAT 6A uydusunun bu uydulardan çok daha farklı ve ileri bir proje olduğuna işaret eden Erdoğan, İktidarımız döneminde 4 tane önemli projeyi gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. Hem ticari hem askeri amaçlı görevler üstlenecek olan TÜRKSAT 6A uydumuzda kullanılacak alt sistemler, yer istasyonu ve yazılımlar tamamen milli imkanlarla gerçekleştirilecek. Bu proje kapsamında geliştirilecek olan alt sistemler, daha sonra üretilecek milli haberleşme uydularının da alt yapısını oluşturacak. Dolayısıyla proje, sadece vereceği hizmetle değil aynı zamanda stratejik mahiyetiyle de bizim için son derece önemli. Bunlar, bir sıçrayışın, bir özgüvenin alametleridir. Türkiye nin ileride bu kendi yaptığı uyduları uzaya gönderebileceği gibi bu tür imkanlara sahip olacağına da ben yürekten inanıyorum. Türkiye bugün hayalleri gerçeğe dönüştürüyor. İnşallah yakın zamanda hayali dahi kurulamayanları da gerçekleştirmeyi mutlaka başaracaktır diye konuştu. 

- Gelecek Türkiyemiz için, milletimiz için çok daha farklı olacak

Araştırma ve geliştirme faaliyetlerini geliştirmenin, bilgiye giden yolu açmanın mücadelesi içinde olduklarını aktaran Erdoğan, şöyle devam etti: 

Eğitime, özellikle mesleki eğitime, bilime, araştırmaya, Ar-Ge ye yaptığımız yatırımlarla Türkiye artık çok farklı bir kulvarda ilerlemeye başladı. TÜBİTAK ın koordinesinde 6 ayda bir yapmakta olduğumuz, özellikle bu Bilim Teknoloji Yüksek Kurulu toplantılarımızda bir defa uzun yıllar yapılamayan, ertelenen adımları biz attık. Bütün bu çalışmalarımızda neredeydik, nereye geldik, nereye gideceğiz? Hep bunları planladık ve geldiğimizde Ar-Ge çalışmalarına devletin neredeyse para ayırmadığı bütçeden bir dönemi şu anda yüzde 1 e yaklaşmış durumdayız. Aslında hedefimiz yüzde 2. Şimdi artık yüzde 2 yetmez, belki bu yüzde 3 e çıkarılması gerekecek. Bunu başarmamız halinde, özel sektörün de Ar-Ge yatırımlarında rol almasıyla birlikte -ki özel sektör de bu alanda artık rol almaya başladı- inanıyorum ki gelecek Türkiyemiz için, milletimiz için çok daha farklı olacaktır. Savunma sanayi projeleri başta olmak üzere pek çok konuyu şahsi himayemize alarak, süratle mesafe kat edilmesini sağladık.  

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye nin iktidarları döneminde bilim ve teknoloji alanında çok önemli bir mesafe kat ettiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: 

Şöyle bir geriye dönüp baktığımızda başladığımız yerle geldiğimiz nokta arasında gerçekten çok önemli bir fark olduğunu görüyoruz. Mesela 2002 yılında ülkemizde, belki garibinize gidecek, sadece 2 tane teknopark vardı. Bugün, 41 i faal, 59 teknoparkımız bulunuyor. Bu nereden nereye geldiğimizi göstermesi bakımdan çok önemli. Bu teknoparklarda, 3 bin firmamız, 30 bin personeliyle araştırıyor, üretiyor ve yılda 1 milyar 700 milyon dolar ihracat yapıyor. Hemen yakınımızda kurmakta olduğumuz bilişim vadisi, Türkiye de yeni bir safhanın da inşallah başlaması anlamına geliyor. Bu da çok önemli. Gerçekten çok büyük bir gurur tablosunu, dünyada parmakla gösterilecek bir bilişim vadisini, Türkiye de işte burada kazandırıyoruz. Marka ve patent başvurularındaki muazzam artışlar, ülkemizin bu konuda doğru bir istikamette ilerlediğine işaret ediyor. TÜBİTAK ı asli işlevine, yani bilim ve teknoloji alanında yenilikçi ve yönlendirici bir kurum haline inşallah dönüştürüyoruz.  

TÜBİTAK bünyesinde faaliyet gösteren enstitüler ve araştırma merkezlerinin takdire şayan başarılar ortaya koyarak kendilerini gururlandırdığını aktaran Erdoğan, özel sektörün de bu konuda önemli bir seviyeye ulaştığını ifade etti. 

- İnsanı karşıdan vurdukları zaman, erkekçe vurdu dersin...

Geçen 12 yılda sadece TÜBİTAK aracılığıyla, özel sektörün araştırma geliştirme faaliyetlerine verdikleri desteğin 4,5 milyar lirayı bulduğunun altını çizen Erdoğan, Burada bir hususun özellikle üzerinde durmak isterim. 12 yıl boyunca başbakanlık vazifemizi ifa ederken Türkiye de bilim, teknoloji, özellikle de araştırma geliştirme çalışmalarının artması için çok büyük bir gayret ve hassasiyet içinde olduk. TÜBİTAK ı, böyle bir hedef ve böyle bir hassasiyet içinde yeniden yapılandırdık, teşvik ettik, çok güçlü şekilde destekledik ifadelerini kullandı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bütün iyi niyetlerine, samimi gayretlerine rağmen TÜBİTAK ın içine yerleşen bir urun, kurumu içten içe çürütmeye, farklı gayelere taşımaya başladığını gördüklerini dile getirerek, Düşünün, siz bilim diyorsunuz, araştırma geliştirme diyorsunuz ama birileri kurumun içine bir kanser hücresi gibi sızıyor, sizin bu samimi gayretlerinizi çürütmenin mücadelesini veriyor. TÜBİTAK ın içine öyle bir ihanet şebekesi yerleşiyor ki mesaisini, birikimini vatanı için, milleti için, bayrağı için değil ihanet için kullanıyor. Bilim ve teknoloji değil, örneğin üst düzey devlet görevlilerinin kriptolu telefonlarını dinlemek için orada alçakça çalışmalar, alçakça faaliyetler yapıyorlar. Eğer benim telefonumu, bana verilen kriptolu telefonu buradaki bu telefonu verenler dinliyorsa, bunlara ben farklı bir yaklaşım bir defa asla gösteremem. Bizim nasıl sırtımızın hançerlendiğimizin en büyük delili maalesef TÜBİTAK taki işte bu tiplerdir. İnsanı karşıdan vurdukları zaman, Erkekçe vurdu dersin ama arkadan vurdukları zaman bu kalleşçe, alçakça vuruştur. Bunu görmemiz lazım şeklinde konuştu. 


EN ÇOK OKUNANLAR

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci,Biz bir dakika diyoruz, hesapları alt üst oluyor

1 Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci,:'Biz bir dakika diyoruz, hesapları alt üst oluyor