Terör örgütü yöneticiliği ve üyeliğinden 4 tutuklama

Paralel yapı operasyonunda Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Karaca terör örgütü yöneticiliği , 3 kişi de terör örgütü üyeliği suçlamasıyla tutuklandı.\r\n

 Terör örgütü yöneticiliği ve üyeliğinden 4 tutuklama
İstanbul merkezli paralel yapı operasyonu kapsamında şüphelilerden Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca ile emniyet görevlileri Tufan Ergüder, Ertan Erçıktı ve Mustafa Kılıçaslan ın, kaçma şüphelerinin bulunması, delilleri yok etme, gizleme, tanık ve mağdur üzerinde baskı oluşturma şüphelerinin olması, adli kontrol tedbirinin bu aşamada yetersiz kalacağı gerekçeleriyle tutuklanmasına karar verildi.

İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği nce verilen kararda, şüpheliler Hidayet Karaca ile emniyet görevlileri Ergüder, Erçıktı ve Kılıçaslan ın tutuklanma gerekçeleri sıralandı.

Soruşturmada, şüphelilere yönelik isnat edilen suçların belirtildiği kararda Anayasal düzene karşı işlenen suçlarda manevi cebirin de yeterli olacağının öngörüldüğü dikkate alındığında, Terörle Mücadele Kanunu nun 1. ve 7. maddeleri anlamında bir örgütün varlığı yönünde kuvvetli suç şüphesinin bulunduğunu belirtildi. 

Hidayet Karaca nın örgütün yayın politikasına uygun yayınlar yaparak örgüt yöneticisi olduğu belirtilen kararda, şüpheliler Tufan Ergüder, Ertan Erçıktı ve Mustafa Kılıçaslan ın ise emniyet teşkilatındaki örgütlenme içinde bulunduklarına dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delilerin bulunduğu aktarıldı.

AİHM ve CMK ya göre tutuklamaya engel hal yok

Şüphelilere yüklenen suçun yasada ön görülen ceza miktarı, önemli ve ciddi sayılan katalog suçlardan olması nedeniyle tutuklama nedeninin kanun gereğince var sayıldığı aktarılan kararda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatları ve 6352 sayılı yasa ile değişen Ceza Muhakemesi Kanunu nun (CMK) 100. ve devam eden maddeleri uyarınca şüphelilerin tutuklanmasına engel hallerinin bulunmadığı belirtildi.  

Kararda, almaları muhtemel cezaya göre şüphelilerin kaçma şüphelerinin bulunduğu belirtilerek, soruşturmanın henüz tamamlanmaması nedeniyle bu kişilerin delilleri yok etme, gizleme, tanık ve mağdur üzerinde baskı oluşturma şüphelerinin de olduğu, işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik önlemi değerlendirildiğinde Anayasa da ifade bulan ölçülülük ilkesi uyarınca, daha hafif koruma önlemi olan adli kontrol tedbirinin uygulanmasının bu aşamada soruşturmaya konu suç ve bu şüpheliler açısından yetersiz kalacağı ve amaca hizmet etmeyeceği kanaatine varıldığı dile getirildi.

Şüpheliler ve avukatlarının serbest bırakılma taleplerinin reddine karar verildiği anlatılan kararda, Hidayet Karaca nın terör örgütü yöneticiliği , Tufan Ergüder, Ertan Erçıktı ve Mustafa Kılıçaslan ın ise, terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmasına karar verildiği ifade edildi.

Hidayet Karaca ile Tufan Ergüder, Ertan Erçıktı ve Mustafa Kılıçaslan Silivri Cezaevi ne götürüldü.

Dumanlı nın serbestlik gerekçesi

Hakimliğin kararında, adli kontrol tedbiri uygulanması şartıyla diğer 7 kişiyle birlikte serbest bırakılmasına karar verilen şüpheli Ekrem Dumanlı nın serbest kalma gerekçesi de yazıldı. 

Dumanlı nın üzerine atılı suçu işlediği yönünde, bu aşamada tutuklamayı gerektirecek somut deliller bulunmadığı, adli kontrol hükümlerinin yeterli olacağı kanaatine varıldığı aktarılan kararda, tutuklama talebinin reddine hükmedildiği belirtildi.

Dumanlı hakkında, yurt dışına çıkış yasağı uygulaması bulunan adli kontrol tedbiri uygulanmasına ve bu tedbirin iddianamenin kabulüne kadar devamına karar verildiği de açıklandı.

Karaca nın avukatı Fikret Duran, karara itiraz edeceklerini söyledi.

Suçumuz yok

Bu arada Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı, Çağlayan Adliyesi çıkışında açıklama yaptı. 

Dumanlı, Zaman gazetesi ve Samanyolu televizyonunun hedef alınarak basın özgürlüğünün tehdit edildiğini öne sürdü.

Haklarında suç isnat edilerek çalışma yapıldığını savunan Dumanlı, terör örgütü üyeliği iddiasıyla gözaltına alındığını hatırlatarak, bu iddiayı sahiplerine iade ettiğini belirtti.

herkül.org dan alınmış haber ile iki köşe yazısı nedeniyle ıstırap çektiklerini iddia eden Dumanlı, gece boyunca savcıya ifade verdiklerini anlattı. 

Geceyi geçirdikleri Çağlayan daki Adalet Sarayı nın -7. katındaki nezarethaneyi kalorifer bulunmadığı iddiasıyla eleştiren Dumanlı, gözaltında iken bir bebeğinin dünyaya geldiğini belirtti.

Dumanlı, Demokrasiye karşı bir yanlış yapmışsam, evrensel değerlere karşı bir yanlış yapmışsam 10 sene değil ömür boyu çıkmak istemem. Ama bir suçumuz yok. Bebeğin oldu, adını Saadet koymuşsun. Saadet duyar mısın? diye sorsanız. Duymam. İçimde bir burukluk var. Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca da burada olmalıydı şeklinde konuştu.

Devlet içinde yasa dışı örgütlenme oluşturuldu

İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen kararda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu nca yürütülen paralel yapı soruşturmasına değinildi. Soruşturmanın nasıl başladığı ve şüphelilerin hangi isnatlarla suçlandığına ilişkin bilgilerin sunulduğu kararda, soruşturmanın başlamasına neden olan olaylar kronolojik olarak yer aldı.

Dönemin özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği nce yürütülen bir soruşturma dosyasının şüphelilerinden olan ve halen Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi nde yargılanmaları devam eden sanıklar Mehmet Nuri Turan, Bünyamin Ateş, Burhan Bozgeyik ve Mustafa Kaplan ın, sahip oldukları BMB Yayın Grubu na bağlı Tahşiye, Rahle ve Cihangir adlı yayınevleri ile dini görüş ve yorumlar içeren kitaplar bastıkları belirtilen kararda, bu kitaplarda şüpheli Fethullah Gülen in temel paradigması olan dinler arası diyalog ve kurumlara zekat verilebileceğine ilişkin görüşleri ile tesettür konusunda eleştirilerde bulunulduğu ifade edildi.

Gülen in konuşmasıyla başlayan süreç

Fethullah Gülen’in başında bulunduğu, hizmet hareketi adıyla bilinen yapının eleştirildiği 3 Aralık 2008 tarihli yazının, bu dosyanın şüphelilerinden olan eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer in imzasıyla dağıtım yerlerine gönderildiği ve Tahşiye grubu faaliyetleri konulu yazı ile bu grup hakkında istihbari bilgilendirme yapıldığı aktarılan kararda, şüpheli Gülen in 6 Nisan 2009 da www.herkul.org isimli internet sitesinde, irtica paranoyası adı altında video kaydının yayınlandığı ve burada açıkça tahşiye diye bir şey icat edebilirler, adlarına da tahşiyeci derler, sonra kalaşnikof verirler, çuvaldızı bile olmayan insanlara terörist damgası vuracaklar.. belli kişilerce karanlık karar kurullarında alınan kararlar.. şeklinde diyaloglar geçtiği dile getirildi.

Gülen in beyanatının şüphelilerden Hüseyin Gülerce nin 10 Nisan 2009 ve Ahmet Şahin in de 15 Nisan 2009 tarihlerinde Zaman gazetesindeki köşelerinde yazıldığı, yine 23 Nisan 2009 da Tek Türkiye dizisinin bölümündeki karanlık kurul sahnesinde, tahşiye miydi taşidat mıydı neydi..rahle mahle bir şey deyin işte, dini sembol olacak bir şey.. şeklinde diyaloglar kurulduğu anlatılan kararda, şüphelilerden Nuh Gönültaş ın da Bugün gazetesinde 26 Nisan 2009 da, Tahşiyeciler deşifre oldu, yeni bir isim bulmalıyız başlığıyla, dizideki diyaloglarla ilgili bir köşe yazısı yazdığının anlaşıldığı ifade edildi.

İstihbari bilgiler teyit edilmeden kullanılamaz kuralı ihlal edildi

Başka suçtan tutuklu şüpheli Ali Fuat Yılmazer in 3 Aralık 2008 tarihli yazısının ardından, gazetede beyanlarının yer aldığı yayınlar ile televizyonda da yayım yapıldığı belirtilen kararda, kısa bir süre sonra, 29 Nisan 2009 da 20 kişi hakkında şüpheli Erol Demirhan imzasıyla, şüpheli İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü (TEM) şube müdür vekili Ertan Erçıktı adına, İstihbarat Şube Müdürlüğü nden İstanbul TEM e yazı yazıldığı ve Radikal tahşiye grubu hakkında ihbarda bulunulduğu, ancak istihbari bilgilerin adli soruşturmada teyit edilmeden kullanılamayacağı kuralı ihlal edilerek 4 Mayıs 2009 da şüpheli Ertan Erçıktı nın imzasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından soruşturma talep edildiği aktarıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nın talebe uygun bir şekilde, 5 Mayıs 2009 da izin vererek soruşturma yürüttüğü, teknik ve gizli takip kararları alınarak TEM Şube Müdürlüğü görevlileri tarafından uygulama yapıldığı kaydedilen kararda, 4 Kasım 2009 a kadar Radikal tahşiye grubu adıyla soruşturma yürütülürken, bu tarihten sonra bilgi notu ile örgütün adının El Kaide yanlısı radikal Mehmet Doğan örgütü olarak değiştiği, 10 Aralık 2009 da tarihsiz, isimsiz ve imzasız bir ihbar mektubu ile CD nin gönderildiği, 22 Ocak 2010 da 16 ilde eş zamanlı olarak 122 kişiye yönelik operasyon yapıldığı ve bir kısım şüphelilerin tutuklanarak 17 aya kadar tutuklu kaldıkları dile getirildi.

Sis kutuları aynı seriden

Kararda,  şüphelilerden Turgut Yıldırım ın bulunduğu Bahçelievler deki yerde yapılan aramada suç konulu olduğu değerlendirilen el bombaları ve mermiler ile krokilerin ele geçirildiği ve el bombaları üzerinde yalnızca arama yapan polis memurlarının parmak izinin tespit edildiği belirtilerek, şu ifadeler kullanıldı:

Şüpheli Ali Fuat Yılmazer in 3 Aralık 2008 tarihli yazısında, Ali Tok un da bu yapılanmanın içerisinde olduğunu bildirmesine ve şüpheli Turgut Yıldırım ın arama tutanağında elde edilen taslak ve krokilerin eve Ali Tok isimli kişi tarafından getirildiğinin beyan edilmesine karşın, Ali Tok isimli kişinin yazı ve imza örneklerinin alınmadığı gibi şüpheli olarak da işlem görmediği, arama yapılan evde 38 adet parmak izi tespit edildiği halde bu hususun da araştırılmadığı, diğer taraftan elde edilen suça konu olduğu belirtilen bir adet MKE yapımı sarı renkli sis kutusunun, Ergenekon terör örgütü kapsamında, 21 Nisan 2009 da Beykoz Poyrazköy Keçilik mevkisinde yapılan kazılarda ele geçen bir adet şeffaf poşete sarılmış vaziyette bulunan MKE yapımı sarı renkli sis kutusu ile aynı seriden olduğu, ele geçen el bombalarının, seri numarası tespit edilen Kartal Emniyet Müdürlüğü nde bulunan 6 adet el bombası ile benzeştiğinin tespit edildiği görülmüştür.

Fethullah Gülen in genel olarak yayın politikalarını belirlediği..

Soruşturma dosyasında, Samanyolu Yayın Grubu Başkanı olan şüpheli Hidayet Karaca nın, şüpheli Fethullah Gülen ile arasında 20 Eylül 2010, 28 Eylül 2013 ve 10 Ekim 2013 te geçen telefon görüşmelerinde, Şefkat Tepe dizisindeki karanlık kurul bölümlerinin dizide yer alıp almayacağını sorarak, bu bölümlere ilişkin senaryoyu Gülen e okuduğu ve bizzat onayını aldığı kaydedilen kararda, Soruşturmanın şüphelilerinden olan ve Tek Türkiye, Şefkat Tepe dizilerinin senaryo, hikaye yazarları ve yapımcı, yönetmenlerinin beyanlarına göre, bu dizilerde yer alan karanlık kurul veya karar kurulu bölümlerinin kendi taraflarından yazılmadığı, senaryolaştırılmadığı ve dizilerinde bulunmadığını beyan etmeleri karşısında, karanlık karar kurulu adıyla yayınlanan bölümlerin diziden farklı kişiler tarafından senaryolaştırılarak diziye eklendiğinin anlaşıldığı görülmüştür denildi.

Bu haliyle şüpheli Fethullah Gülen in Samanyolu TV grubu ve Zaman gazetesinin genel olarak yayın ve yayım politikalarını belirlediği, bu şekilde kamuoyu oluşturulmaya çalışıldığı ifadesi kullanılan kararda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nın 3 soruşturma dosyasındaki bir kısım şüphelilerin bu dosyanın da şüphelileri olduğu ve bu soruşturma dosyaları sonucunda yapılan işlemler nedeniyle şüpheli Fethullah Gülen in kontrolünde bulunan basın ve yayın organlarında şüphelilerin sahiplenilerek yayınlar yapıldığı aktarıldı.

Karaca ile Gülen arasındaki görüşmeler inkar edilmedi

Dershaneler konusunda, şüpheli Fethullah Gülen in beyanının gazete ve televizyonlarda, belirtilen şekillerde, kamuoyu oluşturmak amacıyla kullanılarak haberler yapıldığı da belirtilen kararda, aynı zamanda dizilerin karar kurulu bölümlerinde de bu olaylara yer verildiği ve şüpheli Hidayet Karaca ile şüpheli Fethullah Gülen arasındaki görüşmelerin inkar da edilmediğinin görüldüğü dile getirildi.

Kararda, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu nun (TMK), terör tanımı başlığını taşıyan 1. maddesi ile terör örgütleri başlığını taşıyan 7. maddesine vurgu yapılarak, şu ifadelere yer verildi:

Örgüt niteliği değerlendirildiğinde, genel itibarıyla emniyet müdürlüğü ve özellikle İstanbul Emniyet Müdürlüğü bünyesinde, İstihbarat ve TEM müdürlüklerinde görev yapan şüphelilerin, devletin hiyerarşik yapısı dışında ayrı bir hiyerarşik yapı oluşturarak yasa dışı örgütlenme oluşturdukları, Türkiye Cumhuriyeti nin sosyal, ekonomik, askeri ve idari mekanizmasına yön veren kadroların ele geçirilerek etkisiz hale getirilmesinin amaçlandığı, bugüne kadar cebir ve şiddet içeren eylem ile işlemleri tespit edilmemiş olsa da mahiyeti gereği silahlı olarak emniyet müdürlüğü bünyesinde oluşan bu birimin, terör örgütleriyle mücadele adı altında yetkilerini, görevlerinin gereklerine aykırı kullanmak suretiyle amaca ulaşmak için toplum üzerinde baskı, korkutma, yıldırma ve sindirme yöntemi kullanarak işlem yaptıkları, nitekim Yargıtay 9. Ceza Dairesi nin 9 Ekim 2013 tarihli kararında belirtildiği gibi, anayasal düzene karşı işlenen suçlarda manevi cebirin de yeterli olacağının öngörüldüğü dikkate alındığında, TMK 1. ve 7. maddeleri anlamında bir örgütün varlığı yönünde kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu görülmüştür.


EN ÇOK OKUNANLAR

Jandarma, yolcu otobüsündeki iki yolcuda eroin ele geçirdi

1 Jandarma, yolcu otobüsündeki iki yolcuda eroin ele geçirdi

Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarı Ali Fidan, şehidin baba evinde

2 Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarı Ali Fidan, şehidin baba evinde

Çine'de emekli polis intihar etti

3 Çine'de emekli polis intihar etti

İzmitli avukatın katili eğlence mekanında yakalandı

4 İzmitli avukatın katili eğlence mekanında yakalandı

Annesine küfür ettiğini iddia ettiği genci bıçaklayarak öldürdü

5 Annesine küfür ettiğini iddia ettiği genci bıçaklayarak öldürdü

Yeraltı çöp konteynerine düşen adam ölümden döndü

6 Yeraltı çöp konteynerine düşen adam ölümden döndü

İzmir'de sokak ortasında cinayet

7 İzmir'de sokak ortasında cinayet

Şampuan kutusundan uyuşturucu hap çıktı

8 Şampuan kutusundan uyuşturucu hap çıktı

Ankara Büyükşehir Belediyesi 'Alo Ambulans' binasında yangın

9 Ankara Büyükşehir Belediyesi 'Alo Ambulans' binasında yangın