Samsun haber gazetesi
X Reklamı Kapat

Enflasyonda yüzde 5 leri görebiliriz

Başbakan Yardımcısı Babacan, petrol fiyatları bu seviyelerde giderse 2015 için yüzde 5 li enflasyonların bile görülebileceğini söyledi.\r\n

Enflasyonda yüzde 5 leri görebiliriz
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası na konuk oldu. AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Şenol Kazancı tarafından karşılanan Babacan, gündeme ilişkin soruları yanıtladı. 

Paris teki silahlı saldırılar ve bunun üzerine gelişen olayların sorulması üzerine Babacan, terörün dininin, milletinin ve ırkının olmadığını söyledi. Terör terördür, terörist teröristtir diyen Babacan, benim teröristim, senin teröristin diye bir kavramın da olmadığını ifade etti.

Türkiye Cumhuriyeti ve AK Parti olarak terörün her türlüsüne karşı olduklarını vurgulayan Babacan, şunları kaydetti:

Teröre karşı duruşumuz bizim sadece ilkesel bir duruş değil, aynı zamanda terörün hedefi olmuş ve terör sebebiyle 10 binlerce can kaybetmiş bir ülke olarak biz bu duruşumuzu sergiliyoruz. Dolayısıyla buradaki duruşumuz çok açıktır. Sayın Başbakanımızın Paris e gitmesi ve teröre karşı uluslararası dayanışma fotoğrafının içinde yer alması da bu açıdan çok önemlidir. Öte yandan, ifade özgürlüğü de bizim 2002 yılından bu yana Türkiye de gelişmesini arzu ettiğimiz konudur. İfade özgürlüğü en doğal insan hakkıdır. İfade özgürlüğünü hakaret amacıyla kullanmak ise kabul edilmez bir durumdur. Özgürlüğü, hakarete vardıracak noktaya getirdiğiniz zaman, birilerinin ona dur demesi gerekir. Hele hele bu hakaret bir kutsala hakaretse, İslam dinimizin en kutsal şahsiyeti olan Hz. Muhammed e olan bir hakaretse bunun kabul edilmesi kesinlikle mümkün değildir ve buna karşı da biz dimdik dururuz, gerekli her türlü tedbiri alırız. Dolayısıyla bu iki konuyu birbirine karıştırmamak lazım.  

Babacan, evrensel hukuk normlarına bakıldığında, özgürlüklerle başkalarının değerlerine tecavüz arasında bir sınırın bulunduğuna işaret etti. 

Son olaylarda, özellikle dikkatlerini çeken konunun provokasyon olduğunu dile getiren Babacan, Bir senaryoyla, adeta bir tiyatroyla kim ne yapmak istiyor, kim nerede hangi olaylara sebep olmak istiyor? Bunu da iyi okumak lazım dedi. 

Türkiye de de bu işten üzerine vazife çıkaranların, belli hassasiyetleri kaşıyanların olduğunu belirten Babacan, bunların farkında olduklarını kaydetti. Hükümet olarak gereken tedbirleri aldıklarını anlatan Babacan, bugüne kadar böyle konularda nasıl açık bir tutum ortaya koydularsa bundan sonra da aynı duruşu sergileyeceklerini ifade etti. 

17-25 Aralık olayları bir darbe teşebbüsüdür  

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 17-25 Aralık olaylarının Türkiye ekonomisine zararının sorulması üzerine de, 17-25 Aralık olayları hangi cepheden bakarsanız bakın, hangi açıdan ele alırsanız alın bir darbe teşebbüsüdür. Hükümetimizi, iktidar partimizi, sayın Cumhurbaşkanımızı ve ailesini hedef alan bir darbe teşebbüsüdür dedi. 

Olayların ilk günlerde farklı yönlere çekilmeye çalışıldığını dile getiren Babacan, ortalık yatışınca bunun bir komplo, bir oyun, bir tuzak, bir kumpas olduğunun çok iyi anlaşıldığını bildirdi. 

Bu teşebbüsün dünyada eşine az rastlanır bir darbe girişimi olduğunu anlatan Babacan, şöyle devam etti: 

Buradaki problem, bizim hem yargı sistemimizin hem polis teşkilatımızın ama genelde devletin içine nüfuz etmiş bir yapının kendi amaçları, kendi emelleri doğrultusunda kamu görevlilerini yönlendirebilme imkanıdır. Dolayısıyla bir hakimimiz, bir savcımız tamamen tarafsızlık, bağımsızlık içinde hareket etmesi gerekirken, bir yerlerden gelen sinyalle, bir yönlendirmeyle hareket ediyorsa, böylesine kararlar alıyorsa bunun da kabul edilmesi mümkün değildir. Sistemimiz yargının bağımsızlığı üzerine inşa edilmiş bir sistem olduğu için, yargıya müdahale de son derece zor olduğu için doğrusu da odur. Yani ideal şartlarda yargının tam bağımsız çalışması gerekir, ama bu tam bağımsızlık alanını da tarafsız ve uluslararası hukuk normlarına, kanunlarımıza ve kendi vicdanına uygun hareket ederek kullanması gerekir. Bu olmayınca tabi, o ülkede bir hukuk devletinin olduğu sorgulanır hale gelir.

Yargı kendi kendine yasa çıkaramaz

Türkiye nin hukuk devleti olmasının, ekonomi için de olmazsa olmaz bir şart olduğunu vurgulayan Babacan, bu olayların maliyetinin parayla ölçülemeyeceğini söyledi. 

O günkü borsa, döviz, faiz değerlerine ve piyasa hareketlerine bakıldığında farklı maliyetlerin çıkarılabileceğini dile getiren Babacan, Ancak itibar kaybettiğinizde, yargıya olan güven azaldığında bunun ileriye doğru maliyeti parayla ölçülmez dedi. 

Uluslararası yatırımcıların, bu ülkeye güvendiği için yatırım yaptığına dikkati çeken Babacan, bunun da iyi bir hukuk sistemiyle sağlandığını ifade etti. Babacan, en çok üzüldükleri konunun da tam da bu nokta olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: 

Bizim yargı konusunda yapacağımız işler, atacağımız adımlar son derece önemli olacak. Yargıya güvenin tekrar inşası, yargının itibarının tekrar yükseltilmesi için insan kaynakları yapısından tutun da iç işleyişine kadar çok önemli değişik yapmak gerekiyor. Fakat bunları yaparken de şöyle bir açmazımız var; bunları yapma adına attığımız her adım yargının bağımsızlığına müdahale olarak değerlendiriliyor. Yargıdaki problemleri çözmek için yaptığımız yasal düzenlemeler, bazı adımlar, içeriden dışarıdan farklı bakmak isteyenler kişiler tarafından yargıya müdahale ediliyor, yargının bağımsızlığına zarar veriyor deniyor. Reform yapılacaksa, böylesine sıkıntılı bir alanda daha düzgün bir yapıya gitmek istiyorsak, bunu, yine siyasi iktidar yapar, başkası yapamaz, yargı kendi kendine yasa çıkaramaz. Yasa TBMM tarafından çıkarılır. Dolayısıyla bu konuda duruşumuz çok açık. Tartışılmaz bir şekilde tam sağlam bir hukuk devletini oluşturmak ve öyle bir yargı sistemine ulaşmak ki, Ben Türkiye Cumhuriyeti yargısına kendimi teslim ettiğim anda oradan hızlı ve adil kararlar çıkar dedirtelim. Nihai hedefimiz bu ama bu kolay değil. Adım adım mücadele ede ede, tuğla tuğla kredibilite inşa ederek olacak. Çok açık tutumumuz var. İnşallah kararlılık olduktan sonra bu hedefler gerçekleşir diye ümit ediyorum.

2015 te de Avrupa nın en hızlı büyüyen ekonomilerinden birisi olacağız

Babacan, 2014 yılı için yüzde 3 civarındaki büyümenin, Avrupa nın en yüksek büyüme rakamlarından birisi olacağını belirterek, 2015 yılı içinde yine böyle bekliyoruz. Avrupa nın en hızlı büyüyen ekonomilerinden birisi olacağız. Ticaretimizin büyük kısmı Avrupa Birliğiyle, doğrudan sermaye girişinin yüzde 70 i buradan geliyor. Bizim ekonomimiz Avrupa ile çok bağlı, iç içe. Dolayısıyla Avrupa nın genel tablosu, bizi olumlu ya da olumsuz şekilde etkileyebiliyor değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye nin büyüme oranın makul bir seviyede olmasına rağmen istihdamda önemli gelişmeler kaydedildiğini anlatan Babacan, Ekim 2013 ten Ekim 2014 e toplam istihdam çalışan sayısı 1 milyon 358 bin kişi artmış. Böyle bir istihdam artışı bugün dünyada eşine benzerine az rastlanan bir istihdam artışı. Ekonomimiz büyüyor ama bununla mukayese ettiğinizde çok daha yüksek miktarda istihdam üretmeye devam ediyor diye konuştu.

Ali Babacan, başta kadınlar olmak üzere son yıllarda işgücüne katılma oranının arttığını belirterek, Son 3 yılda iş hayatına katılan her 100 kişiden 46 sı kadın, eskiden 30-70 gibi oran vardı şimdi yarıya yaklaştı. Üniversite mezunu kadınlarımızın işgücüne katılma oranı erkeklerle aynı seviyeye ulaşmış oldu. Böyle bir yapısal değişim içerisinde işgücü piyasamız dedi.

Geçen yıl cari açıkla mücadelede önemli başarılar elde edildiğini vurgulayan Babacan, Yılın tamamına etkileyen bizim cari açıkla ilgili aldığımız kararlar, makro ihtiyati tedbirler oldu. Cari açık 2013 yılında milli gelirin 7,9 una, neredeyse 8 ine yaklaşmışken, 2014 te bunu 5,6 ya indirmiş olduk muhtemelen. Muhtemelen diyorum çünkü ne yılın tamamının cari açığı henüz net olarak açıklandı ne de yılın milli geliri tam açıklandı. Ama bizim tahminimiz yüzde 5,6 diye konuştu.

Babacan, Orta Vadeli Program (OVP) açıklandığında petrol fiyatlarındaki düşüş trendinin başladığına dikkati çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

Bizim 2015 yılı için varsaydığımız petrol fiyatı 102 dolardı. Biz buna göre hesabımızı yaptık. Her 10 dolarlık düşüş bize yaklaşık 4,4 milyar dolarlık cari açık avantajı sağlıyor. Bunu doğalgazda biraz geç görüyoruz çünkü bizim bugün satın aldığımız doğalgaz 6 ay ya da 9 ay önceki petrol fiyatlarına endeksli. Hala biz o yüksek petrol fiyatlarından doğalgaz alıyoruz. Petrol günlük piyasa üzerinden girdiğini için Türkiye ye anında yansıyor. Dolayısıyla bunun tam etkisini biz muhtemelen haziran, temmuz aylarından itibaren daha iyi göreceğiz. Cari açığın da geçen yıla göre çok daha düşük bir rakam olacağını bekliyoruz.

Türkiye ye ciddi fon girişi söz konusu

Başbakan Yardımcısı Babacan, 2014 yılının bütün olumsuzluklara rağmen oldukça iyi tamamlandığını, hedeflerin önemli bir kısmına ulaşıldığını ifade ederek, şunları kaydetti:

Enflasyonda bir miktar yükselme oldu, kurdaki değer kaybından ve gıda fiyatları sebebiyle ama onun etkisi inşallah bu yıl ortadan kalkıyor. Genel anlamda şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim; olağanüstü bir tablo oluşmazsa jeopolitik alanda ya da küresel ekonomi alanında, Türkiye yi çevreleyen şartlar beklentilere uygun bir şekilde gelişirse, 2015 yılı her açıdan 2014 e göre daha iyi bir yıl olacak, seçim olmasına rağmen. 2015 te büyüme 2014 e göre daha iyi olacak, enflasyon ve cari açık 2014 e göre daha düşük olacak.

Petrol fiyatları düşmeseydi yine de daha iyi bir yıl olacaktı. Biz bunu zaten Orta Vadeli Program da açıklamıştık. Ama petrol fiyatlarının düşmesi senaryoyu biraz daha iyileştirecek, büyüme, enflasyon ve cari açık açısından. 2015 yılı Türkiye ye aynı zamanda yüksek miktarda fon, sermaye girişinin olacağı bir yıl olacak diye kuvvetle bekliyoruz. Bu zaten ilk haftalarda ortaya çıktı. Şöyle 10 güne baktığımızda ciddi miktarda Türkiye ye fon girişi söz konusu. Borsada, faizlerde ve kur üzerindeki etkilerini zaten hissediyorsunuz, bunun arkasında çok ciddi miktarda her gün fon girişi olduğunu görüyoruz. Bu doğrudan sermaye olarak daha çok girerse Türkiye nin önümüzdeki dönemde önü çok daha açık olacak.


EN ÇOK OKUNANLAR

Trafik kazasında bir aile yok oluyordu

1 Trafik kazasında bir aile yok oluyordu

Sudan Cumhurbaşkanı Yardımcısından FETÖ okulları açıklaması

2 Sudan Cumhurbaşkanı Yardımcısından FETÖ okulları açıklaması

Vali Zülkif Dağlı Toplu iftarlar yerine fakir sofralarına oturalım

3 Vali Zülkif Dağlı 'Toplu iftarlar yerine fakir sofralarına oturalım'

Artvin ilk iftarını birlikte yaptı

4 Artvin ilk iftarını birlikte yaptı

Otomobillere çarpan motosiklet sürücüsü ağır yaralandı

5 Otomobillere çarpan motosiklet sürücüsü ağır yaralandı

Vali Zülkif Dağlı Zengin iftar sofralarına değil ihtiyaç sahiplerinin sofraları

6 Vali Zülkif Dağlı 'Zengin iftar sofralarına değil ihtiyaç sahiplerinin sofraları

Kdz Ereğlide bin 500 kişi iftar sofrasında buluştu

7 Kdz. Ereğli'de bin 500 kişi iftar sofrasında buluştu