'Ailemi ve güvercinlerimi ihmal ettim'

STSO Başkanı Murzioğlu, "Ailemi ve çok sevdiğim güvercinlerimi ihmal ettim, sağlık problemleri yaşadım. Ama başlattığım projeleri tamamlamak için 4 yıllığına daha başkanlığı istiyorum" dedi

'Ailemi ve güvercinlerimi ihmal ettim'

\n Samsun Ticaret ve Sanayi Odası için 2013 seçim yılı. STSO Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, tam 4 yıl önce yapılan seçimleri kazanarak göreve geldi. Aradan 4 yıl geçti ve STSO yine seçime doğru giderken, Başkan Murzioğlu, İş dünyası sayfamızın bu haftaki konuğu oldu.  "Makam konusunda bir kompleksimiz yok, makamlar gelip, geçici. Buyrun istediğiniz koltuğa oturun" sözleriyle Haber Gazetesi Haberler Müdürü Erdem Erol'u misafir eden Salih Zeki Murzioğlu, sorularına da içtenlikle cevaplar verdi.

\n
\n EROL: Samsun Ticaret ve Sanayi Odası'nda 4 yıl önce seçilerek göreve geldiniz ve önümüzdeki aylarda yeniden seçimler var. Nasıl bir oda teslim aldınız ve seçimlerde oda üyelerine nasıl bir oda teslim ediyorsunuz?
\n
\n MURZİOĞLU: Geçmişi yargılamayacağım. Çünkü geçmişteki odanın yönetiminde ben de bulundum. Başkanımız rahmetli Adnan Sakoğlu odaya 17 sene hizmet vermiş, çok iyi şeyler yapmış, TSO'da bugün dahi anılan, konuşulan çok farklı güzel şeyler yapmış bir insan.  Elbette biz de göreve geldikten sonra farklı işler, farklı hizmet yapmaya çalıştık. Bizim makro, mikro projelerimiz vardı. Mikro projeler günlük, haftalık, aylık işlerdi, bunlar tamamlandı. Bizim 4 makro projemiz vardı. Bunlardan imki ve önceliklisi Fuar ve Kongre Merkezi'ydi. Çok şükür Nisan ayının 15'inde Fuar ve Kongre Merkezimiz teslim edilecek. Mayıs veya haziran ayında burada bir fuar yaparak, Samsun'un fuarlarına yeniden kavuştuğunu bütün halkımıza göstereceğiz. 
\n
\n  
\n
\n EROL: Eminim sık sık gidip merkez inşaatındaki çalışmaları seyrediyorsunuzdur.
\n
\n MURZİOĞLU: Elbette. Fuar ve Kongre Merkezi'nin bulunduğu yer, işyerime çok yakın olduğu için haftada 2-3 gün gidip bakıyorum. İnsanın çocuğuna bakması, onu büyütmesi gibi geliyor. Hani insan çocuğuyla övünür ya, 'Hadi oğlum amcana bir şarkı söyle' der övünmek için. Biz de yaptığımız işle gerçekten övünüyoruz.
\n
\n  
\n
\n EROL: Makro projelerle devam edelim, biraz da onlarla övünelim isterseniz.
\n
\n MURZİOĞLU: Üniversitenin içinde yapmayı planladığımız ama çok geç kaldığımız Teknopark projemiz vardı. tabi bu projleri tek başımıza yapmıyoruz. Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Ticaret Borsası, OMÜ Rektörlüğü'de içinde. Biz de bir ucundan tutuyoruz bu projelerin.  Teknopark inşaatı da halen devam ediyor.
\n
\n  
\n
\n EROL: Makro projelerin sayısını 4 olarak söylemiştiniz, 2 oldu. 
\n
\n MURZİOĞLU: Üçüncü projemiz Lojistik Kenti Samsun'du. Bunun için Türkiye'de ilk defa seminer düzenledik, çalıştaylar yaptık. Son olarak Ortakaradeniz Kalkınma Ajansı'ndan hibe alarak master planını yaptırdık. Şimdi Samsun Lojistik Kent alt yapısı için lojistik sanayi veya organize sanayi bölgesi oluşturmamız gerekiyor. Bunun çalışmasını yapıyoruz. Diğer Makro projemiz ise Samsun'a ve 7 bin 500 üyemize yakışır bir hizmet binası yapmak. Bunanla ilgili söz aldık ama bürokrasi, reel sektör gibi değil. Aldım-sattım demekle iş bitmiyor.  Ancak kısa süre sonra arsanın odamıza verileceğini umut ediyorum. Arsa bize geçer geçmez de inşaat çalışmalarına başlayacağız. Samsun'a ve üyelerimize yakışır bir odanın sözünü verdik ve yapacağız.
\n
\n  
\n
\n EROL: Makro projelerinizi anlattınız da, bazı mikro projelerden de örnekler verseniz.
\n
\n MURZİOĞLU:Yüzlerce konuda eğitim çalışmaları yaptık ve tamamladık. Biz göreve geldiğimizde 6 ayda bir iki sayfalık sarı sayfalı gazete atında çıkarılan yayın gönderiliyordu üyelerimize. Biz şimdi 1,5-2 ayda bir çıkanfevkalede bir dergi yayınlıyoruz ve üyelerimizin de büyük takdirini topladık. Eskiden sadece meclis üyeleri ve komite üyelerinin ve birinci derece akrabalarının vefatı üyelere duyuruluyordu. Biz bunu geliştirdek ve şimdi tüm üyelerimizin birinci derecede akrabalarının vefatlarını üyelerimize ilan ediyoruz. Mesela bizim kapımız her zaman açıktır. Şuan kapalıysa, röportajı rahat yapalım diye. Bunu da göreve gelir gelmez karar verdim. Çünkü iki kişi gelip, akrabam olduğunu söyleyerek görüşmek istedi. Tüm akrabalarımın kedisini bile tanıyan birisi olarak gelenleri tanıyamadım. Onlar da görüşmek için böyle bir yalan söylediklerini ifade edince, 'bu kapı kapalı olmayacak' talimatını verdim ve o günden beri bu kapı herkese sürekli açıktır.
\n
\n  
\n
\n EROL: Üyenin isteyip de yapamadığınız bir şey olmadı mı?
\n
\n MURZİOĞLU: Olmaz mı. Mesela seçim günü gazeteciler alışık olmadığımız için çok bunalttı. Biri soru soruyor, bir kamerayı gözümüze, diğeri mikrofonu ağzımıza sokuyor. Çay ve su içelim diye dışarı çıktık. Saathane'nin hemen ilerisinde önümüzü kesen biri bizi durdurarak, "Kurtardın bizi bu eşkiyalardan. Oda aidatını haraç olarak görüyor ve veriyorduk. Şimdi bunları silecek, bir daha almayacaksın, tamam mı?" diyerek uzaklaştı. O üyemizin isteğini yapamadım mesela. Çünkü bu aidatlar kanunla alınıyor ve hiç kimsenin almıyorum deme hakkı yok. Ama biz bu aidatları hizmete dönüştürmek için çaba sarfettik.
\n
\n  
\n
\n EROL: Dört yılda yaptığınız çalışmalar, ortaya koyduğunuz ve gerçekleştirdiğiniz hizmetler ortada. Peki oda ve koltuk size ne verdi 4 yılda?
\n
\n MURZİOĞLU: Koltuk benden çok şey aldı, bana hiç bir şey vermedi.  Ticaret ve sanayi odaları ve borsalar TOBB'a bağlı olan kuruluşlardır. Biz buradan maaş almıyoruz, meclis toplantısına katıldığımızda, diğer meclis üyeleri gibi 40 TL huzur hakkı alıyoruz.  Onun haricinde hiç bir gelirimiz yok. Hem maddi hem de manevi çok şeyler götürdü, yıprattı. Ben mazbut sanayici olarak, akşam saat 6 olunca işinden evine giden, kalan zamanını  ailesiyle geçiren biriydim. Odaya geldikten 3 ay sonra bir kuruluş beni ve eşimi bir akşam yemeğine davet etti. Bir kaç laf etmem istendiğinde onlara, "3-4 aydır oda başkanıyım, bu süre içinde ilk defa eşimle yanyana yemek yiyeceğim, bu da sizin sayenizde oldu" diyerek teşekkür ettim. İlk başlarda böyleydi ama sonra baktık ki olmuyor. Haftada bir kaç gün de olsa ailemize, evimize ayırıyoruz. Eğer bu koltuk size layık görüldüyse, sizden bir hizmet isteniyorsa, insanlar o koltukta oturup, oyalanarak bu hizmeti veremezler. Burası 7 bin 500 üyesi olan bir kurumdur, onlara hizmet vermek, Samsun için bir şeyler yapmak zorundasınız. Vicdanı olan, aklı olan, kötü şey düşünmeyen, benim değil bizim diyen insanın yapacağı şey,  o koltukta hizmet vermektir.  
\n
\n  
\n
\n EROL: Ailenizin dışında ihmal ettiğiniz başka şeyler var mı, Mesela güvercinler gibi.
\n
\n MURZİOĞLU: Hayvan sevmeyen insan sevmez.  Bu konu gelince duygulanıyorum. Ben çocukluğumdan beri hayvana çok düşkün biriyim.  Benim  gibi çocuklarımın da hayvan sevmesi beni mutlu ediyor. İşyerinde tavuklarım, köpeklerim, ördeklerim, kazlarım ve ödüllü güvercinlerim vardı. Odaya o kadar zaman ayırdım ki, inanın onları ihmal ettim.  Bir müddet bir arkadaşım, işyerinde bunlara baktı. Daha sonra 'bunların vebalini size bırakıyorum, ister bunları isteyenlere dağıtın, isterseniz siz alın besleyin' diyerek kuşlarımı dağıttım. Yine güvercin sevdalısı bir arkadaşımın, fabrika sahasındaki 3 tane büyük kümesimde koyduğu hayvanlar var, işyerine gittiğim zaman onların arasında hasret gideriyorum.
\n
\n  
\n
\n EROL: Ve geldik seçimlere. Önümüzdeki aylarda yapılacak seçimlerde yeniden aday mısınız, yoksa 'benden bu kadar' mı? diyorsunuz?
\n
\n MURZİOĞLU: Geçen dönem ben aday değildim ama  sanayici ve işadamı arkadaşlarımız bu görevi benim yapmamı layık gördüler ve bizi iteleyerek buraya getirdiler. Ben de kişesel olarak bunun hizmet olduğunu biliyorum. Görevde bulunduğum 4 yıl içinde de saydığım makro projeleri hayata geçiriyoruz. Samsun'a hiç bir şey yapmadıysak bile sadece 4 tane makro projeyi başlatmamız dahi oda adına yapılmış bir hizmettir.  Kongrede hem yaptığımız hizmetlerden genel bir memnuniyetleri var ki, arkadaşlar bir dönem daha devam etmemi istiyorlar, hem de yarım kalan projelerin tamamlanması için devam edecekmişiz gibi görünüyor ama bu tamamen üyelerimizin ve Samsun halkının takdirinde. Kimse, zorla ben buraya başkan olacağım diyemez. Bu Allah'ın bir nasibidir, koltuklar bizim babamızın malı değildir, bize tapulanmış değildir, gelip geçicidir. Koltuğa oturduktan sonra oranın hakkını verebiliyorsanız, layıksanız orada oturursunuz. Yoksa zorla ben değil kimse koltuğa sahip olamaz. 
\n
\n  
\n
\n  
\n
\n EROL: Son sözlerini alacak olursak ne demek istersiniz?
\n
\n MURZİOĞLU: 2013 yılına gireli bir ayı doldurmadık henüz ve yeni yıldır. 2012 yılı benim için çok  kötü geçti. 16 Ocak'ta geçirdiğim ameliyatın ardından 2-3 ameliyat daha ameliyat geçirdim ve sağlık sorunlarıyla uğraşmak zorunda kaldım. Yine 2012 yılında annemi kaybettim. Yani 2012 yılı benim için gerçekten çok kötü geçen bir yıldı, Allah bir daha böyle bir yılı nasip etmesin. Bu nedenle tüm insanlara 2013 yılında sağlık, bereket, barış diliyorum. Ben insanları seviyorum, insanların da birbirini sevmesini istiyorum.
\n


EN ÇOK OKUNANLAR

AK Parti'de başvurular sona erdi! İşte Samsun aday adayı listesi

1 AK Parti'de başvurular sona erdi! İşte Samsun aday adayı listesi

Samsunspor eski teknik direktörü hayatını kaybetti

2 Samsunspor eski teknik direktörü hayatını kaybetti

Samsun'da feci kaza : 2 ölü, 2 yaralı

3 Samsun'da feci kaza : 2 ölü, 2 yaralı

Kendine yeten kulüp

4 Kendine yeten kulüp

Samsun'da seçim yarışı hızlandı

5 Samsun'da seçim yarışı hızlandı

Tuğla yüklü kamyon uçuruma devrildi: 2 ölü, 1 yaralı

6 Tuğla yüklü kamyon uçuruma devrildi: 2 ölü, 1 yaralı

Yılport Samsunspor'da önce idman sonra yolculuk

7 Yılport Samsunspor'da önce idman sonra yolculuk

Yılport Samsunspor'a ceza

8 Yılport Samsunspor'a ceza

Yılport Samsunspor'da forma savaşı

9 Yılport Samsunspor'da forma savaşı

Futbolculardan Bombardıman

10 Futbolculardan Bombardıman