Samsun'un geleceği parlak

Ceynak Lojistik ve Samsunport Yönetim Kurulu Başkanı Ali Avcı, kentin büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, "Samsun'un geleceği parlak" dedi

 Samsun'un geleceği parlak

\n Ceynak Lojistik ve Samsunport Yönetim Kurulu Başkanı Ali Avcı, Samsun'un mevcut durumunun çok iyi olmadığını ancak çok büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, "Samsun'un geleceği parlak" dedi. Avcı, 35-40 milyon dolar harcayarak Samsun Limanı'nı Türkiye'nin en modernlerinden birisi haline getirdiklerini söyledi

\n
\n Ceynak Lojistik ve Samsunport Yönetim Kurulu Başkanı Ali Avcı, 'İş Dünyası'nda Haber Gazetesi Haberler Müdürü Erdem Erol'a Samsunport'u gezdirdi ve yaptıkları çalışmaları anlattı. Baştan sonra yenilenip, modern bir yapıya kavuşan Samsun Limanı'nın sadece bir yatırım olmadığını belirten Avcı, Samsunport'un bölgenin ekonomisine hayat veren önemli bir unsur olduğunu kaydetti. 
\n
\n  
\n
\n EROL: Samsun Limanı'nı 36 yıllığına kiraladınız ve Samsunport markasını oluşturdunuz. Ama sizin asıl amiral geminiz Ceynak Lojistik. İşadamları gibi şirketlerin de hikayeleri vardır. Sizin ve Ceynak'ın hikayesi nedir?
\n
\n AVCI: Anadolu'da eskiden çocuklarını maddi kazanımlar için değil dışarda boş gezmesinler, meslek öğrensinler diye yaz aylarında çıraklığa gönderirlerdi. Benim de hikayem böyle başladı. Ama Ceynak 1969 yılında kurulan eski bir şirket. Ben bu şirkette 2. kuşağım, şuan şirketimizin bünyesinde üçüncü kuşak da var. 
\n
\n Ben bu şirkette çıraklık da, ustalık da yaptım. Üniversite yıllarımda da şirket ortağıydım. Ceynak'ın adı Ceyhan Nakliyat'tan gelir. Adana'nın Ceyhan İlçesi'nde, Çukurova'nın bereketli topraklarında yetişen tarım ürünleri, yazın buğday, karpuz diğer ürünler, kışın pamuk ve devam eden ürünlerin nakliyesini yapan şirket olarak kuruldu. Bölgede Mersin ve İskenderun limanlarının olması, merkezimizin Mersin'e kaymasına neden oldu. Bir süre sonra Mersin'deki iş potansiyeli de yetmedi ve şirketimizin İstanbul'a taşındık. Tabi bu arada şube olarak yapılanmamızı da sürdürdük ve bugün Türkiye gelenine yayılmış durumdayız. Kalitemizi, donanımımızı Ceyhan'dan İstanbul'a kadar taşımışız.
\n
\n  
\n
\n EROL: Ceyhan Nakliyat'tan Ceynak'a yani.
\n
\n AVCI: Çok büyük firmaların işlerini yapıyorduk ama adımız Ceyhan Nakliyat'tı. Bir gün bir arkadaşım 'Ali Bey çok büyük işler yapıyorsunuz ama kasabasının ismini taşıyan lokal bir şirket gibi algılanıyorsunuz, niye kendinizi yemilemiyorsunuz?' dedi. Biz de kurumsal bir yapı oluşturmak amacındayız ama  özümüzden de ödün vermek istemiyorduk. Sonra bir firmayla anlaştık ve kurumsallaşma çalışmalarınızı yürüttü. Ceyhan'ın 'Cey'ini, nakliyatın 'Nak'ını aldı, ortaya Ceynak çıktı. Tesadüfe bakın ki; yıllar önce Mersin'de ofisimizi dekore ederken duvara seramiklerle Ceyhan Nakliyat uzun oluyor diye zaten biz 'CeyNak' diye yazmışız.
\n
\n Cey logosu veya Ceynak markası Türkiye geneline oturdu. Aslında marka oluşturmak çok zor ama markayı orda tutmak, kalitesini, güvenilirliğinizi zirvede tutmak çok zor. Cey bizim için şey oldu, şirketlerimizin kökünü oluşturdu. Ceynak; Ceysan, Ceymar, Ceyport  oldu. Hepsinin başında o kök yani 'Cey' var.
\n
\n  
\n
\n EROL: Samsun Limanı'nda yok ama. Ceyport değil Samsunport olarak kullanıyorsunuz, bunun özel bir nedeni var mı?
\n
\n AVCI: Evet, bunu sadece Samsun'da değiştirmedik. Çünkü Samsun'un kendisi bir marka. Ceyport yapabilirdik ama yapmadık ve Samsun'un limanı Samsunport olsun dedik, güzel de oldu. Hem marka olarak, hemde kurumsal kimlik olarak çok güzel oldu. 
\n
\n  
\n
\n EROL: Ceynak'ın hikayesini anlattınız, başarılarla dolu. Peki Ali Avcı, bu başarı hikayesinin neresinde?
\n
\n AVCI: Her kurumda lider çok önemlidir ve başarı bir ekip işidir. Bu başarıyı tek başına Ali Avcı'ya mal etmek çok doğru değil. Biz bir aile şirketiyiz. Dışarıdan ne yerli, ne de yabancı ortağımız yok. Benim hayatımda çok önemli bir şey vardır; yatağa 5 kala uyuyan bir insanım. Neden biliyor musunuz? Gün içerisinde kendi vicdanınızı rahatsız edecek bir şey yapmazsanız, akşam problemlerle cebelleşmesizin. Mümkün olduğu kadar hukuk, mevzuat, koşullar çerçevesinde, panik yapmadan kendi işimize sadece odaklanarak bunu yapıyoruz. Önce hobi gibi başladığımız, zaman geçirmek için yaptığımız bir süreçten sonra patron oldum. Benim üniversite yıllarında da bu işi devam ettiriyordum, bu benim için avantaj oldu. Okuduğum dönem siyasi çekişmelerin olduğu zamandı. En azında işim beni o işin dışında tuttu. Eğer işim olmasaydı sağ, sol, ön ,arka farketmiyecekti bir yerle mutlaka haşır neşir olmak zorunda kalacaktım. İşimin olması açıkça söyliyeyim beni bunlardan uzaklaştırdı. 
\n
\n  
\n
\n EROL: Samsun'la limanla tanışmadınız sanırım, önceden de Samsun Limanı'nda çalışmalarınız vardı.
\n
\n AVCI: Bizi tanımayan bilmeyen kişiler, limancılık serüvenimizi Samsun'da başlayan tesadüfi bir süreç olarak görüyorlar ama öyle değil. Biz limancılığı yaklaşık 30 küsur yıldır yapıyoruz. Limalarla iç içe olan bir şirketiz. Türkiye'nin her limanında dolaylı olarak hizmet alıp hizmet veriyoruz. Hizmeti devletten alıyorduk ama aracı olarak da müşterilerimize veriyorduk, tüm probleri çözerek tek elden müşterimize sunuyorduk. Aslında yapılanmaya devam ederken Karadeniz'de kimseni görmediğini potansiyeli gördük. 80'li yıllara kadar Samsun Limanı çok iyi çalışmış, hatta 80'li yılların başlarında İran transiti üzerinde çok iyi rol oynamıştı. Ama nedense 80'li yıllardan sonra burası gerilemiş ve Samsun unutulmaya yüz tutmuş. Şehir de limanın farkında olmamış ve sonraki süreçte liman kan kaybetmeye başlamış. Sonra daralmış. 50 yıllık süreçte limanda ne yapıldıysa o yapı içerisinde kalmış. Türkiye'de, dağılmasıyla birlikte Rusya'yla ticarete başlamıştı. Biz bu süreçte Samsun'un çok önemli olacağını düşündük. Tarım girdisinin Samsun'dan olacağını düşünürek geldik, biz o günkü koşullarda limanda yer kiralayarak Samsun'la tanıştık. O güne kadar kimse böyle bir yöntemi denememiş. Limanın kulanılmayan yerini kiraladık ve toplam 3 tane 20 bin tonluk silo yaptık ve bölge ticaretini o günkü koşullarda değiştirdik. 
\n
\n  
\n
\n EROL: Sonra liman...
\n
\n AVCI: Hizmeti devletten alıyorduk ve sıkıntılar vardı. Kalitede eksiklikler, hız yok, her taraf çamur deryası. Limanın özelleştirilmesi gündeme gelince önce Bandırma Limanı'na talip olduk bu arada Samsun Limanı'da ihaleye çıktı. Bandırma'yı alamadık ama Samsun Limanı'na talep çıkmayınca iptal olması bizim için fırsat oldu. 16 Mayıs 2008'de ihaleye girdik, 31 Mart 2010'da limanı devraldık. 125. 2 milyon dolar da peşin para ödedik. İnsanlar kafalarında şehir efsanesi yaratıyorlar. Bunlar bu parayı nereden buldu? Kardeşim Türkiye'de bu paralar kredi ile kullanıldı. Kimsenin cebinde 125 milyon dolar olmaz. Siz yüzde 20, yüzde 25 öz kaynak oluşturabilirseniz, projeniz iyi ise, finans kurumları size güveniyorsa, size kredi açar.  Türkiye'de milyon dolarlık ihaleler havada uçuşuyor. Herkes söylüyor, ben de gülüyorum. 
\n
\n Yani aradan 2 yıl geçti ve bu süreçte burası kan kaybetti.  Türkiye'de israfı yeme içme olarak algılarız, halbuki en büyük israf kaynak israfıdır. Yaptığımız yatırımlarda hiçbiri yüzde yüz kapasite ile çalışmaz. Hep kapsitesinin yüzde 30, yüzde 40, yüzde 50'si iyidir, yüzde 70'ine ulaşırsan zaten çok başarılıdır. 1953 yılında inşaatı yapılan limanın o günkü  kurulu kapasitesi ve ekipmanlarla 4.5 milyon ton koymuşlar. Biz devraldığımızda 1.5 milyon tondu. Halbuki bugünkü kapasitesi 11.5 milyon ton. Buna 2 makine daha koyarsanız 13- 14 milyon tona çıkartırsınız. İmkan var, kaynak var ama kaynakta iyi kullanılmamış, verimli de iş yapılmamış. Öyle olarak haklı olarak bir tane daha liman çıkmış. 
\n
\n  
\n
\n EROL: Limanı aldıktan sonra hemen işletmeyi düşünmediniz tabi önce yatırım gerçekleştirdiniz.
\n
\n AVCI: 2010 yılına kadar geçen süreçte inanılmaz burası kan kaybetmiş. Hizmet alamıyınca müşteri gitmiş, müşteri gidince diğer müşteride gitmiş yapılanmasını ona göre yapmış. Devraldığımızda maalesef 1.5 milyon tona düşmüş bir iş vardı. Dört tarafı kırık duvarlala çevrili, denize nazır bir yer vardı. Limanı aldığımız zaman zaten '50 milyon dolar ekstra yatırım yaparız' diye hesaplamıştık.  Tabi böyle bir zorunluluğunuz yok ama sizin iş yapabilmeniz için, kaliteli hizmet verebilmek için yatırım yapmanız lazım, ekipman, alt yapı, üst yapı aklınıza gelen her şeyi değiştirmeniz lazım. Tabi bu süreçte bunu 5, 6 yıla yayıp yapmamız gerekirdi ama geç kalırdık. Önce arzı oluşturduk sonra talebi. Bir  milyon 500 bin tonla aldığımız yükü, bu yıl 3 milyon 300 bin tonla, ciroyu 3 katı ile kapattık. Bu yaptığımız yatırımların devamı, verdiğimiz hizmetin devamı. Müşterinin A'dan, Z'ye her şeyi ile ilgileniyoruz, buraya sadece çay içmeye, çalışmaları seyretmeye geliyor. Zaten limanın her tarafı kamera ile donatılı. Bizden önce limana giriş çıkış serbest gibiydi, herkesin balık tutmaya girdiği bir yerdi. Samsun limanının güvenlik zaafiyeti nedeniyle adı şaibelere bile karışmış. Hatta bir cinayet zanlısının Samsun'dan yurt dışına kaçtığı yönünde haberler çıkmış. Ama şimdi tüm bunların önüne geçecek çalışmalar yaptık. Bu yatırımların 35-40 milyon dolarlık bölümünü tamamladık.
\n
\n Tabi devam edeceğiz, biraz daha ileride limanı büyütme çalışmalarımız olacak. Biz bunları yaparken sadece işin ticari boyutlarına bakmadık. 
\n
\n  
\n
\n EROL: Bizde görüyoruz, baştan sona yenilemişiniz limanı. O kadar gezdik ayağımız bırakın çamuru, toz olmadı.
\n
\n AVCI:Çevre ile ilgili çok önemli yatrımlar yaptık. Samsun sel altında kaldı, daha önce depolar da sel altında kalmıştı. Bugün su ile ilgili, alt yapı ile ilgili, sel ile ilgili sorunumuz kalmadı. Tüm sahamız betonlandı, alt yapılarımız oluştu. Denize bir damla saha suyu, yağmur suyu vermiyoruz. Eskiden tüm sular denize gidiyordu. Deniz alanına bakın şu anda pırıl pırıl. Tarama yaptırdık, temzlettik, göl gibi oldu. Bu bizim ekolojik dengeye ve çevreye verdiğimiz değerden. Bizde bir sürü tozlu mallarda yapılıyor ama en ufak bir toz görüyor musunuz? Dünyanın her yerinde limanlar şehrin içerisindedir. Limanlar şehirleri büyütür. Liman kurulur, şehir etrafında yapılanır. Liman trafiği ile şehir trafiğini birbirinden ayrılır, şehir normal günlük yaşamınına devam ederken, limanda günlük ticaretine, mal hareketine devam eder, kimse kimseyi engellemez. Limanlar şehrin göbeğinde olmasına rağmen, tozlu mallar da tahliye ederler, farklı kargolar, konteynerler olur ama önlemi aldığında hiç bir sorun olmaz. teknolojiyi kullanır, çalışan elemanınızı eğitirseniz problem olmaz. İlk önce eğitim salonları için alanlar oluşturduk ve elemanlarımızı sürekli eğitimlere aldık, bu eğitimler hala devam ediyor. Basit gibi görünebilir ama bu inanç meslesidir. Limanımızın içinde kötü koşullarda bir mescit vardı, ilk yaptığımız işlerden biri Samsun'un en minik ve en güzel camisini yapmak oldu. Kendimize hizmet binası bile yapmadık ama camiiyi yaptık. Bizim şirketimiz insan odaklı çalışır; bu nedenle önce çalışma koşullarını oluşturur, her türlü imkanı sağlar, sonra verim isteriz. Hiçbir zaman verimden, kaliteden fedekarlık yaptırmayız. 
\n
\n Türkiye'de hatta dünyada hangi modern limanın kullandığı ekipman varsa buraya getirdik. Bizim ekipmaların yüzde 90'ı elektiriklidir. Hem ekonomik hem çevre açısından önemli. Karbon salınımını da azaltıyoruz. 
\n
\n Bu bölgeye katkı olsun diye Samsunport'un merkezini Samsun'da yaptık. Tüm elemanlarımızı Samsun bölgesinden aldık. Şehrin trafiğini aksatıyordu, Serbest Bölge Kavşağı'ndan giriş açtık ve trafiği rahatlattık. Şimdi şehir tarafında yolcu kapısı açıyoruz. Burayı modern hale getirdik. Yurtdışında misafir geldiğinde ilk karşılama çok önemli. Geçmişteki liman kapımız çok kötüydü. Artık gururla misafirlerimizi karşılıyoruz.  Mesela tuvalet yoktu burda, çamurdan gezilmezdi, şimdi kimsenin ayağı tozlanmıyor.  Bu limanda santimetre kare ölü alan bırakmadık.
\n
\n  
\n
\n EROL: Liman yenilenip verimli hale gelince Samsun ve bölgesine de önemli katkı verir hale gelmiştir sanırım.
\n
\n AVCI: Elbette. Bu limana yaptığımız en büyük katkılardan bir tanesi şudur: Bir defa artık müşteri malını ithalat olarak buraya getiriyor. Ya da burdan kapısına ihratıcını yapıyor. Amasya mermer ihratıcını vagonlarla, araçlarla Mersin'e kadar gönderiyordu, bugün Samsun'a gönderiyor. Çorum en az Samsun kadar, Samsun Limanı'nın özelleşmesi ve hizmet kalitesinin artmasından heyecanlı. Çünkü hizmetini Samsun'da alıyor. Ankara'da bir toplantıda güneyli bir iş adamı ile karşılaştım. 'Ali Bey biz yağ fabrikası kuracağız. Çünkü biz Ukraynadan alıyoruz. O bölgeye en yakın yer, Samsun, Havza o bölgede yapılanmak istiyoruz. O bölgelerde yatırım yapacağız. Sizin de orda alt yapınız, silolarınız var. Biz ordan faydalanmak istiyoruz' dedi. Yıllık 250 bin tondan bahsetti ve bu çok iyi bir rakam. Kavak'ta, Vezirköprü'de çimento fabrikası projesi var. Çankırı'ya Avrupa'nın en büyük seramik fabrikası yapıldı, tüm ithalatini burdan yapıyor, ihracatını'da burdan yapmak istiyor. 
\n
\n Biz 1.5 milyon tondan, 3 milyon tona çıkarken bir başka yerden yük çalmadık . Diğer limanın yükü bize gelmedi. Bu bizim  arttırdığımız potansiyel. Onların yükü kendinde kaldı. Onlar 3 milyon 700 ton yaparken, biz 1 milyon 500 tondaydık. Şu anda yine onlar 3 milyon 700 bin  tonda biz 3 milyon 300'e çıktık. Demek ki potansiyelimiz var.  Samsun limanını almadan önce buraya çok tren girmiyordu. Şimdi hergün 3-4 tren giriyor. Burası liman buraya demiryolu girmek zorunda. Biz Samsun'a konteynırı getirdik. Sıfırdan, bir tane konteytır yokken, bir yılda, 28 bin Teu'ya ulaştık. Bizim için yeterli değil ama bölge için önemli. Tır taşımalıcılığında 2009 yılında 16 bin 17 TIR burdan geçmiş. 2012 yılında bunu 32 bin 841 'e çıkartmışsız. Demiryolu ile geçmişte 238 bin tonaj yapılmış, 2012 yılında, 580 bin tona çıkartmışız. Feribot taşımacılığı deneme seferleri olmasına rağmen Rusya ile 48 bin ton taşıma yapmış. 2009 yılında aldığımız zaman bu limanın geliri 8 milyon 111 milyon dolarmış, biz bunu 23 milyon doların üzerine çıkardık. Limanda bizden önce 287 kişi istihdam ediliyormuş, biz bunu 512'ye ulaştırmışız. Kapalı alanı 15 bin 600 metrekare kırık dökük alandan, 45 bine çıkardık. Limanın her tarafında 135 tane kamera var. Gece ve gündüz görüşlü, adamın göz rengine kadar görebileceğiniz kamera var. Tüm limanın alt yapısını fiber optik ile birbirine bağlayarak,her noktasında her türlü teknolojiyi çalıştıracak alt yapı oluşturuldu. Tüm bunlar 2 yıl gibi kısa sürede geceli gündüzlü çalışarak oldu. Bunları limanı kendi geliri ile yapmamız  mümkün değil. CEYNAK olarak biz buraya çok önemli bir kaynak aktardık. 
\n
\n  
\n
\n EROL: Samsun ekonomisini nasıl görüyorsunuz?
\n
\n AVCI: Samsun ekonomisinin şuanki durumu yeterli değil ama geleceği parlak.  İl ölçeğinde rakamsal olarak tatmin edebilir ama bu bölgenin potansiyeli bu değil. Bunun daha iyi olması lazım. Burdaki ithalat ve ihracat bir iki tane firmanın sırtında. Demirçelik sektörü, bir iki tane fındıkçı, bir iki tane gıda sektöründe firma var. Dişe dokunur, elle tutulur bir kaç tane firma sayabiliyoruz. Halbuki bunun daha çok olması lazım. Bu firmalarda ilk 500 içinde olan firmalar var ama yeterli değil. Samsun'un limanı var, ulaşım noktalarının kesiştiği noktada çok iyi bir hinterlantı var. Bu kadar imkanı varken çok daha iyi büyüyebilir. Ama bir kaç yıl sonra Samsun çok gelişecek. Bütün şehir olduğu zamanda belki hizmeti diğer ilçelere de götürecektir. Samsun sadece kendi bölgesindeki yapılanmayla kalmayacak, yakındaki ilçeleride geliştirecektir.
\n
\n  
\n
\n FOTOĞRAFLAR: AYŞE KUŞCU
\n
\n  
\n
\n  
\n


EN ÇOK OKUNANLAR

Sarıyer-Yılport Samsunspor maçı canlı izle

1 Sarıyer-Yılport Samsunspor maçı canlı izle

MHP Samsun'da adaylar açıklanıyor

2 MHP Samsun'da adaylar açıklanıyor

Lideri elimizden kaçırdık! Sarıyer: 1 Yılport Samsunspor: 1

3 Lideri elimizden kaçırdık! Sarıyer: 1 Yılport Samsunspor: 1

Samsunspor'da nöbet değişimi

4 Samsunspor'da nöbet değişimi

Bu nasıl bakım?

5 Bu nasıl bakım?

Samsun'da feci kaza! Otomobilin içinde sıkıştılar

6 Samsun'da feci kaza! Otomobilin içinde sıkıştılar

Taner Taşkın: 'Maçı koparabilirdik'

7 Taner Taşkın: 'Maçı koparabilirdik'

Samsun'da amatör ligde arbede

8 Samsun'da amatör ligde arbede

Samsun'da çocuk parkının duvarı çöktü! Müteahhitten açıklama

9 Samsun'da çocuk parkının duvarı çöktü! Müteahhitten açıklama

Haftanın maçı Haberaks TV'de

10 Haftanın maçı Haberaks TV'de