Bittik, inadından vazgeç

Necatibey Caddesi ve civarındaki toptancılar, esnafın bitme noktasına geldiğini belirterek, "İlçe minibüslerinin şehre girmemesi, esnafı bitme noktasına getirdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz inadından vazgeçmezse; esnafın en fazla 5 yıl ö

Bittik, inadından vazgeç

\n  

\n
\n Haber Gazetesi'nin 'Vatandaşın Gümdemi'nin konuğu Tuhafiyeciler ve Manifaturacılar Odası Başkanı Ahmet Akbaş ve Necatibey Caddesi ve civarındaki esnaf oldu. Haber Gazetesi İcra Kurulu Başkan Yardımcısı ve Genel Yayın Yönetmeni Necdet Uzun, Yazıişleri Müdürü Okan Aralan ve Haberler Müdürü Erdem Erol'a sorunlarını anlattı. Esnaf, bitme noktasına geldiklerini belirterek, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz'a "Bitme noktasına geldik ve bunun da en büyük sorumlusu Başkan Yusuf Ziya Yılmaz'dır. Artık inadından vazgeçip, esnafın kendini toparlayabilmesi için ilçe minibüslerinin şehre giriş yasağını kaldırın" çağrısı yaptı. 
\n
\n  
\n
\n SUAT İKİZ (35 yıllık esnaf): Sorunlar çok ama çözüm yok gibi. Esnaf olarak baktığınızda; işler tamamiyle bir çıkmaza girdi. İnsanlar bankalara bağlanmış, ileri ufaklı mülkiyet ipoteğinden tutun, ipoteksiz kredilere kadar hepsinden yararlanmaya çalışıyor esnaf. Borcunu ödemek, çekini ödemek için. Yani sorunlar sürekli öteleniyor. İnsanlar o andaki sıkıntıları gidereyim, karşı tarafa mahcup olmayayım diye krediye sarılıyor. Bankaların da kredi kullandırmak için teşviki var. Tabi tüm bunlar ilerleyen zamanlarda facialarla sonuçlanacak. Esnaf o anki sıkıntısını kurtarmaya çalışıyor ama işler açılmayınca da sıkıntıdan kurtulamıyor. Esnafın işleri gittikçe daralıyor. Eskiden bankalara tasarruf adı altında paralar yatıyordu, onlar da nema veriyordu. Bu iktidar gelince bunu kaldırdı, faizler düştü. Piyasadaki para akışı ölünce herkes gözünü bankalara dikti. Bankalar da babasının hayrına vermiyor bu paraları. Bir de kredi  kartları var. Çok disiplinli uygulanması gereken kredi kartları, öylesine ciddiyetsiz uygulandı ki ülkede şimdi bir kart faciası oluştu. Bugün kartlar birazcık disiplin altına alınmaya çalışılınca; intiharlardan tutun, hapise varana kadar birçok faciaya neden oluyor. Milletvekili denilen kişiler oralara gittikten sonra olay bitiyor. Sadece vatandaştan çıkıyor, devletin en yüksek kademisindeki insanların bakma noktasına geliyor, orada da bütün her şey bitiyor, çözüm üretmiyorlar. Ben 58 yaşındayım Samsun yıllardır devletin yatırımlarından payını asla alamıyor. Bazan acaba Atatürk buraya çıktığı için mi bu hizmeti alamıyor diye de düşünmüyor değilim. Bugün de almadı, dün de almadı. Böyle olunca da Samsun memur şehri oldu. AVM'ler arttı ve bunlar da şehir merkezlerine kurulunca esnafa korkunç zararı oldu. Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımızın, ilçe araçlarının merkeze girmemesi yönündeki uygulaması, esnafa korkunç zarar verdi. Rus pazarı da dahil buradaki esnafa çok büyük darbe oldu bu uygulama. Şimdi ilçelerden insanlar, esnaf atlayıp arabaya, geliyor buradan malını alıp gidiyordu. Bunlar tamamıyla ortadan kalktı. Dolayısıyla esnafın yüzde 70'inin hali içler açısı. Genel uygulamalarda iyi yapılmış işler de var ama ekonomi uygulamalarında ben yöneticileri başarılı bulmuyorum. Mesela yarın ay başı ve her esnafın ödenecek çeki senedi var. Esnafın bunları ödeyecek parası ise yok. Ya kredi alacak ya da kredi kartından nakit çekip bunları ödeyecek. Başka çaresi yok ve aşağı yukarı bu beş yıldır da böyle. Birçok esnafta 5 yıldır mal varlığından yiyerek bugünlere ulaşabildi. İlçe minibüslerinin Samsun'a girememesi, esnafın iş yapmasının önündeki en büyük engel. Yaşanan bu sıkıntıları aktardığımız bir milletvekilimiz, 'Biz bunu Büyükşehir Belediye Başkanımızla çok oturup konuştuk fakat ona söz dinetemedik' dedi. Söylediği başkan, kendi partisinden olan bir başkan. Büyükşehir Belediye Başkanı kendine İstanbul Belediyesi'ni örnek alıyor ama iki şehir birbiriyle kıyaslanamaz bile. İstanbul'un bir semti, Samsun'un 3 mislisi.  Yani Samsun esnafının yaşadığı ekonomik sıkıntının en büyük sorumlularından birisi de Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz'dır.
\n
\n  
\n
\n ABDULLAH BEKTAŞ (Esnaf): Beni tedirgin eden tek olay, ticaretin orta ölçekli sınıftan büyük ölçekli sınıfa doğru kayıyor. Bu geçiş döneminde bizim ne yapacağımıza karar vermemiz gerekiyor ya da ona nasıl entegre olacağız, buna karar vermemiz lazım. AVM'ler kuruluyor ve bu AVM'lerde bizler yer alamıyoruz.  Yer alamayınca da küçük ölçekli ya da orta ölçekli ticaretin ya da toptancılığın bittiğini düşünüyorum. Bununla ilgili bir fikir, bir yöntem, geliştirilmiş bir proje varsa; bununla ilgili yardım bekliyoruz.
\n
\n  
\n
\n ERDOĞAN CİN (Esnaf): Esnaf arkadaşlar yaşadığımız sıkıntılara karşı zaman zaman biraraya gelip konuşuyoruz. Biz de birleşelim, AVM'lere karşı biz de proje oluşturalım gibi konuşmalar yapıyoruz. Bunu yaparken şirketleşmeyi düşünüyoruz elbette ama finansman nasıl sağlanacak, geride kalan borçlar, elde kalan mallar ne olacak, bunların çözümü noktasında çıkış bulamıyoruz. Ben tuhafiyecilik ve toptan sektörüne en çok 5 yıl ömür biçiyorum. O da yapılabilecek suni teneffüsle. Çünkü ilçeden gelen minibüsler şehre giremeyince müşteri azaldı. Toptancılar da bunu telafi etmek için ilçelere pazarlamaya gitmeye başladı. Artık müşteri tamamen buradan ayağını kesti. Perakendeci buradan ayağını kesince başka merkezlere yöneldi. Biz aslında müşteriyi Samsun'a nasıl çekebiliriz, burada nasıl tutabiliriz bunları konuşup çözüm bulmamız gerekiyor. Sonuçta buradaki esnafın istihdam ettiği 3'er, 5'er tezgahtar var. Tekstil sektörü küçümsenecek kadar küçük değil, buralarda bacasız fabrikalar var. Ama devlet de destek vermiyor, çalıştırdığımız elemanın sigortasında,    ücretinde destek yok. Burada köklü bir çözüme ihtiyaç var. Şu an herkes 'küçük olsun, benim olsun' anlayışla gidiyor ama bu anlayışla hiçbir yere gidemeyeceğimizin farkına da varıyoruz. Yerel seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte siyasetçilerin ziyaretleri sıklaştı. Bunlar güzel şey ama vekillerin bu ziyaretlerde esnafın durumuyla ilgili kapsamlı bilgi de almalı ve bunu Ankara'ya taşımalı. Tekstilde toptancıyla, perakendeciyi birarada tutabilmek için neler yapılabileceği üzerine proje geliştirilmeli.  Artık bu hastalık kronik hale geldi. 5 yıl sonra bir elin parmakları kadar esnaf kalır, geri kalanların hepsi kepengi kapatır. 
\n
\n  
\n
\n HASAN ACAR (Esnaf): Esnafın işleri çok düştü ve gelir, gideri karşılamaz oldu. Bu sektöre yardımcı olunmazsa; tekstil sektörü batar gider. Bir an önce çözüm bulunsa iyi olur. Bugün borcu olmayanlar bile büyük sıkıntı altında. Aynı bakkalar gibi, nasıl marketler bakkalları bitirdiyse, AVM'lerde  küçük esnafı bitiriyor. Her geçen yıl, bir önceki yılı arıyoruz. Bu yıl geçen yılı arıyoruz. Hele hele Kurban Bayramı'ndan sonra neredeyse yaprak oynamıyor.
\n
\n  
\n
\n NİHAT TAŞDELEN (Esnaf): Samsun esnafının hali kötü, dışarıdan Samsun'a insan gelmesi lazım. Büyükşehir Belediye Başkanı ilçe minibüslerinin şehre girişini yasaklamadan önce iyi kötü ilçelerden insanlar geliyordu. Önce bu yasaktan vazgeçilip, ilçelerdeki insanların şehre gelişlerinin kolaylaştırılarak, akış sağlanması lazım. Samsun esnafı, sadece merkezdeki insanlara hizmet etmeye devam ederse, her geçen gün işin içinden çıkılmaz hale gelir. İlçelerden gelen araçların Samsun'a girememesi bizlerin elini kolunu bağladı.  Mesela eskiden Yabancılar Pazarı'nın olduğu yere minibüsler geliyordu, orada hareketlilik oluyordu. Onlar malı satınca, gelip malını buradan alıyordu. Tabi ilçeden gelenler buraya da gelemiyor.
\n
\n  
\n
\n YÜKSEL ACAR (esnaf): Esnafın hali çok sıkıntılı.  İlçe minibüsleri Samsun şehir merkezine girmeyince ticaret de büyük oranda durdu. Müşteri olmayınca malı kime satacaksınız? İlçe minibüsleri Samsun'a girebilmiş olsa, ticaret yüzde 100 artıyor. Çünkü herkes gezmeye, alışveriş yapmaya geliyor.  Samsun, Karadeniz'in başkenti. Ama herkes illerini çekim merkezi yapmaya çalışırken, bizim yöneticiler yıkmaya çalışıyor. Bu uygulamalarla Samsun'daki ticareti durdurdular.
\n
\n  
\n
\n AHMET AKBAŞ (Tuhafiyeciler ve Manifaturacılar Odası Başkanı): Esnafımızın dertlerini dinlediniz. Esnafımızın en önemli sorunlarından biri ilçe minibüslerinin şehir merkezine alınmaması.  Büyükşehir Belediyesi, batı dolgu sahasında Amazon heykelleri yaptı. Bu heykelleri görmeye insanlar bir defa gelirler ama aç karın her gün doyurulur. Samsun'un ilçelerinden gelen vatandaşlar az ya da çok mutlaka alışveriş yaparlar. Bugün Çarşamba'dan Gazi Devlet Hastanesi'nde yatan bir hastayı ziyaret etmek için Samsun'a gelemiyor. Oysa eskisi gibi gelse, Yabancılar Pazarı'na girip oradan bir çorap alsa, oradaki esnaf malını sattığı zaman o da gelip malını buradan alıyor. Bu harcanan para Samsun'da kalıyor. Büyükşehir Belediyesi'nin artık bu inadından vazgeçip, ilçe minibüslerinin şehir merkezine girmesine izin vermesini istiyoruz. Okul kıyafetlerinin serbest bırakılmasıyla, bu işten mağdur esnafımızın oranı yüzde 5,  en çok yüzde 10'dur. Ama serbest bırakıldıktan sonra tüm esnafımız bu paydan bir şeyler alacaktır.  İsteyen herkes istediği malı alacak, esnafımızın ticareti daha geniş tabana yayılacak. Ancak keşke bu serbest kıyafet uygulamasına zaman verilerek geçilseydi. Bu işle ilgilenen yüzde 10'luk esnaf da benim esnafım. Bir iki dönem, mesela 2015'te başlatılacak denilseydi, bundan esnafımız da zarar görmezdi. Şimdi hükümetten beklentimiz, okul kıyafet işine girmiş esnafımız için bu süreyi iki yıl daha ileri atması.
\n
\n  
\n


EN ÇOK OKUNANLAR

Zabıta görevlisi boş arazide ölü bulundu

1 Zabıta görevlisi boş arazide ölü bulundu

Katil zanlısından 'pes' dedirten cevap: 'Cinayeti zevkten işledim'

2 Katil zanlısından 'pes' dedirten cevap: 'Cinayeti zevkten işledim'

Aracın çarptığı yavru ayı sergileniyor

3 Aracın çarptığı yavru ayı sergileniyor

Samsun'da otomobil ile tır çarpıştı: 2 ölü, 2 yaralı

4 Samsun'da otomobil ile tır çarpıştı: 2 ölü, 2 yaralı

Bolu'da silahlı kavga: 1 yaralı

5 Bolu'da silahlı kavga: 1 yaralı

Önce refüje çarptı, ardından cayır cayır yandı

6 Önce refüje çarptı, ardından cayır cayır yandı

Sancaktepe'de otomobil su kanalına uçtu

7 Sancaktepe'de otomobil su kanalına uçtu

Dur ihtarına uymadı aracı bırakıp kaçtı

8 Dur ihtarına uymadı aracı bırakıp kaçtı