Hani bir şarkı var ya, ‘Saymadım kaç yıl oldu, sen ellerin olalı' İşte öyleyiz inanın. Basın özgürlüğünün ellerin olalı aradan kaç yıl geçtiğini bilmiyorum ama, takvim yapraklarına göre, tam 102 yıl olmuş basından sansürün kaldırılışı. İnanıp inanmamak bizim elimizde değil, belki beyinlerimizde özgürlüğüm şematik yapısını çizebiliyoruz ama, ya kalemlerimizde. Özgürlüğü nasıl algılıyoruz. Özgürüz dediğimizde özgür olabiliyor muyuz? Yoksa çizilmiş kalıplar içinde kendimizi özgür olarak adlandırıp, bir mavi-pembe düş içinde yolculuk ediyoruz da onu mu özgürlük sayıyoruz. Özgürüz evet… Ama bize tanınan çizgiler içerisinde. Hala karikatüristlerimiz mizahi bir eleştiriyi yaparken özgürce kullandığı özgürlüğünün sonrasında başına gelebilecekleri düşünüyor ise, işte o kadar özgürüz. Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı bu konuda nasıl bir açıklama yaptı bilemiyorum ama, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın'ın bizim bayramımızla ilgili yaptığı açıklama bugün ne kadar özgür olduğumuz apaçık ortaya koydu. Başkan Akaydın diyor ki; ''Bugün ise sorgulayamadan sorgulandınız. Konuştukça susturuldunuz. Düşüncelerinizle birlikte bedenleriniz hapsedildi. Kalemleriniz ellerinizden alındı. Yazılarınıza ödül verilmedi ama bedel ödetildi. Arkadaşlarınızı ya demir parmaklıklar ardına uğurladınız ya da suikasta kurban verdiniz. Dünü değerlendiren ve ileriyi gören siz aydınlarımız gibi ben de bu ülkede 'Basın özgürlüğü vardır' söylemlerine inanmıyorum. Ama şuna inanıyorum ki bugünden itibaren hükümetlere ve güç odaklarına karşı savaşmayı göze alan örgütsel gücünüzü toparlayacaksınız. Ve sesleriniz yankılanacak. Özgürlüklerin savunucusu olmayı ve sesinize kulak vermeyi görev bilirim.'' Göreve geldiğinden bu güne kadar birçok kez biz gazeteciler tarafından eleştirilen bir 'Akademisyen Belediye Başkanı'nın bayramımızla ilgili görüşleridir bunlar. Bugün basının geldiği noktayı bundan daha iyi anlatabilecek kelimeleri bulabilen varsa gelsin yanıma. Evet özgürüz diyoruz. Hatta birçok neşriyatımızın üst köşelerine, ‘'Susturulamaz'' sloganını yazıp, bunu yıllardır okurları ile paylaşanlar da ne yazık ki, inanmadığımız halde yine biziz. Öteden bu yana yazıp söylemişimdir. Basında sansür vardır, var olacaktır ve bunu bir türlü üzerimizden atamayacağız. En özgür ve sivri yazılar yazanlardanım. Bugüne dek korkmadım. Korkmadım da başım göğe mi erdi. Yazdığım kadar özgürüm, düşündüğüm kadar değil. Oysa bu yazının içinde o kadar çok küfretmek istediğim yerler vardı ki. Ama bakın onu bile yapamıyorum. Sorduğunuzda da… Ben özgürüm diyorum.