"Ülkücülere aklı hocalığı" son dönemin en gözde ve en kolay mesleği; önüne gelen ya da ipini koparan ülkücülere akıl veriyor. "Kerametleri kendilerinden menkul" bazıları; daha da ileriye gidiyor "Ülkücülerin sözcülüğüne" soyunuyor, demeç veriyor, irade açıklıyor!Hayatında Ülkü Ocakları'nın kapısından içeri gitmemiş, "birileri görür de başım belaya girer" korkusuyla kapısının önünden bile geçmemiş birtakım adamlar, şimdi onlar adına ortada olmayan ya da bir ayağı çukurda başka biriyle hesaplaşma kahramanlığına soyunuyor. Daha düne kadar ülkücülere olmadık iftiraları atanlar, onları utanmadan, sıkılmadan "ırkçılık ve faşizmle" suçlayanlar, onların ne kadar mazlum ve ne kadar mağdur olduklarını hayretle keşfediyor ve onların geçmişte yaşadıklarına ağlıyor. Geç kalmış gözyaşlarına aldanacak kaç ülkücü çıkar dersiniz?
"Kucaktan kucağa gezmeyi" hayat sayarsak eğer, adam hayatını o iktidarın kucağından bu iktidarın kucağına atlayarak ve hep güç sahiplerinin kucağında oturarak sürdürmüş. MHP ya da ülkücülükle ilgisi de iktidar dönemlerinde onların kucağında oturmak, onların borusunu öttürmekten ibaret. O da kalkmış şimdilerde "Ülkücüleri anlamak" üzerine ahkam kesiyor ve onlara nasıl oy kullanmaları gerektiğini anlatıyor. Çakalın kurda akıl vermeye kalkması ne hazin.Sen, bir gün olsun acısını duydun mu vatan sevdasının ve sen bir nebze olsun anlayabildin mi, o sevda uğruna "bir istikbali; bir sigara izmariti gibi ayaklar altına alıp def etmenin" gururunu. Ülkücülük işte tam da budur ve sana çok yabancıdır. Sen unut ülkücülere ağlamayı, sen bırak onlara akıl vermeyi. Onlar dün bir ideal uğruna bir istikbali feda ederken sen birtakım karanlık mahfelerde makam, mevki ve servet pazarlıkları yapıyor, kirli tezgahlarda haysiyetini ve ülkeni pazarlıyordun. Konuşmak sana mı kaldı?
Darbecilerle hesaplaşacakmışsın; sen kim darbecilerle hesaplaşmak kim? Sen hayatında hangi güçle hesaplaştın ki? Lafım sana, yoksa solda ya da sağda adam gibi adam olan idealistlere değil. İnanmasam da, davalarını ve davranışlarını yanlış bulsam da, bir davaya inanan ve o dava için hayatı dahil her şeyini ortaya koyan insanlar -hangi görüşten olurlarsa olsunlar, hatta Mevlana'nın deyişiyle putperest ve Mecusi olsalar bile -sakın bu yazıdan alınmayalar. Yazı inanmışlara değil inanmadıkları kavramlara ve kavgaların kahramanlarına acımak ve akıl vermek gibi bir sahtekarlığa soyunanlaradır.
İnanmış her insanın samimiyetle vereceği her oy, ister evet olsun ister hayır, aynı değerdedir ve makbuldür. Bunlardan birisini kutsarken öbürünü "vatana ihanetle" eşdeğer göstermeye kalkmak sadece demokrasiyi sindirememek değil aynı zamanda millete de saygısızlıktır. Yeşilçam'ın acemi artistleri ağlatmak için kullandığı "Visine" adlı göz damlası eczanelerde 200 kuruşa satılıyor. Merak ediyorum acaba bu ülkede haysiyetler kaça alınıp kaça satılıyor?