Ağzı olan konuşuyor… Bu konuda hiç konuşma hakkı olmayanların, hatta bu konu açıldığında tebdili mekan etmesi gereken müsebbiplerin hariçten gazel okuması insanın sinirine dokunuyor… Son günlerde fitne-fücur takımı yeniden sahneye çıktı. Bu yüzden Samsunspor konusunda yazmak zorunda kaldığım için üzgünüm… Çok zorda kalmadığım sürece Samsunspor'la ilgili konuları Divan Kurulunda konuşmayı yeğlediğim için köşemde yazmamaya özen gösteriyorum… Fakaat; özellikle 30 Temmuz'da yapılacak olan olağanüstü kongre günü yaklaştıkça bazı çok bildiğini zannedenlerin nemalanmak adına camiaya zarar verme pozisyonu almaları karşısında, taşı gediğine koymak gerekli hale geldi… Samsunspor'un 45 yıllık mazisinde büyük zaferleri olduğu gibi, yaşadığı iki büyük talihsizliği unutmamak gerekir. Bunlardan biri yaşadığı 20 Ocak 1989 tarihinde Havza'da geçirilen trafik kazasıdır. Diğeri ise 1987-1988 sezonunda yaşanan ihanet ve içeriden hançerlenme hadisesidir… 23 hafta Süper Lig'de lider olan bir takım, Galatasaray'a 4-0 yenilebilir mi? Sonra Eskişehir maçında yaşanan rezillikleri unutmak mümkün mü? Mağlup olmaktan öte, Süper Lig'de fırtınalar estiren bir takımın 2 as oyuncusunun bu olaylarda ne kadar katkısı vardı. Tanju ve Savaş'ın sezon bitmeden Galatasaray'la anlaştıklarını bilmeyen var mıydı? Yıllarca her maç öncesi Samsunspor taraftarlarınca bu iki topçu şiddetle yuhalanmadı mı?.. Bu şehrin hafızasını zayıf zannedenler, olanlara tarih düşüldüğünü anlamamışçasına şimdilerde beyanat üstüne beyanat veriyorlar… Önce Büyükşehir Belediye Başkanı'na sataşıp, nasıl Samsunspor'a sahip çıkmazsın diye hesap sormaya kalkıştı, sonra keşke kulüp kayyuma kalsaydı diyerek bazı şeyler ima etmeye çalıştı. Son olarak da taraftarı ve halkı tahrik edip, 2 bin kişiyi toplanmaya ve başlarına geçmeye davet etti. Halbuki, daha önce yaşananları öğrenseydi ve kendi yaptıklarını biraz düşünseydi, bu konularda ağzını açıp tek kelime dahi etmezdi. Demek ki, insan yaşlanınca diline vuruyor… Umarım güçlü bir başkan ve güçlü bir yönetim işbaşına gelir de, hakkı ve hukuku olmayanları konuşturmaz veya ağzının payını verir de tepki vermek bize düşmez. Çünkü biz ne Galatasaray, ne Beşiktaş, ne Fenerbahçe, ne Trabzon, ne de diğerlerinin taraftarıyız. Biz evvelinde de, sonunda da inadına Samsunsporluyuz ve öyle de kalacağız… Yeniden görüşmek ümidi ve dileğiyle...