Bu ülkenin dağı, taşı, toprağı hepimize yeter. Birbirinden güzel şehirlerde yaşıyoruz. Seyahat etme özgürlüğü var. İsteyen istediği yere gidebiliyor. İstediği yerde yerleşebiliyor. İsteyen istediği gibi inancını yaşayabiliyor. Hukuk karşısında herkes eşit. Peki, daha geriye ne kaldı?
Ekonomiden kaynaklanan sorunlar Türkiye'nin her yerinde var. İşsizlik hepimizin problemi. Ya cehalet? O da hepimizin sorunu. Bir tarafta bir kaç çocuğa zorla bakabilen; onları eğitmeye çalışan insanlar; diğer tarafta on-on beş çocuk. Allah aşkına suç kimin? Tabi ki bu suçu yalnızca insanlara yüklemek haksızlık olur. Peki, suçlu olan kim? "Cehalet". Kısacası, eğitimsizlik. Bu Memleket hepimizin. Ayrımız gayrımız yoktur. Birliğimizi, kardeşliğimizi istemeyen; kısacası Türkiye'nin gücünden, tarihi misyonundan rahatsız olanlar dost rolünde gözlerimizin içine bakıp gülümseyerek servi hortlatmak sevdasındalar. Onlar şunu iyi bilsinler ki, biz kardeşiz. Bizim bin yıllık tarihin derinliklerinden gelen, temiz kaynak suları gibi, kardeşliğimizi kimse bozamaz.Bu kardeşliği bozmak isteyen harici ve dahili ayrık otlarını temizlemek hepimizin görevi olmalıdır.