Ünlü televizyoncu Murat Birsel bir programında Amerika'da üniversitede okuduğu yıllarla ilgili bir anısını paylaşmıştı. Amerika'da üniversitede gece çalışmasına kaldığınızda izin belgeniz çalıştığınız odanın anahtarı imiş. Eğer sizi bir güvenlik görevlisi görürse hiç konuşmadan anahtarı göstermeniz o gece orada rahat çalışabilmeniz için yeterliymiş. Murat Birsel'de bir gün o şekilde bir gece çalışmasına kalmış. O gece tesadüfen kütüphanenin önünden geçerken içeriden gelen fısıltılar dikkatini çekmiş. Çinli öğrenciler izinsiz ve gizlice kütüphanedeki kitapların fotokopisini çekiyorlarmış. Murat Birsel sınıf arkadaşı olan Çinli'ye neden kitapların fotokopilerini çektiklerini sormuş. Arkadaşı da ona elli yıl sonra Çin'in çok büyük bir bölümünün İngilizce öğreneceğini ve bu kitapları rahatça okuyarak ülkelerini ileri taşıyabileceklerini söylemiş. Murat Birsel o yıl o Çinlilerin nerede ise kütüphanedeki tüm kitapları fotokopi ettiklerini belirtiyor. Elli yıl sonrası için çalışabilen üniversiteli öğrencileri düşünebiliyor musunuz? Çin bu gün dünyanın yeni devi ve bunu yarını düşünebilen gençliğine borçlu. Dünyanın ileri devletlerine baktığımızda eğitim politikalarının uzun yıllar sonrası göz önüne alınarak planlandığını görüyoruz. Uzun vadeli yaptıkları planlara sadık kalmaları, o ülkelerin eğitim çalışmalarına bir profesyonellik ve istikrar sağlıyor. Ülkemiz de bu anlamda boş durmuyor ve geleceğini planlamak için ciddi faaliyetler yürütüyor. Bu günlerde bütün illerimizde 18. Milli Eğitim Şurası'nın komisyon çalışmaları devam ediyor. Bu kapsamda Samsun'daki çalışmalarda 27 Temmuz Çarşamba günü başlıyor. İlk Milli Eğitim Şurası 1921 yılında Maarif Kongresi adıyla Ankara'da düzenlendi. Bu kongrenin açılışını cepheden gelen Mustafa Kemal Atatürk yapmıştı. Milli Eğitim Şuraları(Danışma Toplantıları) bundan sonraki yıllarda ülkenin eğitim politikalarına yön verecek bir çeşit "Danışma Kurulu" vazifesi yapmaktadır. Yani önümüzdeki yıllarda eğitimle ilgili yapılacak değişikliklerin planlandığı ve bakanlığa teklif edildiği kurullardır. Bu yıl ki şuranın konu başlığı "Eğitimde 2023 Vizyonu". Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıldönümüne bir hazırlık anlamı taşıyan bu başlık, Milli Eğitim'in uğraştığı konulara yeni bir soluk aldırmak adına son derece önemli. Şura komisyonlarında "Öğretmenin Yetiştirilmesi, İstihdamı ve Mesleki Gelişimi, Eğitim Ortamları, Kurum Kültürü ve Okul Liderliği; İlköğretim ve Ortaöğretimin Güçlendirilmesi; Ortaöğretime Erişimin Sağlanması; Spor, Sanat, Beceri ve Değerler Eğitimi; Psikolojik Danışma, Rehberlik ve Yönlendirme" konuları alanlarında uzman eğitimciler tarafından incelenecek. Ülkemiz kalabalık ve enerjik bir genç nüfusa sahip. Bu nüfusun eğitimini üstlenecek öğretmenlerin yapacağı mesleğin ve yaşadığı ülkenin gerçeklerini fark eden kişilerden oluşması gerekiyor. Güçlü iletişime sahip, yeniliklere açık yetişen eğitimciler pek çok gencin hayata pozitif yönden katılmasını sağlayacaktır. Okul idarecilerinin yüksek enerjiye sahip, çözüm getiren açıdan olaylara yaklaşabilen ve takım liderliğine uygun şekilde seçilmesi eğitimin en yaygın ayağı olan okullarımızı güçlendirecektir. Orta öğretime erişim öğrencinin mesleğini seçtiği dönemdir. Bu dönem ülkenin değerlerini kazandığı ya da kaybettiği zamandır. Öğrencilerin ilgi ve yeteneklerine uygun bir meslek seçmelerine yardımcı olacak bir sistem geliştirmek gerekiyor. Spor ve sanat eğitimi sınav süreçlerinin arasında un ufak oldu. Öğrencilerin ilgi alanlarında okul yaşamları boyunca gelişebilecekleri bir yetenek değerlendirme süreci Milli Eğitim sistemimizin önceliği olmalıdır. Psikolojik Danışma, Rehberlik ve Yönlendirme sorunların çözümünde çağımız eğitiminin bel kemiğidir. Alanında yeterli, okulu, öğrencileri ve aileleri sürükleyebilecek psikolojik danışmanlara ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. 2023'e sağlam bir vizyonla girebilmenin yolu bu günden gerekli planlamaları yaparak sıkıntısız bir yarına doğru yol almaktır. Bu anlamda 18. Milli Eğitim Şurası'nda çalışacak arkadaşlara başarılar diliyorum.