Haber Gazetesi

ÇATIDAN DÜŞEN ŞAHIS HASTANELİK OLDU KEÇİ KURTARMA OPERASYONU "Kızı zayıf aldı fatura öğretmene çıktı" haberi tümüyle yalandır Rus ekonomistlerden "iç piyasaya yönelin" tavsiyesi Dünyada 2014 böyle geçti Guantanamo'yu kapatmamız lazım Avustralya’da 7 çocuğun katili 'anneleri' çıktı New York’ta polis şiddetine karşı protesto 28 günden eski yumurta satılamayacak Bundan sonrası yargının işi Gülen hakkında yakalama kararı 'Terör örgütü yöneticiliği ve üyeliğinden' 4 tutuklama Her zaman mazlumların yanında olduk Elektrikte aşırı tüketim ve israfa trafo dayanmıyor Mücevher ihracatı 2014 sonunda 3 milyar doları yakalar "Zehirli" ayakkabıların denetimleri tamamlandı Kontrolden çıkan otomobil lokantaya girdi Basketbol maçında bomba ihbarı "Kış Uykusu" Oscar'dan elendi Davutoğlu Türkiye B20 temsilcileriyle bir araya geldi Pakistan Talibanına operasyon: 119 ölü ÇARŞAMBA’DA DEPO YANGINI BENZİNLİK ÇALIŞANINA SİLAHLI SALDIRI ADİLOVİÇ DÜŞÜNCELİ GALİBİYET PLANI TAKTİK ÇALIŞTILAR KALEDE BELİRSİZLİK Samsunspor-Bursaspor maçlarının tarihleri açıklandı PARASI ÖDENMEDİ YİNEDE GİTMEDİ ÜÇ PUAN BİZİM OLACAK YÖNETİMDE TEMLİK HAZIRLIĞI Samsunspor'a moral KONGRE GÜNÜ AÇIK ARA ŞAMPİYON OLURUZ CANİK DERBİYE HAZIR 600 KADININ HAYATINI DEĞİŞTİRDİ SEYYAR TAŞ FIRINLARI ARAPLARA SATACAK 4 YILLIK ÇALIŞMA ANSİKLOPEDİ OLUYOR Beyni etkili kullanmayı öğrendiler Üniversitede tatbikat EVİ YANAN AİLEYE YENİSİ YAPILACAK 293 bin büyükbaşa şap aşısı SINAVLAR UYGUN YAPILMIYOR İMO MESLEK ÖDÜLLERİ DAĞITTI PLATFORM HABER'DE Kaya'dan, Uzun'a ziyaret FINDIKKIRAN SAHNEDE YANGINDA TELEF OLDULAR CHP'DEN SUÇ DUYURUSU Helalleşme...

"Bir çocuk değişir, Türkiye değişir!"

Memur çocuğuydu, Türkiye'yi bir baştan bir başa dolaştı. İlkokulu 3 ayrı ilde tamamlayabildi... Lojmanlardaki site hayatı, 'birlikte paylaşmayı, hareket etmeyi' öğretti... Tıp Fakültesi'ni 3. sınıfta terketti, bankacı oldu... 8 yıldır ise hayatını çocuklar için adayan bir 'gönüllü'...

Röportaj - 23 Haziran 2013, Pazar




 
Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı'nın(TEGV) ülke genelindeki 10 parkı arasında 'özel' bir yere sahip Samsun Eğitim Parkı... Özelliği, başarısı ve okul çağındaki çocuklara sağladığı imkanlarla ilgili. Bu özel parkın bir de 'özel mi özel' bir yöneticisi var. Gülhanım Civelekoğlu... Yılların eğitim gönüllüsü  Civelekoğlu, "Her şey çocuklarımızın geleceği için. Vakfımızın sloganı 'bir çocuk değişir, Türkiye değişir'. Buna inanıyoruz" diyor.
 
ŞEHİR HAYATINA SON
Haber Gazetesi'nin bu haftaki söyleşi sayfasında ağırladığımız Gülhanım Civelekoğlu, 1959 yılında bir memur çocuğu olarak Amasya'nın Taşova İlçesi'nde dünyaya geldi. Yatılı okullarda eğitimini alarak üniversiteyi bitiren bir babanın, Mustafa Civelekoğlu'nun 2 çocuğundan birisiydi. Gülhanım henüz 1 yaşındayken aile Ankara'ya yerleşti. Baba gündüzleri çalışırken geceleri okuyordu. Gülhnanım 7 yaşına geldiğinde ise bu kez babasının tayini Bursa'ya çıkıyordu. Gülhanım Civelekoğlu anlatıyor:
 
"O dönemler memurlara, (Tayininiz şuraya çıktı) dendiğinde dava açma şansınız yoktu. Babam eve gelir, (Hazırlanın gidiyoruz) derdi ve giderdik. Memur ailesiydik, eşyamız da çok yoktu zaten. Böylece ilkokula Bursa'da başladım. 3'üncü senemde bu kez babamın tayini Aydın Söke'ye çıktı. 3. sınıfa bu ilçede yazıldım. Bu arada lojman hayatıyla ilk kez tanışıyordum. Şehir hayatı sonlanmış, bizim için artık lojman hayatı başlamıştı. Söke'deki lojmanlarda 30-40 aile akraba gibiydiniz. Sosyal imkanlar çok fazlaydı. Tenis kortu, yüzme havuzu, lokaller, sohbet mekanları..."
 
LOJMANLAR, SOSYAL PAYLAŞIM ALANLARI...
Cumhuriyetle birlikte artan çimento, şeker, demir çelik fabrikaları büyük bir istihdama yol açarlarken bir yandan da 'lojman, site' gibi sosyal paylaşım alanlarını da oluşturuyordu. Civelekoğlu'na göre lojmanlarda büyüyen çocuklar farklı bir gelişim gösteriyordu. Bu siteler 'tam bir sosyal paylaşım' alanlarıydı ve özellikle gençler gruplar oluşturuyordu. Ortak alışkanlıklar şekilleniyor, buralarda yaşayanlar birlikte hareket ediyorlardı. Gülhanım Civelekoğlu, "2012 yılında, 40 yıl sonra, bu lojmanlarda büyüyen çocuklar olarak bir araya geldik. Tarifi zor duygular yaşadık. Bu kültürü yeniden soluduk" diyor.
 
ÇORUM LİSESİ'NDEN MEZUNİYET
Söke'den sonra yolculuk Elazığ'a idi. 4. sınıfa başlamıştı ve nihayet ilkokulu bu kentte bitirebilmişti!.. Keban Barajı'nın inşaatını izlediğini hatırlıyor çok net. Ortaokula başlayışını... Tayin furyası ise bitmek bilmiyordu... Bu kez de Çorum!.. Bu kadar üzülmediler bu son tayinle. Memlekete, Amasya'ya çok yakındı Çorum, bu nedenle mutlu olmuşlardı. Babası Çorum Çimento Fabrikası'nda 7 yıl boyunca memur olarak hizmet verdi. "Bu 7 yıl, hayatımın en güzel yılları oldu. Yine lojmanlardaydık, sosyal imkanlar daha da gelişmişti. Biraz daha büyümüştüm. Çorum Lisesi'ni başarıyla tamamladım. 1976 yılında girdiğim ilk sınavda Samsun Tıp Fakültesi'ni kazandım."
 
TIP FAKÜLTESİ'Nİ TERK EDİŞ...
O dönemler Ondokuz Mayıs Üniversitesi henüz kurulmadığı için Samsun Tıp Fakültesi, Hacettepe Üniversitesi bünyesinde eğitim veriyordu. Sadece Samsun değil, Trabzon, Eskişehir, Kayseri tıp fakülteleri de Hacettepe bünyesindeydi. Aslında bu fakülteler, bu şehirlerdeki üniversitelerin altyapısını da hazırlıyordu. Civelekoğlu sözlerine şöyle devam etti: "Tıp Fakültesi'nde sadece 3 yıl okudum. Doktorluk benim yapabileceğim bir meslek değildi. Bunu anlamıştım. Aslında ailemin ısrarıyla tıp fakültesini tercih etmiştim üniversite sınavında. Gönüllü değildim açıkçası, kazanınca gittim. Bu nedenle 3. sınıftan sonra eğitimimi sonlandırdım. Doktor olmadığım için de hiç pişman değilim."
 
BANKACILIKTAKİ BÜYÜK DEĞİŞİME TANIKLIK
Baba Mustafa Civelekoğlu'nun Çanakkale, ardından Adana'daki görevlendirilmelerinin ardından, en nihayet,  1981 yılının Haziran ayında Samsun'a yerleşmişlerdi. Üniversiteyi terk etmiş bir genç kız olarak çalışması gerekiyordu. Açılan bir sınavı başarıyla tamamlayarak, 21 Temmuz 1981 yılında Pamukbank'ta işe başladı. Zaten okumayı, araştırmayı, matematiği çok seven biri olan Gülhanım Civelekoğlu için bankacılık tam istediği meslekti. "Mecidiye'deki Kamuran Akay'ın binasındaydı banka şubemiz. Çok çeşitli insanlarla yüzyüze görüşüyor olmak, heyecan vericiydi. Sokakta dilendiği parayı getirene de, milyon dolarlık ihracatından kazandığı parayı getirene de rastlıyordunuz. Bir de o dönemler Türkiye'de bankacılıkta büyük değişimlerin yaşandığı dönemlerdi. Elekronik sisteme geçiliyor, daktilo terkediliyordu, fasit döneme geçiliyordu. Kambiyo mevzuatı tamamen değişmişti. Artık 100 mark bozduracağınız zaman kimliğiniz, adresiniz alınıyor, çeşitli sorulara tabi tutuluyordunuz. Yurtdışı döviz hesabı, bankacılığa ilk başladığımda hayaldi, artık bireysel bankacılık dönemi başlamıştı. Samsun'da kredi kartını ilk pazarlayan bankacılardan biriyim."
 
KISA SÜREN EVLİLİĞİN ÜRÜNÜ; İNCİ
1987 yılında, Raşit Ertemli ile evlendi Gülhanım Civelekoğlu. 1 yıl sonra kızları İnci dünyaya geldi. Evliliği 6 yıl sürdü. "Serbest meslek sahibi olan eşimle yürütemedik evliliğimizi. Bir daha da evlendim. 30 yaşına gelmiştim, büyütmem gereken bir kızım vardı. Ayrıca bankacılık çok zor ve yoğun bir meslekti. Doğru mu yaptım, yanlış mı yaptım, zaman gösterecek." Civelekoğlu'nun kızı İnci Ertemli, Gazi Üniversitesi'nden müzik öğretmeni olarak mezun oldu. Bugün aynı üniversitede yüksek lisansına devam ediyor.
 
OKUYAN, ARAŞTIRAN, DEMOKRAT BİR BABA
Söyleşemizin bu noktasında Gülhanım Civelekoğlu, babasını anıyor bir kez daha. "Babam yoksulluk içinde büyümüş, buna karşın köyden çıkıp üniversiteyi bitirmişti. Çok okuyan, çok araştıran, çok demokrat birisiydi. Özellikle gençlere güvenir, onlara sık sık söz verir, sonuna kadar dinlerdi. Gençler isterlerse her şeyi değiştirebilirlerdi. Ben de onun öğretileriyle büyüdüm. Okuma alışkanlığım mesela tamamen babamdan kalmadır. Babamı bildim bileli elinde kitap görmüşümdür."
 
EMEKLİLİK VE TEGV'LE TANIŞMA
2001 yılında, 20 yılın sonunda bankadan emekli oldu Gülhanım Civelekoğlu. 3 yıl çalışmadı. Bu arada babası kanser olmuş, onun tedavi süreciyle uğraşmıştı. Açık Öğretim Faklütesi'nde 2 yıl halkla ilişkiler, 2 yıl işletme okuyarak üniversite diplomasını aldı. Bir gün TEGV'le tanıştı. Aslında bu vakfın kurucusu İbrahim Betil'i tanıyor, yakından takip ediyordu. Betil, çalıştığı Pamukbank'ta genel müdürlük yapmıştı. "TEGV'i imrenerek izliyordum. Güzel çalışmalara imza atıyordu. 1999 depremlerinde İbahim Betil'in Çin'den getirdiği çadırları gümrükten sokamayışını, ardından yaptığı oturma eylemini ilgiyle takip ettim. Bir gün TEGV'in Samsun'daki eğitim parkına yönetici aranıyor, dediler, bu teklifi bana getirdiler, tereddütsüz kabul ettim."
 
YAPTIĞIMIZ MESLEK DEĞİL, GÖNÜLLÜLÜK!
Gülhanım Civelekoğlu, 23 Kasım 2005'te Samsun Eğitim Parkı'nda göreve başladı. Bu alanda profesyonel bir eğitim almamıştı, herkes gibi 'gönüllülük' esasına göre çalışacaktı. "Bana sorduklarında hiç mesleğim olmadı diyorum. Bankacılık da bir meslek değildir. Meslek her durumda yapacağınız bir iştir. Aşçı olsanız lüks bir restoranda da, esnaf lokantasında da her daim iş bulabilirsiniz. Bugün yaptığımız tamamen gönüllülüktür" diyen Civelekoğlu, "Eğitim kesinlikle devlete bırakılamayacak kadar büyük bir iştir" sözünü de kendisine ilke edinmiş. 
 
ORTAK NOKTAMIZ, ÇOCUK SEVGİSİ
Bugün Samsun Eğitim Parkı, 1. sınıftan 8. sınıfa kadar her yıl 3 bin öğrenciye eğitim veriyor. Türkiye genelindeki 10 eğitim parkı arasında Samsun'un çok özel bir yer olduğunu söylüyor Civelekoğlu. Anlatmaya devam ediyor: "Sadece geçen yıl 450'ye yakın aktif gönüllü çalıştı parkımızda. Benimle birlikte 9 profesyonel çalışan var. Hepimizin ortak noktası çocuk sevgisi. Çocuklarla birlikte olmanın keyfi bambaşka. Öğretmen değil, gönüllüyüz. Hiç bir zorunluluğumuz yok. Sadece 2 kuralımız var. Bunlardan biri sorumluluk, diğeri sürdürülebilirlilik."
 
İLK KEZ SİNEMA İZLEYEN ÇOCUKLAR
Görev yaptığı 8 yıl boyunca sadece çocuklarla değil, öğretmenlerle, okul idarecileriyle, yerel yöneticilerle sık sık bir araya geldiğini, çeşitli görevler aldığını hatırlatıyor Civelekoğlu. Toplumun sivil toplum örgütlerine(STÖ) bakış açılarının son derece olumlu hale geldiğini söylüyor. İnsanların sağduyusunun faydalı ve zararlı STÖ'leri akladığını söylüyor. "Ayrılırken ağlayan öğrencilerimiz oluor" diyor ve ekliyor: "Bizim eğitimimizden geçen lise son sınıfta öğrencilerimiz yanlarımıza gelerek, (Biz ne zaman gönüllü olacağız) diye soruyorlar. Geçtiğimiz günlerde zeytin fidanları diktik, gazetenizde de yer aldı. 10 yaşında bir kızımız, ilk kez fidan dikeceği için heyecandan, mutluluktan yerinde duramıyordu. Ona 21 yaşındaki bir gönüllümüz ona, (Bu yaşıma geldim ben de ilk kez dikiyorum) diye yanıt veriyordu. Sinemayı, hayvanat bahçesini ilk kez gören çocuklarımız oldu. Kent merkezini bile ilk kez görenler... Bunları yapmak, en önemlisi çocuklarımızı bunları yaparken izlemek inanılmaz bir mutluluk ve onur bizim için."
 
Her şeyi çocukların mutluluğu için, onlara iyi bir gelecek sunabilmek için yaptıklarını belirten Gülhanım Civelekoğlu, sözlerine, "TEGV, 'Bir çocuk değişir, Türkiye değişir' diyor. Biz de buna inanıyoruz. Acıyı da, mutluluğu da, hüznü de paylaşmak lazım. Samsunlulara sesleniyorum: Herkesin mutlaka yapacağı bir şey vardır bu çocuklar için. Belki zamanımız, enerjimiz yoktur ama paramız vardır. Belki paramız yoktur, enerjimiz vardır. Gelin, Samsun Eğitim Parkı'nın gönüllüsü olun" mesajıyla noktalıyor.
 
Röportaj: Muammer DİLBER
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Yorum Yazın


Yorumlar Yorum


AMERİKALI GÖZÜYLE MİLLİ MÜCADELE

Amerikalı Gazeteci Clarence K. Streıt, Milli Mücadele Ankara’sına gelen ilk yabancı gazetecidir. Ankara’ya Samsun-Çorum Karayolu’ndan kah otomobille kah yaylıyla gider. Gözlemlerini fotoğraflarla zenginleştirir ve daha sonra yayınlar. Clarence K. Streıt’ın anıları Türkçe’ye Bahçeşehir Üniversitesi tarafından kazandırıldı. Clarence K. Streıt anılarında 1921 Samsun’una da yer verir. 25 bin kişilik şehirde tanıştığı Türkleri onların Milli Mücadele’ye bakışlarını anlatır.

ERKEK VERMEZ KADIN ALACAK

Karadeniz Yeni Ufuklar Derneği Başkanı Psikolog Mustafa Kınık, "Bizim toplumumuz erkek egemen bir toplum. Bugün tüm kozlar biz erkeklerin elinde. Kadınlar çıkıp erkeklerden hak talep ediyor. Ama hiçbir güç elinde tutuğu gücü vermek istemez. Kadın kendi hakkını kendi alacak. Beni alaşağı edecek. Kadının kendi mücadelesi olacak bu" dedi

O BÜYÜK BİR EFSANE

Hekimoğlu efsanesini yakınlarından dinlemeye devam ettiğimiz yazı dizisinin ikinci bölümünde ise torunlarının çocuklarına yöneltiyoruz sorularımızı. Diğer aile fertleri gibi onlar da heyecanlı. Yıllardır yaşadıkları gururdan, bu gururu nesiller boyunca da yaşayacaklarından bahsediyorlar.


Değişen ve gelişen üniversite

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Akan ile siz değerli okurlarımıza özel 'bayram sohbeti'nde biraraya geldik...

İŞTE BU KADAR...

Bütün aileler gibi onun da ailesi okuyup doktor, mühendis olmasını istemişti. O yıllarda müzisyen olmak, hiç olunmayacak mesleklerdendi. Şarkı söylemek de neydi? Sanatçı olmakla karın mı doyururmuş gibi serzenişlerde bulunsalar da içinin sesini dinledi, tıpkı eserindeki gibi ...

MİKROKREDİ İLE DEĞİŞEN HAYATLAR

İl Özel İdaresi desteğiyle Samsun'da başlatılan 'Mikrokredi Projesi' ile kendi işlerini kuran kadınlar, para kazanmanın mutluluğunu yaşıyor. Bir kadının para kazanmasının çok önemli olduğunu vurgulayan kadınlar, hemcinslerini cesaretli olmaya davet edip, mikrokrediden faydalanmaya çağırdı

'Engelliye maaş verilmesin!'

Altı Nokta Körler Derneği Samsun Şube Başkanı Aynur Yiğit: Sağlıklı insanların sırtında kambur olmak istemiyoruz

Halkın Muhtarı

Samsun'un Çiftlik Mahallesi'nin 4 Eylül 2009 tarihinden bu yana muhtarlığını yapan Fatma Aksoy, "Sosyetinin değil, halkın muhtarıyım" diye konuştu.

ordering abortion pills to be shipped to house cytotec abortion buy abortion pills online
buy the abortion pill online buy abortion pill online buy abortion pills online

"Bir çocuk değişir, Türkiye değişir!"

Memur çocuğuydu, Türkiye'yi bir baştan bir başa dolaştı. İlkokulu 3 ayrı ilde tamamlayabildi... Lojmanlardaki site hayatı, 'birlikte paylaşmayı, hareket etmeyi' öğretti... Tıp Fakültesi'ni 3. sınıfta terketti, bankacı oldu... 8 yıldır ise hayatını çocuklar için adayan bir 'gönüllü'...

SAMSUN'DA ÖLMEK İSTİYORUM...

Milletvekili Tülay Bakır, 2000 yılında geldiği Samsun'da yaşamaktan ve bu ilin vekili olarak TBMM'de görev yapmaktan dolayı son derece mutlu. Bakır, Samsunlu değilim ama kendimi Samsunlu sayıyorum. 50 yaşımdan sonra geldiğim bu kentte ölmek istiyorum" diyor.

Bu Hafta En Çok Okunanlar