Haber Gazetesi

'KIŞ LASTİĞİ' UYARISI ENVER YILMAZ ANKARA’DA YATIRIMLARI GÖRÜŞTÜ FATSA’DA KAZA: 4 YARALI EMLAK VE ÇEVRE TEMİZLİK VERGİSİ BORÇLARI YAPILANDIRILIYOR SİNOP’TA BİR ASKER İNTİHAR GİRİŞİMİNDE BULUNDU 11 BİSİKLETÇİ SİNOP’A ULAŞTI VALİLİK KÜLTÜR YAYINLARINA 2 YENİ ESER YAŞLI KADIN YANGINDAN CAMDAN ATLAYARAK KURTULDU BM kapsamlı bir değişimden geçmeli Risklere karşı 23 dönüşüm programı açıklanacak Mısır'da 3 gün yas ilan edildi İç siyaseti baskı altına almak için terörü kullanıyorlar Peşmerge sayısı 150'ye indirildi Medine ruhunu ebediyete kadar koruyacağız Türkiye Mali Eylem Görev Gücü listesinden çıktı IŞİD hedeflerine 18 yeni hava saldırısı Cuma namazına gidenlere foseptik suyu sıktılar Molotofkokteyli atan bir kişi tutuklandı Öcalan'ın talebi dışarıdan karşılanamaz Peşmerge'nin sınırdan nasıl geçeceği belirlenmedi İzmir'de sağanak hayatı olumsuz etkiledi Tillo ve Tüysüz'de seçime katılacak partiler belli oldu Bedii ve 92 İhvan mensubu Ceza Mahkemesine sevk edildi ABD'de okulda silahlı saldırı ÖSO'nun Kobani'ye gitmesini destekleriz İsrail askerleri Filistinli genci öldürdü Soma'daki işçilerin ücretlerini Türkiye İş Kurumu ödeyecek Kılıçdaroğlu siyasi çıkarları uğruna karalama yapıyor Klor gazı iddialarını araştırıyoruz Bakanlıktan "sarı toz" açıklaması “DÜNYA BİR EĞİTİM KRİZİ İLE KARŞI KARŞIYA” ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİLER ÇANAKKALE’YE UĞURLANDI UMUTLAR BAKAN KILIÇ'TA CANBERK, ALMANYA YOLCUSU SAMSUNSPOR 'TAHKİM'E GİDİYOR HAZIRLIKLAR TAMAM MAĞLUBİYETİ UNUTTURACAKLAR Personelin yüzü güldü ALACAĞINI KULÜBE BAĞIŞLADI Bilardonun şampiyonu Dişi kramponlar hazır 4-4'lük maç Kulüpler bilgilendirildi ŞİRİNLER'DEN PASSOLİG TEPKİSİ Toplantı Atatürk Müzesi Gazi Köşkü’nde Fenerbahçe kaptanından Samsunlular'a çağrı CANİK'E MUCİZE GEREK Kupalarına kavuştular Ligde SES getirdi Tok'tan 'Hicri' kutlama Atakum yol açıyor Dedikodu yok, hizmet var Topladığı antikalarla müze kurdu ROTASYON EĞİTİMİ OLUMSUZ ETKİLİYOR Terazilere denetim SAATLER GERİ ALINACAK Polise savunma eğitimi Bafra'ya öğrenci akını UÇAK KAZASININ BELGESELİNİ YAPMIŞ Çanakkale Müzesi Karadeniz'e geliyor MUHTARLAR Haberaks TV'DE DÜNDAR'IN BİSİKLET KEYFİ MAHKEME İTİRAZI REDDETTİ YILMAZ'IN ADI PARKA VERİLECEK YENİ BİNA TASARRUF SAĞLAYACAK BAŞBAKAN'A, TAŞHAN'I SORDU SAMSUN EĞİTİMDE ÇAĞ ATLAYACAK BAKAN ZEYBEKCİ GELİYOR Tespit doğru da...

Resul Tüfekçi: Birleşmeden rekabet etme şansı yok

Resman Cam PVC Alüminyum San Tic. A.Ş Yönetim Kurulu Üyesi Resul Tüfekçi, "Birleşmeden ulusal, uluslararası markalarla rekabet etme şansı yok" dedi

Röportaj - 26 Şubat 2013, Salı




Resman Cam PVC Alüminyum San Tic. A.Ş Yönetim Kurulu Üyesi Resul Tüfekçi, HABER Gazetesi’nin ‘İŞ DÜNYASI’ sayfasının konuğu oldu.  Kantariye dükkanından, sektörünün en önemli firmalarından birisi haline gelen Resman, yatırımlarına her yıl yenilerini ekleyerek büyüyor. Haber Gazetesi Haberler Müdürü Erdem Erol, Tüfekçi’yle Resman’ı, OSB’yi, sanayiyi ve Samsun ekonomisini konuştu.

EROL: Artık klişe oldu ama röportajımıza böyle başlıyoruz. Her kurumun ve kuruluşun bir hikayesi vardır, illa ki Resman'ın da hikayesi var. Bu hikaye ne zaman, kiminle başlıyor, hangi süreçlerden geçip, nereye ulaşıyor?
 
TÜFEKÇİ: Resman, 1957 yılında dedem Resul Tüfekçi ve Osman Haşıl tarafından kurulmuş, günümüze kadar da 2. kuşak ve şimdi de 3. kuşağın yönetiminde olan uzun yıllar ortaklığı sürdürmüş olan Samsun'daki örnek firmalardan biridir. 1957 yılında kantariye ile ticarete başlamış, daha sonraki yıllarda nalburiye ile ticaretini yürütmüş, 1968 yılından sonra da camla tanışıp, cam sektöründe, şehrimizde, bölgemizde ve Türkiye'nin birçok yerine hizmet vermektedir. Resman, 1992 yılında sanayiye adım atıp, şişe camın, şu anki ismiyle Trakya Cam A.Ş.'nin ısı cam yetkili üreticisi oldu. Bölgemizde olmayan bir yatırımı yaparak ısı cam üretimi, jumbo cam dediğimiz büyük ebatlı camların tedariki ve kesilip işlenmesi işine girdi. 1995 yılında da cam işleme bölümümüzü devreye aldık. Burada cama şekil verme, değişik motifler yapma, masa camlar ve mobilyada kullanılan cam grubuna hizmet eden bir yatırım gerçekleştirdik. 2003 yılında alüminyum sektörüne girip, alüminyum uygulamalarına başladık. 2005 yılında bölgemizde PVC plastik pencere kapı sistemlerinin üretimine başladık, ham maddeden profil çekimine, aynı zamanda bir profil işleme merkezi kurarak bitmiş doğrama yapıp piyasaya montal bayiler ile bağlantılı yayılmasını sağlamıştır. 2010 yılında da temper yatırımı yaparak, normal cama 5 kat mukavemet veren cam üretimine geçtik. 
En yüksek kapasitedeki makinelere, en yüksek norm ve standartlarda üretim yapan hatta sahibiz. 2 sene önce bünyemizde yine aynı ortaklarla Resman İnşaat Taahhüt firmasını kurduk. 
 
EROL: Sürekli büyümek ve büyürken de kaliteden ödün vermemek. Biraz farklı bir strateji.
TÜFEKÇİ: Zaten Resman'ın bu noktaya gelmesinin, başarılı olmasının en büyük nedeni, hizmetin ve ürünün çok kaliteli olması. Biz hiçbir zaman müşteriyi aldatmadık. Bizden neyi istedi ise, o ürünü bizden tedarik etti. Böyle olunca da bölgede tutulur hale geldik. Bizim ticarette sözümüz senettir. Müşterilere ne zaman söz verilmişse o gün malı Artvin’e gider, Çorum'a gider. Çok hassas olduğumuz konular var, hizmet kalitesi konusunda. Makine yatırımlarını yaparken, personelimize de yatırım yaptık. Samsun'da, şu anada bünyemizde 190 çalışanımız var. Bizi en çok mutlu eden de çalışan sayımızın artması. 
 
EROL: Büyüyen, gelişen firmalar gözlerini hemen İstanbul’a dikiyor. Sizde de yaşandı mı, İstanbul’a yönelmeyi düşündünüz mü?
TÜFEKÇİ: 1992'de yatırım yaparken, o zaman İstanbul'da çok ciddi müşteri portföyümüz vardı. Babamlara “Artık İstanbul'a gidelim, İstanbul'a yatırım yapalım” dedik. Babaların cevabı ise “Biz Samsun'da kazandık, Samsun'a yatırım yapacağız. Samsun'daki insanlara iş sağlayacağız. Ondan sonra büyür, konum sizi oraya taşırsa, buradaki işi devam etmek suretiyle istediğiniz yere yatırım yapabilirsiniz” dediler. Biz de o düşünce ile memleketimize her zaman yatırım yapıyoruz. Kazandığımızı makinelere, personele yatırım yapıyoruz. Personelimize eğitimler yapıyoruz. 
 
EROL: Yurtiçi pazarın yanı sıra bu kaliteden ödün vermeyen bir anlayış,      yurtdışında itibar görse gerek. Dış piyasadaki durumunuz nasıl?
TÜFEKÇİ: Dış piyasada da pazarımız var. Yurtdışı çalıştığımız ağırlıklı olan firmalar var. Gürcistan'da ve Libya'da çalışıyoruz. Romanya var ama biraz durgunluk var. Bizim orada bitmiş nitelikli cam ürününün satışını yapabiliyorsunuz ama plaka satışını yapamıyorsunuz. Çünkü Şişecam orada satış yapıyor, yurtiçine verdiği şartlardan, daha uygun şartlarda orada satış yapıyor. Bizim öyle bir şansımız olmuyor. PVC'de de yurtiçinde yaşadığımız sıkıntının aynısını, yurtdışında yaşıyoruz. Çünkü burada olan rekabet aynı şekilde yurtdışında da var. Ama yurtdışında şunu gördük, bu sene çok umutluyuz. Ekonomik serimizle birçok yurtdışı pazarına zaten açılmayı hedefliyoruz. Bizim ürünümüzü kullananlar memnun; ama yurtdışında da Türk ürünlerini maalesef bizim sektörde meslektaşlarımız biraz dibe vurdurmuş. Bunu üzülerek söylüyorum. Gittiğimiz birçok ülkede Türk malı 2. sınıf değerlendirilip, yanında Avrupa menşeili bir ürünü müşteriye sunuyorlar. Bunu da biz bir şekilde yıkmaya çalışıyoruz. Çok düşük kar verip, malzeme bir girsin, insanlar bir kullansın istiyoruz. 
 
EROL: Ya büyümek ve teknoloji.
TÜFEKÇİ:  Teknolojiyi takip etmezseniz, işinize yatırım yapmazsanız geri kalıyorsunuz. Birisi çıkıp, sizden önce adım atarsa; siz onu takip etmek zorunda kalıyorsunuz. Ama öbür tarafta öncüsü, lokomotifi olduğunuz zaman, sizi takip ediyorlar. Sektöre girmeye korkuyorlar belki, cesaret edemiyorlar. Benim hayat felsefem şu, herkes bildiği işi yapacak. Ben bu işi biliyorum. Ben cam işini biliyorum. Ben anadan doğma camcıyım. Bütün kuzenlerim, ortağımızın çocukları hepimiz mesleğimizi iyi biliyoruz. İşin içerisinden geldiğimiz, bedenen de çalıştığımız için bu tezgahlarda, neyin ne olduğunu, nasıl bir üretim yapılması gerektiğini, kalitenin ne olduğunu hepimiz içimize sindirmiş durumdayız. Kendi ahlakımızla ustalarımızı, personelimizi ona göre yetiştiriyoruz. Onun için de şu anda bizim yaptığımız takip, her bölümün başında Endüstri Mühendisi arkadaşlarımız var. Sadece şu anda yaptığımızı gözlemlemek, kendi çizgimizden çıkarmamak.
 
EROL: Resman hikayesinin içinde yer alan Resul Tüfekçi var. Ya onun hikayesi…
TÜFEKÇİ: Aslında dedemle, şu andaki ortağımızla babasının kurmuş olduğu bir şirket. Biz kurumsallaşmaya çok gittik. Bir Resul Tüfekçi olarak bir ben değilim. Burada ağabeyim, 2 amcamın oğlu, 3  ortağımızın oğlu var. Onların hepsinin bir sorumluluk alanı var. Kimisi satışa, kimi satın almaya bakıyor, kimi inşaat firmamıza, kimi projelere bakıyor, ben işletme müdürlüğünü yapıyorum. Bu tek başına yapılan bir iş değil, biz bir ekibiz. 
Cam satışı, cam kesmesi, atölyede işlenmesi, arabaya yüklenip sevk edilmesi, her bölümde çalıştık. Hamurda hepimizin emeği var. Ben Resul Tüfekçi olarak biraz vitrindeyim ama arkamda bir ekip var. Kimse kimsenin işine burada müdahale etmez. İçinden çıkılmayacak, büyük bir sorun olduğunda herkes birbiriyle oturup paylaşılır. Ortak karar verilir. Karar aldığımızda herkes uygular.
 
EROL: Samsun ekonomisini nasıl görüyorsunuz?
TÜFEKÇİ: Samsun ekonomisi eskilere baktığınız zaman, herkesin söylediği klişe laf ticaretle meşgul olan, ticaretle yoğurulmuş olan bir il. Ama burada şöyle bir şey var; ticaretle uğraşanlar, işine yatırım yapanlar, hepsi bir nevi sanayiye bulaştı. Samsun şartlarında bir sanayici olarak çekilmiş zorluklar da var elbette. İlk kuruluş aşamasında her yerde olabileceği gibi ama Samsun'da yıllarca su getirilmedi, yıllarca yollarımız olmadı, çamurun içinde debelendik durduk ama eskiyi bildiğimiz için şu anki halimize şükrediyoruz. Samsun'da en büyük sıkıntı nitelikli eleman bulma sıkıntısı. İlk önce teknik liselere olan talebin az olmasından dolayı çok büyük sıkıntılar yaşadık. Bir de sanayiyi yeni yeni öğreniyorsunuz, bilmiyorsunuz. Vasıfsız elemanları alıp, çok nitelikli makinelerde çalıştırmışız. Daha önceden yaptığımız hatalar. Ama biz 10 senedir aşağı yukarı teknik lise ağırlıklı elemanlar alıyoruz. Onların bize neler kattığını görebiliyoruz. Biz birçok şeyi, devletten çözemeyince çözümü kendimiz aradık. Ne yaptık, teknik liselerde hocalarla, müdürlerle görüşerek, pratiği çok iyi, yaratıcılığı olan, eli matkap, tornavida tutabilen böyle elemanları bünyemize çalıştırdık. Onlar askere gittiler, geldiler tekrar bünyemizde çalıştılar. Artık öyle bir noktaya geldi ki, öğrenciler öğretmenlerine, 'hocam bizi Resman'a tavsiye eder misiniz' diyor.  
Çocuklar okuldan çıkar çıkmaz işe girdi. Ağabeyi, ablası üniversite mezunu, ağabeyi kahvede, ablası evde oturuyor, çocuk çıkar çıkmaz sigortalı işe girmiş oldu. Ben sivil toplum örgütlerinde başkanlık yaptığımda da çok dillendirdim, herkesin üniversite mezunu olma gibi bir lüksü yok. Memlekete berber de lazım, elektrikçi de, ara eleman da. Sanayinin gelişmesi için, nitelikli eleman lazım, nitelikli elemanla daha hızlı yol alıyorsunuz. Samsun'un en büyük sorunu buydu. Şimdi aslında güzel şeyler oluyor. İŞKUR çok aktif çalışıyor. Müşteri danışmanları vasıtasıyla biz yaklaşık 1 senedir İŞKUR bağlantılı çalışıyoruz. Aradığımız nitelikli elemanları oradan bize gönderiyorlar. Biz burada elemeden geçirip, iş başı yaptırıyoruz. O konuda biraz ilerleme var. 
 
EROL: Bir de üniversite- sanayici işbirliği var, bundan yararlanıyor musunuz?
TÜFEKÇİ: Üniversite-sanayici işbirliği iyi bir seviyeye ulaştı. Biz endüstri mühendisliği bölümü ile çok aktif çalışıyoruz.  Her sene 15'e yakın arkadaşımız bizim bünyemizde staj yapıyor. Bu sene sanayi-üniversite işbirliği projesinde 2 arkadaşımız, sezon içerisinde öğretim sezonu içerisinde bizim bünyemizde staj yapacak. Organize sanayimize temeli atılıp yapılamayan meslek yüksekokulumuz vardı. Sağolsun hayırsever sanayicimiz tarafından yapıldı. İşte üniversitede çok önem veriyor, orada bir sürü bölüm var, onlarla biz hep temas halinde çalışıyoruz.  Sanayicinin ihtiyacı neyse o bölümleri açmaya, o bölümlerde öğrenci yetiştirme amaçlanıyor. 
 
EROL: Ya sıkıntılar?
TÜFEKÇİ: OSB'de en büyük sıkıntımız yer. Zamanında sanayiciliği bilmediğiniz için, nereye gideceğini bilemediğiniz için, cesaret edemiyorsunuz. Biz 12 bin 600 metrekare ile başladık, yan tarafı alan arkadaş yatırım yapamadığı için orayı da satın aldık. 23 bin metrekare yerimiz oldu. Yeni bir OSB'ye girsem, 40-50 bin metrekareden aşağıya giremem. Bu sıkıntıyı tüm sanayici arkadaşlarım yaşıyor. Samsun'da güzel şeyler oluyor. 5 yıldızlı konaklama otel ihtiyacı vardı. Çok kısa zamanda faaliyete geçecek. Büyük bir alışveriş merkezi açılıyor. Dünya çok küçük, herkes gelecek, aktörler gelip her yerde oyununu oynayacak. Bu küçük esnafı zorlayacak ama ben her zaman kümelenmeden, birleşmeden yanayım. Birleşmeden ulusal, uluslararası markalarla rekabet etme şansı yok küçük esnafın. Onun için birlik olup, belli sektörlerde kümelenip yol almak gerekiyor. Samsun bunun örneğini sağlıkta, tıbbi aletler sektöründe veriyor. Böyle şeylerin olması daha hızlı yol almak ve Türkiye ekonomisinde ayakta kalma anlamına geliyor. 
 
EROL: Umutlusunuz yani Samsun'un ekonomisinden.
TÜFEKÇİ:  Ben Samsun ekonomisinden umutluyum. Ben Samsun'u çok seviyorum. Samsun'un sevilmeyecek hiçbir yanı yok. Ulaşım çok kolay. Her türlü sosyal aktivitenin olduğu bir şehir. Samsun'da çalışılmayacak mühendis bulamama sıkıntınız yok. Zamanında, burada çok iyi üniversitelerde okumuş arkadaşlarımız dönmemiş olabilirler. Nedeni burada iş imkanı olmamasıydı. Ben inanıyorum ki onlarda dönecek. Bir mühendis ilanına çıkıyorsun, onlarca kişi başvuruyor. Güzel şeyler oluyor, biz belki içinde olduğumuz için göremiyoruz ama dışardan geleneler Samsun’daki değişikliği görebiliyor. Ama birlik olmasını beceremiyoruz. Reklamımızı iyi yapamıyoruz. Bizim Samsunlular olarak en büyük hatamız, Samsun'un kötü yönlerini anlatıyoruz, Samsun'un artılarından bahsetmemiz lazım. Samsun'un hep artılarından bahsedelim ki, insanlar bizi iyi tanısın. İnsanları değerlendirirken, madalyonun diğer tarafını da görmek lazım. Şimdi uçak bir kere Samsun için bulunmaz bir nimet. Biz bundan önceki senelerde burada üretimi yapıp, İstanbul’a genel merkezini taşıyan arkadaşlarımız oldu. Hep kızıyordum burada kazanıyorsunuz, burada dursanıza diye. Ama belli bir çapa geldikten sonra, ihracatınız olup, Türkiye çapında üretime başladıktan, pazar payınız olduktan sonra bunun ne kadar doğru bir hareket olduğunu görüyorsunuz. Benim Samsun’dan Adana’ya gitmem için 2 uçak değiştirmem, havaalanında saatlerce beklemem gerekiyor. Ama İstanbul'daki vatandaş sabah gidip öğleyin geri dönebiliyor. Yurtdışına çıkmak için de aynı sorun oluyor. Bunları yaşadıkça görüyoruz. Zaman çok değerli, nokta her taraftan benden çok avantajlı şekilde işini görebiliyor. Gelen misafirler içerisinde de aynı şey geçerli. Ama eskiye göre yine de çok iyi. Samsun çok farklı hale geldi. Misafirim geldiğinde dışarıda yemeğe gidiyoruz. Şimdi hemen hemen haftanın her günü restoranlarda yoğunluk var.10 sene önce bu yoğunluğu göremezdiniz. 5 yıldızlı otellerin hizmete girmesi, seminerler, konferanslar düzenlenmesinden sonra, bu yoğunluk daha da artacak. Tabi fuar memleketin olmazsa olmazı. Çok iyi ellerde yoğurulması, bu işin uzmanları tarafından organize edilmesi lazım. Bina olarak çok güzel, işletmesi de iyi ellere verildiği takdirde, Samsun’a çok iyi bir ivme kazandıracak diye düşünüyorum.
 
 
 

Yorum Yazın


Yorumlar Yorum


ÇOCUK DEYİP GEÇMEYİN !

'Pazar Sohbeti'nin bu haftaki konuğu Cansu Arslantaş

ERKEK VERMEZ KADIN ALACAK

Karadeniz Yeni Ufuklar Derneği Başkanı Psikolog Mustafa Kınık, "Bizim toplumumuz erkek egemen bir toplum. Bugün tüm kozlar biz erkeklerin elinde. Kadınlar çıkıp erkeklerden hak talep ediyor. Ama hiçbir güç elinde tutuğu gücü vermek istemez. Kadın kendi hakkını kendi alacak. Beni alaşağı edecek. Kadının kendi mücadelesi olacak bu" dedi

O BÜYÜK BİR EFSANE

Hekimoğlu efsanesini yakınlarından dinlemeye devam ettiğimiz yazı dizisinin ikinci bölümünde ise torunlarının çocuklarına yöneltiyoruz sorularımızı. Diğer aile fertleri gibi onlar da heyecanlı. Yıllardır yaşadıkları gururdan, bu gururu nesiller boyunca da yaşayacaklarından bahsediyorlar.


İŞTE HEKİMOĞLU

Bir yiğitlik efsanesi Yakınları Hekimoğlu'nu anlatıyor: "O haksızlık yüzünden dağa çıktı"

Değişen ve gelişen üniversite

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Akan ile siz değerli okurlarımıza özel 'bayram sohbeti'nde biraraya geldik...

İŞTE BU KADAR...

Bütün aileler gibi onun da ailesi okuyup doktor, mühendis olmasını istemişti. O yıllarda müzisyen olmak, hiç olunmayacak mesleklerdendi. Şarkı söylemek de neydi? Sanatçı olmakla karın mı doyururmuş gibi serzenişlerde bulunsalar da içinin sesini dinledi, tıpkı eserindeki gibi ...

'KAMPÜS OKULLAR' GELİYOR

Yeni eğitim ve öğretim yılına girdiğimiz bir dönemde, bu haftaki pazar sohbetimizde, Samsun'un eğitim sorunlarını konuşmak üzere Milli Eğitim Müdürümüz Sayın Aytekin Girgin’le biraraya geldik. İtiraf etmeliyim ki kendisiyle söyleşi yapacağım ana kadar biraz tedirgindim. Samsun'a atanmasını gazetemizde haber yaptığımız zaman, fotoğrafını gördüğümde önyargılı davranıp, "Ne kadar da sert bir imajı var" demiştim. Aytekin Bey, o sert bakışının altında yatan gayet güzel bir tebessüm ve beyefendilikle karşıladı bizi. Söyleşimiz başlayıp, akışında giderken; "ah bu önyargı yok mu!" diye kendime kızmadım diyemem. Onun bu sert bakışı, eğitimdeki sıkışıklığa, "bulvar altı, bulvar üstü" tabir ettiğimiz ayrımcılığa, daha iyi eğitim görebilmek için bir bölgeden diğer bölgeye gelmek zorunda bırakılan baskıya, çocuklarımızın hem eğitim kurumlarında hem de dışarıda mağdur edilip zarar verenlere idi. Onun bu konudaki kararlılığı ve katılığı, "Samsun'daki eğitim ve öğretimin ileriki yıllarda daha çok başarı kazanıp, Türkiye sıralamasında istenilen seviyeye gelinmesi açısından" bizleri umutlandırdı...

Samsunlu Komedyen Atalay Demirci: 'Acılarımın içindeki mizahı yakaladım'

Yeteken Sizsiniz Türkiye’nin iki sezon önceki şampiyonu Atalay Demirci’nin oyununun ardından keyifli bir röportaj...

Canik'in perisi HABER'e konuştu...

Canik Belediyespor'un başarılı basketbolcusu Seda Tabakçı'nın derdi kıyafet bulamamak. Seda, "Tabi ki boyum uzun olduğu için kıyafet bulmakta zorlanıyorum. Modayı takip ederim ancak moda diye de üzerime yakışmayanı giymem. Herkes de kendine yakışanı giymeli, moda diye yakışmayanı giymemeli" dedi

MİKROKREDİ İLE DEĞİŞEN HAYATLAR

İl Özel İdaresi desteğiyle Samsun'da başlatılan 'Mikrokredi Projesi' ile kendi işlerini kuran kadınlar, para kazanmanın mutluluğunu yaşıyor. Bir kadının para kazanmasının çok önemli olduğunu vurgulayan kadınlar, hemcinslerini cesaretli olmaya davet edip, mikrokrediden faydalanmaya çağırdı

Bu Hafta En Çok Okunanlar
ÇOCUK DEYİP GEÇMEYİN !