Samsun haber gazetesi
X Reklamı Kapat

YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Birol BİRCAN

MEB’e açık mektup?

Hassas olanların dikkatini çekmiştir.

Milli Eğitim Bakanlığı yeni müfredat konusunda çalışma başlattı.

Hatta açıklanan takvime uyulabilirse bitme aşamasında.

Özetinde ders saatlerinin değişmeden, ders sayısını azaltma hedefleniyor.

Bazı derslerin askıya alınması amaçlanıyor yeni taslakta.

Askıya alınacak dersler arasında Atatürkçülük ve İnkılap Tarihi dersi de var.

Bakanın açıklamasında bizzat altı çizilmiş; yeni müfredatta, kurbağanın sindirim sistemi de olmayacak.

Üstünden geçelim kısaca.

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, müfredat Eylül ayında başlayacak yeni eğitim-öğretim yılından itibaren hayata geçeceğini belirtip, yeni müfredat ile ders sayılarının azalacağından ve ders içerikleri sadeleşeceğinden söz ediyor.

Ayrıca Bakanlık, Eğitime dair güncelleme, yenileştirme ve geliştirme çalışmalarını bir sonucu olarak taslak programlarımızı askıya çıkarıyor..

Taslak program görüşlere sunulmaya ve görüşler doğrultusunda iyileştirmeye hazır hale gelmek üzere.

Kamuoyunun katkılarını, paydaşların katkı alınması, ortak aklın süzgecinden geçirerek öğrencilerimizin önüne getirilmesi ilk ve önemli.

Eğitimin omurgası müfredat konusunda, bir çalışmanın olması önemli.

Tezatlar içerisindeki gerçeklerden kurtulmanın başka yolu yok.

Koca bir nesile bilinçli bir projenin ürünü olarak yalan yanlış bilgiler yüklendi kabul edelim.

Bizim yaşımızdakilere ömrünü Türk-İslam ülküsüne Ulu Hakanlara “Kızıl Sultan” karalamasını gözümüze soka soka anlatıldığını unutmadık.

İşte bu yüzden önemli.

Yeni müfredat taslağının eksikleri yok mu?

Bence var.

Önemli bir eksiklik hatta.

Çanakkale…

Tarihin, ders çıkarmanın, ecdat saygısının, vatan sevgisinin, geleceğe öğüdün vs. böylesi önemli sorumlulukta her saniyesi farklı bir ders olan Çanakkale nasıl girmez müfredata anlaşılır gibi değil.

Gelibolu yarımadasına 38 yıl girilmesi yasaklanması, tarih değiştiren topların hurdacılara satılmasını anlamadığım gibi.

Bırakın 915 gerçeklerine gitmeyi.

Bizler çocuklarımıza layıkıyla anlatabilseydik Çanakkale’yi;

Kendi çıkarlarını vatanından önde tutan kansızlar olmazdı mesela.

Bizden görünüp, şatolarda aldığı emirle kardeşi kardeşe vurduran, üzerine tank sürdüren soysuzlar olmazdı mesela.

Anlatabilseydik Çanakkale’yi;

27 Mayıslar,12 Eylüller,15 Temmuzlar olmazdı.

Kaldı ki;

Ders alınacaksa da Çanakkale…

Ders verilecekse de Çanakkale…

Önsöz… MEB’e açık mektup? Sineklerin olduğu yer mi? Arıların konduğu yer mi? Vicdan şaşırırsa… Oyun hamuru Darbeyi darbelemek! Terör nasıl biter? Bafra’nın sorunu Ayıkla pirincin taşını ! Deneyimsel pazarlama Yazarın Tüm Yazıları