YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Fulya ZORLU

Kışa giriş

Güneşi daha az göreceğimiz günlere artık girdik. Yaz ayından hatırımızda kalan bol güneşli günlerin yerini artık soğuk günler alıyor. Havanın daha geç aydınlanması, daha çabuk kararması, fiziksel ve sosyal şartlar nedeniyle hepimizin daha deprsif hissetmesine zemin hazırlamaktadır. Bu dönemin en önemli özelliği yaz günleri kadar günlük uğraştan keyif alamama gibi sorunlarla baş etmek zorunda olduğumuzdur. Her insanı farklı ölçülerde etkileyen bu dönemde kış depresyonuna dikkat edilmelidir.

Kış depresyonu, yılın diğer zamanlarında zihinsel durum açısından oldukça sağlıklı olmalarına karşın, soğuk aylar yaklaştıkça depresyon belirtileri gösteren kişilerde görülen ruhsal bir düzensizlik durumu olarak tanımlanıyor. Teknik adı “mevsimsel duygu durum bozukluğu” olan bu rahatsızlık nadiren de olsa diğer mevsimlerde ortaya çıkabiliyor. Bu depresyon halinin kesin nedeni, henüz belli değildir. Ancak, birçok bilim insanının bu konuda ortak görüşü; güneş ışığına yeteri kadar maruz kalamamaktan kaynaklandığı görüşündedir. Güneş ışığının yeteri kadar alınamaması sebeiyle insanın hormonal dengesinde değişimler olmaktadır. Güneş ışığının azalmasına bağlı olarak serotonin hormonunun azalması ve melatonin hormonunun salgılanmasının artması en büyük değişikliklerdir. Mutluluk hormonu olarak bilinen serotoninin azalması kişiyi daha depresif bir sürece götürebilmektedir. Aynı zamanda uyku hormonu olan melatonin güneş ışığının yokluğuundan dolayı artmaktadır. Bu durumda yeterli kadar uyumamıza rağmen kendimizi yorgun ve uykusuz hissetmemize neden olabilmektedir. Bu durumlar birçok kişinin kış mevsimini zor geçirmesine neden olabilmektedir. Peki, kış depresyonundan en az şekilde etkilenmenin yolları nelerdir?

Öncelikle KIŞ MEVSİMİNİ kabul ediniz! Bizler her ne kadar bu mevsimin fiziksel ve sosyal şartlarından şikayet etsek de bu mevsim yaşanmak zorunda. Bulduğumuz her hava soğuk olsa bile güneşe kucak açmak D vitamini açısından çok önemlidir. Bu dönemde, karbonhidratlı yiyeceklerin tüketiminde artış olur. Bu durum ise kilo artışına sebep olarak, hem fiziksel hem ruhsal olarak bizi mutsuz edecektir. Bu sebeple daha çok sebze ve meyve ağırlıklı besin tüketimi yapılmalıdır. Bu durumda hareket etmek; bizi kış depresyonundan kurtaracaktır. . Egzersizler beyindeki serotonin hormonu seviyesini artırır. Bu sayede üzüntü, mutsuzluk gibi depresif duyguları azaltır ve yatıştırır. Sadece kiloyu korumak için değil, günlük hayatın stresinden uzaklaşmak içinde spora ağırlık verilmelidir. Yeni hobiler edinmek mevsimin çabuk geçişi için önemlidir.

Kışın seçeceğimiz kıyafetlerin rengi, çok önemlidir. Kırmızı renk canlılığımı ve metabolizma hızımızı artırır. Portakal renkleri bol keyif verir. Sarı renk zihni canlandırır. Evde, işyerlerinde güneş ışığına yakın ampuller tercih edilebilir.  Tüm bunlara ek olarak ışık terapisi denenebilir. Eğer, kış depresyonunu çok ağır geçirdiğinizi ya da geçireceğinizi düşünüyorsanız ruh sağlığı uzmanlarından destek almak bu süreci çok daha rahat geçirmenizi sağlayacaktır.

Vicdan Kışa giriş Özsaygı ve Mutluluk Neden bağırıyoruz? Dopdolu bir hayat Sevgiyi Öğrenmek Sır Dünya hızlı dönüyor Kurtarıcı hatalar Elimi rahat bırak anne Yazarın Tüm Yazıları