YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Akın ÜNER

PONTUS MESELESİ HORTLATILMAK İSTENİYOR

Artık Samsun'un yıllık takvimine girdi: Aralık ayının ilk haftası bu şehirde, Samsun Mübadele Derneği tarafından düzenlenen "Uluslararası Balkan Tarihi Kongresi" toplanır... Akademik içerikli bu toplantıya; yurt içinden ve dışından çok sayıda bilim insanı, araştırmacı, kültür ve siyaset erbabı iştirak eder. Şehre bir renk gelir, tarih ve kültür meraklıları için bulunmaz bir ziyafettir, bu etkinlik...

Bu sene kongre, 2-3 Aralık tarihlerinde, eski Büyük Otel’in yerine inşa edilen Şehit Ömer Halisdemir Kongre Salonu’nda yapılacak. Aralarında Polonya, Kosova, Sırbistan, Bulgaristan, Makedonya, Yunanistan ve ev sahibi Türkiye'nin de bulunduğu çok sayıda ülkeden 60 farklı bildiri sunulacak.

2 Aralık Cumartesi sabahı 10:30 ile 12:30 arasındaki açılış oturumunu TRT'nin canlı yayınlayacağı 11. Balkan Tarihi Kongresi’ne bu sene Kosova, Makedonya, Yunanistan ve Bulgaristan Türklerinin siyasi temsilcilerinden katılanlar olacak. Türkiye'den de bazı tanınmış siyasetçilerin kongreye iştirak edeceklerini öğrendik.

Kongre hakkında bilgi aldığımız Samsun Mübadele Derneği'nin yönetim kurulu üyelerinden Salih Meriç, bu sene yüksek ilgi nedeniyle oturumların iki ayrı salonda yapılacağını söyledi. Aynı zamanda kongre sekreteri olan Meriç, ikinci salonda cumartesi günü yapılacak üç oturumun konusunun Pontus sorunu olacağını dile getirince, önce biraz şaşırdım. Zira epeydir pek gündemde olmayan Pontus konusunun artık unutulduğunu zannediyordum.

Meğer işin aslı öyle değilmiş...

Daha önce birkaç yerde okuyup dinlemiştim: Yunanlar, 19 Mayıs tarihini kendi resmi tarihlerinin uydurduğu "sözde Pontus soykırımı anma günü" kabul ediyorlar. Hatta daha evvel, Samsun'daki kiliselerin onarımı söz konusu olduğunda, dönemin valisi ve Tekkeköy Belediye Başkanı ile görüşüp tarih hassasiyetini dile getiren heyette ben de vardım. O vakitler, Trabzon'daki Sümela Manastırı'na ayin için gelen Yunan turistlerin kente bıraktıkları dövizi Samsun’a çekeceği varsayımıyla bazı kiliselerin restore edilmesi, çeşitli isimlerle kullanılması gibi fikirler konuşuluyordu. Oysa "19 Mayıs tarihi" nedeniyle Samsun'un özel bir durumu vardı: "Gelecekte bir 19 Mayıs günü Samsun'a bir uçak dolusu Yunan fanatik gelir, restore ettiğimiz kiliselerde ibadet etmeye kalkarlarsa, aynı gün milli bayram kutlanan Samsun'da neler olabileceği hesaplanmalıydı."

Önceleri bizim uyarımızı "aşırı milliyetçi" zannedenler bile bu açıklamayı öğrenince fikir değiştirdi ve Samsun'daki kiliselerin restorasyonu konusu rafa kaldırıldı. (Bu arada yeri gelmişken söyleyelim, Türkiye'deki kiliseler ile Yunanistan'daki camilerin karşılıklı onarımı mümkün olsa, buna en küçük itirazımız olmaz.)

Ancak benim de eksik bildiğim bir husus varmış ki bunu Sevgili Salih Meriç'ten öğrenmiş olduk: Yunan derin devleti, 19 Mayıs 1919’u sözde Pontus soykırımı için sembolik tarih olarak seçmiş.

Bir başka deyişle ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a ilk adımını attığı gün, Yunan kamuoyunda nasıl bir tesir yarattıysa artık, o tarihi kendi uydurdukları bir soykırımın sembolik günü ilan etmişler.

Yunanistan’da ilk Pontus Araştırmaları Merkezi, yetmişinci yıldönümünde 19 Mayıs 1989’da açılmış. Yetmiş beşinci yıldönümü olan 1994’te ise Yunan parlamentosu kararıyla resmen soykırım günü ilan edilmiş.

Ve bingo!

19 Mayıs 1919 tarihi yaklaşıyor! Yunanlar, tıpkı 2015’te Ermenilerin yaptıkları gibi yüzüncü yıldönümü teranesiyle dünyayı ayağa kaldırmaya çalışıyor.

Yunan devleti ve STK’ları, Pontus iddialarını yaymak sevdasıyla, başta Ortodoks ülkeler (Rusya, Sırbistan, Bulgaristan ve Gürcistan gibi) ve Ortodoks azınlıkların yaşadığı ABD, Avustralya, Fransa, Almanya ve İngiltere gibi ülkelerde çeşitli anma etkinlikleri, kültürel aktiviteler ve bilimsel süsü verilmiş etkinlikler tertiplemeye hazırlanıyor. Bunun için de özellikle Pontus derneklerini kullanıyorlar.

Peki, adamların tezleri ne?

Bir: “Türkler, Karadeniz’de 350 bin Rum Ortodoksu bilinçli ve sistematik biçimde katlettiler” diyorlar. Ama öldürülen kişilere ait toplu mezarların nerede olduğunu gösteremiyorlar.

İki: “Türkiye’den bir buçuk milyon Rum Ortodoks zorla sürüldü” diyorlar ama bunun Yunanların da imza koyduğu uluslararası Lozan Anlaşması ile gerçekleştiği ve yaklaşık altı yüz bin Türk – Müslümanın da karşılıklı olarak göç ettirildiğini gizlemeye çalışıyorlar.

Bizim içimizden de bazı cahiller çıkıyor, diyorlar ki neden “mübadil ya da mübadele” ismini ısrarla kullanıyorsunuz? Mesela şöyle soranlar oluyor: Bunun yerine –daha milliyetçi bir isim olan- “Balkan Türkleri, Rumeli Türkleri” gibi isimleri tercih etmiyorsunuz ya da daha İslami zannettikleri “muhacir” ismini sevmiyorsunuz…

“Mübadil – mübadele” kelimeleri uluslararası hukuk açısından bilhassa kullandığımız kelimeler… Yunan tezlerine karşılık bu kelimeler tam bir ilaç…

“Türk” ya da “Muhacir” kelimelerini kullanmak iç piyasada hoş karşılık buluyor belki ama iş böyle uluslararası platforma taşındığında “mütekabiliyet” ve “mübadele” gibi hukuk terimleri ile olayı tanımlamak gerekiyor.

Samsun Mübadele Derneği ve onun üst kuruluşu olan KARDEF, Yunanların yüzüncü yıl teranesiyle 2019’da yeniden diriltmeye çalıştıkları “Pontus hayaleti” projesinin vampir filmlerindeki kahramanlar gibi kalbine kazık çakmaya soyunmuş durumda…

2 Aralık Cumartesi günü Balkan Tarih Kongresi kapsamında yapılacak sempozyum bunun ilk adımı…

Samsunlu tarih severleri bu kongreyi izlemek için 2-3 Aralık tarihlerinde Şehit Ömer Halisdemir Kongre Merkezi’ne (Eski Büyük Otel) bekliyoruz…

KOVBOY'UN TURP HİKAYESİ 2027'DE SAMSUN TRAFİĞİ NASIL OLACAK? PONTUS MESELESİ HORTLATILMAK İSTENİYOR EĞİTİMDEN HERKESLER PEK Bİ MEMNUN… ANADOLU'NUN BİNLERCE YILLIK KADERİ: GÖÇ MAHALLE KÜLTÜRÜNÜ KENDİ ELLERİMİZLE BOZUYORUZ SAMSUN TERSANESİ ATIL KALMAMALI SAMSUN - TEKKEKÖY KARAYOLUNDA ACİL ÖNLEMLER ALINMALI MIŞ MIŞ GİBİ YAPANLARIN ÜLKESİ POLYANNA PAKİZE HANIM TEYZE Yazarın Tüm Yazıları