YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Osman ECEVİT

SURİYE

Suriye’de iç savaşın çıkışından (15 Mart 2011) bu yana geçen altı yıllık süreç içinde, yaşananlar çok garip durumları içine almaktadır. Savaşla geçen bu sürede, kimin elinin kimin cebinde olduğu da bilinmemiş ve hala bilinmemektedir. Türkiye sınırından güneye doğru kimin kiminle dost, kimin kiminle düşman olduğu da bilinmediği gibi, bu durumlar günbegün değişikliğe de uğramış ve uğramaktadır. ABD’nin Beşar Esad’ı devirmek istemesi ile dolduruşa gelen ülkemiz işi, Emevi Camii’nde cuma namazı kılmaya kadar götürmüştür. ABD’nin yapacağı U dönüşü bilinemediği için, burada çok önemli iki hata yapılmıştır. O zamanın dışişleri bakanının derin stratejisi, burada iflas etmiştir. Öncelikle Türkiye ve Suriye iki dost devlet idi ve devlet başkanları ise ailecek dost idiler. İkincisi ise, şunu iyice düşünmek gerekir ki, Türkiye sınırından ilerleyen TSK güçlerinin Şam’a kadar gitmesine, ne ABD ve ne de Rusya izin vermezdi. Bu husus öncelikli olarak düşünülmeli idi. ABD ‘nin yaptığı stratejik hatadan dönmesi ile Türkiye’nin de yeniden bir değerlendirme yapması gereği vardı. Derme çatma ÖSO ile böyle bir harekatın yapılamayacağı ortada idi. Buna ilâve olarak, Besar Esad’ın güçlerini karşınıza düşman olarak aldığınızda, Suriye’de dost hiç kimse kalmıyor.  Ayrıca, Türkiye’yi içten ve dıştan kemiren PYD, PKK, YPG ile mi müşterek hareket edilecekti! Burada esas olarak, Suriye’nin toprak bütünlüğü isteniyor ise, Beşar Esad ile diyalog içinde olmaktan başka çare de yoktur. Aynı zamanda bu durum, Türkiye’ye mülteci akınını ortaya koymaz ve Ülkemiz 3-4 milyon mültecinin çok ağır yükünü taşıma durumunda bulunmazdı.

Suriye’de ateşkes için, Soçi’de (Rusya) TC. Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in biraraya gelmeleri çok önemli bir adım olarak kabul edilebilir. Yalnız, bunun temelinde zımnen, Türkiye’nin Beşar Esad’a yaklaşması kabul edilmişe benzemektedir. Beşar Esad’ı liderlerin toplantısından iki gün önce Soçi’ye götüren uçak, Türkiye’nin izni ile Türk hava sahasından geçmiştir. Ayrıca, Soçi’de alınan kararlar, Suriye’de ateşkes için önemli adımlar olarak kabul edilebilir. Tabiatıyle böyle bir toplantıda, Beşar Esad ve ABD’nin olmaması önemli bir eksikliktir. Beşar Esad’ın toplantıda olmamasını isteyen Türkiye’dir. Yalnız, ABD hakkında bir yorum veya haber bulunmamaktadır. Burada Türkiye için önemli olan diğer husus ise, Güney sınırlarımızda faaliyetlerini sürdüren, PYD veya PKK veya YPG’nin bu olayların dışında kalması gereğidir. Ayrıca, Afrin ve Membiç de önemli sorunlardır. Özetle söylenecek olur ise, Suriye’deki ateşkes ve Suriye’nin toprak bütünlüğünde, bu terörist gruplar olmamalıdır. Bunun yanında, ABD’nin bundan böyle YPG’ye silah yardımı yapılmayacak şeklindeki beyanlarının ne kadar gerçeği ifade ettiğini veya bunun doğru olup olmadığının üzerinde durulması gerekir.  Terörist unsurlara silah yardımı yapılmağa devam edildiği süreç içinde, Suriye’de ateşkesin olması mümkün değildir. Anlaşmalar, ancak devletler arasında yapılır. Terörist gruplarla anlaşma yapılamaz. ABD ve diğer bazı ülkelerin teröristlerle yaptıkları işbirliği, bana göre onların yüzkarası olan durumlarıdır. Yanız, burada Türkiye’nin gerek Rusya ve gerekse İran’a karşı da teyakkuz durumunda olması gerekir. Zira, ABD gibi Rusya’nın da Ortadoğu’ya yerleşme projeleri vardır ve İran da uzun zamandır yayılma politikalarını sürdürmektedir. Dikkatli olmak gerekir, zira Ortadoğu bir ateşten gömlektir. Saygılarımla.

 

 

TARIM (2) TARIM (1) AYNADAKİ YÜZÜMÜZ SIRA İRAN’DA BİLİM; SANAT VE SPOR BİLİM; SANAT VE SPOR 2017 YILINI UĞURLARKEN AKIL VE BİLİMSEL DÜŞÜNCE BM'DE OYLAMA VE KUDÜS SİYASİ ATMOSFER Yazarın Tüm Yazıları