YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Osman ECEVİT

EĞİTİM SİSTEMİMİZ

Her kademede eğitimin temel taşı öğretmenlerdir. Bu husus unutulduğu için de eğitimdeki aksaklıkların suçu; sık sık değiştirilen eğitim sistemlerinde aranmaktadır. Öncelikle öğretim elemanlarından veya diğer deyimle öğretmenlerden başlanılmalıdır. Son 15 yıl içinde, değişiklik yapılan sistem sayısı 6-7’dir. Önceleri, bir yetkili Batı ülkesini ziyaret eder ve orada gördüğü sistemi ve sistemin daha ruhunu bile anlamadan, bunun ülkemizdeki uygulamasına geçilirdi. Şimdi ise bundan vazgeçilerek, gerçekten eğitimden anlamayanların hazırladıkları eğitim sistemleri üzerinde durulmakta ve bunlar uygulanmaya çalışılmaktadır. 

Öncelikle, şapkamızı önümüze koyarak eğitim-öğretimde ne yapmak istediğimizi düşünmek ve buna göre de sistemler üretmek mecburiyetindeyiz. Uygulanmaya çalışılan sistemdeki en önemli yanlış, kitle halindeki eğitim-öğretime yönelmedir. İnsanın yaradılışı icabı, her bireyin diğerinden çok farklı olduğunun öncelikle kabul edilmesi gereği vardır. Her bir çocuk veya birey, bir diğerinden çok farklıdır. Bu bakımdan eğitim- öğretimin bu farklılıkları içine alacak şekilde olmasını gerektirmesidir.  Bir sınıfı meydana getiren çocukların, zihinsel yapı ve kabiliyetleri veya yetenekleri bakımından birbirinden çok farklı olduğu gerçektir. Çoğu zaman bir sınıfta uygulanan sisteme göre, çok tembel olan ve hatta okuma yazmayı öğrenemeyen çocukların yeteneklerinin noksanlığına karar vermede bile düşünmemiz gerekmektedir. Kırk beş yıl süren öğretim üyeliği süremde, yeteneksiz, kabiliyetsiz veya aptal olarak kabul edilen bireylerin neler yapabildiklerini gördüm. Bazen çok yaratıcı zekâya sahip, yetenekli olan çocukların sınıfın en tembeli olarak ortaya çıkma durumu ile karşılaşılabilir. Buradaki en önemli hata, uygulamaya koyduğunuz sisteme zoraki olarak bireylerin uyumunu sağlamaktan ziyade, onların yeteneklerine uygun olarak ortaya koyacağınız sistemlerle, bu bireyler kazanılabilir. Klasik birçok örnekle de şu ortaya çıkmıştır ki, yaratıcı beyne sahip olan bireyler, normal olarak uygulanan sistemleri çok basit olarak gördükleri için, onlara reaksiyon göstererek, derslere karşı ilgi duymamaktadır. Ezberci bir sistem içinde, bu çocukların kazanılması mümkün değildir. Onların sistemden çıkarak, yetenek ve kabiliyetlerini ortaya koyacağı ortamları, onlara vermeye mecburuz. Bunu yapmadığımız zaman ise bu yetenekler, uygun olmayan sistemler içinde kaybolup gideceklerdir. Bu ülke için çok büyük kayıptır.

Eğitimde öncelikli olarak düşünülmesi gereken en önemli husus, özel eğitime veya bireyin yeteneklerine göre eğitimin planlanması gerektir. Tüm bireyleri, standart, uygun bir şekilde besleyebilirsiniz; yalnız beyinlerine hitap ettiğiniz zaman, bu beslemenin çok değişik olduğu da görülecektir. Bu ülkeyi muasır medeniyet seviyesine çıkaracak nesilleri yetiştirmek istiyor isek, onlara gerekeni vermek durumundayız. Özellikle gelişmiş ülkelere, beyin göçünün sebepleri üzerinde durulduğu zaman, bu gerçek ortaya çıkacaktır. Çoğunlukla bu bireyler, ülkemizde gerekli koşulları bulamadıkları için, gelişmiş ülkelere göç etmektedir.

İşte bu noktada, öğretmenlerin rolü ortaya çıkmaktadır. Çok kalabalık olmayan sınıflarda, yetenekli öğrenciler takip edilmeli ve buna göre üst kademelere doğru bunların geçişleri yapılmalıdır. Aynı diplomayı taşıyan bireylerin kabiliyetlerinin aynı olduğunu düşünürseniz, işte yanlışlık burada başlar. Bireylerin istediklerini vermeliyiz ve özellikle de en aykırı fikirler bile olsa bunları söylemekten çekinmeyen bireylere ihtiyacımız vardır. Saygılarımla.

DÜNYA EĞEMENLİĞİABD’NİN YOLUGÜÇLÜ OLMAKMÜMKÜM MÜ?DEĞİŞEN DENGELERORTAK AKILBÜYÜK HARİTAYA BAKMAK GEREKHARİÇTEN GAZEL OKUMAKAZ TÜKETMEK; İSRAF ETMEMEKYİNE SURİYE MESELESİYazarın Tüm Yazıları