YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Akın ÜNER

2027'DE SAMSUN TRAFİĞİ NASIL OLACAK?

Biz köşe yazarlarının dönüp dolaşıp yazdığı konulardan birisi de trafiktir. Bunu biraz da anlayışla karşılamak lazım, zira bizler de okuyucularımız gibi bu ülkede yaşıyoruz ve aslında günlük hayatta ne görüyorsak, yaşıyorsak onu kaleme alıyoruz. Büyük kentlerde yaşayan herkes kadar biz de trafik sorunlarından şikayetçi olduğumuz için arada bir değinmeden geçemiyoruz.

Bilenleriniz çoktur, ben hem trafik üzerine akademik kariyer yapmış hem de meslek hayatı boyunca hep ulaşım sektöründe dirsek çürütmüş birisi olarak köşe yazılarımda ister istemez bu konulara daha çok yer veriyorum. Bu gün de müsaadenizle yaşadığımız şehir olan Samsun'un trafiğinin on sene önceki halinden dem vurup on sene sonra yaşanabilecek sorunları dile getirmeye ve kendi çözüm önerilerimi sıralamaya çalışacağım...

Samsun, toplamda nüfusu fazla artan bir şehir değil, ama kendi içinde önemli nüfus kaymaları yaşayan bir yapıya sahip...

Çok değil, bundan on yıl önce kentin kalabalık sayılabilecek Fatih, Kadıköy, Hastanebaşı, Zeytinlik gibi mahalleleri eski cazibelerini yitirirken aynı tarihlerde köy hüviyetindeki Hasköy, Çay, Kalkancı gibi bölgeler gökdelen yavrusu sitelerle doldu.

Hele Atakum, başlı başına ele alınması gereken bir ilçe haline geldi. Bu ilçemiz, on sene önce Türkiş ve Atakent gibi bir iki alt merkez ve sahil boyunca yazlık evlerden oluşuyordu. Aradan geçen zaman içinde bu ilçemizin nüfusu öyle hızlı arttı ki kentin ağırlık merkezi bile batıya kaymaya başladı.

Varsa Yoksa Atatürk Bulvarı

Samsunlular evlerini yeni cazibe merkezlerine taşırken , ne yazık ki beraberinde yeni kentsel alt merkezler üretilemedi. İnsanların evlerinden çıktıktan sonra günlük işlerini halledebilmek  için kat etmek zorunda olduğu mesafeler uzadı. Samsunluların gecelemek için seçtiği mekanlar Atakum tarafına ve belli ölçüde tepelere doğru yayılırken hemen tüm günlük aktivite sahile paralel uzanan Atatürk Bulvarı çevresinde toplandı.

Düşünsenize, bu şehirde bir devlet dairene işiniz düştü: Valilik, kaymakamlıklar, emniyet müdürlüğü, adliye, belediyeler, SASKİ, Karayolları, DSİ, İller Bankası... Atatürk Bulvarını çiğnemeden hangisine varabilirsiniz?

Hafta sonu biraz kendinize ve ailenize zaman ayırmak istediniz: Stadyum, kapalı spor salonu, müzeler, parklar, fuar merkezi, konser salonları, kafeteryalar, restoranlar, alışveriş merkezleri ve hatta piknik yerleri... Neredeyse tamamı, Atatürk Bulvarı ya da yakın çevresinde!

Arabanız bozuldu, sanayi sitesi... Doktora gideceksiniz hastaneler... Üniversite öğrencisisiniz, fakülteler...

İşçi, memur, esnaf...  Hangi mesleği yaparsanız yapın evden işe, işten eve gitmek için Atatürk Bulvarından geçmeden varmanız pek mümkün değil...

2027'de Samsun Trafiği Felç Olabilir

Kentsel aktivitelerin sahil boyunca uzanan Atatürk Bulvarı üzerine toplanması yetmezmiş gibi, son yıllarda 1000 kişi başına düşen araç sahipliğinin de ciddi biçimde artması, Samsun'da trafik probleminin katlanarak büyümesi sonucunu beraberinde getirdi.

2007'den bu yana geçen on yıl içinde başta Atatürk Bulvarı ve 100. Yıl Bulvarı olmak üzere kentimizin çeşitli bölgelerinde günün belli saatlerinde oluşan trafik sıkışıklıkları vakai adiye haline geldi. Bundan on sene sonra 2027'de, önlemler alınmadığı takdirde bu sıkışıklıkların kentin gelişmesine engel olabilecek zaman ve enerji kayıplarına dönüşeceğini şimdiden ön görmek gerekir.

Katlı Kavşaklar Çözüm Olmayabilir

Trafik mühendisliği konusunda teknik alt yapısı olmayan yöneticiler, trafik sorunlarının çözümünü genellikle köprülü kavşak, tünel, alt/üst geçit gibi pahalı yatırımlarla bulmaya çalışır. Oysa yanlış bir yerde yapılan çok seviyeli kavşak, genellikle bir sonraki kavşağa araçların daha hızlı nakledilmesine yol açar ve bir noktayı geçici olarak çözerken başka noktalarda sıkışmalara sebep olur.

Meslekten gelen trafik mühendisleri, kent trafiğini hızlandırmak yerine tam tersine soğutmayı tercih ederler. Zira seksen kilometre ortalama hızla akan bir karayolu trafiğinde birim zamanda geçebilen araç sayısı, elli kilometre hızla akan trafiğe göre çok daha azdır.

2027 yılında içinden çıkılmaz bir hal alacağı ön görülen Atatürk Bulvarı, 100. Yıl Bulvarı ve bu iki bulvar arasındaki Lise Caddesi, On dokuz Mayıs Bulvarı gibi koridorları rahatlatmak için tavsiye edilecek köprülü kavşak, tünel ya da benzeri yüksek bütçeli yatırımların meseleyi çözmek yerine daha da arttırabileceğini, üstelik yerel yönetimlerin bütçelerini sarsacağını söylemeyi, bu kenti candan seven bir trafik yüksek mühendisi olarak bir borç sayıyorum.

Öneriler, Öneriler...

Bence 2027'de sürdürülebilir bir kentsel trafik rejimi için yapılması gerekenler şunlardır:

Bir: Doğu ve Batı Çevre yolları acilen açılmalı, başta kamu binaları, alışveriş merkezleri ve özel hastaneler olmak üzere trafiği çağıran odaklar bu yollar üzerine alınmalıdır.

İki: Kent merkezinde radikal biçimde yayalaştırmaya gidilmelidir. Kent merkezine gidecek olanların özel araç yerine toplu taşımayı kullanmalarını sağlayacak düzenlemeler yapılmalıdır.

Üç: Toplu taşımadaki dağınıklıklar ve hizmet tekrarları giderilerek araç başına taşınan yolcu sayısı arttırılmalı, böylece toplu taşımanın ucuzlatılması sağlanmalıdır.

Dört: Yüzüncü yıl Bulvarının güneyinde kalan mahallelere giden yollar zikzaklardan kurtarılmalı, bunun için gerekirse kamulaştırmalar yapılmalıdır.

Beş: Tramvay hattının hızını kesen hemzemin kesişmeler ortadan kaldırılmalı, böylece kentin en önemli toplu taşıma aktörünün cazibesi arttırılmalıdır.

Altı: Tramvay hattının belli noktalardan T yaparak Tekkeköy merkez, Duruşehir, Araştırma Hastanesi ve Otogar  bölgelerine uzanması için projeler geliştirilmelidir.

Yedi: İlçelerden gelen vatandaşların Samsun'a geldiklerinde toplu taşıma aktarmalarında zaman kaybetmelerine karşı çareler geliştirilmeli, böylece insanların kendi özel araçları ile Samsun merkezine gelmek yerine toplu taşıma araçlarını kullanmaları özendirilmelidir.

Bütün bunlar ve buna benzer önlemler alınmazsa Samsun, 2027'de nüfusuna oranla Türkiye'nin trafiği en kötü vilayetlerinden birisi haline gelebilir.

Derdimiz asla yerel yöneticileri eleştirmek ve onların emeklerini yok saymak değildir. Tam aksine, kendi bilgi ve tecrübemizi kentin hizmetine sunmaya gayret ediyoruz.

Ülkemizin içinde bulunduğu zorlu sosyoekonomik şartlar ve uluslararası baskılara hep birlikte göğüs gereceksek, farklı fikirlere sahip kişilerin samimi ve iyi niyetli katkılarından yararlanma erdemini herkes göstermelidir.

Bizim de gayretimiz, yaşadığımız kente faydalı olmaktan ibaret...  

ÇİFTLİK CADDESİ NASIL KURTULUR?SARIŞABANLI GOCABAŞ MAHMUTLARSAMSUN, ÜÇÜNCÜ SAYFA!BYRMNZ MBRK OLSNSAMSUN DE JENERIOİKİ KARE TÜRKÇÜLÜKSAMSUN YÜZÜNÜ TARIMA DÖNMELİSAMSUN İÇİN İKİ YENİ BAŞLANGIÇ: ZİHNİ ŞAHİN VE İSMAİL UYANIKBİAT KÜLTÜRÜ, İTİRAZ KÜLTÜRÜ...İKİNCİ TUR: İNCE Mİ, AKŞENER Mİ?Yazarın Tüm Yazıları