YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Necdet UZUN

Mutluluk...

Mutluluk kavramı, yaşam biçimlerine göre değişir...
Hani, gözleri görmeyen bir adama "mutluluk nedir" diye sorsanız, "Görebilmektir" der...
Yoksul biri bu soruya, "Çuval dolusu para" cevabını verir...
Sözlüğe göre mutluluk, "Bütün özlemlere, bütün isteklere eksiksiz bir biçimde ve sürekli olarak erişilmekten duyulan kıvanç durumu"dur...
Gerçekte öyle midir?..
Yazarı bilinmeyen öyküyü okuduktan sonra kararı siz verin!..
Amerikalı zengin işadamı, bir iş seyahati sırasında küçük bir Meksika kıyı kasabasına uğrar. Limanda gezerken, ağzına kadar balık dolu küçük bir teknenin içinde oturan bir balıkçı dikkatini çeker. Merakla yanına yaklaşır ve sorar: “Merhaba, bu balıkları yakalamak ne kadar zamanını aldı ?"
Balıkçı, tümünü bir-iki saatte yakaladığını söyler.
İşadamı bu kez, niçin daha uzun süre kalıp daha fazla balık yakalamadığını sorar. Balıkçı, ailesinin geçimi için bu kadarının yettiğini anlatır. Amerikalı işadamı merakla balıkçıya kalan zamanını nasıl geçirdiğini sorar.
Balıkçı “Geç vakit yatarım, sabah birazcık balık yakalarım. Sonra çocuklarımla oynarım, öğlende de karım Maria ile biraz siesta yaparım. Akşamları, amigolarla beraber gitar çalıp şarap içeriz, eğleniriz. Dolu ve meşgul bir yaşantım var sinyor” der.
Amerikalı gerinerek, “Benim Harvard’dan MBA’m var ve sana yardım edebilirim. Balık tutmak için daha çok zaman ayırmalı ve daha büyük bir tekne ile çalışmalısın.Bu tekneden elde edeceğin gelirle daha büyük tekneler alırsın. Kısa sürede bir balıkçı filosuna sahip olursun.Böylelikle, yakaladığın balığı aracılara değil doğrudan doğruya işleme tesislerine satarsın. Hatta kendi balık fabrikanı bile kurabilirsin. Balıkçılık sektöründe bir numara olursun.” diyerek devam eder; “Tabii bunları yapman için öncelikle bu küçük balıkçı kasabasını terk edip Mexico City’ye , daha sonra Los Angeles’a ve en sonunda holdingini genişletebileceğin New York’a yerleşirsin.”
Balıkçı düşünceli vaziyette sorar;
– “Peki sinyor, bu anlattıklarınız ne kadar zaman alır"?
Amerikalı yanıtlar: “15-20 yıl kadar”
“Peki bundan sonra sinyor ?” diye sorar balıkçı.
Amerikalı güler, “Şimdi anlatacağım en iyi tarafı! Zamanı geldiğinde, şirketini halka açarsın ve şirketinin hisselerini iyi paraya satarsın. Kısa zamanda zengin olup milyonlar kazanırsın”
“Milyonlar" der Meksikalı, “ Eee … sonra sinyor"?..
Amerikalı, “Ondan sonra emekli olursun. Geç vakitlerde yatabileceğin küçük bir balıkçı kasabasına yerleşirsin, istersen zevk için biraz balık tutarsın, çocuklarınla oynayacak, karınla siesta yapacak zamanın olur, akşamları da arkadaşlarınla şarap içip, gitar çalarsın. Nasıl, mükemmel değil mi"?
“Sinyor zaten ben karımla ve çocuklarımla böyle bir hayat yaşıyorum, neden böyle bir hayat için 20 sene bekliyeyim.”

Anlamaları zor... İzin verir mi?.. Kim aldanıyor ki?.. Uyursak, düşeriz!.. "Ananas" demiyorum ki... Kurbağanın gözü patlamadan... Nasıl bir başkan?.. Biz varız!.. Mazlumun ahı... Bindiği dalı kesmek!.. Yazarın Tüm Yazıları