YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Akın ÜNER

VALİ BEY'İN BAROMETRESİ VE KÜLTÜR - SANAT İŞLERİ

Okuyucularım bilir, benim klavyem biraz ekşidir. Övgüye pek dilim dönmez, daha ziyade eleştiriye kaçan yazılar kaleme alırım. Lakin bu demek değil ki doğru gördüğümüzü ve beğendiğimizi hiç yazmayacağız...

Misal, Samsun Valisi sayınOsman Kaymak... Henüz geleli bir sene bile olmadığı halde Samsunlunun nabzını yakalamayı başardı. Sanki Vali Bey'in elinde Samsun halkının beklentilerini ve değerlerini ölçen bir barometre var. Bu sayede doğru hamleleri, doğru zamanda yaparak hem beğeni topluyor hem de faydalı işler yapıyor.

Bunu sadece Samsunspor konusunda üstlendiği misyon için yazmıyorum. Geçen hafta Vali Bey'in desteğiyle Samsun'u twitter'da zirvelere taşıyan "Samsun Kitap Okuyor" kampanyasındaki katkısıyla bir kere daha doğru bir işi, doğru zamanda yaptı.

Samsunlular, çocuklarının eğitimi için hassas... Bu şehir oldum olası eğitime ve eğitimciye değer vermesiyle biliniyor. Buna karşın kentimizde ciddi eğitim sorunları var... Devlet okulları yetersiz. Özel okullar ise eğitim kalitesine beklenen katkıları sağlamaktan uzak, çoğu birer ticarethaneden farksız... Bir de Milli Eğitimde her sene değişen sistemden kaynaklanan rahatsızlıklar var. Kitap okuma kampanyasının bu denli destek görmesi, kentteki eğitim kalitesinin iyileştirilmesi talepleri ile örtüşüyor.

Sayın Valinin zamanlaması da mükemmel: Kitap okuma kampanyasını, Samsun'da düzenlenecek Karadeniz Kitap Fuarından sadece bir hafta önce açarak iletişimdeki başarısını gösterdi.  

Samsunluların kitap fuarına ilgisi her geçen sene çığ gibi büyüyor. Bu, Samsun halkının kitaba, edebiyata, sanata, kültüre ve eğitime olan desteğinin bir işareti aslında.

Şehrimizi idare eden yöneticiler, her nedense bu güne kadar kültür ve sanat konusunda Samsun halkının nabzını bir türlü yakalamayı başaramadı.

Belediyelerimiz ve kültür - sanata hizmet eden kamu kuruluşlarımız bazen şehir dışından sanatçı ve kültür adamlarını misafir ediyorlar aslında. Ama belki de biraz aykırı düşmek endişesi ile toplumun tüm kesimlerinin el üstünde tutacağı isimler yerine biraz daha kendilerine yakın bulduklarını çağırıyorlar. Bu da kentin sanata olan ilgisini karşılamaktan uzak kalıyor.

Diğer bir husus da Samsunlu sanatçıların hep geri planda kalması... Bu kentin yetiştirdiği kültür adamları ile sağlıklı ve nitelikli ilişkiler bir türlü kurulmuyor.

Samsunlu yazarlar, Samsunlu müzisyenler, Samsunlu heykeltıraşlar, Samsunlu sinema ve tiyatro sanatçıları hiç teşvik görmüyor.

Oysa Samsun'un tarihine, kültürüne ve doğal güzelliklerine bestelenmiş şarkılar, yazılmış romanlar, yontulmuş heykeller, sahnelenmiş tiyatro eserleri ve çekilmiş filmleri yapabilecek o kadar çok sanatçımız var ki...

Şehir dışında hayatını sürdüren isimlere ulaşmak belki biraz zaman alır ve belki de kendilerinden Samsun'u anlatacak sanat eserlerini karşılıksız oluşturmalarını beklemek mümkün olmayabilir.

Ama hiç değilse Samsun'da yaşayan sanatçılar biraz motive edilse...

Samsun'da bir sanat kafe açılsa... Samsunlu sanatçıların burayı mesken edinmeleri sağlansa... Müzisyenlerin canlı performans yapmaları, yazarların kitaplarını imzalamaları, ressamların ve heykeltıraşların eserlerini sergilemeleri teşvik edilse...

Ne bileyim, kamu kuruluşlarının duvarlarında sergilenmek üzere birkaç Samsunlu sanatçının resmi, fotoğrafı, heykeli üç beş kuruş verilerek satın alınsa... Belediyeler, Samsunlu yazarların Samsun'u anlatan kitaplarından satın alıp öğrencilere dağıtsa...

Olmaz ya... Kenti meydanlarına, caddelerine, sokaklarına, metro istasyonlarına, tramvay duraklarına, vapurlarına filan Samsunlu kültür adamlarının isimleri verilse...

Misal, Samsun'da her sene "İlkadım Kültür ve Sanat Ödülleri" konulu bir yarışma tertiplense... Ulusal televizyonlar ve gazetelerde Samsun bu yönüyle gündeme gelse...

Sayın Vali Osman Kaymak'tan bu konulara da vakit ayırmasını rica edecek değiliz tabii... Onun da yetkisi, zamanı, imkanları kısıtlı ve gündemi yoğun... Keşke diğer atanmış ve seçilmiş idareciler de biraz ondan feyiz alsa... 

Zor ama... Bizimkisi bir temenniden ibaret işte...

SURİYE'DE JAPON KALE MAÇ OYNANIYOR

Bazıları diplomasiyi bir satranç oyununa benzetir. Ama Suriye'de yaşananlar iki tarafın karşılaştığı bir akıl oyununu çoktan geçti. Öyle çok taraf ve denge var ki... Hatta bazen, ülkenin bir kentinde dost olan güçler, bir başka yerde birbirlerine kan kusturmaktan geri durmuyor.

Misal, Suriye'nin doğusundaki petrol yataklarını ele geçirmek için Esad rejimi ile savaşan PYD'liler, söz konusu olan Afrin olunca, "Gelin burayı Türkiye alacağına siz alın" diye Şam katiline çiçek atabiliyor.

Ya da tersine, Doğu Suriye'de tanklarla toplarla PYD'ye saldıran rejim ordusu, Menbiç'teki PYD milislerinin Afrin'e kendi topraklarından geçmesine göz yumuyor.

IŞID'la savaş için Türkiye'deki üsleri kullanan ABD, can düşmanımız PYD'ye silah yardımından geri durmuyor.

Türkiye ile Rusya, son zamanlarda müttefiklik ilişkisi içinde görüntü veriyor ama bize yakın olan bazı güçler İdlip'te Rus uçağı düşürüyor. Öte yandan Zeytin Dalı operasyonunda PYD'liler tanklarımızı Rus füzeleri ile vuruyor.

Türkiye ile Suriye rejimi düşman... İsrail ile Türkiye'nin arası da Filistin meselesi yüzünden bozuk... Ama İsrail hava kuvvetleri Suriye mevzilerini vuruyor. Suriyeliler de İsrail uçaklarını indiriyor.

Şimdiki çocuklar oynar mı bilmem, ama bizim küçüklüğümüzde "Japon kale maç" diye bir tür futbol oyunu vardı. Altı yedi çocuk, her birinin birer kalesi olur; herkes kendi kalesini korurken birbirinin kalesine gol atmaya çalışırdı. Haliyle kimse kimseyle takım arkadaşı olamaz, kimse diğerine güvenemezdi. Japon kale maç yapan çocuklar genellikle oyundan sonra birbirlerine küser, bazen de kavga ederlerdi.

Bu oyunun kazananı genelde olmazdı. Ama bazen bütün taraflar aynı kişiye yüklenir, sahadaki tüm rakipleri kendisine gol atmaya başlayan çocuk hem sinirlenir hem de oyundan dışlanırdı.

Dedim ya, Suriye'de olan bitenler satrançtan çok Japon kale maçı hatırlatıyor. Maharet, bütün tarafların aynı anda saldırısına maruz kalmadan oyunu  götürebilmeyi başarmakta...

Allah askerimize güç kuvvet versin.

GOY GOY CÂNIM, GOY GOYÇİFTLİK CADDESİ NASIL KURTULUR?SARIŞABANLI GOCABAŞ MAHMUTLARSAMSUN, ÜÇÜNCÜ SAYFA!BYRMNZ MBRK OLSNSAMSUN DE JENERIOİKİ KARE TÜRKÇÜLÜKSAMSUN YÜZÜNÜ TARIMA DÖNMELİSAMSUN İÇİN İKİ YENİ BAŞLANGIÇ: ZİHNİ ŞAHİN VE İSMAİL UYANIKBİAT KÜLTÜRÜ, İTİRAZ KÜLTÜRÜ...Yazarın Tüm Yazıları