YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Fulya ZORLU

Bilinçli ve Bilinçsiz Önyargı

Önyargı, her hangi bir bireye ya da her hangi bir olaya karşı yeterli gözlem ve bilgi olmaksızın bir yargıya sahip olma durumudur. Önyargının temel taşları genellikle toplumun kabul görmüş yargılarının birleşimidir. Önyargı genellikle zihin süzgecinden geçirilmeden karşıt olma durumudur. Önyargı bir zihin süreci ile ilgiliyken davranışa dönüştüğü an yani eyleme geçtiği an dışlama gerçekleşir. İnsanların yaşadığı deneyimler ya da çevresinin yaşadığı deneyimlere tanık olması sonucu önyargıları olmadan yaşayabilmesi de pek mümkün değildir. Her insanın önyargılarının olduğu bir gerçektir. Burada ki önemli nokta önyargıların ne kadar geçerli olduğu, kişiyi ve çevresini ne kadar koruyucu ya da zararlı olduğudur. Zihin süzgecinden geçirilmeden, üzerine düşünülmeden gerçekleşen önyargılar genellikle zarar verici olurken deneyimlemelerden ortaya çıkan bilinç süzgecinden geçirilerek oluşan önyargılar kişiyi daha koruyucu nitelikte olabilirler.

Bilinçsiz önyargı çoğunlukla etnik kökenlere, cinsiyete bağlı olarak değişen durumlardır. Bilinçsiz önyargılar otomatik olarak geleneksel bir kalıba yerleştirilen anlık davranışlara dönen ve yıkıcı bir süreç olabilmektedir. Bilinçsiz önyargının en tehlikeli kısmı ise körü körüne bağlı olunan düşünce sisteminin eylemlere dönüşmesidir. Ancak, bu süreç her önyargının kötü olabileceği anlamına gelmemektedir. İnsani olarak en büyük özelliğimiz yaptığımız her türlü

Hareketin, davranışın bir şekilde işimize yarıyor olmasıdır. Bu durumun beynimizin en temel prensiplerinden biridir. Bu sebeple önyargılı davranırken dahi bir bilinç düzeyi kontrolü gerekmektedir. Sonuçta hayatımızı önyargıların üzerine kuramayız ancak önyargılarımızı sorgulayarak belirli bir sonuca daha kısa ulaşabiliriz. Önemli olan önyargılarımızı sorgulayacak düşünce sistemine sahip olmaktır. Zihin filtresinden geçmeyen önyargıların sunduğu sahte güven ve iyilik hali bir yerden sonra kişilerarası ilişkilerimizi sekteye uğratacaktır. Bunun yerine gerçeklerin sunduğu önyargıların zihin filtresinden geçirilerek sahiplenilmesi hayatı daha anlamlı kılacaktır.

Unutulmamalı ki,  önyargıların bilinçsizce esiri olmak kişisel potansiyelimize yaptığımız en büyük haksızlıktır.

Sorumluluk ve Özgürlük ÜzerineÇocuklarda Yemek ProblemiAlt-tan Al-makGünü SahiplenmekUtanç ve MahcubiyetKIYMET BİLMEK...Çocuklarla Zor Konuları KonuşmakBir Sözüm Olsun…İnatçılık ve KararlılıkKayıt Altına Alınan ÇocuklarYazarın Tüm Yazıları