YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Gül TURAN

İNSAN NASIL YAŞARSA ÖYLE ÖLÜR

Aslında  onun öldüğüne değil de  erken gittiğine  ve  ondan yeterince faydalanmadığım için üzgünüm.  Onca bilgiyi hafızasında götürüp yok ettiği için üzgünüm.

Sonuçta hepimizin gideceği son adrese gitti . İstediği ve dilediği biçimde gitti.

Eminim çok keyifli ve huzurludur. Hayatımda tanıdığım  nadir ve nadide bir kaç insandan biri idi. İnsanları olduğu gibi kabul eder , ayırım yapmaz  ve para  ve etiketi hiç önemsemezdi. Çok teklifleri geri çevirdiğini bilirim.

Başım her sıkıştığında arardım onu. Her sorunun  her açmazın cevabı hazırdı.

Bilgisayar gibi bir adamdı. Ona sorduğum her  sorunun  cevabı" Şu kitabın şu sayfasında " Derdi.

Dünyada " hiç  akıllı insan yoktur. Her ben  akıllıyım diyen mutlak delidir ." Derdi.

Bence kendi de deli  idi. Deli olunmadan veli olunmayacağını bilenlerdendi.

Diyor ki ;  Özdemir Asaf

"Ben çiçekleri

Renkleri ,

Delileri severim.

Bir de delilikleri..." 

 Onun deli tanımlamalarını  çok severdim. Zaten o günden sonra ben de deliliğe meftun oldum. O kadar  çok bilgiyi kafasına nasıl yerleştirmiş  olduğuna bugün bile hala şaşıyorum.

Hekimdi , felsefeci idi , teolog idi. Bilim adamı idi. İnsandı... Ve iyi insandı.

1994 yılı idi. Kocaman bahçeli bir evde oturuyordum.  Samsun Atakum'da

Her pazar bahçenin çimlerini  biçmek için genç ve gariban bir çocuk gelirdi.

Onun geleceği günler  daha özenli yemek yapar gönlünü almaya çalışırdım.

O gün yine  her zaman olduğu çimler biçilmiş ,  yaklaşık bir metre karelik yer kalmıştı.

Eve döndüğümde bahçede bir   ambülans ve bir telaş vardı.

Heyecanla koştuğumda onu sedye ile ambülansa koyarlarken gördüm.

Çim biçme makinesini düğmesinden kapatacağına  fişten çekerken elektrik çarpmış ve ölmüştü  genç çocuk. Günlerce kendimize gelemedik.

Gazeteler yazmış ortalık yangın yerine dönmüştü. Avukatlar çocuğun ailesini arayıp tazminat vs. hatta derimizi yüzebileceğini söylemişti genç adamın evine giderek.

Dilerim o avukat bu yazıyı okuyordur. Sonuçta ben onu tanıyorum o da beni.

Aile ile hala bağlarımızı kopartmadık annesi babası da vefat ettiler.

Biz de elimizden geldiğince maddi destek verdik.  Her zaman yanlarında olmaya çalıştık. Onların  hiç bir şey talep etmemelerine rağmen.

 Hiç unutmam. Babası " Kader bu Allah'tan geldi " demişti.

" Oğlumun ölüsü üzerinden para  yemem ben "  Demişti avukata.

 Hal böyle olunca içiniz daha çok  acıyor.

Zaman içinde bu çocuğun ölümü beni ince bir iğne gibi oyup vicdan azabı oldu.

Henüz 20  li yaşlarda bir gençti. Benim hiç bir suçum yoktu.

 Her zaman  yaptığı gibi  işini  yapıp para kazanıyordu.

 Ancak onun gençliği hala bana iç acısıdır.

 Olaydan  iki  gün sonra bodrum katına indiğimde çıkarttığı giysilerini gördüm.

Gömleğinin cebinde öğlen için pişirdiğim köfteleri  koymuş yememişti.

Bir poşete koyup evine götürmek içine cebine koymuştu köftelerini.

Bunu asla unutamıyorum. Belki ailesine  götürüyordu onları.

Bu  görüntü hala hafızamda beni burgu gibi oyar.

İşte o günlerde  ne yapacağımı bilmez halde  yine ona gittim.

Rahmetli Dr. Yaşar Mumcu. Olayları zaten biliyordu.

İçimdeki sızıyı ona anlattım. Hiç unutmam" sana bir soru soracağım . Buna hiç  beklemeden ,düşünmeden  ve  içinden geldiği dürüstçe cevap ver " Demişti.

Soruyu sordu .Ben cevabı verdim.  Soru ve cevap bende saklı.

Bir de rahmetli Dr.  Mumcu biliyor.

Ama o günden sonra vicdanım rahatladı. Çünkü her şey o sorunun cevabında gizli idi.

İşte bu dünyadan arada sırada böyle inanlar da geçiyor. Nesli tükenen.

Dr. Mumcu üzerine çok konuşulur çok yazılır.

Hekimlik adına , insanlık adına bilim adına gerçekten büyük kayıptır kendisi.

Başım sıkıştığında "  Ah!   keşke ona sorabilsem "  Derim hep.

 Bazı insanlar hatırla , gönülle  ve rahmetle anılırken bazıları da hiç anılmaz

Mühim olan her devrin adamı olmak değil.

Her devirde her daim adam olabilmektir.

Bir de derdi ki , " insan nasıl yaşarsa öyle ölür "

 

BARINAKLARI ZİYARET EDİN. ÖYLE İÇTEN ÖYLE KALPDENDİRLER Kİ  ONLAR.

YÜREK YANAR , DİL SUSAR,GÖZLERİNİZ DOLAR.

İNSAN NASIL YAŞARSA ÖYLE ÖLÜR CANAVARLAŞAN TOPLUM VEHBİ KOÇ PAUL'UN HİKAYESİ ADI KADIN YOK BÖYLE BİR AŞK ADI BENDE SAKLI... BENİM SOL AYAĞIM Memleket ahvali çok kötü. Ne yazmalıyım ki ? İKİ PORTRE Yazarın Tüm Yazıları