YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Uğur DEDE

DÜNYADA VE TÜRKİYEDE ÜNİVERSİTEYE GEÇİŞ SINAVLARI

Rusya’da eğitim bakanlığı üniversiteleri merkezi sınavı veya kendi sınavlarını yapmakta özgür bırakmış. Malumunuz olduğu üzere Rusya’da merkezi sınav her hâlükârda yapılıyor.

İran’da "Konkur" adı verilen bir başka merkezi sınav yapılıyor. Yerleştirme ise yüzdelik dilimin ilk 10’na girenlerden yapılıyor.

Çin’de de bir sınav var ve üniversiteler puanlarına göre öğrencileri kabul ediyor.

Japonya’da da merkezi sınav zorunlu. Üniversiteler kendileri ayrıca ikinci bir sınav yapıyor. Yerleştirme bu sınavın ortalaması alınarak gerçekleşiyor.

İspanya’da merkezi giriş sınavı iki aşamalı gerçekleşiyor.  Sınavda alınan sonucun %60 ile lisede aldığı notların yüzde 40'ı üniversiteye girmede etkili oluyor. Üniversiteler minimum puan açıklıyor, öğrenci başvuru yapıyor.

Avusturya’da  olgunluk sınavı adı verilen (Matura)’yı kazanalar doğrudan üniversiteye kayıt yaptırabiliyor.

Finlandiya’da da Avusturya ya benzer bir geçiş var. Orada da lise bitirme sınavına olgunluk sınavı denip bu sınavı başarıyla geçen öğrenciler, üniversiteye girişe hak kazanıyorlar. Finlandiya’da ayrıca üniversiteler kendi sınavlarını yapabilirler.

Hollanda’da üniversite için lise bitirme sertifikası gerekiyor. Hukuk-Tıp gibi alanlara çok fazla talep olduğu için, ağırlıklandırılmış bir kura uygulanıyor. Ayrıca 21 yaşını doldurmuş ve geçiş şartlarında eksikliği olan öğrenciler, üniversite giriş sınavına girerek üniversiteye kabul ediliyor.

Almanya'da lise bitirme sınavlarını başarıyla geçebilen genel lise mezunlarına genel yükseköğretim olgunluk diploması “Abitur” sertifikası veriliyor. Öğrenciler bu olgunluk belgesiyle, üniversiteye gidebililiyor. Aynı zamanda teknik ve meslek liselerinden de meslek yüksekokulları için de mesleki yükseköğretim olgunluk diploması veriliyor. Tıp gibi rağbetin çok fazla olduğu bölümlerde de Abitur'da belli bir minimum puanı veya ortalama alınıyor.

İngiltere’de ileri-düzey – Advanced Level (A-level) veya eşdeğeri lise bitirme sınavlarında (en az) iki dersten başarılı olmak gerekiyor. Öğrenciler A,B,C,D ve E şeklinde aldıkları A-level notları ile Universities and Colleges Admissions Service-Üniversite ve Kolej Yerleştirme Servisi'ne (UCAS) en fazla 5 üniversite için başvuruda bulunuyor.Üniversiteler başka sınav da isteyebiliyor. Öğrenciye cevap UCAS üzerinden geliyor. Kabulde notların yanı sıra öğretmen refaransı, iş deneyimi ve niyet mektubu önemli. Tıp veya diş hekimliği fakltelerine başvuru için, klinik yetenek testi (UKCAT) istenir.

Avustralya’da üniversitelere öğrenci seçme merkezi olarak eyalet birimlerince yapılıyor. Lise bitirme sınavları eyaletler tarafından düzenleniyor. Her öğrenciye bu sınavlar ve okul notlarının bir kombinasyonuna karşılık gelen bir ENTER (Equivalent National Tertiary Entrance Rank) skoru veriliyor. Öğrenciler ENTER skorları ile ülke çapında sıralanıyor. Tercihlerini merkezi birimlere ileten öğrenciler buna göre bilgisayar tarafından otomatik olarak yerleştiriliyor.

ABD’de üniversiteler kendi şartlarını belirliyor. Ancak başvuruda iki aşamalı sözel ve matematik becerilerinin ölçüldüğü SAT ile İngilizce, matematik, okuma ve bilimsel muhakeme bilgisinin ölçüldüğü ACT (American College Test) sınav sonuçları da isteniyor. Ayrıca lise notları, okul ve sınıf sıralaması, sosyal etkinlikler, niyet mektubu, öğretmenlerinin tavsiye mektubu başvuru dosyasında arananlar arasında yer alıyor. Üniversite değerlendirmesini bu dosya üzerinden yapıyor.

Bizde ise durum bayağı çetrefillidir. Diliş tutmamış bir seyir izler.

1974 yılına kadar üniversiteler kendi öğrencilerini kendileri alıyormuş. 1974 yılında, bu karışıklığın önlenmesi amacıyla sınavların tek merkezden yapılması kararı alınmış ve         Üniversiteler arası Öğrenci seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) kurularak 1981 yılına kadar işlevini sürdürmüş.

1974 ve 1975 tarihlerinde üniversite sınavları sabah ve öğlen olmak üzere iki oturumda, 1976-1980 yılları arasında aynı günde tek oturumda uygulanmış.

1981 yılında itibaren ise iki basamaklı sınav sistemi uygulamaya koyulmuş. İki basamaklı sınavın ilk ayağı Nisan ayında ÖSS ikinci ayağı ise Haziran ayında ÖYS olarak uzun yıllar uygulanmış.

1987 yılında ise testlerin hepsini değil, girmek istediği bölüme göre gereken testleri çözme hakkı verilmiştir.

1999 yılında ise ÖYS kaldırılarak ÖSS adıyla tek sınava dönüştürüldü.

2006 yılında tek sınav ancak iki bölümlü bir sınav uygulaması şeklinde oldu. Bu değişiklik sonucunda adaylar, ortak alan ve alan testleri olarak iki bölümden oluşan testlerden sınav olmaya başladı.

2007'de YÖK, üniversiteye girişte 2009'da uygulanmak üzere iki sınavlı bir sistem önerdi. Yani lise son sınıfta bitirme sınavı. Sonra iki ve dört yıllık eğitim için iki ayrı sınav. Tıp, mühendislik gibi dört yıllık bölümlerin sınavı ayrı günlerde 4 aşamalı sınav zincirinden oluşacaktı.

2010'da YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, üniversitelere dünyada geçerli olan IB ve SAT sınavlarıyla öğrenci almak istediklerini açıkladı. 2010 yılından itibaren uygulanacak yeni üniversiteye giriş sistemiyle ÖSS rafa kalktı. 1999 öncesinde uygulanan iki basamaklı sınav sistemine geçildi. Yeni sistemde Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) adı verilen birinci basamak sınavı ile Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) adıyla ikinci basamak sınavları yapılmaya başlandı.

2018 Yılın ise AYT (Alanda Yeterlilik Sınavı)  TYT (Temel Yeterlilik Sınavı) ile karşı karşıya çocuklarımız.

Sınava girecek bütün çocuklarımıza sağlık ve esenlik, ciddi bir gayretle çalışana gençlerimize başarı dolu bir sonuç diliyorum.

Güzel günlere uyanın

Sağlıcakla kalın efendim

12 EYLÜLSİZ HANGİ KURDU BESLİYORSUNUZ?ÖZGÜL AĞIRLIĞIMIZ  TÜRKİYE ÇÖLDEKİ SU ABD İSE ÇÖLDEKİ ELMASTIRARAF’TAKİLERBEYAZ OĞLANIN ÜLKESİTANRI DEVLET ROLÜOHAL KALKTI, NE HAL OLACAK?ÖZGÜRLÜK, ADALET VE 15 TEMMUZGÜVENDE HİSSETMEK HAK MIDIR?Yazarın Tüm Yazıları