YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Fulya ZORLU

Üniversite

Lise bitti. Sınavlara girildi. Araştırmalar yapıldı ve herkes kendisi için olabilecek en iyi ünivrsitelerin en iyi fakültelerini araştırdı. Tercihler yapıldı ya da yine herkes kendisi için en iyi olanı yaparak tercih yapmadı. Tercih yapanlar için artık üniversite kapıları ardına kadar açıldı. Üniversiteli olmaya dair etraftan, eş, dost, yakın akraba herkes konuşuyor. Kimi yaşantıladığı tecrübelerini aktarıyor, kimi sağda solda duyduğu hikayeleri toplayıp anlatıyor, kimi ise üniversiteli olma klişelerini sıraya dizmiş anlatıyor. Hepsinin ortak çıkış noktası; üniversiteye uyum süreci diye bir gerçeğin olmasıdır...

Üniversite sınavını kazandınız ve bir bölüme yerleştiniz. Şimdi sizi yeni bir hayat bekliyor. Yeni arkadaşlıklar, yeni bir ortam, yeni dersler, yeni yaşam alanı, belki yeni bir şehir ve en önemlisi lisedeyken kurulan hayallerin gerçekleştirilmesi için beklenen bir ortama ayak bastınız. İlk günler ister öğrencilik ister iş hayatında olsun biraz gergin geçer. Gözler tanıdık birilerini arar. Programının öğrenilmesi, ders kayıtarının yapılması, danışmanın bulunması gerekir. Not ve derslere katılım sistemi liseden farklıdır, kaç ders almalıyım, kaçı seçmeli kaçı zorunlu, hazırlık okuyacak mıyım, devamlılık durumu ne, ders notlarını nasıl bulacağım, not sistemi nasıl işliyor, çan eğrisi nedir gibi birçok soru da üniversiteye başlayan öğrencilerin aklını kurcalar. İlk hafta ders olur mu, kayıtlar ne zaman biter derken bir yandan da sosyalleşme çabası başlar. Kimlerle arkadaş olunmalı, kimler aynı kafada... Asıl önemli soru ise sınıfta kim iyi not tutar? İlk derslerde süratle gözlem yapılır. Ön sıralarda oturup dersi dinleyenler belirlenir ve sonraki haftalarda not için bu kişilerin peşinden koşturulur...

  • Özellikle üniversitenin ilk günlerinde mümkün olduğunca çok kişi ile tanışmaya çalışın. Araştırmalar gösteriyor ki üniversitenin ilk (zor) günlerinde kurulan dostluklar çok daha kalıcı ve anlamlı oluyor.
    • Oryantasyon haftasına kesinlikle katılın.
    • Çevre ve ortamı olduğu gibi kabul edin, kavga ve tartışmalardan kaçının.
    • Kafaya takılan, huzursuzluk yaratan konuları uzman/yetkili kişilere sorun.
    • Gerektiği takdirde, üniversitenin rehberlik servisini kullanın.
    • Daha ciddi sorunlar yaşanılıyorsa, uzman psikologlardan danışmanlık ve koçluk yardımı alın.
    • Kendinizi iyi hissettiren şeyleri yapın, düşünün.
    • Şayet farklı yerlerden geliyorsanız, yatılı kalacaksanız, bulunduğunuz yeri ‘ev ortamına’ çevirin.
    • Sosyalleşmek adına, mümkün olduğunca, üniversitenin düzenlediği etkinliklere katılın.
    • Aktiviteler yapın, öğrenci kulüplerine katılın.


 

PatavatsızlıkÜniversiteSorumluluk ve Özgürlük ÜzerineÇocuklarda Yemek ProblemiAlt-tan Al-makGünü SahiplenmekUtanç ve MahcubiyetKIYMET BİLMEK...Çocuklarla Zor Konuları KonuşmakBir Sözüm Olsun…Yazarın Tüm Yazıları