YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Kenan ÖZTÜRK

Bektaş'tan Çambaşı’na doğru

          Ordu ve Giresun'un yaylaları.  
            Adeta birbirlerinin sırtına yaslanmışlar.
            Haritaya bakınca U harfinin iki ucunda gibiler.
            Ama iki yaylayı birbirine bağlayan belirgin yol yok.
            Bektaş yaylasında onlarca kişinin olumsuz sözleri sonrası son kez danıştıklarım"Buradan Çambaşı yaylasına rahatlıkla geçebilirsiniz" sözleriyle heyecanlanmış.
            Yola uygun araçların ancak bu güzergâhtan geçebileceği gerçeğini bilirken.
            Bir o kadarda şaşırmıştık.
            O cesareti verenler yolun belli bir bölümüne kadar rehberliği de üstlenmişlerdi.
            Giresun'a inip, Ordu'dan tekrar Çambaşı yaylasına çıkmaktansa kestirmeden komşu yaylaya geçecektik.
            Sabahın erken saatleri Bektaş yaylasından güneşli bir havada çıktık yola.
            Yollar toz toprak; önemli olan geçit vermeyecek engellerdi.
            Şansımıza ise Allah’tan hava alabildiğine açık.
            Dumanlı havada asla böyle bir girişimde bulunmazdık.
            Yayla dumanının her zaman risk taşıdığını ve yaylalar arası geçişlerde, birde yolu bilmiyorsanız bundan kesinlikle kaçınılması gerektiğini biliyorduk.
            Yola çıkınca bir süre sonra telefonlara baktık, dünya ile iletişim iptal.
            Adeta kuş uçmayan, kervan geçmeyen yollarda teknik bir arızaya maruz kalmamamız için azami dikkat ediyorduk. Tek endişemiz aracımızın bir engele takılması ama yollar öyle korktuğumuz kadar sıkıntılı değildi.
            Maceralı seyahatte fırsat buldukça doğayı seyrederek keyif almaya da çalışıyoruz.
            Aşılan her dağın arkasında Çambaşı yaylasınıgörme beklentisi.
            Ucu bucağı gözükmeyen dağlardan inip çıkarken sanki yeşil bir deniz arasında yol alıyorsunuz. Nadiren tekerleklerin çimenlerin üzerine çıktığıda oluyor.
            Özellikle solumuzda kalan heybetli dağlar ürkütüyor insanı.
            Kabul etmek gerekirse aracımız doğrusu bu yolların aracı değil.
            Cesaret ve aldığımız riske önümüzdeki aracın problem çıkabilecek yerler de bizleri bekleyerek güven vermesi memnuniyet vericiydi.
            Bu arada takibimizdeki aracın dört çarpı dört olduğunu söylemeliyim.
            Her aşılan dağ bizi Çambaşı'na daha da yaklaştırıyordu.
            Karşı taraftan gelebilecek birkaç araç görme ümidimiz de inkâr edilemezdi.

Başka bir güvencemiz aracımızın deposundaki yakıt ki, gerekirse kaldığımız yerden Bektaş yaylasına geri dönebilirdik.
            Uzaklarda gözümüze çarpan koyun sürüleri, kışa doğru alçak yerlere iniyorlarmış.
            Issız yollarda ilerlerken kayalıklara dikilen ay yıldızlı bayrağımızla gururlanıyoruz.
            İki yayla arasında insan göremeyecek miyiz diye düşünürken kendimizi birden insanların konakladığı bir obanın içinde buluyoruz.
            Sarp dağları seyrederken meşhur Karagöl aklımızda.
            Az sonra bir yol ayırımında tahtadan eğreti şeklinde tabelası önümüze çıkıyor.
            Karagöl bölgede en büyük zirvedeki krater gölün adı.
            Bu zirvenin de hangi ile ait olduğu konusunda tartışmalar halen sürüyor.
            Tabelayı görmek hedefe biraz daha yaklaşmak gibi.
            Sanki verilmiş bir etabı tamamlayınca madalya alacağız.
            Ama insan yeni yerleri görmekle müthiş haz duyuyor.
            Doymak istediğimiz doğayı hızlı geçtiğimizden tam doyamasak dahi. 
            İki yayla arası yaklaşık birbuçuk saat sürüyormuş.
            Ve bize referans olan araç bir yol ayrımında duruyor, rehberimizden ayrılma vaktiymiş.
           "Artık bundan sonra tarifimiz üzerine Çambaşı yolunu siz bulacaksınız" dediklerinde eşim ve ben dağların ortasında kalakalıyoruz. Yolda istenmeyen bir duruma karşı kendilerini arayabileceğimizi söyleyerek kartlarını veriyorlar.
            Birkaç zirve inip çıkıyoruz ve ufukta devasa telefon anten direklerinin ucu.
            Sanki Çambaşı yaylasındayız, hâlbuki aramızda onlarca dağ belkide en az otuz kilometre daha var. Kim bilir daha ne kadar vadiye inip zirvelere çıkacağız?
            En azından doğru yöndeyiz ve obalara ayrılan yollara sapmayarak hata yapmamışız.
            Ve bir dağın zirvesinden inerken yol kenarında eğreti bir yayla evi.
            Yapayalnız, kapısında çanak anten, önünde asılmış çamaşırlar…
            Selamımıza evden çıkan iki kadın ve yanlarında torunları“Hoş geldin” diyorlar.
            Kalan yolun sıkıntılı olmadığını söylüyorlar. Semen yaylasına yakın ev güneş enerjisi ile televizyon ve aydınlatma ihtiyaçlarını gideriyormuş. İkram ettikleri ayranın tadı damağımızda ve onlardan da bir yol tarifi alıyoruz.
            Rahatız, çünkü yolun çok büyük bölümü geride kaldı.
            Ve artık Çambaşı yaylası biraz daha netleşiyor.
            Bir süre sonra yol kenarında selam verdiğimiz kişi Hümmetli yaylasında olduğumuzu söylüyor. Nerden gelip nereye gittiğimizi ve nerede oturduğumuzu söyleyince "Sizi Allah gönderdi" deyince şaşırıyoruz. Oğlunun hafta sonu Samsun'da sınava gireceğini söyleyince endişe etmemesini ve kendisiyle ilgileneceğimizi söylüyoruz. Israrla evine davet ediyor, burada sizlerin artık bir evi var deyince beklenmedik bir dost edinmekle mutlu oluyoruz.
            Stres ve heyecanın getirdiği yorgunluk üzerimize çökmüş.
            Hedefe ulaşmada engellerin neredeyse bittiği yolculukta derin bir vadide karnımızı doyurup, son tırmanışla Çambaşı yayla merkezine kavuşuyoruz.
            Zor yollarda maceralı ve heyecan verici bir gündü.
            Sonraki sefere bu güzergâhı geniş zamana yayacağız inşallah.
            Bu geziler insan da tatil kavramına farklı bir bakış açısı oluşturuyor.
            Cennet ülkemizin bir başka köşesinde buluşmak üzere.
            Şimdilik kalın sağlıcakla…

Löseminin arka yüzüElmaçukuru köyündeKapıyı Çalan ÇocukLöseminin arka yüzüSamsun Hemofili ÇalıştayındanNebiyan Dağına Çıktınız mı?Kapıyı Çalan ÇocukBektaş'tan Çambaşı’na doğruLösemiyi yenen umutlarımızBektaş yaylasından izlenimlerYazarın Tüm Yazıları
Yazarlar
Osman KARA
10 KASIM'DA SAMSUN'DA OLMAK
Osman KARA
Kadir GÜRKAN
İYİ Kİ VARSINIZ
Kadir GÜRKAN
Şakir DEMİRCİ
ATATÜRK'Ü VENİZELOS NOBEL'E ADAY GÖSTERDİ
Şakir DEMİRCİ
Erdem EROL
SAHADAKİ BEDENLER
Erdem EROL
Mustafa GENÇ
''YAKIN GELECEKTE SAMSUN''
Mustafa GENÇ
Kenan ERZURUMLU
Patrik Barthalemous ve Kin Kapısı
Kenan ERZURUMLU
Birol BİRCAN
Hal-i Pürmelal-2
Birol BİRCAN
Şenol Yücedağ
KONKORDATO SUİSTİMALLERİ
Şenol Yücedağ
Nami Cem İYİGÜN
KARBON TİCARETİ VE KARBON BORSALARI-1
Nami Cem İYİGÜN
Tevfik DEMİR
Olmadı Samsunspor
Tevfik DEMİR
Burhan UYAN
GELECEKTE VAR MIYIZ?
Burhan UYAN
Naci ALTUNCU
İMAR BARIŞI YA DA AFFI !!!
Naci ALTUNCU
Prof. Dr. Yücel TANYERİ
PLANETERYUM
Prof Dr Yücel TANYERİ
Av. Dr. Cengizhan Hatipoğlu
Velayet Kararında Çocuğun Söz Hakkı Var Mı?
Av Dr Cengizhan Hatipoğlu
Salim YILDIZ
Hiç iyi olmadı
Salim YILDIZ
Ceyhun DONBAY
KIRILMA NOKTASI: HAKEM FERHAT KESTANLIOĞLU
Ceyhun DONBAY
Alpaslan ÇEPNİ
CUMHURİYETİN BİLİM KADINLARINDAN BİRİ
Alpaslan ÇEPNİ
Selçuk KAYA
Hakem hata yaptı da ya bizim hatalarımız...
Selçuk KAYA
Hasan Cem KESKİN
BABA OCAĞI
Hasan Cem KESKİN
Metin ATLI
ŞOK OLDUK...
Metin ATLI
Kürşad GÜNDOĞDU
Zihniyet... Samimiyet... ''Ve Maske''
Kürşad GÜNDOĞDU
Dr. E. Kurmay İbrahim YILDIRIM
Atatürk'ü Diğer Liderlerden Ayıran Özellikler-2
Dr E Kurmay İbrahim YILDIRIM
Turgay SAAT
KİMİN HABERİ VAR?
Turgay SAAT
Ömer PAMUK
DEĞERLER AŞINMASI...
Ömer PAMUK
Gül TURAN
RİTA'YA MEKTUPLAR 4
Gül TURAN
Ayhan HAMLI
ABD'NİN TERÖRİSTBAŞLARINA ÖDÜL OYUNU...
Ayhan HAMLI
Akın ÜNER
ATATÜRK BİR FATİHA'YI HAK ETMİYOR MU?
Akın ÜNER
Fulya ZORLU
Saygı
Fulya ZORLU
Ersin ERGE
BEN 10 KASIM
Ersin ERGE
İbrahim TELLİOĞLU
DOĞU KARADENİZ'DE RUM SOYKIRIMI OLDU MU? 2
İbrahim TELLİOĞLU
Ergin KAHVECİ
İYİ Kİ VARDIN...
Ergin KAHVECİ
Kenan ÖZTÜRK
Löseminin arka yüzü
Kenan ÖZTÜRK
Doç. Dr. Yetkin BULUT
VERİ YÖNETİMİ
Doç Dr Yetkin BULUT
Hikmet KURADA
KARADENİZ'DE VE SİNOP'TA BALIKÇILIK
Hikmet KURADA
Kenan KAYIKÇI
Sporda Altyapı Sorunları
Kenan KAYIKÇI
Embiya SANCAK
KAMU MENFAATİ VE GÜLSAN
Embiya SANCAK
Selamet ATLI
GOL YOLLARIMIZ SIKINTILI
Selamet ATLI
Cevdet YILMAZ
Ortalama Ömür, Ortalama Yaşam Beklentisi ve Mezarda Emeklilik
Cevdet YILMAZ
M. Halistin KUKUL
''DOMATES-BİBER-PATLICAN''
M Halistin KUKUL
Bahadır BAŞ
KİMLER KONKORDATA KOMİSERLİĞİ YAPABİLİRLER
Bahadır BAŞ
Yavuz BAYRAM
2023 Eğitim Vizyonu Şifreleri
Yavuz BAYRAM
Zati ÜRER
EĞİTİMDE BÜTÜNLEŞME YOLU
Zati ÜRER
Erdal AĞAR
Türkiye’nin Yeni Üniversitelere İhtiyacı Var mı?
Erdal AĞAR
Kerem GÜREL
Meşhuriyet Çağının Kayan Yıldızları
Kerem GÜREL
Ender GÜR
ÇEKİRGE BİR SIÇRAR İKİ SIÇRAR
Ender GÜR
Cesur CEYLAN
ANLADIĞIN KADARDIR HAYAT
Cesur CEYLAN
Ahmet HAYVALI
CEMAL YEŞİLYURT ve SAMSUN...
Ahmet HAYVALI
İlker Mutlu
Atatürk'ü anarken, O'nun sinemaya yaklaşımı...
İlker Mutlu
Mehmet ÖZ
ADALET, LİYAKAT, İSTİŞARE
Mehmet ÖZ