YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Kerem GÜREL

Meşhuriyet Çağının Kayan Yıldızları

Son günlerde sosyal medya aracılığıyla dünyaya yayılan ve ne yazık ki bazı ünlülerimizin de katkı vermesiyle ülkemize de sıçrayan garip bir akım var. Falling Stars olarak bilinen ve dilimize Kayan Yıldızlar olarak çevrilen bu akım Rus DJ Smash tarafından başlatıldı. Özel jetinden inerken bir anda kendini yere atan Smash, kurgulanmış ve anlam içermeyen bu halinin fotoğrafını sosyal medyadan paylaştı ve tanıdığı ünlülere meydan okudu. Bu paylaşım benzer hareketlerin de önünü açmış oldu. Ülkemizdeyse bu gibi işleri hakkıyla yerine getirmek isteyeneski bir şarkıcı, simitçinin önünde benzer bir poz vererek bu akıma ilk millî (!) katkımızı da yapmış oldu.

Kısa süre öncesinde karşılaştığımız hareket halindeki arabadan aşağı atlayıp hem yürüyüp hem dans etme akımının ardından yaşadığımız bu ve benzeri akımlar sosyal medyanın yaşantımıza kattığı garipliklerden. Tümünün temeli aynı arzuya, aynı eksikliğe işaret ediyor aslında.“İlgi.”

Yaradılışı gereği sadece bedensel ihtiyaçların giderilmesiyle hayatını idame ettirebilen, mutlu olabilen bir canlı değil malum, insanoğlu. Bedensel ihtiyaçlar kadar manevi, duygusal ihtiyaçların da giderilmesi şart ve bu ihtiyaçların başında gelenlerinden biri de ilgi. Çevresinden, ailesinden, arkadaşlarından, öğretmeninden, karısından veya kocasından ilgi göremeyen insanlar bu ihtiyaçlarını giderebilmek amacıyla kolay kolay kimsenin cesaret edemeyeceği yollara sapıp, sıra dışı olmanın cazibesine kapılabiliyorlar kimi zaman. Bu durumu aklı selim değerlendirenler için gülünç hallere gark olurken, kendileri gibi düşünen çarpık zihniyetlerin gözünde ise birer kahraman olup çıkıyorlar. İnce ama içerik açısından bir hayli dolu kitabı Şeffaflık Toplumu’nda Güney Koreli yazar ve kültür kuramcısı Byung-Chul Han, bu gibi hallerin giderek yaygınlaştığı teşhircilik toplumu için,“Her özne kendi reklam  nesnesidir. Her şey sergi değeriyle ölçülür. Teşhircilik toplumu pornografik bir toplumdur. Her şey dışa çevrilmiş, çıplaklaştırılmış,  soyulmuş, orta yere serilmiş durumdadır...Kapitalist ekonomi her şeyi sergileme mecburiyetinde tabii kılar.” der ve tam da bugün yaşadıklarımızı ifade eder.

Tamamen iyi niyetlerle katkıda bulunduğumuz sosyal medya farkında olmasak, katkı sunmasak da giderek ilgi ihtiyacının giderilmesi için uğranılan, özel yaşantının ortaya saçıldığı genel bir kanalizasyon haline gelmeye başladı. Daha önce masumiyetini korumak için çabalanılan kişisellik şimdi ulu orta dökülür oldu. Yüklenen fotoğrafa, atılan bir tivite veya özel bir duruma dair gelenbeğeniler, like’lar kişileri daha da heyecanlandırıyor. İçilerindeki ilgi ihtiyacını doyurmak şöyle dursun daha da iştahlandırıyor. Uyuşturucu kullananlarda görülen hazzın devamı için dozu artırma gayreti kimi zaman paylaşılmaması gereken özel yaşantının da takipçilerin beğenisine sunulması sonucunu doğuruyor kaçınılmaz olarak.

Peki bu kadar şeffaflaşmak ne denli doğru acaba? Takip ettiğimiz ya da takipçimiz olan yüzlerce yahut binlerce insan için bu paylaşımlarımız ne kadar gerekli? Henüz internetin “i”sinin bile yaygınlaşmadığı zamanlarda bugünleri gören Çek filozof Vilem Flussner şu sözleri ile yaşadıklarımıza ve yaşayacaklarımıza esaslı bir projeksiyon tutmuş aslında;“Duvar, çatı,  pencere ve kapıda oluşan sağlam ev  günümüzde zaten maddi  ve  gayri maddi kablolarla  delik deşik  edilmiş, çatlaklarından iletişim rüzgarının estiği  bir harabeye dönüşmüştür.”

Bugün ne yazık ki ilgi görmek (namı- diğer like almak) geçer akçe haline gelmiş durumda. Alınan beğeni, edinilen abone sayısı sosyal statü belirtisi ve sosyal kabulün güncel vizesi artık. Değerleri değişen bir dünyada kendini geliştirmek, okumak, öğrenmek, uzmanlaşmak zor ve emek gerektiren gereksiz bir çaba olarak görülürken elde edilen beğeni ve takipçi sayısı kişinin arzuladığı ilgi tatminini yapay olarak giderebiliyor. Bunun sonucunda da kapı ve pencereleri soğuğa, sıcağa, dış etkilere karşı her geçen gün daha fazla korunaklı hale getirilen evler, parlak ekranlar, yüksek mega pikselli kameralarla teşhir edilir oldu. Eşle geçirilen romantik bir akşam yemeği, tatile dair özel anlar, işteki terfi, doğacak bebeğin ilk ultrason görüntüsü sosyal medyadan yayınlanılarak sıkı sıkı kapatılan pencerelere, sağlamca kilitlenen kapılara inat özel yaşantı hiç olmadığı kadar ortaya ortalık yere saçıldı. Ve en kötüsü de ne yazık ki hafızası oldukça kuvvetli ve kendi mecrasına düşen bir görüntüyü, veriyi kolay kolay imha etmeyen internet ortamında gerçekleştirildi bu.

Usta yazar ve gazeteci Tayfun Atay’ın tabiriyle artık “Görünüyorum o halde varım!” diyen Meşhuriyet Çağının insanlarının çoğaldığı, gereğinden fazla şeffaflaşmanın mahremiyeti boğduğu bir dönemde, alınacak beğeni, kazanılacak takipçi sayısı uğruna insanların kendilerini yerlere atıp ortaya çıkan bu anlamsız hatta gülünç görüntüyü gururla ve mağrur bir edayla sunmaları ancak acınacak bir acziyet, şefkat gösterilmesi gereken bir ilgi noksanlığı olabilir.

Meşhuriyet Çağının Kayan Yıldızlarıİngiliz Otomotiv Sanayisi Neden Çöktü?Kültürel çölleşmeKaldırımlarBüyük Hadsizlik ÇağıYOKSA SEN HÂLA?Tüketiyorum O Halde VarımHakikate DairYazarın Tüm Yazıları
Yazarlar
Osman KARA
FARKINDA MIYIZ?
Osman KARA
Erdem EROL
ANTRENMAN
Erdem EROL
Mustafa GENÇ
TEMEL'İN,  "PİZUM EZANI" VE POLİTİKACILAR!
Mustafa GENÇ
Kadir GÜRKAN
Baş Döndüren Gelişmeler
Kadir GÜRKAN
Şakir DEMİRCİ
SAMSUN KÜLTÜR SANATLA DAHA GÜZEL
Şakir DEMİRCİ
Prof. Dr. Yücel TANYERİ
FUAR
Prof Dr Yücel TANYERİ
Kürşad GÜNDOĞDU
Fransız kalmak
Kürşad GÜNDOĞDU
Ahmet HAYVALI
ŞİRKETLER  -  BAĞIMSIZ  DENETİM  VE YAPTIRIMLAR (II)...
Ahmet HAYVALI
Gül TURAN
TRAFİK TERÖRÜ
Gül TURAN
Selçuk KAYA
Tarih hiçbir zaman ilk yarının liderini yazmaz..
Selçuk KAYA
Salim YILDIZ
Var ol sen Samsunspor
Salim YILDIZ
Tevfik DEMİR
ALKIŞLAR LİDERE
Tevfik DEMİR
Metin ATLI
ANTRENMAN MAÇI
Metin ATLI
Ender GÜR
LİDERLİK KEYFİ
Ender GÜR
Akın ÜNER
SAMSUNSPOR'UN ŞEREF'İ (I)
Akın ÜNER
Mehmet ÖZ
BEKA MESELESİ VE MİLLÎ TAVIR
Mehmet ÖZ
Fulya ZORLU
Çocuklarda Problemli Davranışlar
Fulya ZORLU
Ayhan HAMLI
DUMLU ŞEHİTLERİNE SELAM OLSUN...
Ayhan HAMLI
İlker Mutlu
Ne günler, ne haftalar...
İlker Mutlu
Ersin ERGE
HAS ŞİİRE GİDERKEN  
Ersin ERGE
Nami Cem İYİGÜN
PARİS, TRUMP VE 2020 (II)
Nami Cem İYİGÜN
Kenan ÖZTÜRK
Ayvacık'ta Doğa Evleri
Kenan ÖZTÜRK
Erdal AĞAR
İnsan Beyninden Yapay Zekâya II
Erdal AĞAR
Ceyhun DONBAY
Futbolda itici güç: Tribün
Ceyhun DONBAY
Hikmet KURADA
Ergenekon’da 11 Yıl Sonra Gelen Adalet ve Bir Anı
Hikmet KURADA
Doç. Dr. Yetkin BULUT
SAMSUN VE FUARLAR
Doç Dr Yetkin BULUT
Naci ALTUNCU
SAMSUN'DA KADININ ADI YOK !!!
Naci ALTUNCU
Hasan Cem KESKİN
AİLE REİSİ
Hasan Cem KESKİN
Burhan UYAN
TEKNOLOJİ İLE ZAMANDA YOLCULUK MÜMKÜN MÜ? 1919 YILI İÇİN EVET!
Burhan UYAN
M. Halistin KUKUL
COĞRAFYAMIZDA KÜLTÜR BOZULMASI
M Halistin KUKUL
Alpaslan ÇEPNİ
ÇOK OLAN,GÜÇLÜ OLAN BİZİZ
Alpaslan ÇEPNİ
Embiya SANCAK
SAMSUNUM’DA SORUN YARATMADAN İYİ İŞLER YAPILSIN GENE KONUMUZ GÜLSAN
Embiya SANCAK
Kenan ERZURUMLU
Gökoğuzlar ve Türkiye
Kenan ERZURUMLU
Dr. E. Kurmay İbrahim YILDIRIM
 Öğretmenlerimiz
Dr E Kurmay İbrahim YILDIRIM
Turgay SAAT
YALNIZ KALMAYA MAHKUMUZ
Turgay SAAT
Ömer PAMUK
NİCE YILLARA...
Ömer PAMUK
Cesur CEYLAN
MASKELER
Cesur CEYLAN
Cevdet YILMAZ
SAMSUN SEMT PAZARLARI
Cevdet YILMAZ
Mustafa ÖZBALCI
60. Ölüm Yıldönümünde YAHYA KEMAL BEYATLI
Mustafa ÖZBALCI
Şenol Yücedağ
EKONOMİK GERİ DÖNÜŞÜM 3
Şenol Yücedağ
Yavuz BAYRAM
Hangi Öğretmen?
Yavuz BAYRAM
Bahadır BAŞ
ARABULUCULUK, MALİ MÜŞAVİRLER OLMADAN BAŞARILI BİR ŞEKİLDE HAYATA GEÇEMEZ...
Bahadır BAŞ
İbrahim TELLİOĞLU
OTKAYA MAĞARASINDA YAKILAN MUMLAR
İbrahim TELLİOĞLU
Birol BİRCAN
SAMKON ne yapmaya çalışıyor?
Birol BİRCAN
Zati ÜRER
EĞİTİM KÖYLERİ
Zati ÜRER
Ergin KAHVECİ
İYİ Kİ VARDIN...
Ergin KAHVECİ
Kenan KAYIKÇI
Sporda Altyapı Sorunları
Kenan KAYIKÇI
Selamet ATLI
GOL YOLLARIMIZ SIKINTILI
Selamet ATLI
Kerem GÜREL
Meşhuriyet Çağının Kayan Yıldızları
Kerem GÜREL