YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

İbrahim TELLİOĞLU

YÜZ YILLIK SENARYO

 

 Yaklaşık yüz yıl önce Karadeniz bölgesi ayrılıkçı Rumların yaktığı ateş ile kavrulmaktaydı. Nebiyan da bu çetecilerin en yoğunlaştığı yerdi. Merzifon Amerikan Kolejinde beyni yıkanan Rum gençleri, Amasya metropoliti Germanos’un başını çektiği din adamlarının teşvik ve tahrikiyle bağımsız bir devlet kuracaklarına inanmışlardı.[1] Yunanistan’ın bağımsızlığını kazanması önlerindeki en büyük örnekti. Ancak bunun için bölgedeki Türkleri yok etmeli ya da göçe zorlamalı, böylece nüfusun çoğunluğunu elde etmeliydiler. İşleri de çok zor değildi zira Türklerin eli silah tutanları askere alınmıştı; geride kalanlar kadınlar, çocuklar ve yaşlılardı. Onlara mukavemet edebilecek durumda değillerdi.

Esasen Balkan savaşları sırasında başlayan Rum ayrılıkçılığı Birinci Dünya Savaşı sırasında Türk köylerine yapılan saldırılarla farklı bir boyuta taşındı. Yaklaşık altı asırdır Rumlarla bir arada yaşayan Türkler, onları kendilerinden ayrı tutmamışlardı. Ancak şimdi maruz kaldıkları bu muamele karşısında büyük bir hayal kırıklığına uğramış vaziyette canlarını kurtarmanın çarelerini arıyorlardı. Ancak yapabilecekleri bir şey yoktu. Ne onları Rum saldırılarından koruyabilecek bir kolluk kuvveti vardı etraflarında ne de kendilerini koruyabilecek silahları. Sadece Çağşur ve Kuşca köyünde bir günde 367 kişi öldürüldü. Katliamdan sadece o gün köylerinde olmayanlar kurtulabildi.[2] Topal Osman ve adamları bölgeye gelip çetecileri gözdağı verene kadar Samsun’un her yanından katliam haberleri gelmeye devam etti. Nihayet düzenli orduların kurulmasından sonra bölgeye birlikler yollayan TBMM Hükümeti Rum isyanını kontrol altına almayı başardı. İsyana karışan elebaşları, maiyetindekiler ile birlikte başka yerlere nakledildiler. Nihayet Yunanistan’ın talebi üzerine Lozan Konferansında mübadele yapılarak artık Türklerle bir arada yaşama ihtimali kalmayan Rum Ortodokslar Anadolu’dan ayrılmak zorunda kalmıştı.[3]

Rumlar eşkıyalık yaparken Fener Rum Ortodoks kilisesi ile Yunanistan Dışişleri Bakanlığı’nın önderlik yaptığı lobi, Avrupa ve ABD’nde neşrettikleri kitaplarla Karadeniz Rumlarının soykırıma maruz kaldıklarını yazmaktaydılar.[4]  İddialar öyle bir hal aldı ki bölgedeki anarşinin kaynağı olmalarına rağmen İngiltere’nin baskıları sonucu Rumların katliama uğrayıp uğramadığının araştırılması gündeme geldi. Öyle ki 9. Ordu Müfettişi olarak Samsun’a gönderilen Mustafa Kemal Paşa’nın en öncelikli görevi buydu ve ivedilikle bu meseleyle ilgilenmesi istendi. Nihayet Paşa hazırladığı raporda Türklerin Rum tazyikine maruz kaldığını, ezilenlerin Türkler olduğunu yazmaktaydı. Yunanlıların ve Patrikhane’nin hazırladığı propaganda kitaplarının uluslararası camiada ilgi görmemesi de soykırım iddialarının ciddiye alınmadığının delilidir. TBMM hazırlattığı Pontus Meselesi isimli kitapla bu iddiaları somut delillerle çürüttü.[5]

Geçtiğimiz günlerde Bafra’da ayin düzenleyen papazların yazdıklarına bakılırsa yüz yıllık senaryo tekrarlanmaya devam etmektedir. Aslında Yunanlıların bu konudaki çalışmalarını takip edenler gelecek yıla mahsus çok büyük bir faaliyetin yürütüldüğünü de iyi bilmektedir. Velhasıl aynı yalanlar aynı mihraklar tarafından dile getirilmektedir. Üstelik bunu yapanlar elini kolunu sallayarak, milletin vicdanıyla alay edercesine aleni bir şekilde iftiralarını ve kışkırtmalarını sürdürmüşlerdir. Çok açık bir şekilde söylüyorum ki bizim hiç kimseden gizleyecek utancımız, kaçıracak belgemiz yoktur. Bütün gerçekler ayan beyan ortadadır. İsteyenle istediği meseleyi tartışmaya hazırız. “Yok edildik” edebiyatıyla dünyanın gözünü boyamaya çalışanların zihinleri Türk düşmanlığıyla öylesine doludur ki işgal ettikleri makamlara bakmaksızın tarihi çarpıtmaktan hiç çekinmemektedirler. Atalarının yaktığı ayrılık ateşini, attığı fitne tohumunu gizlemeye yani olayların başlangıcını saklamaya çabalayan iftiracı sürüsü, yüz yıl önceki senaryoyu tekrar sahneye koymaktadır. Oysa onların işlediği suçlar karşısında aldıkları cevap yaptıklarının karşılığı değildir. İstiklal mücadelesi yürüten meclis onlara kısas uygulamamış, isyancıları başka yerlere nakletmek suretiyle meseleye çözüm bulmuştur. Rum ahalinin olaylara katılmayan kısmı yerlerinde kalmıştır. Şayet Rumları yok etmek gibi bir niyetleri olsaydı o ortamı kullanırlardı. Ama buna tevessül etmediler. Mübadele ise Yunanlıların bulduğu bir çözümdü. Yerlerini terk etmek zorunda kalan masum Rumlar isyancı soydaşlarının yaptıklarının bedelini ödemek zorunda kaldı. Ancak en büyük bedeli öz yurdunda, namusunu koruyacakları cepheye yollamış, garip kalmış, hiç bir günahı yokken acımasızca katledilen Türkler ödedi.

Yunanlılar soykırım senaryosunu 1994’ten beri devlet tezi haline getirdiler ve bu tarihten günümüze yalan ve iftiralarına dünyayı inandırmaya çalışıyorlar. Sözde soykırımın yüzüncü yılında dünya parlamentolarına kabul ettirmeye çabalıyorlar. Ancak üzücü olan aynı yalanların bu sefer uluslararası camiada kabul görmeye başlamasıdır.

 

[1]     Ayrıntılı bilgi için bkz.Başlangıçtan Günümüze Pontus Sorunu (nşr. V. Usta), Trabzon 2007.

[2]     Rumların Samsun ve çevresindeki çetecilik faaliyetleri için bkz. Nuri Yazıcı,Milli Mücadele’de Canik Sancağı’nda Pontosçu Faaliyetler, Konya 2003.

[3]     Mübadele ve Karadeniz bölgesine etkileri hakkında bkz. Kemal Arı,Büyük Mübadele, İstanbul 1995; Nedim İpek,Mübadele ve Samsun, Ankara 2000; Dimitri Pentzopoulos,The Balkan Exchange ofMinorities anditsImpact on Greece, London 2002; Mehmet Ali Gökaçtı,Nüfus Mübadelesi, İstanbul 2004; Mihri Belli,Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi (nşr. M. Pekin), İstanbul 2006;Ege’yi Geçerken 1923 Türk-Yunan Zorunlu Nüfus Mübadelesi (nşr. R. Hirschon), İstanbul 2005; İbrahim Erdal,Mübadele, İstanbul 2012; Hikmet Öksüz, “Türk-Rum Nüfus Mübadelesinin Sebep ve Bazı İstisnaları”,Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, 48, (2000), s. 753-768; vb.

[4]     Bkz. The Euxine Pontus Question Memorandum Submitted to the Peace Conference by his Eminence Mgr. Chrisanthos, Paris 1919; Grek Ministry for Foreign Affairs,Persecutions of the Grek Population in Turkey since the Beginning of the European War, London 1918; The London Committee of Unredeemed Greeks,The Liberation of the Grek People in Turkey, London 1919;Memorandum Presented by the Grek Members of the Turkish Parliment to the American Commission on Mandates over Turkey, New York 1919; The Manchester Committee of Unredeemed Greeks,Turkey’s Crimes, Hellenism in Turkey, Manchester 1919; Ecumenical Patriarchate,The Black Book of the Sufferings of the Grek People in Turkey, İstanbul 1920.

[5]    Pontus Meselesi(nşr. Y. Kurt), Ankara 1995.

OTKAYA MAĞARASINDA YAKILAN MUMLARDOĞU KARADENİZ'DE RUM SOYKIRIMI OLDU MU? 2DOĞU KARADENİZ’DE RUM SOYKIRIMI OLDU MU? 1DOĞU KARADENİZ'DE RUM SOYKIRIMI OLDU MU?YÜZ YILLIK SENARYOAMİSOS SAMSUN MU?Yazarın Tüm Yazıları
Yazarlar
Osman KARA
EL-HAYA, VEL-İMAN
Osman KARA
Erdem EROL
FARK YARATMAK
Erdem EROL
Mustafa GENÇ
TEMEL'İN,  "PİZUM EZANI" VE POLİTİKACILAR!
Mustafa GENÇ
Prof. Dr. Yücel TANYERİ
KDV
Prof Dr Yücel TANYERİ
Ayhan HAMLI
ÖCALAN'A SAYIN DİYENLER ŞEHİTLERİMİZİN KEMİKLERİNİ SIZLATIYOR...
Ayhan HAMLI
Akın ÜNER
SAMSUNSPOR'UN ŞEREF'İ (II)
Akın ÜNER
Ömer PAMUK
ANLAMAYA ÇALIŞMAK...
Ömer PAMUK
Fulya ZORLU
Başarının Anahtarı
Fulya ZORLU
Cesur CEYLAN
ÇOCUĞUNUZDAN YENİ BİR "BİLDİRİM" VAR
Cesur CEYLAN
Gül TURAN
TC TİCARET BAKANLIĞI VE HAYTAP İŞBİRLİĞİ  
Gül TURAN
Şakir DEMİRCİ
YEREL ŞEÇİMLERDE TÜM YOLLAR İSTANBUL'A ÇIKIYOR
Şakir DEMİRCİ
Ersin ERGE
ŞİİR HAS İNSANDIR
Ersin ERGE
Ergin KAHVECİ
NEDEN?
Ergin KAHVECİ
Nami Cem İYİGÜN
YENİLENEBİLİR ENERJİLER
Nami Cem İYİGÜN
M. Halistin KUKUL
İSA YUSUF ALPTEKİN ve DOĞU TÜRKİSTAN DÂVÂSI
M Halistin KUKUL
Hasan Cem KESKİN
BAŞARIYA YOLCULUK
Hasan Cem KESKİN
Birol BİRCAN
SAMKON'a sorular.
Birol BİRCAN
Hikmet KURADA
Yazdıklarının Tersini Söyleyen Fesli Kadir
Hikmet KURADA
Metin ATLI
BİRİNCİ FİNAL
Metin ATLI
Burhan UYAN
GELECEKTE VAR MIYIZ?
Burhan UYAN
Dr. E. Kurmay İbrahim YILDIRIM
SARIKAMIŞ'TA RUSLARA DEĞİL KIŞA YENİLDİK
Dr E Kurmay İbrahim YILDIRIM
Embiya SANCAK
SAMSUNUM'DA SORUN YARATMADAN İYİ İŞLER YAPILSIN (II) GENE KONUMUZ GÜLSAN
Embiya SANCAK
Alpaslan ÇEPNİ
MUHALİF KADIN OLMAK
Alpaslan ÇEPNİ
Doç. Dr. Yetkin BULUT
SAMSUN VE FUARLAR 2
Doç Dr Yetkin BULUT
Kenan ERZURUMLU
Eski dostlara serzenişimdir!
Kenan ERZURUMLU
Kürşad GÜNDOĞDU
Fransız kalmak
Kürşad GÜNDOĞDU
Kadir GÜRKAN
Baş Döndüren Gelişmeler
Kadir GÜRKAN
Ahmet HAYVALI
ŞİRKETLER  -  BAĞIMSIZ  DENETİM  VE YAPTIRIMLAR (II)...
Ahmet HAYVALI
Selçuk KAYA
Tarih hiçbir zaman ilk yarının liderini yazmaz..
Selçuk KAYA
Salim YILDIZ
Var ol sen Samsunspor
Salim YILDIZ
Tevfik DEMİR
ALKIŞLAR LİDERE
Tevfik DEMİR
Ender GÜR
LİDERLİK KEYFİ
Ender GÜR
Mehmet ÖZ
BEKA MESELESİ VE MİLLÎ TAVIR
Mehmet ÖZ
İlker Mutlu
Ne günler, ne haftalar...
İlker Mutlu
Kenan ÖZTÜRK
Ayvacık'ta Doğa Evleri
Kenan ÖZTÜRK
Erdal AĞAR
İnsan Beyninden Yapay Zekâya II
Erdal AĞAR
Ceyhun DONBAY
Futbolda itici güç: Tribün
Ceyhun DONBAY
Naci ALTUNCU
SAMSUN'DA KADININ ADI YOK !!!
Naci ALTUNCU
Turgay SAAT
YALNIZ KALMAYA MAHKUMUZ
Turgay SAAT
Cevdet YILMAZ
SAMSUN SEMT PAZARLARI
Cevdet YILMAZ
Mustafa ÖZBALCI
60. Ölüm Yıldönümünde YAHYA KEMAL BEYATLI
Mustafa ÖZBALCI
Şenol Yücedağ
EKONOMİK GERİ DÖNÜŞÜM 3
Şenol Yücedağ
Yavuz BAYRAM
Hangi Öğretmen?
Yavuz BAYRAM
Bahadır BAŞ
ARABULUCULUK, MALİ MÜŞAVİRLER OLMADAN BAŞARILI BİR ŞEKİLDE HAYATA GEÇEMEZ...
Bahadır BAŞ
İbrahim TELLİOĞLU
OTKAYA MAĞARASINDA YAKILAN MUMLAR
İbrahim TELLİOĞLU
Kenan KAYIKÇI
Sporda Altyapı Sorunları
Kenan KAYIKÇI
Selamet ATLI
GOL YOLLARIMIZ SIKINTILI
Selamet ATLI
Kerem GÜREL
Meşhuriyet Çağının Kayan Yıldızları
Kerem GÜREL