HaberlerSahte psikologlara dikkat!

Sahte psikologlara dikkat!

Sahte psikologlara dikkat!

'Ruh sağlığı kanser kadar önemli.' Bu ifadelerin sahibi Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Samsun Şube Başkanı ve Uzman Psikolojik Danışman Oğuz Özat, Ruh Sağlığı Yasası'nın olmayışından kaynaklanan çok ciddi problemlerin bulunduğunu belirtti.

Eğitim almamış kişilerin psikoloji konusunda insanları yanlış yönlendirdiğini ifade eden Özat, “Samsun’da da diploması olmayan bir kişi okullarda, ailelere psikolojik, eğitsel, mesleki konferanslar verirken karşımıza çıkıyor. Korkunç bir istismar söz konusu. Bir aileyi, mahalleyi yok eder” dedi

Son günlerde özellikle sosyal medyada sahte psikolog iddiaları gündemden düşmüyor. Şüphesiz, çocuğunuzun beden ve ruh sağlığını, aile hayatınızı, özelinizi işin ehli bir uzmana emanet etmenizde ve dikkatli bir şekilde isim seçmenizde fayda var. Kendini herhangi bir konuda uzman olarak tanıtan kişilereyse diploma sormak gerekiyor. Çünkü ruh sağlığı yasasının olmayışını fırsat bilen insanlar bunu suiistimal edebiliyor.  Bizler de hem bu konuyu hem de göçmenler, gençlik merkezleri aile içi çatışmalar ve cinsel istismar konularını Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Samsun Şube Başkanı ve Uzman Psikolojik Danışman Oğuz Özat ile konuştuk

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği ne zaman kuruldu nasıl bir yapıya sahip ve neler yapar?

Oğuz ÖZAT:  Derneğimiz, Ankara Hacettepe Üniversitesi Psikolojik Danışma bölümü hocaları tarafından 1989 yılında kuruldu ve bakanlar kurulu tarafından onaylı. Kamu yararına çalışan bir derneğiz. Bünyemizde psikolojik danışma ve rehberlik bölümü mezunları yüksek lisans ve doktora düzeyinde üyelerimiz var. Toplum sağlığı, meslektaşlarımızın kişisel ve mesleki gelişimleri ayrıca özlük haklarını savunma amaçlı çalışmalar yapıyoruz. Türkiye çapında 10 bin üyemiz var. 30 bine yakın da inorganik bağımız olan meslektaşımız var.  Samsun’da Bin 350 kadar fahri, asil ve öğrenci üyelerimiz var.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: İfade ettiğiniz rakamlar derneğinizin, büyük bir kitleye yönelik çalışmalar yaptığını gösteriyor…

Oğuz ÖZAT:  Evet, kesinlikle Samsun’daki en büyük sivil toplum kuruluşlarından biriyiz. Kamuoyunda çok fazla görünmememizin sebebi yardım derneği olmayışımız.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Göçmenler, insanları psikolojisini nasıl etkiledi Samsun’da?

Oğuz ÖZAT:  Suriye, Irak’taki durum için çok üzgünüz. Sorunların çözülmesini de büyük bir umutla bekliyoruz. Suriye ve Kuzey Irak’tan gelen çok sayıda göçmen aile var. Şehrimizde, özellikle Çiftlik Mahallesi göçten büyük ölçüde nasibini aldı. Biz bu konuya olumsuz bakmıyoruz. Hümanist ekolde bir psikoloji eğitimi aldık. Bu insanları buraya nasıl geldiğini çok iyi anlatamadık. Bu insanların Samsun’da neler yaşadığını fark ettiremedik. Onlara şüpheyle bakıyoruz. Sokaklara baktığımızda güvenliği yok eden çok fazla bir olayla karşılaşmıyoruz. Bu insanlar, aç, işsiz geldiler. Ve bir şekilde karınlarını doyurmaları gerekiyor. Bizim, bunları desteklememiz şart.  Devlet yere kadar yetişebiliyor. Halkımız bu insanlara suçlu gibi bakıyor. Bu bakış açısında siyasi nedenlerde olabilir. Bir yandan da göçmen ekonomisinin oluştuğunu da görüyoruz. İnsanlar para kazanıyor. Benim birçok arkadaşım ev bulamazken çok yüksek ücretlere bu insanlara evler kiralanıyor. Bu insanları kazanmamız gerektiğini düşünüyorum. Onlara daha şefkatli bakmamız onların da bize o şekilde bakmasını sağlayacaktır. Burada iki taraflı bir uyum sorunu var.

 Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Ne yapılmalıydı peki?

Oğuz ÖZAT:  Kamplarda, daha insani yaşam şartlarında kalmalıydılar. Halkın arasına böyle birden bire girmeleri yerine bir uyum sürecinin sonunda alınmalıydılar. Ancak, bu yapılmadı. Sınırdan geçen kendini şehirlerimizde buldu. Bu durum iki taraf için bir travma yaşattı. Örneğin bugün bir arkadaşımız İngiltere’ye gittiğinde bir yıllık bir adaptasyon sürecine giriyor. Ancak, biz empati kurmayı bilmeliyiz bizim genlerimizde göçmenlik var.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Eğitim almayan kişilerin, insanları yönlendirdiklerini, tedavi yaptıklarını iddia ettiklerini görüyoruz zaman zaman nasıl oluyor bu yasal boşluk mu söz konusu?

 Oğuz ÖZAT: Bu konu bizim mücadele ettiğimiz bir konu. Bir psikolojik danışman kolay yetişmiyor, 14 yıl eğitim alıyor. Eğitimi tamamen parasıyla, bilim adamlarıyla Türk halkı veriyor. Bir yanda bu işin eğitimini almış bizler varız, karşımızdaysa eğitimi olmayan internette bir sayfa açmış, sertifika adı altında satın aldığı belgeyle halkın psikolojik sorunlarıyla ilgilenen bir grup var. Bununla ilgili çok fazla yasal dayanağımız da yok. Bugün herhangi bir Afrika ülkesinde bile ruh sağlığı yasası varken Türkiye’de ruh sağlığı yasası yok. Bu, bizim bir ayıbımız.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Nedir ruh sağlığı yasası?

Oğuz ÖZAT: Bu yasa kimlerin ruh sağlığı ile ilgileneceğini açıkça belirtiyor. Hatta biz psikolojik danışmanlar olarak kendi aramızda lisans eğitimi, psikoterapinin yeterli olup olmadığını tartışırken bir bakıyoruz alakasız bir bölümden mezun olmuş kişi bir tabelaya ‘psikolojik danışman, cinsel terapist’ gibi ifadeler yazdırıyor. Bu insanlar eğitimler veriyor. Korkunç bir istismar söz konusu. Bir aileyi, mahalleyi yok eder. Bize bu konuda özellikle son zamanlarda çok fazla ihbar geliyor. Bir ay boyunca sahte bir psikolog ekranlara çıkıyor ve insanları yönlendiriyor. Samsun’da da yaşandı diploması olmayan bir kişi okullarda, ailelere psikolojik, eğitsel, mesleki konferanslar verirken karşımıza çıkıyor. Hiç mi diploma sormazsınız. Ben bu konuda halka kızmıyorum. Halk diploma sormayabilir ama Türkiye Cumhuriyeti’nin milli eğitim müdürlükleri soramaz mı? Bazı milli eğitim müdürleri diploması uygun olmayan kişiye öğretmenlere konferans verdirirken karşımıza çıkıyor.  Bu ne aymazlık bu nasıl müdürlük yönetimidir. Bizler kurumlarımızı uyarıyoruz. Bu konuda referans noktaları Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği, Türk Psikologlar Derneği, Türk Psikiyatristler Birliği. Biz buralara üye kabul ediyoruz. Halkımız bize sorsun. ‘Çocuğumun psikolojik sorununu çözeyim’ derken çok daha büyük problemler yaşamasınlar.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Rehberlik kursları açılığını görüyoruz zaman zaman bunlarla ilgili neler söyleyeceksiniz?

Oğuz ÖZAT: Onlar için de aynı şeyi söyleyebilirim. 4 yıl psikolojik eğitim üstüne yüksek lisanlar, doktoralar söz konusu bir diğer yanda da 33 günlük kursla okullarda öğrencilerimize rehberlik hizmeti verecek insanlarla karşı karşıya kalıyoruz. Ve bu kursların açılış amacı tamamen yetersiz eleman eksiği. Ben de 9 bin işsiz arkadaşımız olduğunu hatırlatmak istiyorum. Açıkça söylüyorum özel eğitim öğretim kurumlarına taşeronluk yapılıyor. Ucuz işçi sağlama peşindeler.  Bizim arkadaşlarımıza özel okullarda etik dışı bir görev yaptıramazsınız. Milli Eğitim Bakanlığı bunları denetleyeceğine daha ucuz iş gücü için rehberlik kursları açılıyor. 33 günlük bir eğitimden söz ediyoruz. 33 günlük inşaat işçisini siz inşaata almazsınız.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Vatandaşın da uyanık olması gerekiyor değil mi?

Oğuz ÖZAT: Kesinlikle, vatandaş bize sorsun. Biz kendi çabalarımızla bir yapı oluşturduk. Mücadelemizi sürdürüyoruz. Ben özellikle şunu söylemek istiyorum; ruh sağlığı kanserden daha önemli. En ufak bir hastalığımızda kırk tane doktor araştırıyoruz. Ruhsal sorunlarda incelemeden, araştırmadan hareket ediliyor. Biz vatandaşlarımıza yardım etmeye hazırız.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Samsun’da çok sayıda gençlik merkezi var. Bu yapılar nasıl etkiliyor gençleri?

Oğuz ÖZAT: Bu çalışmaya ben mega proje ismini verdim. Köprü, yol tünel değil bu çalışma çok daha önemli.  Bir önceki ve şimdiki Gençlik ve Spor Bakanlarımızın Samsunlu olması nedeniyle belki de binaların çok güzel olduğunu görüyoruz. Binalar çok güzel ama içi boş. Biz bununla ilgili bir rapor hazırladık. Gençlik merkezlerinde psikolojik danışman olmasıyla ilgili önerimiz var. Bu raporu Bakanımıza da sunacağız. Burada amacımız arkadaşlarımızın istihdamını ve mahalleye ücretsiz psikolojik yardım sürecini sağlamak. Devletimiz sosyal yardım olarak psikolojik danışma sürecine ücret ödemiyor. Ve bir seans en ucuz 150 TL. Çok zor durumda olan aileler var. Bu çalışmayla, gençlik merkezler mahallelerdeki birçok konunun çözüleceği hatta analiz edileceği yerler haline gelecek. Gençlik merkezleri müdürlerimizin de bu çalışmayı desteklediklerini biliyoruz.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Bu çalışmanın gençlere ve aynı zamanda da ailelere yönelik olacağını belirttiniz. Aile içi çatışmalar uzun bir süredir kanayan bir yara. Zaman zaman çok acı, hatta ölümle sonuçlanan olaylar da yaşandı Samsun nasıl bir durumda bu konuyla ilgili?

Oğuz ÖZAT: Samsun halkında bir heyecan olduğunu söyleyebilirim.  Karadeniz’in mizacı oldukça hareketli. Sakin insanlar değiliz. Mizaç bu konularda çok etkili. Örneğin trafikte, başka bölgelerde refleks frene basmaktır bizdeyse kornaya basmak. Önlem almıyoruz, tepkimizi dile getiriyoruz. Burada aile danışmanlarının önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Bir projemiz var psikolojik danışmanlık öğrencilerimizle parklarda eğitim vereceğiz. Bunu bir belediyeye proje olarak sunduk. Arkadaşlarımız gidecek ve parkta oturan annelere, babalara aile, çocuk eğitimi konusunda destek verecek. Aile içi şiddeti önleyecek mekanizmamız şuan oluşmadı. Bizim birbirimize güvenmemiz gerekiyor. Toplumumuzu sevmeliyiz. Milletimizin şiddete dönük olmadığını biz içselleştirdiğimizde tüm toplumun da şiddete eğilimi olmadığı düşüncesi yerleşecektir.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Son günlerde cinsel istismar konusunu da daha sık konuşur olduk…

Oğuz ÖZAT: Biz geçen yılın mart ayında dört tane rehberlik araştırma merkeziyle işbirliği yaparak konferanslar verdik. Bu konferanslar verimli ve güzel geçti. Şunu bilmeliyiz Türkiye’deki cinsel istismarların, taciz ve tecavüzlerin yüzde 80’ni okulda öğretmenler sayesinde ortaya çıkartılıyor.  Psikolojik danışmanlar tecavüzü ortaya çıkartıyor. Çocuk suçlarıyla ilgili birime gittiğinizde ihbarların nereden geldiği karşınıza çıkar. Biz özellikle mahremiyet, atılganlık, zorbalık eğitimi veriyoruz. Beyanlar neticesinde ihbarımızı adında veriyoruz. Bu bir vatandaşlık görevi.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Çok teşekkür ederiz.

 

Röportaj: Burcu DÜZGÜN ÇOBAN

Fotoğraf: Pirsu DÜZGÜN



SIRADAKİ HABER