HaberlerOnları bilinç kurtaracak

Onları bilinç kurtaracak

Son günlerde, sessiz dostlarımızın şiddet gördüğü korkunç görüntülerle sıkça karşılaşıyoruz. Bu görüntüler insani değerler taşıyan herkesi derinden sarsıyor. Peki, bu alandaki hukuki yaptırımların eksik kaldığı iddia edilen ülkemizde sorun nasıl çözülecek?

Onları bilinç kurtaracak

Son günlerde, sessiz dostlarımızın şiddet gördüğü korkunç görüntülerle sıkça karşılaşıyoruz. Bu görüntüler insani değerler taşıyan herkesi derinden sarsıyor. Peki, bu alandaki hukuki yaptırımların eksik kaldığı iddia edilen ülkemizde sorun nasıl çözülecek? Bu soruya yanıt OMÜ Veteriner Fakültesi Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Profesör Doktor Ahmet Özak’tan geldi.  Şehirde yapılan çalışmaları çok önemsediğini dile getiren Özak, “Özellikle korunaksız, sahipsiz hayvanların barınması için yapılan yatırımlar çok önemli. Çalışmalar bir bilinç oluşturacaktır” dedi. 

Tercih dönemi öncesinde bir araya geldiğimiz Özak, veteriner olmak isteyen öğrenciler için çeşitli tavsiyelerde bulundu. Bu fakültede zorlu bir eğitim sürecinin olduğunu belirten Özak, “Birçok hayvan çeşidi var ve bunların her biri, birbirinden farklı yapılara sahip. 5 yıllık eğitim sürecinde bütün hayvan ırklarıyla ilgili bilgiler aktarılmak, öğrencilerimiz de bu bilgileri öğrenmek zorunda” ifadelerini kullandı.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: YKS sonuçları açıklandı. Tercih döneminde öğrencilerin dikkat etmesi gereken noktalar neler? Sizce meslek tercihinde öncelik ne olmalı?

Ahmet ÖZAK: Bu süreçte rehberlik öğretmenlerimizin çalışmaları çok önemli. Çünkü öğrenciler birilerinden etkilenip bölüm tercihi yapabiliyor. Bunun yerine kişinin ne yapabileceği, yatkınlığı ve daha da önemlisi neyi seveceği daha önemli. Tercih sürecinin en önemli noktası bence budur. Ailelerin baskısı yoğun olabiliyor bunun da önüne geçmek gerekli. Bir mesleği tercih ederken, bence o mesleği yapan isimlerle sohbet edip mesleğin zorlukları, kolaylıkları konuşulmalı. Bu meslekle nasıl para kazanılacağı hakkında bilgi alınmalı. Bence doğru tercih için bu noktalar önemli.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Veteriner fakültesi eğitimi nasıl bir süreç? Konuşamayan, derdini anlatamayan canlıların sorunlarını çözüyorsunuz. Zor olsa gerek…

Ahmet ÖZAK: Evet bu bölümü tercih eden öğrencileri sıkı bir eğitim süreci bekliyor diyebilirim. Birçok hayvan çeşidi var ve bunların her biri, birbirinden farklı yapılara sahip. Bu hayvanların yine birbirinden farklı hastalıkları, beslenme şekilleri söz konusu. Bu eğitim sürecinde de tüm bu konular ayrı ayrı öğretiliyor, karşılaştırmalar yapılıyor. Veteriner fakültesinde eğitim 5 yıldır. Bu süreçte bütün hayvan ırklarıyla ilgili bilgiler aktarılmak, öğrencilerimiz de bu bilgileri öğrenmek zorunda. 3. sınıftan sonra öğrencilerin temel eğitimleri bitiyor ve onun sonrasında eğitimler, klinik bilimlerde sürüyor. Öğrenciler klinikte yaptığımız uygulamaları izliyor. İlk 3 yıl temel bilimlerde çok iyi bir alt yapı oluşturuluyor akabinde de bu bilgiler kullanılıyor. Teorik ve pratik üst üste bindiğinde bilgi kalıcı hale geliyor. Bu da başarıyı getiriyor.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN:  Nasıl bir öğrenci profili var. İdealist bir yaklaşım mı söz konusu yoksa çok bilgi sahibi olmadan mı tercih ediliyor bu bölüm?

Ahmet ÖZAK: Biz eğitim sürecimize 2003 yılında başladık. 2003 ile 2010 yılları arasında bölümü tercih eden öğrencilerin birçoğu tesadüfen seçmişlerdi. ‘Ben bu mesleği yapmak istiyorum’ diyenlerin sayısı bence biraz daha azdı. Ama son 7-8 yılda durum değişti. Gerçekten idealist öğrenci sayısı arttı. Bu bizim için de büyük bir avantaj.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Bazı liselerde de veterinerlik ile ilgili bölümler olduğunu biliyoruz. Bu öğrenciler daha avantajlı diyebilir miyiz?

Ahmet ÖZAK: Evet, altyapıları sayesinde çok daha başarılı olabiliyorlar. Bu öğrenciler staj için de fakülteye geliyor. Sonrasındaysa ‘Çok çalışalım ve tekniker olarak kalmayalım’ düşüncesi söz konusu oluyor. Bir de DGS (Dikey Geçiş Sınavı) ile gelen öğrenciler var. Onlar da avantajlı.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Ondokuzmayıs Üniversitesi Veteriner Fakültesi hakkında bilgi verir misiniz? Ne zaman kuruldu? Nasıl bir fiziki yapı var? İmkânları neler?

Ahmet ÖZAK: Kuruluş daha önce olsa da 2003 yılında eğitime başladık. Kurucu Dekanımız Profesör Doktor Hakan Muğlalı. Fakültemiz 5 bölümden oluşuyor. Yaklaşık 30 profesör, 32 doçent arkadaşımız var. Bir hayvan hastanemiz var ve 24 saat hizmet veriyor. Bu yapının içerisinde pet hayvanı ve büyükbaş-at alanları söz konusu. Hasta sayımız giderek artıyor. Rektörümüz Prof. Dr. Sait Bilgiç ve Dekanımız Prof. Dr. Murat Güzel, hayvan hastanesine çok güzel destekler verdi. Güçlü bir kadromuz var. Karadeniz Bölgesi’nde en köklü veteriner fakültesi biziz. Dolayısıyla tüm bölgeye hizmet veriyoruz. Akreditasyon konusunda da bir denetimden geçtik.  Şartlı olarak kabul edildik, ufak tefek eksikliklerimiz var. Bunları 2 yıl içinde tamamladığımızda tam olarak akredite olacağız.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Çalışmalarınız içinde büyükbaş hayvancılık daha büyük bir alana sahip değil mi?

Ahmet ÖZAK: Evet, bu alan ülke ekonomisiyle de alakalı. Sağlıklı ürünler için iyi yetişmiş veteriner hekimlere ihtiyacımız var.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Geçen yılın puanlarına baktığımızda nasıl bir tablo var. Fakülteye yerleşmek için kaç puan almak, yüzdelik dilimde nerede olmak gerekiyor?

Ahmet ÖZAK: Kurallar değişiyor. Teknik olarak çok bilgi sahibi değilim ancak tabloya baktığımızda en düşük puan 324 en yüksekse 362 olarak görünüyor. Başarı sırasında da kişinin 100 bininci sıralarda olması gerekiyor. Üniversiteler arasında OMÜ’ nün 6. sırada olduğunu görüyoruz bu da bizler için gurur verici.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Sosyal imkanlar açısından durum nedir?

Ahmet ÖZAK: Öncelikle fakültemiz kampüs içinde. Bu, öğrenciler için çok büyük bir avantaj. Öğrenci yaşam merkezleri ve öğrencilerin faaliyet gösterecekleri çok fazla alan var. Tramvayla birlikte kampüsün her alanına ulaşım artık çok daha kolay. Öğrenci kulüpleri de oldukça fazla. Öğrenciler bu kulüpler aracılığıyla uluslararası öğrencilerle iletişime geçebiliyor. Erasmus programımız var. Bu bence çok önemli. Öğrencilerin, yurtdışına gidip bakış açılarını değiştirmeleri çok güzel. Bu imkan için şartları uygun olan öğrencilere stajlarını Avrupa’da yapmalarını öneririm.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Kuş Cenneti, Kedi Kasabası, Leylek Köyü gibi alanınız için Samsun’un sağladığı bazı avantajlar olduğunu görüyoruz. Bu alanlarla ilgili nasıl bir birliktelik söz konusu?

Ahmet ÖZAK: Bu alanlar bizim için büyük şans. Bafra Kızılırmak Kuş Cenneti’nde kuş halkalamaları oluyor öğrencilerimiz istediklerinde bu çalışmalara katılabiliyor. Ayrıca bu alanla ilgili bir projemiz var. Yaban hayvanları rehabilitasyon merkezi kurulması için resmi prosedür devam ediyor. Bu, hayvan hastanemize yakın bir alanda olacak. Karadeniz inanılmaz derecede bir yaban hayvanı popülasyonuna sahip. Bize zaman zaman yaralanmış, hasta hayvanlar geliyor. Onları rehabilite edecek yerler eksikti bu, giderilmiş olacak. Ayrıca öğrencilerimiz orada çalışabilecek. Bu merkezler Türkiye’de sayılı ve biri de Samsun’da olacak. Eğer her şey yolunda giderse merkezin temeli 2019 yılında atılacaktır. Kedi kasabasından söz ettiniz. Orada bir de hayvan mezarlığı da var. Samsun Büyükşehir Belediyesi çok güzel çalışmalar yapıyor. Ben bu çalışmaları çok önemsiyorum.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Sıkça hayvanlara yönelik şiddet olaylarıyla karşılaşıyoruz. Yapılan çalışmalar, bu olayların önüne geçilmesi adına bir bilinç oluşumu için de büyük öneme sahip…

Ahmet ÖZAK: Kesinlikle, size katılıyorum. Çok üzücü görüntülerle karşılaştık. Özellikle korunaksız, sahipsiz hayvanların barınması için yapılan yatırımlar çok önemli.

Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Veterinerlik fakültesinden mezun olanları nasıl bir süreç bekliyor? İş imkânları neler? Akademik kariyer için nasıl bir yol izlenmeli?

Ahmet ÖZAK: Öncelikle kişinin akademik kariyer yapabilmesi için yabancı dil şart. Bu konuda bazı sınavlar var ve öğrencilerin bu sınavları vermesi gerekli. Bunun için de mezun olmayı beklemesinler aksi takdirde fırsatları kaçırmış olabilirler. Akademisyenlik için bir diğer tavsiyem, kişi mutlaka kendine bir hedef belirlemeli. Ondan sonra yapacakları şey not ortalamalarını yüksek tutmak olacak. Akademisyenliğin ‘öğrenimin bitmediği’ anlamına geldiğini de unutmamalılar. Diğer çalışma alanlarına baktığımızda da imkânların fazla olduğunu görüyoruz. Yerel yönetimler, TSK, yem sanayii, tavukçuluk, et sektörü, veteriner ilaç sektörü, Türkiye Jokey Kulübü, hayvanat bahçeleri, Çevre ve Orman Bakanlığı’na bağlı kurumlar, Sağlık Bakanlığı’na bağlı bazı kurumlar veteriner fakültesi mezunlarının çalışma alanları. Kişi serbest hekim olarak da çalışabiliyor. Çalışma alanlarımız bakımından diğer meslek guruplarına göre daha avantajlı olduğumuzu düşünüyorum.

 Burcu DÜZGÜN ÇOBAN: Çok teşekkür ederiz.

Röportaj: Burcu DÜZGÜN ÇOBAN

Fotoğraf: Pirsu DÜZGÜN

 



SIRADAKİ HABER