DONİZETTİ Paşa'yı duydunuz mu hiç?

Donizetti'lerin büyüğü. Giuseppe DONİZETTİ. Yani DONİZETTİ Paşa.

Hani, aydınlanma ve Rönesans dönemini kaçıran Osmanlı'nın, Tanzimat sonrası Avrupa'ya zorunlu ayak uydurma çabaları kapsamında memlekete davet edilen İtalyan müzisyen.

2. Mahmut'un 1826'da Mehterhaney-i Hakaniyi kapatmasından sonra, Musika-ı Humayün'a şef olarak davet edilen sarayın ünlü İtalya'nı.

Milli marş niyetine II. Mahmut'a ithafen 'Mahmudiye'; Sultan Abdülmecit'e ithafen 'Mecidiye' marşlarının bestecisi. Bir de Sultan Abdülaziz için 'Aziziye' var. Yani, Sultan'a göre milli marş.

Yani, sarayın İtalyan Paşası, DONİZETTİ Paşa.

İşte, 19. YY'ın ortalarında bizim saray halkı, bir Mozart'a, Bach'a Beethoven'e sahip olmayınca, Fransız ordusundan bir İtalyan müzisyeni, Saray'ın milli paşası yapmakla meşguldü.

Gerçi sadece müzik değildi yabancıların elinde olan. Ülkenin tek ihracat ve gelir kalemi olan tarım ürünleri de yabancıların elindeydi. Tütün, pamuk, k. incir, k. üzüm ve fındık.

Evet, fındık: Giresun, Ordu ağırlıklı orta ve doğu Karadeniz'e doğanın lütfu olan fındık.

Ancak anlaşılan o ki ne Dolmabahçe ne Topkapı ve ne de Yıldız sarayından görünmüyordu; coğrafya.

1876'da yabancılara mülk satışının önünün açılmasıyla başlayan süreç ile iyiden iyiye yabancıların eline geçen fındık ticaretinin en önemli tüccarlarından PİSANİ kardeşlerden Homer PİSANİ, 1898 yılında Hamburg'a giderek, fındığın dünyadaki piyasasının Hamburg merkezli olmasını sağlamıştır.

PİSANİ Şirketi daha sonra RİKHERTSEN Şirketi ile birleşerek hedef büyütmüş; fındık üzerinde alım ve pazarlama hakimiyeti kurmuş ve Fındığın alınıp satıldığı yer HAMBURG olmuştur.

Yani, bildiğiniz, HAMBURG FINDIK BORSASI.

Bilen bilir de, Hamburg'da bir ocak bile fındık yok bu arada!

Sonra, 1920'lerde Cumhuriyet gelir. Bir adam çıkar: mavi gözlü. Böyle olmaz der. İş Bankasını kurar. Ve İş Limited Şirketi üzerinden duruma müdahil olur. Milli Tüccar'ımız olmalı der.

Fındık Kongresini toplar 1935'de. FİSKOBİRLİK kurulur; 1938'de.

Kolay değil elbette dünya ile mücadele etmek. Bu arada Alman KÖHLER ilk fındıklı çikolatayı yapar. Sonra kakaolu fındık kreması üretilir.

Tüm bunlara kafa tutan biri çıkar: Kahraman SAĞRA.

Ordu eşrafından bir tüccar. Oğlu Ünal, Almanya'da işi öğrenmiş gelmiştir. 1964 yılında Ordu'da ilk faaliyetlerine başlar, SAĞRA. Büyük mücadeleler verir. SARELLE'yi yaratır. Türkiye'nin her yerinde çeşmelerden SARELLE Fındık Kreması akmaya başlar. Ama başarının cezası olmalıydı. Öyle de olur.

Allem olur kalem olur ve DONİZETTİ Paşanın hemşehrisi FERRORE, Fındık Saray'ının Paşası olur.

Şimdi bize, bir çift gözü kara adam lazım: Kahraman bir adamın yani Kahraman SAĞRA'nın hikayesine devam edecek.

İşte bu bir açık çağrıdır: Ordu, Giresun, Samsun, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanları; alın size kırsal kalkınma. Alın size tarımsal sanayi. Katma değer. Ve milyonlarca insan.

Hadi SAĞRA hikayesine devam edelim: Ne dersiniz?

*Kaynak kişi: Araştırmacı Naim GÜNEY