2015 YILI ÖCALAN İÇİN ÖZGÜRLÜK YILI OLMASIN!

Abone Ol
Hiç şüphesiz çok kanlı ve çok üzücü olaylarla Türkiye’nin son otuz yılına damgasını vurdu. Bu yüzden her şehit evinin vebalini aldı. Onun yüzünden nice ocaklar söndü, nice hayatlar karardı. O yaptıklarının hesabını bağımsız Türk yargısına verdi. Cezası idam olarak onandı. Herkesin saygı duyması gereken bir yargı kararıydı bu. Hiçbir baskı hiçbir müdahale kabul edilemezdi. Ama öyle olmadı. Uluslararası ve siyasi baskılar, yeni yasal düzenlemeleri; kişiye özel hale getirdi. Onun idam cezası, ömür boyu hapis cezasına çevrildi. Davanın müdahilleri olarak bu karara da saygı duyduk .
İmralı’da gizli bir el onu hiç yalnız bırakmadı. Hiçbir hükümlüye sağlanmayan imkanlar ona tanındı. El üstünde tutuldukça, şımarmaya devam etti. Öyle ya da böyle istediklerini sabırla elde etmeyi sürdürdü. Hem doyumsuz hem aç gözlü hem de utanmazdı. Onun yüzünden 40 bin can toprak oldu. Toprak olan canların tamamının vebali onundu ama o hiç umursamadı. Her şehit cenazesi onu hatırlatıyor her şehit annesi ona beddua ediyordu. Bütün bunlara rağmen o devlet tarafından muhatap kabul edildi. Kim hangi yalanı söylerse söylesin şimdi İmralı’da pazarlık yapıyor. Taviz üstüne taviz aldıkça rahatlıyor, yüzü gülüyor. Acı ama gerçek, özgürlüğüne pazarlık yapıyor. Ev hapsine bile razı değil, özgürlüğünü istiyor. Ne ev hapsi ne de af ? diyor… Özgürlük istiyor. Sanki sönen ocaklarda, kararan hayatlarda onun suçu günahı yok. Çözüm sürecinde geldiğimiz noktada büyük bir adaletsizlik var. Öcalan’a özgürlük vaadinde bulunan bir yapı var. Acaba hangi hukuk devletinde bu kadar alenen hukuk ihlali yapılabilir? 2015 yılında Öcalan’a özgürlük kapısını açan yandaşlar var. 2015 Nisan’da Öcalan aramızda olacak diyenler eğer provokatör değilse, neye dayanarak kime güvenerek onun hakkındaki ömür boyu hapis cezasını kaldırıp onu özgür bırakabiliyor? Sonu Öcalan’a özgürlükle sonuçlanacak olan bir açılım sürecini içine sindiren varsa, onun gaflet uykusunda olmadığını nasıl düşünelim? Çözüm için Öcalan’a özgürlük şartı koşanlar, acaba hangi şehidimizi bize geri verebilecek? Öcalan’ı özgürleştirmek için çırpınan hiç kimse şehitlerimizin hakkına giremez. Biz şehit yakınları böyle düşünüyoruz. Şehadet şerbeti içmeye bizim yakınlarımız gönderildi, ama şimdi bize soran yok. Eğer bu dünyada kul hakkı diye bir hak varsa, o hak bizimdir. Bizim onayımız olmadan Öcalan’a özgürlük kapısını açan kul hakkına girer.
Birilerinin pazarlık masalarında vaat ettiği gibi, birilerinin de inandığı gibi 2015 yılı Öcalan’a özgürlük yılı olmasın. Öcalan’a özgürlük vaat edenler, artık gaflet uykusundan uyansın. 2015 yılında Öcalan özgür kalacakmış, bunu söyleyenler herhalde gaflete düşenlerdir. Gerçek hukuk devletinde Öcalan böyle bir şeyi sadece rüyasında görebilir!